Bir Kadının Günlüğünden: Gerçek Hayat Hikayesi

Öncelikle yazacaklarım kendi annemin hayat hikayesini yansıtıyor yazacağınız yorumlar seviyeli olursa sevinirim :)

Ve bu bencem de gerçek aşk nasıl olur anlatmak istiyorum.

Gülümser 1967 Erzurum/Horasan Ağıllı köyünde dünyaya geldi. Kürt ailenin Kürt kızıydı. Gülümser arkadaşlarından biraz farklıydı çünkü o kendini bildi bileli hep kardeşlerine baktı kardeşlerinin anası oldu.

Evin en büyüğü Gülümser'in 3 erkek 1 tane kız kardeşi vardı. Annesi kendisi gibi iyi kalpli güler yüzü ile bütün köyün dilinde idi. Babası da çok sert disiplinli bir insandı.

Gülümser ilk okulu yarım dönem bile okumadan bıraktı çünkü dediğim gibi kardeşlerine bakması lazımdı. Anne babası onlara bakmak için çalışırdı.

Ama Gülümser çok azimli idi ve hep okumak istemiş. Büyük erkek kardeşinin defterlerinden harflere tek tek bakarak kendi başına imkansız bir şekilde okuma yazma öğrendi.

Sonra Adana'ya taşındılar. Adana'da yeni mahallerinde o zamanın en çok konuşulan adamı Hasan Ağanın oğlu Ali'ye aşık oldu. Ama bu duygular karşılıklı oldu.

Gülümser her Ali'nin iş saatlerindeki gittiği ve geldiği saate balkonda beklermiş ve Ali'de balkona geç kaldığında bilerek sokağın tekrar gezermiş.

Bu aşkı Gülümser'in babası hariç bütün mahalle duymuş hatta o kadar meşhurmuş ki aşkları o zaman meşhur olan al yazmalım filminde ki Kadir İnanır İle Türkan Şoray'ın filmdeki aşklarına benzetirlermiş. Bu gün halada bilirler büyüklerimiz.

Ama Gülümser'in babası bu aşktan haberleri yoktur, babası öğrendiğinde babası Gülümser'i ağır takibe almış. Ölürüm de ben kızımı Ali'ye vermem diye büyük yemin etmiş.

Ve bu aşıklar gizlice kardeşleri ile bir birine mektup götürürlermiş(27 yıllık mektupları hala duruyordu 2 ay önce hepsi yandı 😔 )

Ali ile Gülümser'in evlerinin ortasında Kocaman bir ağaç vardı. Ali, Gülümser'i daha iyi görebilmek için o ağacı kökünden kesmişti. Mahalle o zamanlar küçük olduğu için bütün mahalleli bu iki çifte üzülürmüş çünkü onlarda biliyordu büyük bir aşk olduğunu.

Ali babasını alıp defalarca istemeye gitmişler, büyük başlık parası vermişler ama Hacı Ömer kesinlikle kızını vermek istemiyordu.

Ama bizimkilerin aşkı gerçek saf bir aşktı. Yine de gizli gizli mektuplaşmalar uzaktan uzağa bakışmalar hiç bitmedi. Ali mahallenin hatrı sayılı kişilerinin yanına gidip ağlar yalvarırmış ne olur, Gülümser'i git babasından iste diye. Gülümser'de annesine yalvarırmış babamı ikna et diye. Ama Hacı Ömer'in sözü söz;

vermeyecem vermeyecem benim değil mi vermeyecem :D

En son Hacı Ömer'de hatrı büyük olan bu sene rahmetli olan Memet Amca'nın evine misafirliğe gider. Laf lafı açar, Memet Amca'da olayı duyduğunu hatta Sağır Sultan'ın bile duyduğunu söyleyerek çoçuklar bir birlerini seviyorlar bırak mani olma onlara, öteki tarafta çocukların maballerini alma diye. Hacı Ömer dostunun kalbimi kırmaz ve haber gönderir gelsin istesinler diye.

Ve haberi duyan bizimkiler sanki dünyayı onlara vermişler gibi çok sevinirler :)

Evlenirler düğün dernek derken, aradan aylar geçer Gülümser en büyük kızı Aygül'e hamile kalır. Ama Ali'nin askerlik çağı gelmiştir ve askere gider.

Askerde sürekli mektuplaşırlarmış ve bu mektupları Gülümser tam 27 yıldır saklamış. Ama Ali rahat durmaz eşini çok özlediği için sürekli askerden kaçar eşini görür tekrar askeriye girer. Bazen yakalanırmış ama komutan ile arası iyi olduğu için bitlendim, terorist gördüm dışarda bahanesi ile her seferinde yırtmayı başarmış.

Ve Ali'nin asker dönüşü...

Devamı diğer Bence'mde.


1|3
15|11

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 15

Erkekler Ne Diyor 11

Yükleniyor...