Siz Neleri Özlediniz ?

Sıcak tandır ekmeğinin kokusunu, kandillerde komşuların dağıttığı irmik helvasını, akşam üstü yorgun ayaklarıyla babamın işten dönüşünü bir de...

Komşu bahçelerin yasak meyvelerinin tadını, kocaman kazanlarda kaynatılan salçaları, bayram günleri tütün kolonyası kokan evleri özledim.

Ya siz geriye dönüp baktığınızda siyah beyaz anılardan burnunuzun direğini sızlatan ne var ? Neleri çok özlediniz ?


0|0
5|25

En İyi Erkek Görüşü

  • Aslında bunu ben bir soru olarak yazmayı düşünüyordum ama farklı bir şekilde soracaktım. Siz önce davranmışsınız. Sanırım aynı melankoliyi hissediyoruz.

    Ben çocukluğumu çok özledim. Özlediğim şey çocuk olmak değil. Ben 80'lerde çocukluğumu yaşadım. Video kasetlerin olduğu, insanların eğlenmek için lunaparka gitti, çekirdek çıtlatıldığı, birdirbir oynandığı dönemler. Özlediğim şey bu anlattıklarım değil. Bu kadar basit ve sıradan şeyleri bile özel kılan duygu yoğunluğu. İnsanlar birbirlerine yakın ve samimiydiler.

    Özgürdük. Belki teknolojik açıdan gelişmemiştik. Ulaşım daha zordu. Birşeye erişmek için daha çok uğramamız gerekirdi ama bunların hepsinden daha değerli bir şey vardı. Ruhlarımız özgürdü. Satın aldığım 2 tane kaseti walkmanimde sabah akşam dinlerdim ama dünyayı dinlediğimi düşünürdüm. Hayır bu bir ilüzyon değildi. Bu küçük şeylerin verdiği tat, en ufak bir şeyden bile yakalanabilen mutluluğun eseriydi. Bugünkü doyumsuzluğun, anlamsızlığın ve sahteciliğin tam tersi. Lezzet sadece yemeklerde değil insanların içlerinde vardı. Okuldan çıkıp da harçlığımla aldığım sosisli sandviçin tadını bugün en güzel lokantadaki en pahalı yemekte alamıyorum. Bir tane plastik topun peşinden koşan 20 tane veledin aldığı mutluluğu en güzel sevdiğim hobiyi yaparken alamıyorum. O zamanlar ki ruh ve istek günümüzde geçerli değil. O günleri özlüyorum çünkü en iyi arkadaşımla simidimi paylaştığım zamanı düşünüyorum. Bir şişe köpek öldüren (Güzel Marmara) içip adam olduğumuzu sanmanın verdiği hazzı bulamıyorum. Bir kızın elini tutunca kalbin nasıl attığını düşünüyorum ve bugün yaptıklarımızın neden öyle hissettirmediğini anlamaya çalışıyorum.

    Belki tecrübesizliğin getirdiği merak, belki de ilk deneyimlerdi. Dünya çok hızlı değişiyor ve bizler artık onu yönetmiyoruz. O bizlerin efendisi oldu. Bir şeyin ne olduğunu anlamadan, tadına varmadan tüketiciler olarak yenisine sahip olmaya çalışıyoruz. Düşünmüyoruz, anlamıyoruz, özümsemiyoruz. Belki de bu yüzden bir tarlakuşunun hikayesinin anlatıldığı Ralph Vaughan Williams'ın eşsiz eseri The Lark Ascending'i seviyorum. link

    Bir tarlakuşunun doğumu, hayata dahil olması, yaşayışı ve ölümü. Aslında herşey ama bizler için hiçbir şey. Manaları o kadar kolay kaçırıyoruz ki. Bir şeyi anlamak için 2 saniye bakmıyoruz bile. DÜşünmüyoruz. Hayatta o kadar güzel hikayeler var ki ... hepsini ıskalıyoruz.

    Ayak oyunları istemiyorum. Saçmalıkları görmekten sıkıldım. Boş mevzular, gereksiz lakırdılar. Saçma bir dönem, mantıksız insanlar. Ben masumiyeti, duyguları ve hikayeleri istiyorum tekrar.

    Dövüş ustası olanlar öfkelenmezler. Kazanma ustası olanlar korkmazlar. Akıllılar dövüşmeden kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.

    2|2
    0|0
    • DoctorGraham ne güzel anlatmışsın. Ellerin dert görmesin öncelikle...

      Ben de o saflığı ve masumiyeti çok özledim. Hala temiz ve saf olan şey çocukluğumuz, anılarımız...

