Hıncal Uluç'un Defne Joy Foster hakkındaki yazısı...

İnanamadım okuyunca. Hıncal Uluç kişisi tutmuş ahlak bekçisi kesilmiş başımıza. Yani nasıl bir cürettir anlamadım gitti. Mahalle ağzıyla da yazar olunmaz ki kardeşim. Bu adamın çok satan bir gazetenin yazarı olduğunu bilmek hakikaten beni çok kızdırıyor. Yok bir arkadaşını aramış, Kerem Altan'ın ağzını aramışlar, o da anlatmış, yolda kırılan testiymiş. Baygınlık getirici derecede ilkel. Bir insanın özel hayatının daha öldüğü gün ayaklar altına alınmasına dayanamadım. Gerçi bu insanlara tepki gösterdikçe azıyorlar. Herneyse. Kızdım. Siz ne düşünüyorsunuz bu olay hakkında?

Yazının linki: link


0|0
7|4

En İyi Erkek Görüşü

  • Rezillikten başka hiçbirşey değil. Gazetelerde, sözlüklerde, kahvelerde orada burada ahlak bekçisinden geçilmiyor. Hıncal Uluç da işte tam o kesime yaranmak için yazmıştır o yazıyı. Evliymiş de çocuğu varmış da ne işi varmış? Sanane... Onu geçtim karşıdaki adam "kerata" seviyesinde sırtı sıvazlanan konumunda. Defne ölmemiş de olsa, sabah o evden yürüye yürüye çıkmış da olsaydı farketmezdi. Bu ikiyüzlülükten nefret ediyorum. Midemi bulandırıyorlar...

    Yeni cambazımız Defne... Bak bak neler yapmış diye parmağımızla işaret edelim ki kendi pisliklerimiz gizli kalsın. Memlekette, ensestten, tecavüzden, dayaktan, tacizden geçilmiyor, pislik dizboyu ama Defne tukaka...

    1|2
    0|0

Kızlar Ne Diyor 7

  • Devam..

    Gelelim Hıncal'ın söylediklerine; "Ortada çok açık, çok seçik bir "İhanet" var.. Hem de aşk aldatması bile değil. Bir gecelik macera/ One night stand için, aldatılan bir koca ve unutulan bir bebek.."

    Yahu Hıncal, sen gözlerinle mi gördün "ihanet"i de böyle bir söz söyleme cesareti gösteriyorsun.? Yahu, kocası inanmıyor Defne'nin kendisine ihanet ettiğine de, sen nasıl böyle bir iddiayı gündeme getirirsin.? Görmediğin bir şeyi, nasıl görmüş gibi söyleyebiliyorsun.? Dinimiz, ahlakımız, töremiz bize böyle mi söylüyor.? Yüce Yaratıcımız, "Gözünüzle görseniz bile, gördüğünüz ayıbın üzerini örtünüz. Bu sizler için daha hayırlıdır." demiyor mu, Kuran- Kerim'de.? Ki, sen gözünle bile görmemişken, başkasından duyduğunla hareket ederek bu ayıbı söyleyerek, her ikisi hakkında da gıybet yapmış olmuyor musun.? Taraflardan birinin sana açacağı hukuki davayı bir tarafa bırakalım da, bunun manevi olarak cezası olan "cehennem"i de düşünmedin mi.? Yazık sana.! Yazık..! Acıyorum durumuna Hıncal Uluç..!

    Bu sözü söyledin ya, daha diğer sözlerine değinmeye bile gerek yok.. Bir de "rahmet" dilemişsin Defne'ye.. Senden gelecek duaya "amin" bile demeye dili varmaz kimsenin.. Benim için artık Hıncal Uluç yok.. Öldü.. Onu Allah'a havale ediyorum sadece..

    2|2
    0|0
    • katılıyorum. eline bir sopa alınca kendini bekçi yerine koyanlar bir de ahlak dersleri vermeye kalkışınca rezillik çıkıyor.

  • Bu olayda benim naçizane düşüncem şöyle;

    Hıncal Uluç'u yazılarından, söylem ve düşüncelerinden dolayı sever(d)im.. Eylemlerinden ise o kadar değil..

    Defne Joy Foster'i ise ekrana çıktığı zaman beni neşelendirip, hoşça vakit geçirmemi sağladığı için beğenirim.. Ne düşünce dünyasını bilirim, ne de özel yaşamını..

