Okuduğumuz kitaplardan alıntı yapalım mı?

Okuduğumuz kitaplarda beğendiğimiz kısımlardan alıntı yapalım hadi,ben başlıyorum.

"...Bazı psikologların,sado-mazo gecelere sahip müşterilerine dedikleri gibi,bu sadece neyin ne olduğunu anlamaktı. Çocukken yaşanan taciz ya da tecavüzlerin travmatik sonuçlarından ibaret değildi bütün bunlar. Travmatik olan hayattı. Hepsi. Bütün hayat. Her şey. Özellikle de,travmatik gibi durmayan ne varsa. Doğmak gibi. Dolayısıyla,doğum sonrası depresyon,yeni annelerin yakalandığı psikolojik bir hastalığın değil,hayatın tanımıydı. Hayatta kalma isteğinin. Hayata rağmen..."

AZ/Hakan Günday

Güncellemeler:
Yetişkin uysallığının temeli,toplumun varlığını sürdürebilmesi için toplumdaki her bireyin bir boka yaraması gerektiği inancında yatar. Ve en önemlisi,yetişkin uysallığı,tamamen ölçüsüz bir dünyada,milimetrik biçimde ölçülüdür. Yaş ağacın eğilip kendi köküne oral seks yapmasından ibarettir. Oysa on dört yaşındaki bir çocuğun,ergen öfkesi olarak nitelenerek küçük görülen aşırı davranışları,doğal olandır.

0|0
20|30

En İyi Erkek Görüşü

  • Vuhhu direk Hakan gündaydan girmişsin arkadaşm süpersin ya :D

    bilemezlerdi benim geleceğimi, onlar bir çocuk istediler ben geldim! dünyaya en az değeri veren insan! onlar normal bir çocuk istediler, eğitim görüp, meslek sahibi olacak, gururlanacaklardı. ama ben geldim! bilemezlerdi bir canavarı büyüttüklerini. onların suçu değil, işte bu yüzden ben hep onları düşündüm, başka kimseyi değil. ölmelerini arzuladım. benim dönüştüğüm yaratığı görüp üzülmemeleri için. ailemin evindeki yatak nadir uyuyabildiğim yerlerden biriydi ama ben kan kustum oraya. bilemezlerdi. annem, bilemezdi dünyanın sonunu doğurduğunu

    Bu da Kinyas ve Kayra - Hakan Günday

    1|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 29

  • Ateist Aforizmalar/Jack Huberman

    Charles Bukowski Aforizması:

    "Ben kendimin tanrısıyım. Biz kilisenin, devletin ve eğitim sistemimizin öğrettiklerini silmek için burdayız. Biz bira içmek için burdayız. Biz savaşı öldürmek için burdayız. Biz garipliklere gülmek ve hayatımızı ölümün bizi almaktan korkacağı kadar iyi yaşamak için burdayız.” Bu da emirlerimden biridir.Bira içeceksiniz.

    4|1
    1|1
  • yabancı insanlar arasındaydı sanki, olması gereken yerde değildi.çevresindeki her şeye gizli bir ölümün eli dokunmuş, gerçekdışının ve geçmişe karışmışlığın havası sinmişti ; her şey geçici bir nesneye, sırtta taşına taşına eskitilen ve bundan böyle insanın üzerine uymayan bir giysiye dönüşmüştü.

    2|1
    0|0
  • altını çizdiğim yerleri bilgisayara aktarmaya başladım

    ilk kitaptan gelsin

    "Gerektiğinden daha çok miktarlarda üretilen tek bir mal vardır: Devlet bütçesinden geçinenler ama ekonomi politik derslerinde bu metanın adı anılmaz. Oysa ki metanın tüm özelliklerine fazlasıyla sahiptir, çünkü bunlar en fazla verene satarlar kendilerini."

    kropotkin - anarşi

    1|1
    0|0
  • "Keyfine bakman uzun surmeyecek kuskusuz ama ben ne olacagim?" diye sordu kadin, sesindeki masumiyet, ignelemeyi daha da arttirarak.

