İhanet, İlkinde Senden Aldıkları Değil, Sonrasında Senin Alacaklarındır

Bir kez ihanete uğradığında anlarsın ilk olmadığını. İlk değildir. İlk olduğunu sandığın şey başlangıcındır artık senin. Yeniden başlamak için başlattığın, ya intikamındır, ya kendinden vaz geçmişliğin. Ya öldürmek istersin, ya ölmekten beter etmek. En kolayının ölmek olduğuna karar verdiğinde, anlamazsın ölecek olanın sadece sen olmadığını. Senin için ölecek olanlara, senin ihanet edeceğini bu kez. İhanete uğradığında başlar ihanetin.İhanet, ilkinde senden aldıkları değil, sonrasında senin alacaklarındır.

Bilemezsin, çünkü öfken hep bir adım öndedir aklından. Yapmak istersin. İlle de bir şey yapmak. Ya ölmek ya öldürmek. Yaşadığın acıdan daha büyük değildir yaşatacağın acılar. Sana göre değildir.

Bir kez ihanete uğradığında, ilk kez ihanet edersin önce kendine, sonra senin dışındakilere. Sadakat bittiğinde ihanet başlar.

Biliyorum, bir kere ihanete uğradığında, önce O'nu suçlarsın, aklına gelirse sonra kendini. Beynindeki "Neden" sorusuna cevap bulamayışından değildir ağlamaların. Kendini "acınası" kıldığından da değil. Sen bilmezsin o an ama, "kaybettiğini" düşündüğündendir. Nedeninden çok "bedel" idir ağlatan. Ödüyor olduğun ve ödeteceğini umduğun bedel. Haksızlığa uğradığınsa sonra gelir aklına. O'nunla geçen her an bataklık olur sana. Hatırladıkça içeri çekerler seni. Hatırladıkça bağışlamak istersin. Bağışlayamacağını bile bile. Çünkü affetmek, unutmak demektir. Yaşadıklarını hatıladıkça, unutmak istersin sonrasında. Oysa bilirsin ki mutlak bir iz kalacak. Sen kaçtıkça seni kovalayacak. Yıllar sonra bile "en acı tecrübelerim" dediğin şeylerin arasında, hep kendine bir yer bulacak. Affedemezsin.

Kanserli bir hücre, diktikçe yırtılan bir kumaş, sildikçe kirlenen bir leke, temizledikçe tozlanan bir masa gibi. Hiç kapanmayan bir hesap, şifası olmayan bir hastalık, sardıkça kanayan bir yara.

Biliyorum. Yeniden başlamakla bitmez ihanetin acısı. Yeni bir sayfa açmakla silinmez izleri. İhanet eden de olsan, ihanete uğrayan da, bir kez ayaklandığında -ki bu güç hep var sende- çıkacaksın o kapıdan. Arkandan kapanmayacak biliyorum. Hep aralık kalacak. Ama sen, yeni bir şey daha öğrenmiş olarak sürdüreceksin hayatını.

Kaldı ki, yaşanması gerekenler, ne kadar önüne geçmeye çalışırsan çalış yaşanacak. "Artık geri dönüşü yok" gibi acınası bir hale getirmek, sadece kendini yaralamak olur. Yaşam dediğin şey nedir ki zaten. Doğru ya da yanlış, "göreceğiz, öğreneceğiz, tadacağız". Her güzel şey gibi her kötüyü de. Önemli olan yanlışlarından aldığın dersler ve kaybettiğini sandığın kazançlardır. En büyük kazancın "O'nsuz geçireceğin bir hayat" tır aslında.

Eline o hançeri almadan bir sor kendine. Bir sor önce, sen misin kaybolan, ardında bıraktıkların mı?Bir sor, kim en çok acıtır canını. Ardında kalanlar mı, önünde duranlar mı? Kime güvenmek istiyorsun yeniden. kime güvenebileceksin artık. Kendine mi? Elini uzatan herkese mi?

Hataları yine yanlışlarla düzeltmeye çalışarak, daha büyük ve onarılamayacak yaralar açıyorsun kendinde. "Geçmiş dünde kaldı" diyerek, daha güçlü, daha sağlam, daha bilinçli olarak önüne bakmayacak mısın artık. Ve yarınlardan umut etmeden mi geçireceksin günlerini. Ne yani. Artık sevmeyecek misin? Özlemeyecek misin? Dokunamayacak mısın? Duygulanmayacak, ağlamayacak mısın? Öfkeden kudurmayacak mısın? Heyecanlanmayacak mısın? Sevinmeyecek misin? Korkudan titremeyecek misin? Şevkat duymayacak mısın? Sevişmeyecek misin yeniden?

