Eğitim sistemimiz nereye gidiyor?

Bugün LYS yapıldı arkadaşlar, ben üni. öğrencisi olduğum için, o dönemlerden geçtiğime şükrediyorum.

Ek olarak, sınavı iyi geçmeyen arkadaşlara da ufak bir sorum olacak, eğitim sistemi nereye gidiyor? Yorumlarınızı fikirlerinizi bekliyorum..

Benim görüşlerim ise ;

size haklarınızı öğretmez. hakkınızı nasıl arayacağınızı da öğretmez. bir şekilde neyin hakkınız olduğunu öğrendiyseniz bile yapabileceğiniz bir şey yoktur bu yüzden. 12 yıl okuyup bu sistemin içinde eğitildikten sonra liseden mezun olursunuz ve mahkemeye nasıl müracaat edilir, hiçbir fikriniz yoktur.

size çok temel sorunlarla nasıl başa çıkılacağı öğretilmez. nüfus cüzdanınızı kaybederseniz yapmanız gerekenleri tanıdıklarınıza sorarsınız. olur da üniversitede ailenizin yanından ayrıldınız diyelim, kiraya çıktığınız evin suyunu elektriğini üstünüze almanız gerektiği söylendiğinde ne yapacağınızı bilemezsiniz. aynı şekilde hastalandığınızda aileniz tarafından hastaneye götürülmeye alıştıysanız, bir de sosyal güvenceniz yoksa , ailenizden uzakta kalırken hastalandığınızda ne yapacağınızı şaşırırsınız. “hangi hastaneye gitmem gerek, geçen sene dişim çok ağrırken gittiğim dişçi bile muayene için bir servet istemişti bunlar ne isteyecek, hem ben neresine başvuracam bu hastanenin noluyor, hangi yıldayız başkan kim” diye düşünürken hastalığınız ilerlemiştir büyük ihtimalle.

ekonomi hakkında zerre kadar fikriniz yoktur. “olm parayı biz basmıyor muyuz basalım parayı dağıtalım herkeslere kalmasın fakirlik falan, dış borcu da kaparız nedir yani ehuhu” dersiniz.

12 yıldır her sene resim dersi aldığınız halde resimle ilgili bir şey bilmezsiniz. o kadar yıldan tek hatırladığınız ‘bunlar nasıl çalı’ diye sizi azarlayan bir öğretmenin verdiği düşük nottur. ondan sonra picasso sergisinde ‘bu ne lan? niye çok beğeniliyor, çok değerli bunlar? ben niye beğenmiyorum bişe anlamıyorum olm bende ne sorun var?’ diye dolaşırsınız. matisse resimlerine bakıp ‘bunu ben de yaparım lan ahaha bir de 12 milyon dolara satılıyormuş boşuna okuyoruz o zaman biz bu kadar mühendislik dersi’ dersiniz.

müzik dersinde notunuzu fülüt çalarak alırsınız. okulda müzik adına dinlediğiniz tek şey beethoven senfoni no 9’dur. okul zilinde o da.

tarih hocanız ‘arapların hepsi iğrenç, sırplar ayrı bir şerefsiz’ diye başlayarak dünya halklarının yarısını aşağılar, bu oldukça yorucu bir iş olduğu için de boş zamanlarında tahtayı silmeyen öğrenciye tekme tokat girişerek stres atar. okullarda yakın tarih okutulmaması apayrı bir başlığın konusu zaten.

milyonuncu coğrafya dersinden sonra dünyada kaç ülke vardır, bu ülkeler hangi rejimlerle yönetilir bilmezsiniz.

kimi okullara gazete getirmek yasaktır. arada bir kontrol yapılır, politik (veya başka sebeplerle zararlı) bulunan yayınlar toplanır. lise öğrencisinin politikayla siyasetle ne işi var lan? ha lise bitti, on sekizini doldurdun, birden gel oy ver mi dediler sana? ‘bu kim? ne diyor bu adam, orda neler oluyor?’ dedin paralize mi oldun.

Devamı güncellemede...

Güncellemeler:
fotosentezin nasıl yapıldığını sanki kendin yapacakmışsın gibi ayrıntılarıyla öğrenebilrsin. fakat olur da bir gün biyoloji dersinde evrim teorisini tartışmaya kalkarsanız, o konuda kimsenin tam bir şey bilmediği ortaya çıkar. en son birileri dalga geçme amaçlı ‘şimdi ben böyle kollarımı sallasam hep, yüz yıl sonra kanatlarım çıkçak öyle mi ahuaha’ , bir başkası ‘ben maymundan gelmiyorum kardeşim senin atan maymun olabilir benimki değil bana ne bana ne’ der.
zaten okulda bir şeyi adam gibi tartışmayı bu kadar öğrenebilirsin.

edebiyat hocan okulun istediği katkı parasını vermediğin için karne notunu düşüreceğini söyler. utanmasını bekleyerek ‘vermeme hakkım olan bir parayı vermediğim için, edebiyat notumu düşürecekseniz, düşürün hocam ben bir şey demiyorum’ dersiniz. düşürür.

sınıftan bir arkadaşınız psikolojik tedavi görmektedir. niyeyse hocaların hiçbirinin bundan haberi yoktur. ingilizce hocanız zırp pırt kaldırıp sorur sorar, arkadaşınız
arkadaşınız cevap veremedikçe ‘ahahahaa ne diyor çocuklar yahu bu ahaha’ diye güler eğlenir. diğer hocaların çoğu ne olduğunu anlamaz, anlamlandıramadıkları bir sürü davranışından dolayı azarlayıp dururlar çocuğu. okul idaresinden kimsenin aklına gelmez hocaları önceden bilgilendirmek. sınıf arkadaşlarınız söyler hocalara dersten sonra, bazıları gene de umursamaz, ‘ne diyor yahu bu ahaha’ şeklinde geçer bütün ingilizce dersleri.

0|0
2|0

Kızlar Ne Diyor 2

  • Hepsini okumadım da, giriş cümlelerine cevap verecek olursam...

    Eğitim sisteminin bir yere gittiği yok, sisteme geçirenler var. Bunlarda o en baştakiler.. Soruların çoğu çarpma ve hatalı. O kadar boktan bir sistem olduğunu anladığımdan beri az da olsa çalışmış olduğum vakitlere acımadı değilim.. Bu ülke koşullarında zaten belli başlı, rütbeli bir konuma sahip olmak için ya babadan zengin olman gerektiğini ya da bedeninle bir yerlere gelmen gerektiğini hepimiz az-çok biliyoruz.

    Bilmeyen kişiler de belli bir zamandan sonra öğreniyor. Acı gerçekler diyoruz bunlara. "Gerçekler ne kadar acı olabilir ki?" sorusuna en büyük cevaptır bu sistem.

    Aklı olan gider eğitimini başka ülkelerde tamamlar. Ben de başlangıç olarak buralarda olacağım. Sonrası için çok daha başka planlarım var. Zira kaypak bir bölümden, acemi bir mezun olmak istemem.

    0|0
    0|0
  • okumaya üşendmm :(( :/

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 0

Erkekler görüş yazmamış.

Yükleniyor...