Türk Filmlerinin Klişelerini Tanıyalım

Selam arkadaşlar,
Bir başka vladimirpuding yazısıyla hepinize merhaba.
Öncelikle Bence'lerimi sosyal medya hesaplarınızda sıklıkla paylaştığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Yeni yazılarım için takipte kalın.

Bir başka duyurum da
yazılara bazen "şunu da ekleseydin." diye yorum yapan arkadaşlarıma. Şunu lütfen kabul edelim ki ele aldığım bütün şu konular bırakın böyle bir yazıya, ansiklopedilere bile sığmaz. Tamamen zaman meselesi.
Biz eğlencemize bakalım... :)

Bugünkü konumuz çok ama çok tanıdık.
Hayatımızın belki de en tanıdık klişelerinden,
Türk filmlerindeki klişelerden bahsedeceğiz...

------------------------------------

1 - "Ben piç miyim anne?" sorusu

Türk filmlerinin klişelerini tanıyalım

Sezercik, Ömercik, Ayşecik, Fatmacık, Hayriyecik hiç fark etmez.
Babası ortalıkta olmayan sevimli çocuk senaryosu Yeşilçam'ın en tanıdık konularından birisidir. Bu baba çoğunlukla zengindir. Anne de aksine fakirdir. Yüzlerce filmde işlenmiş olan bu kurguda çocuk "Ben piç miyim anne?" diye kesinlikle sorar. Annesi de çocuğa her zaman "Hayır çocuğum, o nasıl söz?" der. Bu değişmez!
Hiçbir senarist de gelip;

"Anne ben piç miyim?"
"Hayır evladım sen direkt süzme ..." diye farklı yaklaşım yazmadı Yeşilçam'da.

------------------------------------

2- "Sevdiğine varırsa yaşar dedi doktor" açıklaması



En klasik
repliklerden birisidir. Tıbbın geldiği son noktadır.
Kavuşamayan iki sevgiliden kız hastalanır,
Sapasağlam ayakta olan kız ertesi gün ölüm döşeğine düşer,
Doktor da (genelde "bardak dibi" diye tabir ettiğimiz gözlükleriyle)
o müthiş teşhisi koyar:
"Ancak sevdiğiyle evlenirse yaşar..."

Hipokrat mezarında takla attı, yeminini bozdu!
Böyle bir teşhis ancak Yeşilçam'da mümkündü.
Hayır hepsi bir yana,
adamla kız evlenirdi, kız yine de ölürdü.
Hadi bir de buradan yak!

------------------------------------

3- "Size baba diyebilir miyim amca?" sorusu

De çocuğum, de tabi ki... Baba de, babacığım de, babiş de.
Yeşilçam'ın en tanıdık cümlesini bir de sen söyle,
Bir milyar kere söylendi, sen de eksik kalma.
Ediz Hun'un bu yüzden 750 tane çocuğu oldu.

------------------------------------

4- Ultra-okçuluk kabiliyeti

Fiziksel olarak şekilde görüldüğü üzere 4 parmağın 3 tane arası varken,
Cüneyt Arkın 5 tane oku yerleştirebiliyor, aynı anda atabiliyordu.
Hepsi de 5 farklı adama tam isabet ediyordu.
En üstteki iki okun birbirlerine yapışık olduğuna dikkat edin.
Böyle bir fizik, matematik falan yok arkadaş...
Legolas, Cüneyt abinin yanında sen halt etmişsin.
Pardon
... Sennn... nalt netmişsin... Nokçuluk bizim nişimiz.

------------------------------------

5- "Ayrı dünyaların insanlarıyız."

Hayırdır?.. NASA da açıklama yapmadı halbuki?..
Senelerdir başka gezegende hayat arıyoruz diye bizi mi yiyorlar acaba?
Hiç yakıştıramadık. Güvendiğimiz Mars'lara karlar yağdı.
"Nizdivaçımıza bir mani mi var Fikret?"
"Nevet... Nayrı dünyaların ninsanlarıyız."
"Hayırdır kuzum? Andromeda galaksisi mi memleket?.."
"Nnevet... Köylüsüyüz..."

------------------------------------

6 - "Kızımdan vazgeçmek için kaç para istiyorsun?"



En klasik
repliklerden birisi de budur.
Genellikle kızın fabrikatör babası tarafından kullanılır.
Fakir çocuğun kızının peşini bırakması için kızın babası parasını kullanır.
Kapitalizmle duyguların savaşıdır.
Ve bu replikler bazen iğrençlik derecesinde kraliyet seviyesine varır.

"
Söyle!.. Kaç para istiyorsun?.." (hafif dokundurma)
"Anlayamadım efendim..." (salağa yatma)
"Herkesin bir fiyatı vardır." (ağır ezme)
"Siz aşkımızı satın alamazsınız!" (gurur)
"Söyle. Ne kadar?... 1000? 2000?.. 5000?.." (çok ağır ezme)
"Yetmez... Yet... mez... Şey, 10000 mi oldu o?"
"Ha ha... Evet... Al, tamı tamına 10000!"
(Sakallara sürterek) "Allah bereket versin ağabey. Yemişim kızını ya..."
"Hah hah hah... Ben maldan anlarım. Al 5000 daha."
"Ağabey ne malı, ben şerefsizin önde gideniyim."