Kuştan, kelebekten, çiçekten, böcekten bahsetmiyorum. Önünde duran hayatı görmeyecek misin? Bu senin hayatın. Bundan sonra ne olacağına, nasıl yaşanacağına, sadece senin karar verebileceğin. Kayıplarınla da, kazançlarınla da, kaybedecek ve kazanacaklarınla da bu hayat sadece senin.

Haklısın, hem de çok haklısın. Hayat hiç adil davranmıyor sana. Kimse yaptığının bedelini ödemiyor. Umarsızlık, tutarsızlık, merhametsizlik, vicdansızlık kol geziyor. "Benim yaşadıklarımı, ne çektiğimi sen nereden bileceksin" diye bana kızdığını da biliyorum. Yaşadığın ızdırabı bilmiyorum evet. Ahkâm kesiyorum evet. Senden başka kimseler de bilmiyor evet. Ancak, her yıkıldığında nasıl ayaklanacağını da senden başka bilen yok. Her düştüğünde yeniden güçleneceğini, her tökezlediğinde nasıl toparlayacağını sana kimse değil, yine ve hep hayat öğretecek. Bunu yaparken de canını okuması gerekecek inan.

Yaşam, en güçlü olmayı, sana en acı tecrübeleri yaşatarak öğretir. Bundan kaçışın yok.

Önüne bakma zamanı, artık gerçekçi olma vakti gelmedi mi sence de. Gerçekle yüzleşemeyecek kadar cesur değil misin artık. Bu senin hayatın. Yaşamaktan başka çıkar yolun yok.

Hayat, her ne olursa olsun, yaşamaya ve yaşatmaya değer.

#sevgiyle kalın

#Blueobsession


1|2
5|4
Blueobsession KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 5

  • Harika olmuş emeğinize sağlık :)

    0|1
    0|0
  • Bir an derin kuyular içinde buldum kendimi son sözlerinle yeniden hayata döndüm kısa bir kitap tadında yazmışsın benceyi emeğine sağlık en iyilerinden biriydi.

    0|1
    0|0
    • Yaşanmışlıklarımız acılarla dolu değil mi? Teşekkür ederim. Sevgiyle kalın.

  • Çok güzel aynı zamanda çok acıklı.
    Sanki beni anlatmışsınız 😔

    0|0
    0|0
  • Yaşam güzel olsaydı keşke :) acı, ihanet, ayrılık hepsi imtihandır seni güçlendiren. Zorluklarda olcakki, güzelliklerin kiymetini bilelim.. güzel yazmışsınız her zamanki gibi.

    0|1
    0|0
  • Çok güzeldi 😞

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 4

  • Çok güzel elinize sağlık.

    0|0
    0|0
  • Harika olmuş emegine sağlık.

    0|1
    0|0
  • yazmak dile kolay okumak ondan çok daha kolay yaşamamış olan yaşanmış olanları nereden bilecek elbette hayat güzel yaşamak güzel herşey boş diyelirisiniz ama unuttuğunuz atladığınız gözünüze gözükmeyen daha doğrusu gördüğünüz ama asla ne acısını nede bıraktığı izleri bilidğiniz bir bataklığın içindeyiz. Her çırpınmamız bizi o bataklığa daha fazla gömüyor ve nedir bunu çaresdi biliyomusunuz çünkü harcadığı üstüne basa basa söylüyorum harcadığı hayatı geri vermektir çünkü aslında işlenen bir cinayettir bıçakla silahla değil ama sözle ve herseferinde gözlerinin içine baka baka hiç utasnmadan hiç sıkılmadan hiç arlanmadan karşısındakinin kendi zevkleri ve çıkarları için zeerece hiç vicdan azabı çekmeden kanına canına malına kısaca onu var eden ne varsa hepsini elinden alarak harcamıştır kısacası bir hayatı almıştır aslında ve bir hayat ancak ve ancak karşılığında bir hayat verilerek ödenir. Benden hayatımı aldılar ne oldu ne değişti hiçbişey kural aynı kural bir hayat ancak ve ancak bir hayatla ödenir o benim hayatımı aldı ya şimdi sıra bende...
    ANTIQUES

    0|0
    0|0
    • Nereden biliyorsun yaşamadığımı. Belki de en acısını yaşadım. Bu kadar ön yargılı olma. Yaşamasaydım eğer, inan yazmazdım. Evet. ben bilemem sende bırakrıklarını. Ben hissedemem ne acılar yaşadığını. Ama sen de bilemezsin nasıl ayaklandığımı. Sevgiyle kal.

  • Beni Ağlattınız. :'( :'( :'(

    0|0
    0|0
Yükleniyor...