    Dor'crae kadinin gozlerine bakacak kadar geriledi ve vapmir dislerini ortaya cikararak genisce gulumsedi. "Ziyafetimden keyif alacagini dusunmustum hanimim," dedi ve kadina sokularak boynunu hafifce isirdi.

    "Yavas ol askim," diye fisildadi kadin ama Dor'crae'nin boyle bir sey yapmamasini saglamak icin muzip bir tavirla adama sokuldu.

    R.A. Salvatore - Gauntlgrym

    1|0
    0|0
  • Hart gençti ama silahlar ve paramiliter taktikler konusundaki uzmanlığı nedeniyle 1981'de istasyon şefi olarak İslamabad'a gönderildi..

    Bu savaşta CIA'in karmaşık bir stratejisi yoktu. Hart kendisine verilen emirleri, ''Sen genç bir adamsın, işte sana para, git dağıt ortalığı'' şeklinde yorumlardı. ''Sakın operasyonların içine okuma, sadece git Sovyet askerlerini öldür ve Pakistanlılara da ne yapmak istiyorsan onu yaptırmaya çalış'' (Hart ile yapılan röportaj 12,26 ve 27 Kasım)

    *******

    1983'te CIA'in gizli çalışmaları meyvesini vermeye başlamıştı ve Hart (Hart, Howard 81-84 İslamabad CIA istasyon şefi)bu durumu Langley'e bildirdi. Hart'ın raporlarına göre, Kongre'nin mücahitlere her yıl gönderdiği para, Sovyet ekipmanına on kat fazlasıyla zarar veriyordu. Senatör Daniel Patrick Moynihan Pakistan'a geldiğinde Hart'a: ''Howard, sonuçta hepsi Sovyetler tarafından ya öldürülecek ya da sakat bırakılacak bu insanlara nasıl yardım edebilirsin ki?'' diye sorunca, Hart ona ''Senatör'' dedi. ''Onlar bize Winston Churchill'in söylediğini söylüyor ve 'bize aletleri verin işi biz yaparız' diyorlar.'' sf/80

    *******

    Sovyetlerin Afganistan'ı işgalinden bir süre sonra Suudi istihbaratının başı olan Prens Turki el-Faysal, Ahmet Badeeb'i (K. Dakota'da okudu, Usame Bin Ladin'in öğretmeni ve arkadaşıydı, Suudi Arabistan İstihbarat Dairesi direktörü personel şefi oldu) bir sürü dolarla beraber Pakistan'a yolladı. Suudi istihbarat teşkilatı -ve aynı zamanda fonları casus teşkilatı tarafından yönlendirilen Suudi yardım kuruluşları- ISI'nın en cömert destekçilerinden biri oluyordu, CİA'den bile daha büyüktü yardımları. Akhtar,Badeep'i alıp Rivalpindi'ye Cumhurbaşkanı Ziya ile görüşmeye götürdü. Badeep General Akhtar'a, ISI'ya nakit para yardımı yapacaklarını söyledi, böylece Pakistan istihbarat teşkilatı Çin'den diğer silahlarla birlikte hassas el bombası tüfekleri alabilecekti. Badeep'in getirdiği para taksitle gönderilecek paraların ilk bölümüydü.

    Bir Suudi casusu bir banka veznedarı gibi görülmeye kısa zamanda alışıyordu. Bir gün Prens Turki bir CIA ajanı dostuna, ''Biz pek operasyon yapmayız,'' dedi. ''Operasyonların nasıl yapılacağını bilmeyiz. Biz sadece çek yazmayı biliriz.'' (Nat Kern 23 Ocak 2002 röportajı/CIA Yakındoğu Masası ve Afganistan görev gücünde görevli Frank Anderson'a ait.) sf/

    *****

    Şu aralar okuduğum kitaptan güzel bölümlerdi.

    Hayalet Savaşları/Steve Coll

    0|0
    0|0
  • ''hayat buradan belkide bin kilometre güneyde bir yerde, bir kasım gecesinde, silah sesleri arasında denizi gören bir tepede bir yandan içki içerken bir yandan yanındaki kadına sarılmak yerine o tepenin altında ölümü seçmektir''

    Adını unutan adam/Mehmet Eroğlu

    1|0
    0|0
  • - beş ev sayıp giriyoruz dedi lazuli.

