Tutturmuş Gidiyorsun, Biraz Dur

Tutturmuş gidiyorsun, biraz dur.

Her daim yalnız olduğunun şikayetini hiçliğe haykırıp bundan bir çözüm sağlamaya çalışan kitlenin dimağına selam olsun.

Ellerin ceplerinde ıslık çalarak ilerliyorsun yine manasızlığın çöktüğü bir gecede ve hiçbir şey görmüyorsun etrafında sadece hissediyorsun.

Ürpermene yeterli gelir mi görmediğin bir kalabalığı hissedip rahatsızlık duymak?

Birine çarpıyorsun ve ellerini cebinden çıkartmadan ıslık için büzüştürdüğün dudağını eski haline getirip etrafına bakıyorsun, her yere sirayet etmiş dostoyevski’nin kitaplarını saran kasvet.

Gökyüzünde bir aydınlanma beliriyor etrafı hafif hafif aydınlatan, hemen gözlerin avare dolaşımına engel olan çarptığın şeyi aramak için harekete geçiyor, ellerin cebindeki yerinden memnun sanırım hala zira çıkartmaman için baskı kuruyorum sana.

Etrafına baktığında insanları görüyorsun…
Her yer insan dolu, hepsi kafasını kaldırmış gökyüzündeki aydınlığa bakıyorlar ve çarptığın insan bile hissetmiyor seni, ne kadar acı değil mi?

İnsanlar gökyüzündeki aydınlığa odaklanmış izlerlerken, sen insanları izliyorsun.
Her yerdeler, korkuyorlar aslında ve kendilerini yalnız hissediyorlar.
Tüm insanlık yan yana duruyor ama hepsinin alınlarından aynı korkular, endişeler, mutsuzluklar tane tane damlıyor ancak hiç biri diğerine bakmıyor, hepsinin gözü gökyüzündeki aydınlıkta.

Ellerin ceplerinde kafan biraz düşüyor sağ tarafa doğru ve gözlerinde merhamet ışıkları. Bir şey yapamayacaksın izlemekten başka diye düşüp çaresizlik makamında dolaşıyorsun, iç acıtan ve insanı ürperten bu manzaraya güzel bir fon oldun kaldın.

Aynı dünyada yaşıyoruz ve zannettiğinden çoğuz aslında.
Çokluk elbette bir üstünlük unsuru değildir ancak yalnızlıklarımızı, korkularımızı ve mutsuzluklarımızı yok edecek şeyin kalbinde tek olmadığımız çok olduğumuz gerçeği yatar.

Gökyüzündeki aydınlığa mecazi bir anlam yükleyebilirsin.
Bencillik diyebilirsin, Saygısızlık diyebilirsin, Yalan diyebilirsin, Kibir diyebilirsin, Yalan diyebilirsin…
Kısaca diyebildiğin kadar şeyi o aydınlık ile izah etmeye çalışabilirsin, bakış açısına göre bir şeyi oturtabilirsin.

Ellerini çıkar artık ceplerinden ve ensende buluşturup sağa devrik kafanı dik konuma getir güzel insan.
Bir çift söz etmek istedim sadece sana ve senin nezdinde bana.

Söz edildi ve bir fikir daha özgürlüğe kanatlarını açtı.
Sen hiç esaretten kurtulan bir kuşun deli deli kanat çırpışını izledin mi?
Dökülen tüylerimizi güzel yerlere dikmeniz temennisi ile.

Kamu ve oyu bir gün seninle iyi anlaşacağımız yönünde kendimi telkin ediyorum, haberin olsun.


0|0
5|3

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 5

  • Kalabalıklardan hoşlanmıyorum. Sandığımdan çok olduğumuz gerçeği beni korkutuyor. Mesela konserleri severim; ancak şarkıcının beni fark etmeyecek konumda olmasından rahatsızlık duyarım. Çünkü onun karşısında kumral bir kafadan ibaretim. Yüzlerce kafadan biri. Halbuki ne çok...
    Neyse, güzel bir yazıydı. Birçok şey düşündüm.

    0|0
    0|0
  • Ellerine sağlık.

    0|0
    0|0
  • guzel yazmıssın cok begendım

    0|0
    0|0
  • Beğenerek okuduğum bir yazı daha... Editörlük için de tebrik ederim.

    0|0
    0|0
  • Aynen

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 3

  • keşke okusa herkes bu yazıyı...

    1|0
    0|0
  • İnsanlar gökyüzündeki aydınlığa odaklanmış izlerlerken, sen insanları izliyorsun.
    Her yerdeler, korkuyorlar aslında ve kendilerini yalnız hissediyorlar.
    Tüm insanlık yan yana duruyor ama hepsinin alınlarından aynı korkular, endişeler, mutsuzluklar tane tane damlıyor ancak hiç biri diğerine bakmıyor, hepsinin gözü gökyüzündeki aydınlıkta.

    Herkes aydinlikla ilgileniyor..
    Kimse etrafindan habersiz..
    Güzel düsündürücü bir yaziydi

    0|0
    0|0
  • guzel. d

    0|0
    0|0
Yükleniyor...