Hayata Dahil Empati ve Sempati Üzerine

Empati; karşınızdakinin hangi duyguda olduğunu düşünmeyin. Sadece hissedin.

Benim nasıl olduğumu düşünme, sadece hisset.

Genelde yanlış olan bir şey var, empati karşımızdaki insanın ruh halini düşünüp nasıl bir duygu halinde olduğunu yargılamak ve karar vermek yapılan en yalgın yanlışlardan biridir.
Genelde düşüncelerin yargılarının büyük bir bölümü zanlardan ibarettir, zanlar bizleri gerçekten uzaklaştırdığı gibi, hayalperes bir kişiliğe ulaştılır ve sonuç, hayal çoğunlukla kırıklığıdır.

Genelde algılarımızı (göz kulak vs..) kullanılken bunları en çok düşüncelerimzle işleriz, bunun sonucu olarak, hiç anlamadığımız bir yerde, sevdiklerimizi kırabiliriz.

Beni kalbinle düşünüp aklınla sevme, beni aklınla düşün, kalbinle sev.

Halbuki düşünce, bir geminin yol almasıdır,
Nasıl pusulasız bir gemi okyanusta kaybolmaya yatkınsa...
Duygularını hisedemediğimiz birini de kaybetmeye o derece yatkınız.
Hisler rotamızı belirleyici bir faktördür, kalbimiz ise pusura düşünce zanneder, kalp ise hisseder.

Hayata dahil empati ve sempati üzerine ilk bencem ,

Sempati; karşınızdaki insanın, desteğinize ihitaycı olabilir. O na ihtiyacı olanı verin, istediğinizi değil.

Bana sevdiğini söyleme, hissettir.

Birini anlamak, karşımızdaki insana kendimizi ne kadar koyabildiğimizle orantılıdır.
Eğer karşımızdaki insanın size istediğiniz gibi davranmasını istiyorsanız, öncelikle onu sizi anlamaya çalışmak için gönlünde bir değer edinin.
Şunu aklınızdan çıkarmayın,
Hiç bir şey istediğimiz veya sanlıdığı veya olaması görüldüğü gibi olmak zorunda değil.
Herkesi en doğal haliyle görün ve öyle kabul edin. En güzelide budur.

''Bana ne yapmam veya yapmamam gerektiğini dilinle değil, davranışlarınla anlat ''
''Bana ne hissetmem gerektiğini, fiillerle değil, hislerinle anlat ''

Nasıl mı?

Siz ona ihtiyacı olan moral veya fikir ile destek olabilir ve onu sıkıntıdan kurtarabilirsiniz ve buna karşılık verebilmek için kendini bolçlu hissedecektir.
Ve sizi anlamaya başlayacaktır.

Her bilimiz bir kalp taşır ve kırılmasını istemeyiz, insanlara yaklaşırken önce hisslerimizi kullanmalıyız, duyarsız insanlarla kimse beraber olmak istemez

İyi izlenim verin, her zaman.

İnsanlar sizleri ne söylediklerinizle, ne de yaptıklarınızla değil, şu an hissettirdiklerinizle hatırlar.

İyi olmak yerine göre, değişkenlik tavrı sanıyorsanız, yersiz zamanlarda duygularınızı kontrol etmekte zorlanırsınız, kime ne hissediyorsanız, geniş zamana yalın, gereksiz duygusal dalgalanmalardan kulturmuş olursunuz, doğal olarak başarının olmasını sağlayabilirsiniz.

Fark edilin!

İnsanlar yanlarında mutlu oldukları insanlara yakınlaşma isteği duyarlar, her zaman mutlu olmak sadece idealdir, bizim de diğer insanlar gibi dört mevsim olduğumuzu kabul etmemiz eğer ilgimiz bunaltıcı dereceydese, mutsuz olduğumuz zaman yanlız kalmayı seçmeliyiz, çünkü ilgi de bir ihtiyaçtır ve kararınca olmalıdır, sürekli hüzün , mutsuzluk ve agresif olduğumzda diğer insanları olumsuz etkilediğinden sizden uzaklaşma isteği duyarlar.

Mutlu olduğunuz zamanlarda, kendinizi gizlemeyin.

Kafanıza takmayın!

Eskilerin söylediği gibi kusura bakan kusurlu, huzura bakan huzurlu olur.
Kusursuz insanın olmadığı gibi kendi kusurlarımızın da hiç de az olmadığını kabul etmeliyiz
insanlar bizleri olumsuz düşünce ve duygular besleyebilir, bu onların suçu değil, yetersizliğidir en önemlisi olumsuzluk karşısında ne kadar dirençli olduğumuzu, göstermek, güçlülük alametidir
çabuk kırlmak iyi bir huy değildir, çabuk sinirlenmekte, sizler sabır gösterek, aslında size karşı ne kadar sabır gösterirmesini de ölçü vermiş oluyorsunuz.

Benden nefret edenlerden nefret edecek vaktim yok. Çünkü ben, bana değer verenleri sevmekle meşgulüm. Gabriel Garcia Marquez

Herkes haklıdır.

Hiç bir kimse yoktur, haklı olduğuna inanmadan tartışsınlar, görüş açımızı, onların kendi penceresinden bakmadan, neden çaba gösterdiklerini anlşayamayız. Haklı olmak elbette üstünlüktür ama gönül işlerinde hakları için sonuna kadar mücadele verenler, verdikleri insanı kaybederler.

Hep haklı olan, büyük kaybeder.

Anlayış ve hoş görü, o zaman dahilinde anlaşılmayan sebepler, ileride zamana serildiğinde en uygun karar olduğu görünür. Hoş görü ve göz yumma çok farklı kavramlardır, bu iki kavramı seçerken sonuçta, size yakışan kararlar vermeniz dileğimle, iyi günler...


0|0
2|0

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 2

  • Güzel noktalara değinmişsin teşekkürler.

    0|0
    0|0
  • Çok uzun olmuş ama buna ragmen hepsini okuyabildim. gerçekten güzel bir yazı ve tespit olmuş. Elinize sağlık :)

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 0

Kendi cinsiyetinde ilk görüşü sen paylaş ve
1 Xper puan fazladan kazan!

Yükleniyor...