Ne? kan mı bütün kelimelerin altında? cemal süreyaya yakışıyor da ikinci baskı pek bir yakışıksız

gücü kullanmıyorum diye suçluyum, biliyorum. köpekleştiklerini çok gördüm çünkü, doğum hakkından. savaşa girmiyorum diye de suçluyum bazen, savaşırken her şey mübah demediğimden de suçlu bulundum. vuramıyorum insan etine diye suçlanıyorum. mahkemeye nasıl çıkacağım bilmiyorum. sen ve senin küçük burjuva alışkanlıkların diyebiliyorlar bu sayede mesela. "halk" sen değilsin, "halk" benim falan da diyorlar. neyin yarışında olduğumuzu anlasam da ciddiyetle eğilsem mesela, bundan çok hoşnut olacaklar, sonbahar günlerine ekilmiş savaş sözcükleri süt veren memelerimden beslenmediği için daha azgınlaşmıyor mu mesela? delice gülesim geliyor, ispatlamak durumunda olduğum tek bir şey yok. nasıl biliyorsan. büyük iddiaların insanın belini büktüğünü ben bilmiyor muyum sanıyorsun, geride durmayı seçiyorum diye. seçimlerime bozuluyordun. ilkel hayvan sezisiyle hissettiğin, taşralı şair edasıyla süslediğin, mağdur edebiyatıyla beslediğin gücümü,inat değil mi kullanmayacağım, girmeyeceğim savaşa, savaşınıza. kendim seçeceğim güçsüzlüğü de gücümü bilip kuduracaksınız. kime dert anlatacaksınız, kimle ikinci sınıf meyhanelerde içip ağlayacağınızı şaşacaksınız!

oyunlarınızı bildiğimi bilip açığa vurmamı bekleyerek sıradaki hamlenizi düşünürken siz, yalnızca dostlarımı arayıp alevimi söndürdüğümde, savaş için bir umut daha diyeceksiniz. hamleleriniz elinizde patlasın. savaşmayacağım!

haklı olduğumun ispatına girişmeyeceğim yargılarınız karşısında, buna karşılık sazan mevsiminde nehir gibi hissetsem de ruhumu, göz altlarınızın karardığını görmekten alacağım hazzı, ancak başparmağımı diğer parmaklarımın uçlarında dolaştırarak alacağım. tüm kuzgunlarınızı üzerime salın, söz veriyorum yalnızca yaşamım için mücadele edeceğim, fazlasını yapmayacağım. üstelik avans da değil bu. hiç oyuncu sırtlan gördünüz mü? bilseniz canım, sırtlana da benzemem. kazanmayacağım, oyununuzu hepten reddediyorum. sızlanmayacağım, görüyorum. boyun eğmeyeceğim, hepsini ben istiyorum.

dostlarımın evinde ben varım. dostlarımın evinde soğuk bir samimiyet var, dostlarımın evinde daha evvelden yerleştirdiğimiz taşlar var. o evlerde kendinize yer bulamayacaksınız. reddedilişiniz de şölenle olmayacak. nefretle karşılanmayacaksınız. farkındalığı sezip dişlerinizi mi bileyeceksiniz? buyrun.

soru:

dostlarınız niçin dostlarınız?


0|0
1|1

Erkekler Ne Diyor 1

  • vay amk üşenmemiş yazşmış ama o kadar şaçma görünüyoki okumucam

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 1

  • Neden gizlendin ki ? Bu soruyu soranın kim olduğunu ya da olabileceğini tahmin edebiliyoruz. Bu alanda teksin çünkü:)

    Soruya gelince dost olması için hayatın bir çok evresinde yanımda olması ve her halime katlanması gerekir. Her ihtiyaç duyduğumda gel dediğim ve karşılığında niçin geleyim cevabını duymadığım insanlar dostlarım.

    Bu anlamda çok şanslıyım kadim dostlarım var ama arada deneme yanılma yoluyla kaybettiklerimde yok değil. Sınavdan geçemeyen ya da sınavından geçemediğim.

    Murathan Mungan'ın dediği gibi dostluğu sarımsak tarlasına satan da çok.

    Gerçek dost demek için yıllar gerek...

    1|0
    0|0
    • canım gizlenmek istedi.

      her ihtiyaç duyduğunda gelen dostların seni tembelleştirmiyor mu?

    • :)) Olur o da olur

      İhtiyaç duymak her an olan bir şey değildir ki. Çok kederli çok yalnız çok hasta olduğum bir günde elbette gel derim

Yükleniyor...