    • Anlamsız müzikler dinleyen, garip tavırlar sergileyen mutsuz ve ruhsuz bir insan olmak istemiyorum. Beni insan yapan her türlü düşünceyi, hissi sahiplenmek istiyorum. Kızarkadaşım beni öperken hala 14 yaşındaki heyecanı hissetmek istiyorum. Duygularımın ve hislerimin elimden alınmasına izin vermeyeceğim.

    • Duygularını elinden almak mümkün değil ki dostum. İçindeki çocuğu yaşatmaya devam et. o Cevher o masumiyet hala var senin ruhunda, biliyorum ben :)

Erkekler Ne Diyor 24

  • Pc oyunlarının telefonların henüz çocukları ele geçirmediği dönemler. Kıçımızdan uydurup oynadığımız oyunları özledim. Kendimizi sevdiğimiz çizgi film karakteri sandığımız zamanları. Bahçemizdeki ağaçların kovuklarına şeker sakladığımız dönemleri. Soba üzerinde pişen kestaneleri, sağdan soldan topladığımız tahta ve çivilerle mahalledeki kedi köpeğe yuva yaparak zorla oraya oraya alışmalarını sağlamayı, büyüklerimizin anlattığı cinli perili masallarla sabaha kadar uyuyamamayı özledim...

    1|0
    0|0
    • :)) kedi köpek meselesini ilk anımsayan sen oldun. Zavallılar ne çekti bizden ya. Ne şanslı çocuklarmışız şimdi anlıyorum. Teşekkür ederim arkadaşım

    • Hepsini Göster
    • Bak duygulandırdın beni oturdum şapşal şapşal çocukluğumu düşünüyorum şu an. Yaşlanmışız be :D

    • Sen de beni duygulandırdın ama :)

      Evet yaşlanıyoruz ve çocukluğumuz orada hala el değmemiş masumiyeti, kirli ayakları ve terli saçlarıyla bir topun peşinden özgürce koşuyor...

      Sağol içimi ısıttığın için.. Ellerin dert görmesin arkadaşım

  • Hey gidi günler sabah okula git masaların üstünde gezin heyt ulan ben cüneyt arkın nidalarıyla kavga dövüş oyun eve döndüğünde önlüğün bütün düğmeleri kopmuş kapıdan önlüğü çantayı at maç yapmaya git dön ders çalış misketleri futbolcu kartlarını kontrol et tv de cüneyt arkın filmlerini izle sobada kestane mandalina kabuğu zile bas kaç metin ali feyyazlı Beşiktaşla coş dayın hadi maça gidelim dediğinde dünya dursun peeeehhh

    3|0
    0|0
  • Anlattıklarınız hepsi birbirinden güzel ama belki tekrar yaşanılabilir veya yaşanılan yerler vardır. Benimkisi belki bir daha asla yaşanılmayacak bir anı. 1983-1986 yılları arasında daha yeni yetme çocukken; tabi o zaman televizyon çoğu evde yok. Zaten seyreden de yoktu. Saat 19.50'de o zaman ki adı TV1(TRT1) olan tek kanal İstiklal Marşı ile açılırdı. 19.50'de Rahmetli Adile Naşit'in Uykudan Önce programı vardı, pür dikkat bütün çocuklar sanki okul sıralarındaki gibi sıralanmış onu dinlerdik. 10 dk sürerdi. Saat 20.00 olunca TV1'de haberler başlar, sırayı evin büyükleri alırdı. Biz doğru sokağa. Sokak da ne sokak. Gece yarılarına hatta 02.00'lara kadar oynardık. Organ mafyası da ne kelime, bilmezdik. Bizler dışarıda oyun oynardık, anne ve babalarımız ellerinde çay bardakları ve küçük tüpte ısıtılan demlikten çay içerler, konu komşu ağır sohbetle günün kritiğini yapardı. "Özal'ın tuzu kuru bu KDV'yi başımıza iyice bela etti" derdi, Sülüman(Süleyman) amca. Taksiciydi ve kırk kanaat geçinirdi. Bizler artık gece yarısından sonra koşturmacalı oyunlarımızdan yorulmuş olarak annelerimizin dizlerine gelir yatardık, her seferinde de uyuyakalırdık. Bugünün çocukları bilgisayardan kalkıp dışarı çıkmazken bizi o günlerde anne babalarımız içeri sokamıyordu. Hey gidi çocukluğumuz hey, nasıl da akıp geçti gitti. Hissettik ama anlayamadık, derler ya onun gibi.

