Ne bekliyordum ki başka?

Sıradan sabahlardan biriydi halbuki.

Yanlış hatırlamıyorsam otobüsteydim, en çok kaçtığım insanlarla beraber olmak zorunda olduğum yerlerden biriydi sadece..

Dedim ya, sıradan bir gündü. Öyle hatırlıyorum.

Orta kapının hemen ardındaki ikili koltuklardan cam kenarında olana oturmuştum. Normalde hep tekli olanların boşalmasını bekler, onlara oturur gökyüzü izlerdim. İyi değildim. Her zamanki gibi iyi değildim. Baş dönmesinin de etkisiyle oraya oturmak "zorunda" kalmıştım. Bir yandan gökyüzünü izliyor, diğer yandan istemeden de olsa görüş alanıma giren insanların saçmalıklarına şahit oluyordum. Kimi gençler toplanıp "sürü" halinde oldukları için aslan taklidi yapıyor, kimisi sevgilisi olduğunu iddia ettiği kişiyle yan yana duruyor, kimisi yerde gördüğü paranın 50 metre ilerisinde sinsice bekliyor, kimisi yanında olan arkadaşından bugün nasıl faydalanacağını düşünüyor, kimisi ise aldığı kolayı sanki bir biraymış gibi içiyor, aklınca "gösteri" yapıyordu.

Hep sorardım kendime, bu insanların yaşama amaçları neydi ? Olmayan kalplerinden başka neleri vardı ? Çok merak ederdim, bir yandan da bozulurdum. Ben gökyüzünü izlemek isterdim, ama beynim görüş alanıma giren olayları da anlamaya çalışırdı hep.

İnsanlar ya birbirlerine bakıyorlardı, ya da karşı cinslerini etkileme yolunda saçma sapan hareketler sergiliyorlardı.

Bense ya gökyüzünü izliyordum ya da hep bir noktaya bakıyor, insanları görmezden gelmeye çalışıyor, bir an önce yolun bitmesini bekliyordum. Aniden yanımda bir titreme hissettim, bakışlarımı hiç oynatmadan gökyüzünü izlemeye devam ettim. Bir süre sonra tam arkamdan bana doğru yöneltildiğini düşündüğüm bir soru sesiyle kendimi biraz toparladım.

"Neden hep gökyüzüne bakıyorsunuz ?"

Bir süre bekledim. Bekledim. Bana sorulmadığını düşündüm. İnsanlarla iletişim kurmaktan hep korkan biriydim. Tüm hatıralarımı toplayıp bir sonuca varmak istediğimde vardığım tek sonuç hepsinin sahte olduğuydu. Bir süre sonra aynı ses tonundan tekrar bazı kelimeler işittiğimi fark ettim.

"Çok dalgınsınız, soruma cevap vermeyecek misiniz ?"

Artık bana sorulduğu besbelliydi. Otobüs çok dolu değildi, aklımdan ne söylesem de cevap verecek bir şey bulamasa diye düşünüyordum. Bir anda resmen istemsiz biçimde dilimden bazı kelimelerin döküldüğünü fark ettim. Sanki birine cevap vermekten çok kendi kendine konuşan biri gibiydim.

"İnsanlar.. İnsanlardan uzak olmak istiyorum. Her gün binlerce farklı olduğunu düşündüğüm insanların aynı maskeler altında gezdiğini görmek bana acı veriyor. Uzak kalmak istiyorum.."

İlk defa düşündüklerimi dışa vurmak istiyor gibiydim. Şaşırmıştım. Tekrar cevap vermemesi umdum ve bekledim. Ardından hiç beklemediğim bir cevap gelmişti.

"Bende çok yalnızım, sizin gibi."

Şaşırmıştım. Yine beni anladığını düşündüğüm insanlardan biri gibiydi.. Bir süre sonra farkında olmadan ona yüzümü dönmüştüm, ve gözlerinin içine bakıyordum. Beni anlamış gibiydi..

...

...

...

Sonra ne mi oldu ? Yine o sıradan sabahlardan birine uyandım.

Ne bekliyordum ki başka ?


0|0
2|0

Kızlar Ne Diyor 2

  • İnsanlara güvenmeden yaşanılamaz. Yaşamaya çalışılırsa, hayat tamamiyle yemek ve içmekten ibaret olur.

    0|0
    0|0
    • Eksiğiniz var, bir de yazmak var. Yemek içmeğin dışında bir de yazmak. Elimden geldiğince.

    • Hepsini Göster
    • Teşekkür ederim yorumunuz için :) Zaten 2'yi geçmiyor, düşünceler değerli her zaman.

    • Rica ederim.

  • cidden çok ama çok etkileyiciydi

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 0

Erkekler görüş yazmamış.

Yükleniyor...