Kültürel Rölativizm

Kültürel rölativizm tanımı dilimize geç girip hala yerleşememiş sosyolojik terimlerden biridir; açıklamak gerekirse en basitinden toplumlar arası empati kurmak diyebiliriz. Bir müslümanın domuz eti yiyen birine etnosantrik açıdan bakıldığında anlam verememesi bir kültürel relativizm eksikliğiyken, bir budistin de kurban kesen müslümanlara vahşi demesi de aynı şekilde buna örnek oluşturur.

Kültürel rölativizmde ahlak ve değer yargıları sorgulanmaz, olanı olduğu gibi kabul etmek vardır. Bir toplumu bir değere göre yargılamak bu terimin doğasına aykırıdır ve sosyologların üzerinde uzun zaman çalışıp uzmanlaşmaya çalıştığı bir alandır. Sonuçta toplum bir bütündür ve içindeki farklılıklarıyla güzeldir, toplumu toplum yapan da farklılıklarıdır.

Kültürel rölativizme duyduğum ilgi etnosantrizmin artmasından duyduğum telaştan kaynaklanıyor aslında. Burada bir tırnak açıp etnosantrizminde ne olduğu açıklamak gerektiğini düşünüyorum. Etnosantrizm kültürel rölativizmin aksine bir kültürü kendi değerlerine aykırı, ters ya da uygun olmadığı savıyla yargılayan insanlar için kullanılan etnosantrik sözünün terim halidir. Etnosantrizmde önyargılar ve çeşitli negatif duygular vardır.Bunlar geçmişten gelebildiği gibi (savaşlar, tarih vb) günümüz toplumunda da oluşabilir (siyasi görüşler, mezhepler vb).

Globalleşen bir dünyanın insanları olarak gelişmemiz ve ırkçı, ayrımcı söylemlerden uzak durmamız beklense de artan toplumsal olaylar etnosantrizmi körüklemekte, bu da toplumların birbirini objektif bir şekilde anlamasına ve anlaşmasına engel olmaktadır. İletişim kurmak için öncelikle karşımızdaki kişiyle nasıl çift taraflı empati kurmamız gerekiyorsa, geniş insan topluluklarının da empatiyi ilerletip bunu kültürel rölativizme dönüştürmeleri gerekir. Gerekir, çünkü insanlığın temelinde iletişim kurabilmek için önyargı ve korkulardan arınma vardır. Bu insani bir gereksinim olmakla birlikte, sosyolojik açıdan düşünüldüğünde bunun toplumsal bir gereksinim olduğu da görülür.

Günümüz Türk toplumuna baktığımızda bölgeler arası kültür seviyesi düştükçe, kültürel rölativizm oranının da buna paralel olarak düştüğünü, dolayısıyla bir iletişim kopukluğu olduğunu görüyoruz. Bu tüm toplumsal olaylar için geçerli, eğitimsizlik eşittir iletişim bozukluğu. İletişim bozukluğunun da nelere yol açtığını, açıyor olduğunu ve de açacağını bilmek hiç de zor değil. Toplumda yaşanan bütün sıkıntıların temelinde aslında bir ön yargı ve kabul etmeme seli olduğunu görürüz. Bir şeyler topluma ters geldiğinde (aslında kime ve neye göre) onları dışlamak ve yok saymak, bizi etnosantrizm, dolayısıyla cahillik tuzağına biraz daha düşürüyor.

Kabul etmeyi illa olumsuzluğu alıp bağrımıza basmak olmadığını açıklamak yersiz, farklılıkların olduğunu bilmek ve saygı duymak bir zorunluluktur, insani bir zorunluluk. Aksi takdirde toplumsal ilerleme süreci biraz daha baltalanmakta ve dolayısıyla gecikmektedir. Kültürel rölativist yaklaşımlar toplumun her kesimine gitmediği ve benimsenmediği sürece milli ve evrensel barışın yolunun tıkalı olduğunu söylemek gerekir.

Ne kadar önyargı, o kadar gerileme. Tüm önyargıları bir rafa kaldırıp düşünme günüdür her kendini bilen ve ilerlemek isteyen birey için.
2|1
12|21

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Erkekler Ne Diyor 21

  • Elinize sağlık

    0|0
    0|0
  • başarılı bir paylaşım

    0|0
    0|0
  • Teşekkür ederim yazı icin.

    0|0
    0|0
  • Çok iyi bir yazı olmuş.