    :)

    1|0
    0|0
    • Ah ne güzel anlatmışsınız. Her şey çocukken daha güzeldi sanki. hafta sonları TRT deki kovboy sinemalarını da ben anımsatayım. ardından da Pazar Konseri... ne kadar mutluymuşuz :)

    • Hepsini Göster
    • Rica ederim çok memnun oldum iyi geceler :)

    • İyi geceler, komşufendi :P

  • ESKİDEN

    Çember çevrilir, Su musluktan içilir,

    Ağaçlara tırmanılırdı. Bebekler bezden,

    Silahlar tahtadan, Resimler kömür karasından yapılırdı. Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin

    İsimleri konulur, Saatli maarif okunurdu.

    Komşuda pişen Bize... Bizde pişen komşuya düşerdi.

    Geceler ayaz, Sokaklar karanlık, Yıldızlar parlak olurdu. Turşu, salça, mantı Evde yapılır, Karpuz kuyuda soğutulurdu. Erik ağacının çiçeği, Pencere camımıza yaslanır, Güz yaprakları bahçemize düşerdi.

    Kardan adam yapılır, Evlerde soba yakılır, Kış gecelerinde masal anlatılırdı. Merdiven çıkılır, Aidat ödenmez, Yönetici seçilmezdi. Evler badanalı,

    Sokaklar lambasız, Mahalleler bekçili olurdu.

    Ajans radyodan dinlenir, Çizgi roman okunur,

    Defterlere kenar süsü yapılırdı. Hayat, Arkası yarın gibiydi, Kesintisizdi. Her gün yaşanacak bir şey vardı. Herkes kendi düşünü kurar, Kendi hayatını oynardı.

    ŞİMDİ

    Şimdi,

    Herkes

    Yoğun, Yorgun Ve Tek başına...

    2|0
    0|0
    • Çok teşekkür ederim tüm konuştuklarımızı ne güzel özetlemiş bu satırlar..sağolasın

  • Insanlar büyüdükçe beklentileri de büyüyor o büyük beklentilerine ulaşmak içinde her bir koşuşturmacanin içine giriyorlar bu koşuşturmanin için de küçük mutluluklarını unutuyorlar artık bahar yağmurun da ıslanmaz çimlerde serilmez sevdiklerimizi daha az ziyaret eder olduk belkide mutluluk o küçük şeylerde gizlidir ışte insanların büyüdükçe mutsuz bir hale gelmesinin sebebi

    1|0
    0|0
  • mahallede oynamayı biz oynarken mahallede oturanların oturup çay demleyip içerek sohbet etmelerini mahalle kültürünü özledim kimin evi olduğunu umursamadan yorulduktan sonra bir evin kapısını çalıp suuu diye bağırmayı özleidm onların bardakta su verirken yüzlerindeki samimiyeti özledim

    1|0
    0|0
  • naylon ayakkabıların yaz sıcağında terden vıcık cıvık ayağımdan çıkmasını..maç yaparken en yakın evden su isteyip içmeyi(boncuk gibi dizilirdik..)tornete binmeyi(bi çeşit tahta kaykay..)misketi,dokuzkaya yı..kasetçalar walkmenimi...off çok şey var ya hicazkar..çok:((

    1|0
    0|0
    • ahahaaa evet ya bende anımsıyorum bunların hepsini. tornete ben bile bindim annem ona erkekler biner derdi :))

    • plastik topları alırken havaya çevirerek atardık yamuk ise almayalım diye..sapı telden olan pervaneler vardı birde naylon ipli vız vızlar link su tabancaları.. link

    • ah evet o su tabancaları çok fenaydı biz onlarla mahalle savaşları yapardık :))

  • Eski dostlukları ve çıkarsız ilişkileri özledim.

    1|0
    0|0
  • Gel ablacığım misafir edelim sizi :) Muğlanın ilçesinde.Köylere gideriz dediklerinizi yaparız hala var buralarda :) Sevgilerle...

    1|0
    0|0
  • soğuk kış gecelerinde dışarda kar yağarken sıcacık evde sobanın üstünde kestane pişirmeyi,ekmek kızartmayı :(( şimdi hxçogu yer doğalgaz kestaneyi ya da ekmeği peteklerin üstüne aralık ayının 1.günü koysak 28 şubata kadar anca olur hatta olmaz bile :((

    1|0
    0|0
  • realist bir yaklasim sergilemek gerekirse her bilinc bir varolusta gorevini yerine getirir ve cocuklar ne kadar da insanin ozu olsada o bilinc gelismeye buyumeye mahkumdur cocuklugumu seviyorum onu oldurmeden ince bir cizgide yasatiyorum onu

    hersey geride kaldi zamani yakalamak o bilincin cok isine yarar cunku gecmisin uzerine insa edilmez gelecegin uzerine insa yapilir

    gecmisteki yasanilanlara , verdigim tepkilere , yasadiklarima saygi duyuyorum ve o bilinci oldugu gibi seviyorum gelecek daha onemli cunku o cocuk o bilinc gelecekte mutlulugu hak etti

    0|0
    0|0
  • Bütün derdimin televizyon uğruna bir saat daha geç uyuyabilmek için annemin gözlerinin içine baktığım çocukluğumun bütününü çok özledim...

