Önlerine Bir Engel De Biz Koymayalım !

Merhaba KS !

Öncelikle bir türlü halledemediğimiz, çözüm bulamadığımız bulsak da uygulamadığız bir konuya hatta soruna değinmek istiyorum. İnsanlara olan tavrımız. Hele de ihtiyacı olanlara. Engelli vatandaşlarımıza..

Engelli, doğuştan veya sonradan meydana gelen hastalıklar, sakatlıklar- vücudun görsel/işlevsel/zihinsel/ruhsal farklılıkları- öne sürülerek, toplumsal /yönetsel tutum ve tercihler sonucu yaşamın birçok alanında kısıtlanan, engellerle karşılaşan kişi demektir.

Önlerine Bir Engel De Biz Koymayalım !

Peki bizden farkı ne onların? Bir koltuk değneği mi yoksa bir değnek mi yoksa bir tekerlekli sandalye mi?

Bizim başımıza gelmez sanıyoruz bazen.İyi günümüz olacak sanıyoruz hep.bilmiyoruz ki bizim de başımıza gelebilir...

Geçen haberlerde gördüm bizzat.AVM'de asansör önünde normal sapasağlam insanlar durmuş asansör bekliyor. Şaşırtan tarafı şu :asansörün engellilere ait olduğu. İnanabiliyor musunuz? Bu nasıl iştir yahu ?

Onlara ait bişeyi nasıl bencilce kullanabilirsiniz? Öncelik de vermiyorlar, ya kullandın bari öncellik tanı..

O da yook !!! Tabi engelli vatandaşımız arkada bekliyor.Onlara öncelik veriyor ,sanki onun yapması gerekiyormuş gibi..

Hiçbiri böyle olmayı seçmedi arkadaşlar. Hangisi isterdi bunu söyleyin.

Dayanamıyorum insanların bu hareketlerine. Tabii ki genelleme yapmak biraz abartı ama ben bilgilendirmek için değindim. Çünkü artık değişme vaktimiz geldi :(

Bu konuyla ilgili bir hikaye paylaşmak istedim.

Adamın biri, ilk defa gittiği küçük bir kasabada şaşkın şaşkın gezindikten sonra yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan cocuğa:
- Buraların yabancısıyım, demiş. Parkın hemen yanıbaşındaki fırını arıyorum, cok yakın olduğunu söylediler.
Çocuk, arabanın penceresini iyice açtıktan sonra:
- Ben de buraya ilk defa geliyorum, demiş. Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde. Adam, çocuğun da yabancı olmasına rağmen bunu nasıl anladığını
sormuş ister istemez.

Çocuk:

- Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz? diye
gülümsemiş. Kuş cıvıltıları da oradan geliyor zaten.
- İyi ama, demiş adam, bunların parktan değil de tek bir ağaçtan gelmediği ne malûm?
- Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez, diye atılmış çocuk.
Üstelik, manolyalar da katılıyor onlara. Hem biraz derin nefes alırsanız,fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu duyacaksınız.
Adam, gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan sonra, cebinden bir kağıt para çıkartıp teşekkür ederken farketmiş onun kör olduğunu.Çocuk ise, konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış, adamın kendisini farkettiğini. Işığa hasret gözlerini ondan saklamaya çalışırken:
- Üç yıl önce bir kaza geçirmiştim,görmeyi o kadar çok özledim ki.
Sizinkiler sağlam öyle değil mi?
Adam, çocuğun tarif ettiği yerde bulunan fırına yönelirken:
- Artık emin değilim, demiş. Emin olduğum tek şey, benden iyi gördüğündür.

Gördüğünüz gibi hep muhteşem,süper,turp gibi kalacağız diye bir genelleme yok. Her an her şey olabilir bu hayatta. Engelli olmak, insan olmamak ya da uzaylıyım demek değil. Onlar da bu talihsiz olayı yaşamadan önce bizler gibi sapasağlamdı. Ve hiçbiri bu durumdan utanmamalı..

Lütfen empati kuralım. İnsanlara sanki marjinal bişey yapıyormuş gibi bakmayalım.Bilelim engelli olmanın imkansız olmadığını..

En azından bu platformda bile olsa biraz olsun sağduyulu olalım.

"Bencil" olmak yerine "yardımsever" olmayı deneyelim biraz da .Belki de doğru olan buydu..

Anlatmak istediğimi tam da bu , karikatür anlatmış. Umarım beğenmişsinizdir.Teşekkürler. :)

Sağduyulu olmamız dileğiyle :)

#Anyna


0|1
1|2
Anyna KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Erkekler Ne Diyor 2

Kızlar Ne Diyor 1

Yükleniyor...