Üşengeç bir gencin satırları: Üşengeçlik neler getirir neler götürür?

Üşengeçlik bence bir hastalık olmalı.. ve en çok üzerinde durulan bir konu olmalı.. Günümüz Türkiye'sinde üşengeç olmak bilindiği üzere çevreden uzaklaşmak ve hayatta akıllı olduğun halde başarısız olma sebeplerinden biri hatta en önemli bir sebep diyebilirim..

Genelde benim gözlemim çocukluk çağında hiperaktif olanların erken yorulması ve ilerleyen yaşlarda hiç bir iş yapma isteğinin bulunmaması diyebilirim.. Üşenmek ne kadar doğru ? ya da insanların gözünde nesin ? Gelin birde benden yola çıkalım .. ben tanıdığınız en büyük üşengeçgillerden biriyim diyebilirim..

Dipnot: Anlatacağım hikayelerde aşk hayatımdan söz edilmemektedir.

Çocukluk Çağındaki Hal ve Hareketlerim

Çok arkadaşı olan biriydim .. kıpır kıpır okula koşarak giden ama hep başarısız olan, eve geldiğimde ise çantamı odama atar atmaz aşağı inip futbol , taso vs belirli çocuk oyunları oynayan biriydim.. hiperaktiflik = ben diyebilirim..

Zayıf bir çocuk olduğumdan çok haraketli biri hatta uçan daire gibiydim diyebiliriz :)
Üşengeç Bir Gencin Satırları (üşengeçlik neler getirir , neler götürür  ? )

Ve artık günler geçtikçe hem sorumluluklar artıyor hem de olgunlaşıyordum..

Ergenlik ve Ben ;

İlk okul sonları ya da liseye geçiş döneminde başıma gelen ve sorumluluklarımın arttığı olay.. ''En büyük sorumluluk düşüncelerinin çok olmasıdır'' diye düşünürüm her zaman. Liseye geçmiştim çevremde arkadaşların sayısı hem artıp hem azalıyordu. Eskisi gibi sokağa inmez hatta sokaktaki arkadaşlarımı görmez oldum.. tamamen koptuk her biriyle.. Lisede çevre edindim . Herkesin beşer onar çevresi varken benim iki ve üçten başka bir çevrem yoktu.. çünkü artık üşenmeye başlamıştım hayattan o kadar soğuyordum ki sohbet etme mi asla...

Uzun bir hikaye dinlemek mi asla.. Çocuklukta haftanın 7 günü sokaktayken lise çağlarımda üşengeçlik başlangıcı olduğunu farkettim ''sabahçılıktan nefret ederdim'' ve haftanın 7 günü değil artık 2 günü arkadaşların yanına pardon onların yanıma gelmesini sağlıyordum :)..İyi ve güzel geçti gitti bu günlerde.. ama çok yorucuydu..

Bu dönemide acısıyla tatlısıyla atlatırken artık üniversite hayatına adım atmak üzereydim..

Yaş +18 Sonrası ;

Üniversite kayıtlarını tamamladım artık bir üniversiteliydim.. Üşengeçlik durduramadığım bir hastalık haline gelmişti.. ilk günlerde bulunduğum kente alışıyordum ama EVDE asla merkeze inmezdim..! 4 ev arkadaşım varken hafta sonları evde tek kalan ama hep yatakta hayatını sürdüren bir genç olup çıkmıştım.. üşengeçliğim yüzünden ikinci öğretimi seçmiştim. Sabah 6'da uyuyup öğlen 15.00'de kalkıp okula giden bir tiptim .. Hayatımın geniş bir bölümü yatakta uzanarak pc başında geçiyor , dersleri aksatıyordum.. sonra birşeyi fark ettim monotonlaşıyor hatta asosyalleşiyordum.. bu konuyu araştırmalıydım neden böyleyim ? ama hep yarın araştıracağım deyip duruyor aksine yarın olduğunda diğer güne aktaran bir tip olmuştum.. derslerde başarısızlığım sebebiyle okulu yarıda bırakmak zorunda kaldım hayatımda üşengeçliğin vurduğu ilk darbe buydu..

İstanbul'a dönme zamanı gelmişti.. ''herşeyi yarıda bırakarak''

Yaş +20 ve Sonrası (son bölüm)

İstanbul'da yeni bir hayat umuduyla ama hep birşeylerden eksik kalarak başladığım hayatıma bir iş bularak mutlu bir sona ulaşmıştım.. bu işte 2 sene çalıştım ama nasıl :) benim gibi üşengeç bir genç İstanbul'un her ilçesinde vardiya alır olmuştu .. koşuşturmaca sonunda tatil günlerini yine evde geçirmeyi seçen bu adam ailesiyle dışarı çıkmamaya hatta kendini unutmaya başlamıştı.. 2 sene çalışıp işten ayrıldı .. çünkü evi özlüyordu her seferinde.. ama biliyor musunuz dışarı çıktığımda çok nadir de olsa insanlara gülmeyi hiç kesmedim.. Hoş görümü hiç yitirmedim. Şöyle bir düşünüyorum da kendime bu hoş görüyü tanısaydım dışarıdaki insalardan çok belki daha iyi olabilirdim.. önce kendinizi sevin arkadaşlar.. sonra dışarıyı düşünün. 3 aydır işsizim ve üç ay boyunca evden çıkmadım .. Cv çok sağlam iş görüşmelerim oluyor ama gitmiyorum.. bazı ufak rahatsızlıklarımdan dolayı hastahanede randevu alıp gitmiyorum..
Mutsuzum, yalnızım halbuki onca insan tanıyıp arkadaş olabilirim.. ama hep bir isteksizlik hüküm sürüyor düşüncelerimde.. fikirlerimde.. 3 ay önce nikotini bıraktım hayat temiz oldu bir umut ışığı parladı gözümde .. şu an psikolojik tedavi görüyorum.. ağır depresyon geçiriyormuşum.. nikotin sonrası görülen ve asosyallik de katılınca depresyona dönen bir oluşum..


Üşengeçlik bana çok şey verdi ve çok şey aldı.. size verebileceğim en iyi mesaj bedeninizi yoran maddeler kullanmayın ! üşengeçliğe başladığım gün nikotin içmeye başlamıştım ..''adını vermiyorum, bu tarz ürünlerin adını vermek yersiz olur ''

Üşengeç olmayalım ! bu olay bana çok şey verdi , verdiği gibi aldı..

Üşengeç adam ; asosyal , mutsuz , umutsuz , yalnız ve tek başına boş boş düşünen hiç bir iş elinden gelmeyen canı hiç birşey istemeyen adamın ta kendisidir.. lütfen bu durumda psikolojik tedavi görelim.. sizleri selamlıyorum bu satırları yazarken hayat dolu biri vardı.. 1 saat sonra arkadaşıyla buluşacak biri vardı.. tedavi sonrası zayıflığı bırakıp 10 kilo alıp kendine gelen biri vardı..eğer yalnız ve çaresizseniz bir sebebi var.. tek ilaç sizsiniz..






0|0
7|5

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 7

Erkekler Ne Diyor 5

  • Teşekkürler

    0|0
    0|0
  • bilgilendirici

    0|0
    0|0
  • + Saat kaç?
    - Gözünün önünde işte, kendin baksana!
    + ''Ya çevirttirme l*n şimdi başımı söylesene işte!''

    0|0
    0|0
  • çok başarılı

    0|0
    0|0
    • hikaye hayata uyarlandıgında koca bir başarısızlık oldugunu görebilirsiniz.. tşkler yorum için

  • eline sağlık

    0|0
    0|0
Yükleniyor...