    - tamam dedi wolf. neden beş ?

    - çünkü iki kişiyiz dedi lazuli

    Boris Vian - Kırmızı (kızıl) Ot

    1|0
    0|0
    • az...


      Kişi, ilk kez istenen bir yardımı yapmayı geri çevirirse yardım isteyenin yakınma hakkını elinden almış olur; ama bir kez yardım ettikten sonra ikinci bir yardımı kabul etmemekle, doğmasında etkili olduğu bir umudu boşa çıkarır, aldatır ve gereksiz yere umdurur. Bu ikinci geri çevirmede birincidekinden daha çok insafsızlık ve kabalık vardır; ama aynı zamanda, yüreğin hoşlandığı ve kolay kolay vazgeçmediği bir tür başıboşluğun da etkisi vardır

  • İntihar mektubu - Ertan Korkuç

    Hele bana bakarken kaşlarını çattığında tıpkı anneme benziyordu tamam haklısın annemi hiç görmedim ama bu hayal edemeyeceğim anlamına gelmez

    1|0
    0|0
  • "Komşumuz ihtiyar bir Türk olan Hüseyin Ağa çok yoksuldu, hanımı, çocukları da yoktu. Akşam eve geldi mi, avluda diğer ihtiyarlarla oturur, çorap örerdi. Ermiş bir adamdı Hüseyin Ağa. Bir gün beni dizlerine aldı; hayır duası eder gibi elini başıma koydu; `Aleksi` dedi, `Bak sana bir şey söyleyeceğim, küçük olduğun için anlamayacaksın, büyüyünce anlarsın. Dinle oğlum, Tanrı`yı yedi kat gökler ve yedi kat yerler almaz; ama insanın kalbi alır, onun için aklını başına topla Aleksi, hiçbir zaman insan yüreğini yaralama."

    Nikos Kazancakis - Zorba

    1|0
    0|0
  • okadar cok varki hangi birini yazayım ... istersen şuan elimde okudugum kitaptan birkaç yer yazabilirim

    -- devleti başka devletler karşında özgür kılmanın yolu tarimdır

    -- en iyi askerler köylülerden olur cünkü bedenleri calışmaya dayanıklı duyarlı ve sabırlı insanlardır köylüler egitilerek güçlü bilgili milis ordularına dönüştürüle bilir ..

    -- şehirli insanı tembel ve sabırsızdı bünyeleri soguga alışkındegildir ve yürüşlerde dökülmeler görür açlık baş gösterdiginde iç catışmalar gebe bir topluluktur şehirliler sanyiide isdihtam edlmeleri gereki

    -- dünyanın en zengin ülkesi bile olsanız toprakla ugraşmayan bir millet dışa bagımlıdır ve asla özgür degildir

    -- toprakla ugraşmayarak ticeret yapılabilir dogrudur ticaret özgürlük de getirebilir ancak getirdigi gibi birgün gider oysa tarım özgürlük yetiştirir

    --en az harcama getiren yönetim biçimi yapılanmaları aşamalanmaları zincirlenmeleri en az karışıklık kösteren yönetim bicimidir ve bu düzen sadece cumhuriyet ve özellikle demokrasidir

    gibi kitabın satır aralarında yaza bilecegim onlarca cümle fikir ve söz var

    ESER:: anayasa projeleri 1

    YAZAR:: Jean Jacques Rousseau

    0|0
    0|0
  • ''Cin ali topacı dayısından aldı kırbacı topaca sardı yere koydu kırbacı hızla çekti topaç döndü sonrada kırbacı topaca sert sert vurdu.'' link

    Sonra diyorlar vay efendim neden deri pantolon aykırı :D cin aliden ötürü o başlattı :D

    0|0
    1|3
  • AĞAÇLAR KALEM DENİZLER MÜREKKEP OLSA

    Allah-u teala bütün bir kainatı yaratan kudretin Zat-ı akdes'i olduğunu kafirlerin de ikrar ve itirafa mecbur oldularını Ayeti kerimesinde'de haber vermektedir;

    "Andolsun ki onlara 'Gökleri ve yeri kim yarattı? ' diye sorsan ,mutlaka 'Allah..' derler.