    2|0
    0|0
    • Ben de ya :( Uykudan önce ve Artık uyku saati kuzucuklarım diyen tatlı tombiş bir kadın sesinin annemin yat hadi ikazına dönüştüğü o günleri...

    • Hepsini Göster
    • Mesaj kutunu açmalısın dostum :)

    • ahh pardonn = ))) Hemen açıyorum

  • hepsini yazmışsın be hicazkarr bizi nerelere götürdün eline sağlık...

    1|0
    0|0
  • salcali ekmegi mahallenin kizlariyla doktorculuk oynamayi

    1|0
    0|0
  • bunlar bızım burda hala var ya ama buyuk şehırde bunları özlüyor ınsan

    1|0
    0|0
  • Tek bir sey ozledim ben. Oda cok ama cok eski sevgilimi ozledim. Su anda evli bir baskasi ile ama ben onu unutamadim ve hep aklimda yuregimde. Birde koyumu ozledim uzun zamandir gidemedigim bazi nedenlerden dolayi.

    0|0
    0|0
  • Ben en çok 10 sene önce insanların birbirini ayırmadığı, sen şusun, ben buyum diye nitelendirmeden insan olarak gördüğü zamanı özledim. Akp den önceki dönemi...

    0|0
    0|0
  • mutlu olmak için çocukluğumdakinden daha fazlasını istemiyorum.beklentilerimdede bir değişiklik yok.tek eksik çevremdeki insanlar benim gibi düşünmüyor.eski bayramlar eski komşuluklar lafını çok duyuyorum ama iş icraata gelince herkes çıkar peşinde.ben sadece çocukluğumdaki iyi niyeti özlüyorum, büyüyünce kimsede kalmayan

    0|0
    0|0
  • Millet özledim deyince ben de şöyle geriye dönüp bakıyorum bir an duygulanıyorum ancak huyum değildir hatırlatma olmadan geçmişe gidip özlem duymam. Vefasız değiliz ama yanlış anlaşılmasın.)

    0|0
    0|0
  • Mavi capitolun kokusunu özledim

    0|0
    0|0
  • Keşke eski yıllara dönebilsek.Çocukluk yıllarımıza.Kafamızda hiç bir dert tasa yoktu.Gecenin 10-11inde mahallediklerle saklambaç felan oynardık karanlık ne güzeldi be ahhhh ahhhh.

    0|0
    0|0
  • sıcak tandırı cıdden ozledım bu ara Ankara traafına gıtsem orda yol kenarında konyalı bır tandırcım var duurup yıyecegım

    0|0
    0|0
  • Eskiler bir yana sizi özlüyoruz:)))

    0|0
    0|0
  • Dut agacına cıkmayi

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 5

  • Açıkçası çocukluğumu çok özlüyorum.. Annemin ve babamın sağ olduğu dönemleri yani. Çocukken dünyanın en büyük sorunu sandığım meseleleri tekrar yaşamaya razıyım,geriye bakınca anlıyorum aslında ne kadar güzel dönemlermiş diye..

    Dönem dönem farklı psikolojilere sahip oluyor insan sanırım, bu dönemde de 'düşümüyorum,iyiyim' psikolojisindeyim çoğu zaman ama aslında o duygular hep içinde insanın.. Neyse konudan iyice çıkacağım gibi..

    Sonuç olarak en çok çocukluğu özlüyorum,ailemi,o sıcaklığı.. ve sanırım o zamanlar farkında olmadığım ama içimde var olan hayallerimi de çok özlüyorum..

    1|0
    0|0
    • Gözlerim doldu. Geçmişlerine rahmet diliyorum... İçindeki çocuğa sahip çık o ölürse dünya yaşanmaz bir yer olur

  • Bizim bahçe lale tarlası gibiydi şimdi kaktüs

    Düştüğümde oluşan yaraların kabuklarını kaldırmayı severdim

    1|0
    0|0
  • sokağa halıyı serip hortumla serin serin halıyı yıkamayı özledim ya :D

    0|0
    0|0
  • çocukluğuma dair sayılamayacak kadar çok şeyi özledim

    0|0
    0|0
  • hiç bişeyi özlemek istemiyorum

    0|0
    0|0
Yükleniyor...