• Sor
  • Bence

Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın?

Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, Yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın?

Görüşün nedir?

Gizli Kullanıcı paylaşımına izin verilmiyor

0/2000

En İyi Görüş

  • önce tutmayan ele kızarım zaman geçipte gerçeklerle yüzleşince kendime kızarım

    • senı özlemıstık h.g ablacım..

    • Öncekileri Göster
    • o zaman sen de hoş geldin :))

    • h.b ablacım saygılar :)

Kızlar Ne Diyor 24

  • ben elimi u<atacam da o tutmıcak:))vay beeegülerim herhalde

  • elimi tutmayan öküze kızıyorum

  • Kendime de ona da kızarım. Ama en çok kendime.

  • Tutmayacak bir ele uzattığım için kendime kızgınDIM.

  • İkisine de kızgın değilim... Çünkü elimi tutmak zorunda değiller ve belki tutar diye şansımı denemiş olmam da suç değil. Bir elin tutacak mı tutmayacak mı olduğunu elini uzatmadan bilemezsin... :)

  • uzattığım eli tutmayana darılırım

  • ara ara kendime kizmisligim oluyor:)

    • yanı kız bencede herkese elmı uzatılır:)

    • Öncekileri Göster
    • olup olmadıgını bılemem tabıkı makasadım muhabetti::) alınmadınız dımı?

    • Yok alinmadim alinmak icin bir sebeb yok

  • kendime kızarım ben genelde.

  • tutmayacak bir ele uzattığım içim kendime kızgınım .

  • Uzattığım eli tutup doğrulan...Sonrasında kendisi düşmüşken ondan uzaklaşan elleri tutanlara dargınımdır...canları sağolsun...

  • bunu taktıgıma kızarım heralde .

  • Kendime.

  • bu hayatta sadece kendime kızgınım o yüzden tutmayacak olana el uzatırsam pişman olurum

  • Tutmayacak birine elimi uzattigim icin kendime.

  • .hic biri...bana uzatilan eli tutmadigim icin kendime kizginim

  • Tutmayacak bir ele uzattigim icin kendime.

  • önce tutmak ister gibi yapı da sen elini uzatınca elini geri çekenlere kızgınım

  • her ikisinede

    • bu durum sızı çok etkılermı pekı?

    • hayir

  • Kendime kızarım ama elimi tutmayanada içten içe kızarım. Yani kızarım

    • çok mu kızarsın? :DDDD devamı tabutta rövoşata

    • Öncekileri Göster
    • ayse ablamız o bızım kırlı lekeler cıkmaz yoksa :D

    • Heheheh konu maçla açıldığı için kafam karıştı dahada bulandırmayın be asdfgdsa

  • Kendime kızarım...

    • neden pekı...?

    • Öncekileri Göster
    • bu daha anlamlı oldu tskler::)

    • rica ederim...

  • O eli uzatıp tutacakmis gibi yapıp çekenlere :)

    • dovesım var oyle ınsanları...

    • Öncekileri Göster
    • Dövmeye gerek yok sonra sıkiyorum o eli
      Kafamda ,kola girmeden elini çekti diye

    • +1

  • Genelde 2. oluyor.

    • aynı fıkırdeyım..

  • Ben kimseye dargın yada kızgın değilim

    • ıstıyerek uzattıgın bır olmadımı ?

    • oldu ama gene darılmadım kızmadımda neyse boşver diyim yürüdüm arkama ile bakmadan

Erkekler Ne Diyor 6

  • Herkese el uzatmıyoruz , uzattığımızdada hem kendimize hem karşımızdakine kızıyoruz .