    Deki : Hamd Allah'a mahsustur.

    Hayır ,onların çoğu bilmezler" (Lokman 25)

    İnsanlar kendi fıtratlarına döndüğü,kendi vicdanlarına danıştıkları zaman bu apaçık gerçeği görebilir.

    ---------------------------------

    Gerçek Mürşid Hz.Allah'tır

    Ömer Öngüt

    0|1
    0|0
  • Muhammed b. Aişe şu mısraları söyledi:

    Dünya kimin arzusu ve hayali ise o delidir;

    Ona akıllı denilse bile.

    2|0
    2|0
  • Kanunun diğer yanında yer alsaydım en başarılı suçlu olurdum. Sherlock Holmes-Dans Eden Adamlar

    2|0
    0|0
  • Jean cristophe grange siyah kan " Gerçeğin Renhi Aynı Zamanda Yalanında Rengidir"" Jacques Reverdi

    1|0
    0|0
    • grange'ın kalemini çok severim

    • Hepsini Göster
    • En son sisle gelen yolcuyu okudum ılk 400 sayfası surukleyıcıydı sonu hayal kırıklıgı oldu favori kıtabı sıyah kan benım ıcın :) reverdi bence haklı bır katildi :)

    • Benim de favorim Şeytan Yemini :)

  • Kimileri seviyorum der çünkü ezberlemiştir ,

    Kimileride diyemez çünkü gerçekten sevmiştir ...

    CAN YÜCEL

    1|0
    1|0
  • Biz ne bu pahalı elbiseler, ne de bu ayakkabılar için burdayız. Biz bunları aşmak için kaçıp geldik buraya. Bu adada yaşamaya karar verdik. Ama şimdi bakıyorum da en iyi şeylere sahip olmak için yine savaşıyoruz. Yine birbirimizin elindekine göz dikip duruyoruz. Anlıyorum ki açlık, yoksulluk yaşadığımız yerde, yaşadığımız ülkede değil. Kötülük insanlarda, diğerlerinde o bizim olmadığımız yerde değil. Yoksulluk düpedüz içimizde. Yoksulluk bizde. Kazanmak için öldürüyoruz ve öldürdükçe yaşadığımız yerleri çoraklaştırıyoruz. Tıpkı bu ada gibi. (Adada Gün Doğuşu)

    1|0
    0|0
  • Yürü bire Gündüzlü'nün Ovası

    Hani seni seyran eden melekler?

    Görem dedim gül yüzlümün yüzünü,

    Göremezsem bu dert beni helekler.

    Kapısında kara kullar olduğum,

    Ateşinde sararıp da solduğum,

    Gam yemezdim ben bu dertten öldüğüm,

    Dolansa boynuma akça bilekler.

    0|0
    0|0
  • "..Gerçek şu ki tapındığımız en kutsal şey kokumuzdur. Tüm sıkıntımızın kökünde iyisiyle kötüsüyle bir sürü yıl boyunca hep Jean, Pierre yada Gaston olarak kalmak zorunda oluşumuz yatıyor. Şu bizim bedenimiz, yani o kıpır kıpır, sıradan moleküller sayesinde tanınmaz hale gelen nesne, bu rezil sürüp gitme maskaralığına karşı hep isyanları oynamaktadır. Moleküllerimizin, bu yavrucakların tek arzusu, bir an önce, evrene dağılıp ortadan kaybolmaktır! Sonsuzluğun boynuzladığı “bizler” olmakla yetinmek onlara acı veriyor. Biraz cesaretimiz olsa paramparça olurduk, günden güne bunun eşiğinden döneriz. En sevdiğimiz işkencemiz işte oracıkta, kendi tenimizde yatmaktadır, gururumuzla birlikte, atomik nitelikte.”

