İnsanlar Hakkında Eleştirel Yaklaşımlarım 1. Bölüm

Stresliler, üzülenler, sevinenler, içi içine sığmayanlar, asosyaller, bağıranlar çağıranlar, sinirliler, sakinler...

Selam olsun hepinize...

Yaşadıkça gördüm, gördükçe düşündüm, düşündükçe inceledim, inceledikçe eleştirdim. Peki neyi bu kadar irdeledim?

•Bizleri! Evet, yani insanları! Bu sebeple birbirimize "hayvan!" diyerek hakaret etmeyelim. Sonuçta hepimiz insanız yani. (Toplumsal mesaj :P)

İnsanlar Hakkında Eleştirel Yaklaşımlarım|1. Bölüm|

Elbette herkes herkesten farklı. Sonuçta 'herkesin hayatına kimse karışamaz!' gibisinden toplumsal bir kuralımız var.

Fakat mazur görün, üzerinize alınmanızı da tavsiye etmem, bazen şöyle hafif acıtmadan biraz iğneleyici yaklaşmak gerekiyor bizlere.

Genel anlamda rastlantılar ve olasılıklar içerisinde insanın bir diğer insandan ayırt edilebilmesinin en başında karakteristik özellikler gelmektedir. Bu bilgi cepte. Bunu hepimiz biliyoruz. Acaba bir gün için oturup düşündük mü "Hatalı mıyım, yoksa başka bir şey mi var?" diye.

Gelin bir bakalım neler söylemeye çalışıyorum:

Giyim Tarzlarımız

AVM'ler, giyim mağazaları dolup taşıyor günümüzde. Birebir şahitleriyiz tüm bunların. Kollarda kocaman kocaman çantalar, cüzdanlar alabildiğince yüklü, geze geze akşama şişirilen ve ağrıtılan ayaklar vesaire, acaba neden bu kadar paralıyoruz kendimizi? Cevap basit aslında. Elbette düzenli ve güzel görünmek için.

Peki ama aslında güzelliğin koskoca bir iç dünyadan ibaret olduğunu kestiremeyen insanoğlu, neden her şeyi sırf surete sığdırmakta ısrarcı? Neden bahsi geçen yerlerde bu kadar yoğun bir kalabalık oluyor? Cevap yine çok basit. Elbette düzenli ve güzel görünmek için. Neyse, yine aynı cevaba ulaşacağımız için cümle karmaşaları yaratmayalım. Sonuç olarak cevap her zaman aynı çıkacak. "...Elbette düzenli ve güzel görünmek için."

Fakat tüm bunların devamında, iki parça elbiseyle kendini rezil edenler de var benim gözümde. Sivri burun kösele, üstüne pantolon, üstüne yaka bağır açık gömlek, boynuna acayip bir kolye, saçlar desen saymıyorum... Dostum sen kendini yakışıklı sanıyorsun o an belki ama gören bütün kızlar ertesi gün o semtten geçmiyor. Anlatabildim mi?

Dekolte giyiyorsun, poponu sımsıkı dışarı fırlatan şu meşhur yapışkan pantolonları yahut benzerlerini giyiyorsun ve etrafındaki bütün erkekler güneş neredeyse oraya yönelen ayçiçekleri gibi sana dönüyorlar. Fark şu: Ne sen güneşsin, ne de etrafındakiler çiçek! Neyse şimdi buradan birileri benim insanların giyimlerini yargıladığımı söyleyecekler ama olay o değil arkadaşım! Olay toplumun sana 'bakış atışı'. Bak bakış açısı demiyorum, ona göre. Hatta bazen level atlayıp el atışı da olabiliyor. Demedi deme sonra. Çünkü sapıklık insanın kanında var. Değişmeyen bir şey değişmez. Sen tedbirini almana bak.

Konuşma Tarzlarımız

Aman ha! Aman aman aman...

