Sıcacık bir yuvanın özlemi

Belki de seneler öncesinde kalmıştı tüm mutluluğumuz. Artık eskisi kadar gülemiyorduk çünkü yaşamımıza birileri müdahale ediyor biz de onlara ne yazık ki dur diyemiyorduk. Bölük pörçük duygularla yaşamımızı alt üst eden kişilere çaresizce bakıyorduk. Daha mı çok gülüyorduk eskiden daha mı mutluyduk? O sıcacık yuvanın içinde aile olduğumuzun bilincine daha mı iyi varıyorduk?

Sıcacık bir yuvanın özlemi

Neden birilerinin bizim hayatımızı müdahil olmasına izin veriyorduk? Çok mu güçsüzdük onlara karşı? veya artık çok mu yorulmuştuk yaşamımıza burnunu sokan kişilere karşı? Artık kabuğumuza mı çekilmiştik nefret mi etmiştik herkesten kanıksamış mıydık bazı şeyleri? Yoo hayır hiçbirisi değil sadece biz onlar kadar kötü olamıyorduk. Onların bize kullanmış oldukları silahlara karşı bizler hep mutluluk ve tebessümle karşılık veriyorduk. Üzülüyorduk elbet; nitekim bu da hayatımıza yansıyordu ama biz onlar kadar kötü olamazdık ki. Onların bize yaptığını biz onlara yapamazdık. Ailem, benim için en değerli olan kişiler sırf birilerinin bizim hayatımıza burnunu sokup bizi alaşağı etmeye çalışmasıyla yıkılır mıydı? Elbette olamazdı böyle bir şey çünkü bizler birbirimize öylesine sıkı kenetlenmiştik ki yanımızda olamasak da birbirimize dokunamasak da bir diğerimizin sesi soluğuyduk. Kavgalar gürültüler bağırış çığırışlar bizim evimizin mutluluk kaynağıydı. Üzerdik annemizi ama en sonunda gönlünü de almasını bilirdik. Bizim kıçımıza attığı o şaplak bizi ağlatmaz aksine bir daha bu olayı daha bir şevkle, arzuyla yapmamızı sağlardı. Dayak bizim için bir korku unsuru değil motive kaynağıydı.

Aklınıza gelebilecek her türlü oyunu da denemiştik. Bizler gecekonduda doğduk gözümüzü açtığımızda dışarıda horoz sesleri, annemin dalından kopardığı taze portakallar, nefis bir tabiat kokusu ve yemyeşil bir çimen manzarası bizi karşılamıştı. Daha sonra bu güzelliklerde bir bir yok oldu. O temiz mahallemizin yerinde artık koca koca binalar boy göstermeye başladı. Ama benim için çok büyük anısı olan sürekli aynı direğe gözümüzü yumduğumuzdan ötürü sadece benim için değil tüm mahalle üyeleri için ayrı bir önemi olan bir direğimiz vardı ona dokunmamışlardı. Kim derdi ki bir gün her şey yerle bir olacak ortada sadece bu direk kalacak. Biz de ona bakarak eskisi yad edip iç çekeceğiz. Kimler geldi kimler geçti o gecekondulardan. Her birinin bizler için ayrı bir önemi vardı elbet. O kadar çok alışırdık ki birbirimize ayrılık zamanı geldiği gün birinin taşınacağını duyduğumuz gün sanki üstümüze bir karanlık çökerdi. nasıl dolduracağız o giden kişinin boşluğunu diye kara kara düşünürdük. Çok geçmeden o eve yeni birileri taşınırdı yokluğunu aratmazdı giden kişilerin tez zamanda ona da alışır bağrımıza basardık. Biz diğerlerine oranla daha kalıcı bir gecekondu hayatı sürdük mahalledeki hemen herkesin taşınıp başka yerlere gitmesini izlemişimdir. nereye gidiyordu yahu bu insanlar? Yaşam bu kadar mı güçtü bizler için diye düşünürdüm. Eğer evimiz bize ait olmasaydı biz de mi bunlar gibi konar göçer hayat sürecektik derdim hep. Allaha şükür kimseye muhtaç olmadan kimseye el açmadan bu zamana kadar geldik. Talihsizliklerimizi, başımıza gelen kötü olayları saysam bitmez herhalde. ama bunlarda yaşamın birer parçasıydı. Annem asla isyan etme asla asi gelme oğlum diye hep tembihlerdi beni. Ben de acımı hep içime gömerdim en kötü zamanımda bile en çaresiz anımda bile gözyaşlarımı sürekli içime akıtırdım, yeri gelir başımı omzuna dayayacağım birine ihtiyaç duyardım. Akrabalarım da olsa onlara bunu yapmaktan çekinirdim ille de anam babam olsun isterdim yanımda. Sadece gölgeleri bile olsun yeter derdim. Sıcak yuvamızın içinde asla bitip tükenmeyen o kavga gürültünün içinde o soba borusundan tüten duman eşliğinde annemin hadi bugün damda yapalım kahvaltıyı demesiyle kalkıp mutlu olmamak mümkün müydü?

Şimdilerde hiçbir hususiyeti olmayan, sıradan, alelade görünen bu yumurtayı o zamanlar abimle kıyasıya rekabet içerisinde hayır son lokmayı ben alıcam dibini ben sıyırıcam deyip kavga ettiğimiz günler aklıma gelince çocukluğum daha bir renkli geliyor gözüme.


0|0
14|13

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 14

Erkekler Ne Diyor 13

  • 4 duvar ve huzur. Odun sobası. Gülen yüzler. Başka şeye ihtiyacı yok :)

    http://i.hizliresim.com/89zaLk.gif

    0|1
    0|0
    • şu biberini sinir bozucu reklamlardan sandım 7 lvl olduk hala kurtulamadık dedim içimden bir an:D

  • Teşekkür ettim paylaşım için başarılı olmuş

    0|1
    0|0
  • İyi sayılabilecek bir bence

    0|0
    0|0
  • Güzel olmuş bence...

    0|0
    0|0
  • güzelmişş

    0|0
    0|0
  • beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar..

    1|1
    0|0
  • Allaaaah! Kestane+soba!!!

    0|0
    0|0
  • vay bee :)

    0|1
    0|0
  • Duygularımı ifade ettin :)

    0|1
    0|0
  • nerede o eski kömür sobaları. iliklerime kadar ısınırdım.

    0|1
    0|0
  • Emeğine sağlık çocukluğumu özledim :)

    0|0
    0|0
  • Güzel paylaşım teşekkürler..

    0|1
    0|0
  • Özler insan, insanın doğasında da var bu.

    0|1
    0|0
Yükleniyor...