    louis ferdinand celine / gecenin sonuna yolculuk

    0|0
    0|0
  • ''..bütün hayvanlar eşittir ama bazıları daha eşittir.'' george orwell / hayvan çiftliği

    1|0
    0|0
  • ali ata bak ve sen ipek hadi dostum şu ipi tut lanet olsun emel neden o kahrolası sütü içmedin he artık katlanmıyorum ipek sen ipi tutumıyorsun ve emel sütünü içemiyor bu dünya artık yaşanmaz bir hal aldı atım gül gülü sana bırakıyorum en iyi dostum ona iyi bak ve sekın arpasız bırakma ben intihar edicem. hadi öldüm ben görüşürüz...

    ANONİM..

    0|0
    0|0
  • Bu kulaklara gore agiz degilim ben -boyle buyurdu zerdust

    1|0
    0|0
  • nsanların üstünlük taslayabilecekleri birine ihtiyaçları vardır.Bu yüzden mazlum olmaya devam edin.Yüzlerce hastayı kurtarabilecek bir doktor olamadım ama bu şekilde sözde doktor yaratan muhteşem bir hasta oldum.

    Chuck Palanhniuk(tıkanma)

    0|0
    0|0
  • Khaz Modan'ın vahşi ortamı sarp kayalıkları ve kana susamış orcları için kolay bir yemdi büyücü Rhonin.

    World of Warcraft I

    0|0
    0|0
  • şarabını zevkle iç, ekmeğini ağız tadıyla ye, sevdiğin kadınla ömrünü geçir... der Hz.Süleyman... (Albert Camus - Sisifos Söyleni)

    0|0
    0|0
  • "Dördüncü Bölüm"

    (from Tutunamayanlar,sfy.547)

    0|0
    0|0
  • Sonra Nasreddin Hoca cevap vermiş:"Ya tutarsa?"

    0|0
    0|0
  • Kader ağlarını örmüştü:=)

    0|0
    0|0
  • ben PARZIVAL okumusdum 16 kitaba yazilmis o kadar kötü kitab görmedimm

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 20

  • '' der mensch kann waser will, er kann aber nicht wollwn was er will! ''

    tam 4 senedir çalışma masamda asılı bu not bir kitaptı ama hangisi hatırlamıyorum.

    Türkçesi : ''kişi istediğini yapabilir ; ama ne isteyeceğini isteyemez''

    1|0
    0|1
  • “…bu yolu seçtin. Olabildiğince az hissetmek. Duygularını olabildiğince önemsememek. Ne sevgiyi ne de nefreti ciddiye almak. Pürüzsüz bir düşünce ağı kurabilmek adına duygularının boğazını sıktın. Bazıları kangren olup öldü, bazıları cılız hayatlarını sürdürdü. Zihin sınırları içinde düşüncenin duygudan başka düşmanı yoktu ve sen bunun farkındaydın.”

    Ne güzelde yazıya aktarmış Hakan Günday.

    1|0
    0|0
  • ŞİZOFREN AŞKA MEKTUP - CEZMİ ERSÖZ

    "...Ayrılık değil,özlemek hiç değil;en büyük acı,bu giderek büyüyen boşlukmuş...En büyük dert kimi özlediğini,kimi sevdiğini bilememekmiş...En büyük kayboluş sevip sevip sonunda kimi sevdiğini bilememekmiş...İçimde bir ses durmadan,dünyanın sonu geldi, diyor.Dünyanın sonu bu halime öyle çok uyuyor ki,hiç üzülmeden,hiç korkmadan kabulleniyorum onu.Öylesine bencilim ki,dünyanın sonunu kendim gibi çok seviyorum..''





    1|0
    0|0
  • - "Bana duymaya ıhtıyacım olanı söle önce,Annwyln.Söyle."

    - Senı sevıyorum,Fearghus.Senı sevıyorum ve seninim.Asla bır başkası olmayacak."

    - Ve ben de seninim,Annwyln.Sonsuza dek."

    ejderin aşkı

    1|0
    1|0
  • Ben filozofluğu sizin için yaptığımı iddia etmiyorum.Oysa siz, doktor; sizi motive eden şeyin bana hizmet etmek,acımı dindirmek olduğunu söylüyorsunuz.Bunların insan motivasyonuyla uzaktan yakından ilgisi yok.