  • gereksiz yere uzanan eller kırılsın:D

  • kımseye kızgın degılım

  • KÜÇÜK çocuk okuldan gelir gelmez holün sonundaki odaya doğru gitti. Ve duvarın dibinde duran tabureye çıkarak, kapının üstündeki camlı bölümden baktı. Babacığı her zamanki yerinde, eski bir sedirde oturuyordu. Önünde de birkaç tane içki şişesi vardı. Sedirin üstüne yayılan örtü, sigara yanıklarıyla yer yer delinmiş, dökülen sıvılarla rengini kaybetmişti. Köşedeki televizyon yine açıktı, babası ona bakacak durumda olmasa da…Küçük çocuk okula yeni başlamıştı. Buna rağmen kontrol görevini, büyüklere taş çıkartacak bir şekilde yapar, bu işe her şeyden fazla önem verirdi. Çünkü babası sızınca sigarasını elinden düşürür, bazen üstünü başını, bazen yorganı, bazen de yerdeki kilimleri yakardı. Üstelik de her yere alkol bulaştığından, o zamana kadar bir yangın çıkmaması, mucizeden başka bir şey değildi.Babası için ettiği dualar, daha yangın çıkmadan onu söndürüyordu.Küçük çocuk kontrol işlemini, kapının üstünden yapmak zorunda idi. Çünkü içeri girse çok kötü azarlanır, duyduğu üzüntüden, o günkü hiç bir dersine çalışamazdı. Anneciği “geçim işi”ni üstlenmişti. Sürekli olmasa da, haftada birkaç gün temizliğe giderdi. Küçük çocuk bu günlerde babasına daha fazla ihtimam gösterirdi. Holün duvarındaki sarkaçlı saatleri, ona görev vaktini bildirirdi. Buçuklarla birlikte, bu da yarım saatte bir demekti. İkide bir yerinden kalkmaya üşense de, babasına duyduğu sevgiden ötürü, bu işten asla şikayet etmezdi. En büyük üzüntüsü ona yaklaşamamak, bir kerecik bile okşanmamaktı. “Tek çocuk çok kıymetlidir.” diyenler, bu bakımdan kesinlikle yanılıyordu.Babası, yıllar boyu kapandığı odadan sadece tuvalet ihtiyacı için ayrılır, daha sonra hiç bir mekâna uğramadan, âdeta koşarcasına geri dönerdi. Küçük çocuk kapının açıldığını duyunca aceleyle koridora fırlayıp, babasının kendisiyle konuşmasını, hatta bazen rüyasında gördüğü gibi, sarılarak öpmesini beklerdi.Fakat ondan sadece tek bir kelime duyardı: “N’aber?”“İyiyim babacım!.” derdi gülümseyerek ve sevgisini gönlüne hapsederek……Çocuk bir gün yine okuldan döndüğünde, kontrol vazifesini yapmak istedi. Fakat çıktığı taburenin bir ayağı aniden kırılınca, kapının pervazına asılı kaldı. Ellerini bırakarak aşağı atlaması, onun için son derece basit bir işti. Fakat tabure devrilip tersine dönmüş, sivri bir kama şeklinde kırılan ayak, tam atlayacağı yere gelmişti.Çocuk o şekilde sallanıp durmaktayken, babası sesleri duyup dışarı çıktı. Ve tabureyi bir kenara ittikten sonra, oğlunu bel kısmından sıkıca kavrayarak:“Ellerini bırak!.” diye bağırdı. “Merak etme seni tuttum, düşmezsin.”Küçük çocuk, bu sözleri hiç duymamış gibiydi. O şekilde beklerken:“Bırak, bırak, korkma!.” diye tekrarladı babası. “Seni çok sıkı tuttum, endişelenme!.”Çocuk, ancak kendisinin duyacağı şekilde:“Gücüm tükenmeden bırakmam babacım!.” dedi. “Çünkü bana ilk defa sarılıyorsun.”... Beklenen eller.

    • abı bıtırdın olayi +1 erken yazdın :D

    • yorum yok... +1 sadece...

    • beklediğim gibi

  • Olumsuz olaylardan dolayı kendimi suçlarım.Ama bu sadece bir özeleştiri olur.

  • tutmayacak bir ele uzattığım için kendime.

Yükleniyor...