    0|0
    0|0
  • mükemmel

    0|0
    0|0
  • Postmodernizmin eleştirileriyle bulaşık süngeri yaratmak. Kültürel rölativizm için tanımım bu olabilir ancak. Etnosantrik açıdan bakmayarak yamyamlık kültürünü ve kültürel bir olgu olan, çocuk yaşta kızların kendilerinden 30-40 yaş büyükleriyle evlendirilmeleri olgusunu değerlendirin bakalım. Kültürleri, insan hakları ilkeleriyle rendelemeden bunu başarabilecek misiniz merak ettim...

    0|0
    0|0
  • Postmodernizmin eleştirileriyle bulaşık süngeri yaratmak. Kültürel rölativizm için tanımım bu olabilir ancak. Etnosantrik açıdan bakmayarak yamyamlık kültürünü ve kültürel bir olgu olan, çocuk yaşta çocukların kendilerinden 30-40 yaş büyükleriyle evlendirilmeleri olgusunu değerlendirin bakalım. Kültürleri, insan hakları ilkeleriyle rendelemeden bunu başarabilecek misiniz merak ettim...

    0|0
    0|0
  • globalleşen dünyanın getirisimi ? yoksa globalleşen dünyanın çözeceğimi? belli olmayan sorun ama sadece aşılması gerek bunu düşünüyorum çok güzel bir konu açmışssın, bu arada hedon__istt e cevap vermek isterim pozitivistler gibi düşünüyorsun lakin ben bunun yetiştiğimiz paradigmadan olduğu düşünüyorum, bilimsel paradigmada bize deney dediler o yüzden bu kafadayız, eğitim sistemimiz bize bunu öğretiyor ama gün gelecek anomaliler bu paradigmayıda değiştirecek o zaman doğrularımız farklı olacak

    0|0
    0|0
  • Tamamen katılıyorum.Şu ilerleyen zamanlarda özellikle bizim gibi eski zamanları "değer" olarak fazlasıyla görüp ondan kopamayanların hastalığı olmaya başladı.

    0|0
    0|0
  • Eski KS :((

    0|0
    0|0
  • Son paragrafının ilk cümlesi yazının ana fikriyle çelişiyor.Belirtiyim dedim de.

    0|0
    0|0
  • Post modernizmin yansımalarından sadece birisi. Ama güzel toparlamışsın. Bu arada ben sosyologlara hiç itibar etmem. Çünkü sosyolojiye itibar ederim. Sosyal bilimlerin bilm olmadığına pozitif bilimlerin bilim olduğuna inanırım. Sosyal bilimler kavram üretip, kavramları da argümanlarla destekleyen bir kurgudur. Yani ikna kabiliyeti güçlü olan veya retorik kurmayı beceren tipler hipotez kurabilir.

    0|0
    0|0
  • geldim okudum beğendim.

    0|0
    0|0
  • Güzel hoş ama etnosenterizmi yıkmak imkansızdır.

    0|0
    0|0
  • Dilimize girmese çok daha iyi olur aslında. Türkçe'de karşılığı olan kelimelerin dilimize girmesi kültürel erozyonu hızlandırmaktan öteye gitmez. Dilimizdeki karşılığı olan "Görecelik" kelimesi, hem daha anlaşılır hem telaffuzu daha kolay.. İçerik olarak değerlendirdiğimizde sana katılmamak mümkün değil. Toplumsal saygıya ve hoşgörüye giden yol doğru eğitimden geçiyor. Bir kişiyi doğru eğitmek, tüm dünyayı etkiliyor.

    0|0
    0|0
  • konusu gelmişken şu link i paylaşmak istedim.


    Bunu bizim ülkemizde yapsan adamı topa tutarlar. Godoş karısının hamileliği bıyunca çıplak fotolarını çekiyor bir de yuutuba veriyor :)

    0|0
    0|0
  • Şimdi ye kadar başından sonuna okuduğum tek yazıydı hanımefendi, size haksızlık etmişim, sadece bahsettiğiniz şey öyle bir derinleşiyorki mevcut sistem,durum münasebetiyle savunma sistemleri çalışıyor ve sistemn antikorları bünyenn kendisini hastalık zannedip, kansere dönüşüyor, Burada iki sonuç var, bu gelişim değişimden öteye gidemezse yine de farklı bir yapılanma illaki olmak zorunda. Bu da atıl durmamızı engel teşkil etmekte.İronik bir durum,çünkü düzeltmeye çalıştıkça,sen de kavga oluyorsun

    0|0
    0|0
  • Hımm,sana yazmaya devam et derken haksız sayılmazmışım.Tebrik ederim.Sırayla diğer yazılarını da okumaya başlıyorum.Benzemeyin kimseye.Nev-i şahsına münhasır biri olun her daim.