    Defne'nin eşi İlker Yasin Solmaz hakkında ise hiç bir bilgim yoktur.. Cenaze sırasında eşinin tabutuna sarılıp ağladığı söyleniyor..

    Defne'nin ölü bulunduğu evi sahibi Halit Kerem Altan hakkında da bilgim yok.. Sadece babasını, onu da yazılarından tanıyorum..

    Hıncal bunların arasında sadece H.Kerem Altan'ı iyi tanıyor.. Yazısında da belirttiği gibi aralarında kan bağı da mevcutmuş.. Fakat, yazısında Kerem'in söylediğini iddia ettiği sözleri kendisinden değil de, gazetedeki bir arkadaşından dinlediği sözler.. Kerem o sözleri iddia edildiği şekliyle aynen söylemiş mi, bilinmiyor.. Ve, "iddia" edildiği gibi Defne o eve bir ilişki için mi gitti, yoksa yolda fenalaştı da, Kerem kendi evine götürdü.? Bunlarda henüz tam aydınlanmış değil.. Olay bu şekle gelmeseydi aydınlanması önemli değildi.. Ancak, bu saatten sonra bunun kesin olarak aydınlanması gerekir..

    Benim bu olayda en üzüldüğüm noktalar şunlar; Elbette öncelikle Defne'nin genç yaşta yaşamını yitirmesi başta geliyor.. Sonra ise, Defne'nin henüz 18 aylık olduğu söylenen çocuğu.. Tabii ki, aralarındaki ilişki ne durumda olduğu bilinmeyen eşi Yasin'e de üzüldüm.. Çocuğu bir anda annesiz kalıverdi.. Kerem hayvanına ise hayvanlığından dolayı acıdım.. Sen tam da kafası da iyi şöhretli bir fıstığı ağına düşürmüşken, o fıstık da gelsin senin evinde can versin.. Hiç olacak şey mi bu..? Ölmek için senin evinden başka yer mi yoktu..! Bunun için acıdım o herife.. Yazık..! Kim bilir aralarında bişey de olmamıştır belki de..!

    Aralarında hiç bir şey olmasa bile, mutlaka o anda birilerini arayıp yardım istemiş olmalı.. Yani ne yapması gerektiği konusunda birinden bir akıl aldığı muhakkak.. Çünkü, o anda o alkollü kafayla ve evinde ölmüş biri yatağında yatarken doğru bir akıl yürütmesi beklenemezdi.. O da doğrusunu yaptı ve bir dostundan akıl aldı.. Akıl aldı ama, aldığı akıl ne derece doğru ve ahlaki bir yöntem.. Ne bir ambulans çağırmasını istemiş, ne arabasına alıp iyi bir hastahaneye gitmesini salık vermiş bu akıl hocası.. İşin gizli kalmasını sağlayacak bir doktor bulmasını söylemiş olmalı ki; Yaya olarak doktor peşinde koşuşturup durduğu çeşitli kamera kayıtları gösteriyor.. Neden yaya olarak hastahane hastahane dolaşıp, doktor peşinde koşuyor.? Kendi arabası ile veya bir taksi çevirip o şekilde gidemez mi bir hastahaneye.? Yok, hayır..! O zaman iş açığa çıkar diye korkuyor.. Halbuki bilmiyor ki, o esnada Defne son nefesini vermiş bile..

    Devamı var..

    1|1
    0|0
  • Ben haberi radyodan duydum. Çok üzüldüm. Bir anne olduğu geldi aklıma, o hafta yarıimadan elenirken veda ettiği geldi, Acun'un veda ettirmediği, heralde şimdi ettirmediğine üzüldüğü falan gibi şeyler geldi.

    Kızla bir kere sinemada karşılaşmıştım. Sigara sormuştu, tvdeki imajı dışında soğuk bulmuştum, üstelik bir şey istemesine rağmen soğuktu. O kadar, onun dışında televizyondaki bıcır halleri var hep aklımda. Bebeği ile ilgili Ebru Şallının programında konuştuğunu gördüğümü hatırlıyorum. Konuk doktora oğluyla ilgili sorular soruyordu, aynı muzip halleriyle.

    Sonra radyoda o haber, yanlış anladım heralde dedim. Sanki anons edilen isimle yüz birbirini tutmuyordu. Sanki ölüm ısrarla bu kıza yakışmıyordu. Ama bebeği var onun diyebildim, çok üzüldüm, hala üzgünüm.