    Bunlar rahiplere özgü propagandalarla kurnazca yönetilen köle zihniyetinin bir parçası.Daha derinlere inip motivasyonlarınızın kaynağını bulun!

    Hiç kimsenin bir şeyi sırf başka birisi için yapmadığını göreceksiniz.İnsanın bütün eylemleri kendisine yöneliktir, bütün hizmetleri kendine hizmettir, bütün sevgisi kendini sevmesindendir."

    0|0
    0|0
  • HAMLET :

    Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış, erken bırakmış ne çıkar, ne olacaksa olsun.

    1|0
    0|0
  • Evet tam yarım saat boyunca iki sayfayı yazdım tam gönderdim ve ne göreyim giriş yapmam gerektiğini gösteren bir sayfa intihar sebebi lan resmen üşenmedim iki sayfa yazdım.

    Sonradan bunları bulabildim

    Hedef, titremeyen bir el ister.

    Yumruğunuz demirleştikçe eldiveninizin ipeği kalınlaşmalıdır.

    Portakalı övmek onu sevmeyenler için de mecburiyettir.

    Güllerin yanında ki çalı çırpı da gül kokar.

    1|0
    0|0
  • sevenler seni sendeki kimi özelliklerin için sevdi çoğu kere.kaşın-gözün, boyun-posun, zekan-aklın, yeneklerin... en gösterişli, en başarılı, en güzel vs. gibi "en"lerinle sevdi.

    onlar seni en düşkün, en hasta, en anlayışsız, yani en insan halerinle sevmediler.

    kimi şartlara bağlı çoğu kere onların sevgisi. sanki aranızda bolca şartı olan gizli bir kontrat imzalamış ve o kontratın maddeleri her an senin aleyhine işletilebilirmiş gibi.

    bir kere düşün seni en çıplak, en gösterişsiz halinle, bütün sıfatlardan azade seven kim?

    O seni hayalle hakikat arasındayken sevdi.

    O seni sevdi, yokluğunu değil.

    varolmanı istedi.

    sen başının dara düştüğü zamanlar hariç ondan yüz çevirsen de, sık sık O'nu unutsan da, geçmişte verdiğin Söz'e ihanet etsen de en ufak yönelişinde sana dağlarca koşan kim?

    senai-demirci.-Tanrı sana küsmedi

    0|0
    0|0
  • "Bir ölümsüz gibi yaşamayı başardığımı düşünüyorum ve öleceğime hiç inanmıyorum; ama olur da bir gün ölürsem, benden bahsederken sakın `Hayatını Kaybetti.’ diye bir ifade kullanmayın; çünkü ben ölmüşsem asla hayatı kaybetmemişimdir. Ben ölmüşsem mutlaka ölümükazanmışımdır."

    1|0
    1|1
  • Yazımı buldum :)

    Kör, sağır, dilsiz doğdu. Fakat insanlık tarihine dilenci olarak değil çok iyi bir felsefe profesörü olarak geçti. Kimileri onu dünyanın sekizinci harikası olarak nitelendiriyordu. Başlangıçta göremiyordu, konuşamıyordu, duyamıyordu. Ama bütün engellerin üstesinden gelmeyi başardı.

    Ve birgün şöyle dedi :

    ''Bazan kendi kendine dünyada herkes senede iki gün görme ve işitme hassalarından mahrum kalsa ne iyi olurdu diye düşünürüm. O zaman onlar karanlıkta, görme kabiliyetlerine daha çok nem vermeyi, sessizlikte, seslerin verdiği zevki daha iyi duyabilmeyi öğrenebilirlerdi.''

    Acaba sadece birkaç günlüğüne görebilmesi mümkün olsaydı önce neleri görmek isterdi Hellen Keller?