------------------------------------

7- "Durun! Siz evlenemezsiniz! Çünkü kardeşsiniz"



2 saat filmi seyredersin, onca aşk sahnesi, ağaçlar ardında saklambaç,
Çimenlerde uzanış, bisikletle gezi ve sütlaç,
Sonra cebinde mübarek DNA testiyle gezen bir adam
filmin bitişine 10 dakika kala nikahı basar,
Tam da nedense yüzükler takılırken her şey biter.
Biz şimdi 2 saat aşk filmi diye Yüzük Kardeşliği mi izledik yani?
Oldu mu şimdi kıymetlimis!

------------------------------------

8 - "Senin annen bir melekti yavrum"

Sen şimdi o iki milyar yedi yüz elli milyon filmde,
Sen o kadar senaryoyu söyle sen ne yaptın?
Kesinlikle değişmeyen klasik senaryodur.
Yırmık atma isteği uyandırır.

------------------------------------

9 - "Güzel/yakışıklı olduğunuz kadar küstahsınız da."

Bir yandan cilve yapan,
Öte yandan da ağırdan satmak isteyen kişi repliğidir.
Kadın ve erkek versiyonu da mevcuttur.
Genelde bu cümleyi kuran kişi nedense ilk adımı da atar.
Kime bu hava yani?
"Yakışıklı olduğunuz kadar küstahsınız da..."
"Ya şimdi birbirimizi yemeyelim lütfen..."

------------------------------------

Yeşilçam'da klişe cümlelerden bazılarını sunmak istedim sizlere.
Umarım eğlenmişsinizdir.
Bütün yazılarım için adresim belli. Takipte kalın:
http://www.kizlarsoruyor.com/uye/vladimirpuding/benceler


Yeni paylaşımlarda görüşmek üzere.
Pardon... Nörüşmek nüzere. :))

Sevgiler,
vladimirpuding


1|0
15|8
vladimirpuding KizlarSoruyor'da Editör
Editör kimdir?

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 15

Erkekler Ne Diyor 8

  • Fuzuli ve boş işler. Yani bu uğraştığın ve detaylıca kalını kalın inceyi ince, gifini gif resmimi resim yaptığın bencen senin ahiretine dünyana bir gram yararı olmaz. Tamamen zaman kaybı. Hiç birisi bir bardağın bir damla suyu değerinde bile değil. Zaten bu kötü döllerin türediği nesilde böyle şeylerle boşş fuzuli işlerle millet çok uraşıyor. Sanal'dan popüler olmak veya takip edilme isteği ve mutluluğu bir hastalıktır... Real hayat varken 24 veya 22 cmlik ekranın içindeki sanal dünyada yaşamayın.

    0|0
    0|0
    • Abisi ben seni unuttum ya çok özür dilerim. Siteye üye olurken Kullanıcı Şartları diye bir sekme vardı. Ama hak verirsin ki artık insanlar dikkat etmiyorlar, kutucuğu tıklayıp geçiyorlar okumadan. Sen şimdi yazınca oradan aklıma geldi. Orada "Madde 24 - Sitede poetical isimli muhteşem insan, bütün aklı ve yüreği dolu maneviyatlı kullanıcının fuzuli ve boş yazı olarak göreceği konular paylaşılamaz." diyordu. Unutmuşum kusura bakma. Sen ışığınla aydınlat bizleri, eteğine kapanalım, sen konuş biz dinleyelim ya hazret. Ha bir de şu var. Senin karşındaki adam Çağdaş Türk Edebiyatına eserler vermiş, gerçek bir yazar. Sırf bu yüzden burada adımızı veremiyoruz diye, takma isimler kullanıyoruz diye miskal-i zerre kadar tanımadığın insanlar hakkında yorum yapma haddini sen kimsin ki kendinde buluyorsun? Tanımadığın insan hakkında onun kendisine dahi yorum yapmak gıybete girer. Kaldı ki sana ne benim burada rahatlamak için yazacağım yazıların konusundan? Beğenmiyorsan kaybol başka konulara.

  • harbi iyi olmus

    0|0
    0|0
  • Ultra zıplama kabiliyetini unutmuşsun :)

    0|0
    0|0
  • Aynen

    0|0
    0|0
  • Güzel olmuş :)

    0|1
    0|0
  • yabancıların ne işşi var ya allasen

    0|0
    0|0
  • Sonuncu katılıyorum

    0|1
    0|0
  • Kuzum kelimesi ve üzülen kisinin aniden geriye dogru dönmesi 😂😂

    0|1
    0|0
Yükleniyor...