    Hıncal Uluç'un yazısını okudum. Leo Buscaglia taklidi sevgi pıtırcığı yazılar yazmaya çabalayan bir adam için oldukça şaşırtıcı bir yazı. Ben de yazıyı iki yüzlü buldum. Sanki Hıncal hiç one night stand ilişki yaşamamış, sanki hiö evli bir kadınla beraber olmamış bir manastır rahibi edasıyla yazmış. Sanki hiç bu tür ilişkiler yaşamamış, sanki o ilişkileri kadınlarla yaşamamış gibi yazmış.

    Kızın eşinden ayrılmadan bir ilişki yaşamış olması, uyuşturucu kullanması, sorumsuz davranması falan bir tarafa, kocası açısından bakarak yazmaya çalışmış yazıyı. Peki ben de soruyorum. O saate kadar eve gelmeyen karısını aramayan kocada kabahat yok mu? O koca eşinizi alın diye aranmasaydı eşini arayacak mıydı?

    1|0
    0|0
  • gıybet olacağı için yorum yapmıyorum, bizim kültürümüzde ölenin arkasından konuşulmaz. hıncalla ilgili bir şey söylicem laf bir şekilde defneye dokunacak, o yüzden susuyorum. doğru veya yanlış, öldü o. insanlarda kusur aramamalıyız, günah işlediyse kendine, sevap işlediyse kendine... hıncal sadece bu sebep yüzünden gözümde hatalıdır konuşmak hiçbirimize düşmez, ama yazının içeriği ile ilgili yorum yapamam defneye gider konu çünkü. keşke hıncal da 2 gramcık benim gibi düşünebilseydi... ve defne yerine başka bir yazı yazsaydı... keşke hiç konuşmasaydı, haklı olup olmaması önemli değil, konuşmamalıydı...

    0|0
    0|0
    • Keşke dediğin gibi olsaymış. Çünkü bizim kültürümüzde herkesin arkasından konuşulur. Ölü diri farketmez. Yeter ki kendi pisliğimizden öteye çekebilelim dikkatleri.

  • rezalet; kimin ne haddine!

    1|0
    0|0
  • Defne ölümüyle hepimizi çok üzdü. Yabancı bir evde can çekişerek ölmeyi kimse hak etmez. Eşini aldattı diye ölümü hak etmiş gibi davranıyorlar. Bu çok acı verici ve iki yüzlü bir davranış. Onu ayıplayanlar eşlerini aldatmıyor sanki!

    0|0
    0|0
  • hıncal defneye aşılmış ona yüz vermemiş belli ki tanımam etmem dediğine göre :)) komik ömür namusa göre verilseydi f ...ler hemen olurdu değilmi ahlak zabıtası kesilenler gizli kapaklı kim bilir ne işler çeviriyordur ölümü hak etti diyenleri kınıyorumm ölünün arkadaşından kötü konuşanların zaten allah verir cezasını hiç merak etmesinler

    1|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 3

  • Yahu atalarımız ne güzel demiş kel ölür sırma saçlı olur kör ölür badem gözlü olur diye.kuran-ı kerim'de yazdığı gibi her canlı ölümü tadacaktır.en temiz en dürüst insan da ölecek en aşağılık şerefsiz insan da ölecek o yüzden ölen herkesi yüceltmek için kendinizi zorlamayın evli ve çocuğu olan bir kadın ve daha o gece barda tanıştığı bir adamın evinde ölmüş.ne işi var orada.evli kadın kocasının dışında bir erkeğin evinde geceyi geçirmeye ne için gider.hıncal uluç'u sevmem ama güzel yazmış.Defne midir nedir yaşarken sevmezdim son derece şımarık,antipatik bulurdum yaşarken sevmediğim için ölümüne de üzülmedim.hayattayken sevdiğim insanlar ölünce üzülüyorum

    0|0
    0|0
  • Yazıyı da bilmiyorum, konuyu da bilmiyorum ama Hıncal Uluç'u biliyorum az çok. Yani yazarlığını ve televizyonculuğunu. Malum, bizim toplumun parçasıdır ahlak bekçiliği hiçbirşey bilmesen bile. Nasıl giyindiğin, kaçta eve geldiğin, evine kimlerin geldiği herkesin derdidir her zaman. Keşke herkes sadece kendi sorumluluklarının bilincinde olsalar da böyle abuk yazılar ve konular olmasa.

    0|0
    0|0
  • hıncal uluç gayet güzel yazmış ilk defa tebrik edesim geldi hıncal uluç'u

    1|0
    2|2
Yükleniyor...