Şu ağzının yayını bir düzelt be kardeşim! Yanındakileri görerek konuş. Tamam eyvallah özünü sakla ona hiçbir lafım yok asla ama bir tarafında şöyle güzel bir İstanbul Türkçesi de olsun. Bak lazım oluyor, benden söylemesi. Ankaralı kardeşlerimin içinde büyüdüm, fakat ağzıma bir defa da olsa "La gardaş, naptın, nettin o işleri?!" suallerini ve çeşitlerini almadım. Bilmiyorum belki yakışmıyordu, yakıştıramıyordum kimseye. Yahu bre adam! Karşındaki hanım hanımcık kıza "Gardaşım nassın?!" diye suratına ne diye böğürüyorsun? Bak hele bak! Azıcık yahu, azıcık düzgün konuş! Ses tonunu ayarla ortamlara göre. Karşındakini düşünerek, kelimelerini seçip tartarak sarfet ki ardından pişman olma. Çünkü kelimeler firaridir sonsuza dek. Geri dönüşü imkansızdır ağız denen uçsuz bucaksız hapishaneye. Bunu bilerek iletişime geçmelisin. Nasılsa özünü korumaya devam edeceksin, etmelisin de! Ve sakın küfür etme. Ya da içinden et ya da kimsenin duymayacağı bir yere git orada et amaaan bak işte sen bilirsin orasını.

İsimlerini Bile Tam Bilmediğim Şu Resimdeki Malzemeler

Geldik mi resmen genetikleşmiş bir alışkanlığa? Bakayım? Evet gelmişiz! Bazen rastlardım kenarda köşede bir yansımanın karşısına geçip hızlı hızlı onca şeyi yüzüne yüzüne bastıran kızlara. İçimden hep "Sür baba sür! Gittiği yere kadar sür..." diye bağırmak gelirdi ancak olmuyordu. Çünkü ben manyak değildim! Onlar manyaktı belki de! Hâlbuki insan özgüvenini yitirmemeli. Bana sorarsanız makyaj, doğal güzelliğe güvenmemenin başka bir özütü belki de. Bilemiyorum, ben biraz soğuk bakıyorum. (Hazır bunu demişken esprimi de yapayım) Bazen o kadar çok soğuk bakıyorum ki, hava sıcaklığı bile düşüyor. Eveeet esprimi de yaptığıma göre artık yavaş yavaş gideyim ben. Yazımın da sonuna geleyim ki malum, şimdi okunmaz böyle uzun yazılar. Kısa tutalım. (Spoiler olsun bu da bir sonraki bölüm için) Bkz: Ahan da şu: "...uzun yazılar." Hiç okunmazlar hiç!

Ve müsaadenizle ilk bölümü kapatayım.

Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum tekrar.

Devamı dilerseniz gelecek arkadaşlar uzun olacağı için 3 maddede bıraktım.

Haydi kalın sağlıcakla...

BLight


1|0
11|7

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 11

  • Çok beğendim.

    0|0
    0|0
  • eleştirel yaklaşımlarına katılıyorum kardeş

    0|0
    0|0
  • güüzel olmiş

    0|0
    0|0
  • emeğine sağlık

    0|0
    0|0
  • Büyük bir keyifle okuduğum, insanlığa dair güzel tespitlerin olduğu, güzel bir paylaşım olmuş.
    Gerçekten emeğine sağlık.

    "Ne sen güneşsin, ne de etrafındakiler çiçek!"
    Bu cümleyi de cımbızla çekip çıkardım, gerçekten çok doğru.

    Devamını bekliyorum =)

    0|1
    0|0
  • Güzel paylaşım.

    0|0
    0|0
  • Emegine saglik

    0|0
    0|0
  • Ellerine sağlık..

    0|0
    0|0
  • Katılıyorum ve devamını bekliyorum. Emeğine sağlık.

    0|0
    0|0
  • Makyaj konusuna katılıyorum..

    0|0
    0|0
  • Her zaman kisi kendini bilmeli

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 7

  • Teşekkürler :)

    0|0
    0|0
  • Güzel paylasm

    0|0
    0|0
  • Güzel paylaşımlar..

    0|0
    0|0
  • Güzel paylaşım.
    Eline sağlık...

    0|0
    0|0
  • Güzel yaklaşmışsın olaya.

    0|0
    0|0
  • Devamını bekliyorum ben..

    0|0
    0|0
  • süper bir bence

    0|0
    0|0
Yükleniyor...