Vicdanımız Kaça Bölündü?

Vicdanimiz kaca bölündü?

Her dakika, her saniye nefret ile bezendiğimiz şu kısacık ömrümüzde eminim ki insanı duygularını hala yitirmeyen, bunu en güzel şekilde süsleyen kişiler de mevcut. Onları sevgi ile kucaklıyorum…

Şu an bulunduğumuz dünyada görüyoruz ki insanoğlu ölümü, acıyı, üzüntüyü bile bölme çabası içerisinde. Vicdanlarını ikiye hatta üçe, dörde bölen insanları görmek ne kadar da üzücü.

Bir de üstüne gün yok ki, yine yeni acı bir haber almayalım. Uzaklardan izleyen biri olarak şunu söylemeliyim ki insanlar artık ülkesinden nefret eder hale gelmiş. Ülkenin ovaları yaylalarına karşı, insanlar siyasete güvenemiyor, topraklarına güvenemiyor, bereketine inanamaz hale gelmiş. Ölümlere sevinir, yeniliklere açık olmaz, güzellikleri göremez olmuş.

Yaşanılan son olaylardan yine prim yapmaya çalışan kitleler olduğunu görmek sanırım çok zor olmasa gerek. Göremeyenler veya görmek istemeyenler de vardır mutlaka, ki asıl insanı derinden yaralayan da gözünü, gönlünü kapatanlardır.

Bunca yıl bizlere bir teröristin ölümüne üzülmememiz hatta sevinmemiz gerektiği öğretildi. Aslına bakılırsa nefrete karşılık nefret aşılandı bizlere. O mazlum insanların canını yaktı onun ölümüne sevinmeli, üzülenleri ise ezmeli naraları atıldı. Sürekli olarak ölümün hak olduğu ispat edilmeye çalışıldı. Peki bunun sonucunda ne oldu?

Hepsini getirsinler karşıma; bomba atarım, vururum, yakarım, yıkarım, kilim kıpırdamaz!

Nefreti, kini iliklerine kadar hisseden bir nesil yetişti…

İstediğimiz şey bu mudur gerçekten? Vicdansızlığa vicdansızlık ile, nefret ile karşılık vermek midir? Daha yaşanılası bir dünya için bunu yaparak ne kadar başarılı olabiliriz?

Herkesin siyasi görüşü, ırkı, inançları, düşünceleri farklı olabilir, olmalıdır da... Fakat ortak noktalarımızı da konuşabileceğimiz bir dünya bize hiç sunulmadı. Tırnaklarımız ile kazıyarak kendi çabalarımız ile elde etmeye çalışmalıyız o halde.

Bahsettiğim şey her ne ideolojide olursak olalım, bir insanın ölümüne sevinmeden önce oturup tekrar tekrar düşünmeliyiz. Herşeyden önce yitip gidenin bir canlı olduğunu göz ardı edecek kadar vicdanlarımız körelmemeli. Üzülmüyorsak da sevinecek kadar gaddar olmayalım.

Bize çok çok uzak gibi görünen hatta kimileri için hiç var olmayan bir hayat aslında belki de çok yakınımızdadır. Onu sadece arayıp bulmamız gerekiyor. O dünyada, heybemizde yitip giden her bir canlı için vicdan seslerinin yükseldiği yürekler mutlaka var.


Saygılar...


0|0
4|8

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Erkekler Ne Diyor 8

  • vicdan kalmış mı ki

    0|0
    0|0
  • Çok iyi olmuş tbkler

    1|0
    0|0
  • Keske herkes boyle dusunebilseydi. Kisacik omrumuze kin ve nefreti sokmasaydik keske.

    1|0
    0|0
  • Güzel paylasım olmuş :)

    1|0
    0|0
  • Gayet güzel yazmışsın, beğenerek okudum.
    Tespitler harika.
    Güzel yazmışsın ama yazdıkların güzel değil.
    Bunların olmadığı ve yazmaya gerek kalmayacak bir dünya bizlerin omuzlarında bir yüktür ve namus denilen şey bu yükten başka bir şey değildir.

    1|0
    0|0
  • Eline sağlık

    1|0
    0|0
  • ölüm en güzele bile yakışmıyor ki...

    1|0
    0|0
  • Paramparça

    1|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 4

  • Acının yurdu olmaz, acının dini olmaz, dili olmaz. Hiçbir öfke de bir annenin göz yaşından büyük olamaz. Bana öğretmediler ölüme sevinmeyi, ben de olursa çocuklarıma öğretmeyeceğim. Teşekkür ederim nupelda...

    1|0
    0|0
  • Malesef kimse o kaliptan cikamiyor. Bolunmuslugu boyle durumlarda bile surduruyoruz.

    1|0
    0|0
  • Çok güzel yazılmış gerçekten beğendim

    2|0
    0|0
  • Kusura bakma ama bir teröristin ölmesine asla üzülemem.
    Düşmanım ölsün, ölümüne üzülebilirim ama bir teröristin asla !

    1|1
    0|1
Yükleniyor...