Ve bir gün uyandığınızda bildiğiniz ölüm yoksa...

Soğuk bir kış günü sabahları o güzelim, sıcacık yataktan kalkmak ve hazırlanıp işe okula gitmek tam bir zulüm gibi gelir insana.

Gözlerinden hala uyku damlıyor, sonra uzaktan çığlıklar ve karmaşık sesler yankılanıyor. Siz hala gözleriniz çapaklı halde üstüne uzun kollu birşey alıp pencereye doğru yürüyorsunuz.

Perdeyi araladığınızda ilk önce kar yığınlarından yansıyan beyaz ışığı görüyorsunuz. Sonrasında görüntü giderek netleştikçe, karı lekeleyen kanları, çevrede koşuşturan insanları yanan evleri ve en sonunda oturduğunuz binanın tam önünde ki kaldırımda yerde yatan komşunuzu parçalayıp yemeye çalışan ağzı yüzü kanlı insanları görüyorsunuz.

Birden arkanızda ki oda kapısı aniden açılıyor ve kardeşiniz ya da babanız "çabuk hazırlan kaçmamız gerek" diyor.. Tüylerinizi diken diken eden ilk o sabahın soğukluğuydu şimdi ise korkunun ve kaosun etkisi oldu.

Evden çıkmaya çalışırken birden bir anneniz babanızın kolundan koca bir ısırık alarak onun üstüne çullandı, lakin annenizin gözleri,sesi ve yüzünde bir yabancılık var. Bu yaratık her sabah size kahvaltıyı hazırlayan o güzel ve şefkatli kadın değil.

Babanız çığlıklar içinde debelenerek "kaç, kaçç!" diyor..

Göz bebekleriniz korkudan iyice açılmış ve ağlamaklı halde sokağa çıkıyorsunuz. Her yerde parçalanmış bedenler, kan ve kemik parçaları var. Üniversiteden arkadaşınız birden yolun karşısında fren yapıp " buraya gel hadi!" diye bağırıyor.

Afallamış haldesiniz, araca binip histeriz bir kriz içinde ağlıyorsunuz, neler olduğunu soruyorsunuz,babanız ve bir vakit annenize benzeyen mor dudaklı ve kanlı dişlere sahip yaratık gözlerinizin önünden bir türlü gitmiyor.

Araç tam sola saptığında son duyduğunuz bir fren ve korna sesi oluyor. Kendinize geldiğinizde alnınız ve sağ elmacık kemiğinizde bir kanama ile uyanıyorsunuz. Kulaklarınızda derin bir çınlama sesi yankılanıyor, görüntü yavaşça belirginleşmeye başladığında sesler uğultulardan temizleniyor. Arkadaşınızın kafası ön cama dalmış durumda, kan ve beyin her yere saçılmış. Sol kolunuza batan cam parçalarını dişlerinizi sıkarak hızla saplandığı yerden çıkarıyorsunuz. Aracın kapısını bir kaç denemenin ardından son bir güç kırıntısı ile açtığınızda arkadaşınızın kafasını kemirmeye çalışan bir kaç zombi görüyorsunuz. Ayağınız takılıyor yere düşüyorsunuz üstünüze doğru gelen eli, yüzü kopmuş, parçalanmış yürüyen bir ölü topluluğu size doğru adım atıyor VEEEE KESTİK!

Ve bir sabah uyandığınızda bildiğiniz ölüm yoksa, her yer zombilerle kaynıyorsa vee az önce sahnenin bittiği yerden başlasak o an ve sonrası için ne yaparsınız?


0|0
2|0

Kızlar Ne Diyor 2

  • güzel zombi film senaryosu :)

    can havli diye bir şey var hızla kalkıp kaçmaya çalışırım

    güvende olabileceğimi düşündüğüm bir yere kapatırım kendimi, toparlanmak için

    sonrasını düşünmek lazım

    nereye gidilir, neden gidilir, ne yapılmalıdır vs.

    0|1
    0|0
  • abi çok uzun ya :( ilk paragraf iyiydi sadece orasına yorum yapayım.

    kış günü soğuk bir sabahta sıcacık yataktan kalkıp işe gtmek gerçekten zor :)

    1|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 0

Erkekler görüş yazmamış.

Yükleniyor...