Dünyanın Ana Rahmi: Anadolu

Anadolu...Dünyanın ama rahmi...Güneşin bir başka doğduğu, ayın gecelerine efsunlu tebessümler sunduğu, baharın bir başka doğduğu...Sıcağında yanmaya, soğuğunda üşümeye, yağmurunda ıslanmaya bile hasret kalınabilen topraklar...İnsanın sadece akıl ve bedeniyle değil, ruhuyla da dayanılmaz bir özlem duyup kavuşma arzusu taşıdığı topraklar...İnsanın aşka, aşkın insana en yakın olduğu topraklar...İnsanlığın dünya ile tanıştığı, varlık mücadelesine başladığı, varlığını anlamlandırmak için ilk eserlerini verdiği yeryüzü parçası...Her insanın bir şekilde akrabalığının bulunduğu; Adem'den, İbrahim'den, Nuh'tan beri gelen köklerini aradığı, belki de genetik şifrelerini gizleyen yeryüzü parçası...Nereye giderse gitsin, nerede olursa olsun, sürekli kulağında çınlayan bir ses Anadolu...Çileli topraklar.Sürekli savaşlar, sürekli bunalımlar, sürekli kan ve gözyaşı...Tıpkı ana rahmi gibi kanamalı...İnsanlığın belki de yaratıldığı güne ayna olan topraklar, Anadolu...Bu yüzden miydi; bin yıllardır bu topraklarda karışıklık hiç bitmemiş, herkes buraya sahip olmanın hesabını yapmış, hesap bitmiş ele geçirme planına başlamıştı.Bu yüzden miydi; şeytan ve askerlerini en fazla meşgul eden yeryüzü parçası bu topraklar olmuştu.Peki!Acaba bu yüzden mi; oynanan bin türlü oyuna, ortaya atılan sayısız fitne ve fesata rağmen bin yıldır bu topraklar şimdiki sahiplerine emanet edilmişti?Bu yüzden mi; emanete ihanet etmemek için sahipleri tarafından ölümüne savunulmuş, önlerine konulan her bedel gönül rızasıyla ödenmişti.Bu yüzden mi; sonsuza ya da mutlak sona kadar buralar bugünkü sahiplerine sırlı bir mühürle verilmişti?Bu ve benzeri sorulara verilecek bir cevabınız mutlaka vardır.Ne var ki hakikat gün gibi ortadaydı.İnsanlık; başlangıcına, doğumuna, tarihine en çok bu topraklarda yaklaşabiliyordu.Dünya üzerinde yaşamış veya yaşayan her insanın bu topraklarla bir bağı, bağlantısı vardı.Bu yüzden tarih içinde hep göz önünde olmuş, hep dikkati çekmiş, hep sahip okunma arzusuna karşı koyulamamıştı.Bu kadar acılarla yoğrulmasının, kan ve gözyaşına boğulmasının sebebi buydu.Sonuçta mülkün sahibi; artık bu toprakları yeni sahiplerine bağışlamış ve ne pahasına olursa olsun sahip çıkacaklarının sözünü almıştı...

Güncellemeler:
Siz de uzun ya da kısa Anadolu' yu tanımlayın..

0|0
1|1

Kızlar Ne Diyor 1

Erkekler Ne Diyor 1

  • bin yıl konusunda yanlışın var. Anadolu'da 5000-10000 yıl öncesine kadar dayananan 28 adet Türk yerleşim yeri var. 1000 yıl önce geldik hikayesine inanmayın biz anadolunun asli unsuruyuz. atatürk ün zamanında bunlar anlatılmış ama artık nato nun dayattığı tarihi okuttukları için 1000 yıl önce geldik sanıyoruz. Türkler Anadolu'da ezelden beri vardı, kıyamete kadar da olacak düşmanlarımız bunu kafasına yazsın.

    0|0
    0|0
    • yazıda gerçek sahiplerine emanet edildi derken sadece Türkleşmeden bahsetmediğim için belirttiğin yılları örnek göstermedim..

Yükleniyor...