    0|0
    0|0
  • Güzel bir yazı olmuş. İlişki Rölativizmi üzerine yazı yazasım geldi keza bahsedilen kavram, ilişkilerde de ciddi sorun yaratıyor.

    0|0
    0|0
  • Öyle de gel bunu KS de anlat :)

    0|0
    0|0
  • Erkekler Devam
    1

Kızlar Ne Diyor 12

  • Bilgilendirici olmuş teşekkürler :)

    0|0
    0|0
  • Güzel analiz. Teşekkürler.

    0|0
    0|0
  • çok güzel bir yazı olmuş..

    0|0
    0|0
  • Kesinlikle bende insanlara bu konuda elestiriyorum ben muslumanim domuz eti de yerim kimseyi ilgilendirmez bu sadece diger dinlere ait toplumlar icin degil kendi toplumlarinda da gecerlidir. mesela ben de kurban kesmeye karsiyim.

    0|0
    0|0
  • Bence kültür seviyesinin düşmesi gibi bir şey söz konusu olamaz.Her bölgenin kendine has kültürü vardır.Bölgeler arasında bilgi seviyesi düşebilir.

    0|0
    0|0
  • Eyvallah adamhaklıbeyler kardeşim :P

    0|0
    0|0
  • Sevgili meraklı_kedi,


    Güzel ve yapıcı yorumun için teşekkür ederim. Yazımın hem bilgilendirici hem de güzel işlenmiş olduğunu duymak güzel. Terimleri açıklamak gerek yazı yazarken ki insanlar 'bu ne yahu ansiklopedi gibi' demesin diye. Her nasılsa eksi verenler de olmuş. Herkesin kendi anlayışı (oppsss rölativizm?!) demek ve geçmek makbul. Önyargıları kırmak atomu parçalara ayırmaktan daha zordur diyen Einstein'ı saygıyla anıyor ve sana da İspanya'dan sevgilerimi yolluyorum :)

    0|0
    0|0
  • Sevgili oMeuAmor,

    Yazın çok güzel...Konuyu çok güzel işlemişsin...

    Fakat çok hoşuma giden ve değinmek istediğim başka bir nokta var..Yazındaki terimleri de açıklaman...Evet belki sana komik gelecek fakat tam iki defa google amcaya saldıracakken yazını okumaya devam ettiğimde buna gerek kalmadı...Sevdim...

    Önyargıya gelince...Hepinizde önyargılar var...Önemli olan bu önyargıların davranışlara yansımaması...Düşünerek davranırsak bunu önleyebiliriz sanırım...

    0|0
    0|0
  • Güzel bir yazı olmuş. Aklıma ortaokula kadar babamı dudağımdan öptüğümü söyleyince "ensest" yakıştırması yapanlar geldi :). Bize göre çok normal bir sevgi gösterisiyken toplum pek ayak uyduramadı sanırım :).

    0|0
    0|0
  • Herkese güzel yorumları için teşekkür ederim. Nev-i şahsına münhasır olmak iyidir, ben de her şeye rağmen hala kendim olmaya çalışarak yaşıyorum. KS'de de anlatırım bunu Twitter'da da vs vs. İnsan olan her yerde her şeyi anlar zaten. Bilinçlenmeli ve toplum olarak artık bir şeylerden sıyrılabilmeliyiz. Rölativizmin ilişkilere uyarlanmış biçimi de mevcuttur bu arada.

    0|0
    0|0
  • İki tane -izm den bahsettim ki onları da örneklerle ve yazıya yedirerek açıkladım. Teşekkür ederim yorumunuz ve puanınız için. Mesele de bu zaten. Finlandiya'da doğsaydık, biz de o saunaya çıplak girecektik...

    0|0
    0|0
  • Bunu uzun zaman önce yazmıştım, beni efkarlandıran kafalara. Bu yazı yine benden insan olmayı bir gruba/dine/millete mensup olmak zannedenlere gitsin. Teşekkür ederim okuduğunuz için.

    0|0
    0|0
Yükleniyor...