    ''Birinci gün bana olan iyilikleri ve yardımlarıyla hayatıma değer veren insanları görmek isterdim bir kimseyi görebilmenin insanlarda ne hisler uyandırdığını bilmiyorum. Ben sadece dokunarak onların yüz hatlarını kederli mi neşeli mi olduklarını hissedebilirim. Fakat görenler acaba gözlerini iyi kullanıyorlar mı? Sevdiklerinin göz renklerini yüz hatlarını biliyorlar mı ? Sonra yeni doğmuş bir bebek görmek isterdim. Sadece onun masumluğundan bir güzellik hissi alabilmek için.

    O akşam gurubun her zamankinden daha parlak ve muhteşem olması için Allah'a yalvarırdım. Ve gözlerimi hiç ama hiç kapatmazdım. Ertesi gün şafak vaktini seyrederdim sonra insanlığın sanat eserlerini görmek isterdim.''

    Etrafınıza, üç gün sonra bir daha hiç görmeyecekmiş gibi bakınız.

    Üç gün sonra bir daha hiç duymayacakmış gibi dinleyiniz sesleri...

    Belki o zaman her zaman bakıp göremediğiniz, işitip de güzel bulmadığınız ne harikalarla karşılaşacaksınız. Belki o zaman sahip olduğunuz zenginlikler karşısında şaşırıp kalacaksınız.

    Kafanızı kaldırın ve en yakınınızdaki çiçeğe bir bakın... Bir şey göremediniz mi? Öyleyse bir daha hiç göremeyecekmiş gibi tekrar bakın...

    Onda yürümeniz, hayata sarılmanız ve kendinizi idrak etmeniz için bütün kelimeler mevcuttur.

    0|0
    0|0
  • ' Kendi kalbini dikkatlice araştır,çünkü hayatla ilgili meseleler oradan kaynaklanır.

    'Kutsal Kitaptan alınmış, Stephen R.Covey Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı kitabında da geçer .

    0|1
    1|0
  • Ben, her insanın ayrı bir kokusu olduğuna inanırım. Biz bunu anlamıyoruz, çünkü kokular birbirine karışıyor, hangisi senin, hangisi benim olduğunu bilemiyoruz; yalnız havanın pis bir koku yaydığını anlıyor; buna da insanlık adını veriyoruz.

    2|0
    1|0
  • "Ne görecekti, sanki? Bir yığın eski ve bildiği şeylerdi bunlar. Üstelik içi rahat değildi, kafası ikiye, hattâ üçe bölünmüştü. Bir Mümtaz, belki en mühimi, talihten en çok korkan, düşüncesini gizlemeye en fazla çalışanı, orada, evde, hastanın başı ucunda, onun dalan gözlerine, kuruyan dudaklarına, inip çıkan göğsüne bakıyordu. Öbürü Nuran’ın şu dakikada bulunması ihtimali olan İstanbul’un her köşesinde onunla beraber olabilmek için parçalanıyordu; sanki her rüzgâra kendisini parça parça dağıtıyordu. Bir üçüncü Mümtaz demin tramvayı durduran kıt’anın peşine takılmış, bilinmeze, talihin haşin cilvelerine doğru yürüyordu."

    0|0
    0|0
  • .. Hep, büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta -yetişkin hiç kimse, yani-benden başka. Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim.



    Gönülçelen \ J.D Salinger

    çok anlamlı,derin.

    0|0
    0|0
  • ''..Ve eğer biz yanarsak, sende bizimle yanarsın''

    -THG/Suzanne Collins

    1|0
    1|0
  • Beni terk edenlerden tek isteğim olurdu. 'Ne olur, bir daha beni aramayın! Çünkü ben kolay unutamıyorum. Çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum. Çocukluğumun o güzel bahçesini.' Böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni... Soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim... O, yedek sevgili! ..

    0|0
    0|0
  • Insanları tanıdıkça,hayvanları daha çok seviyorum ,

    0|0
    2|0
  • Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok. Ruhunuzu satmayın yeter..

    Nelson Mandel

    2|0
    0|0
  • Yüreğim seni çok sevdi

    O yürek talan

    O yürek yangın yeri

    O yürek sen istiyor

    Bir tek seni..."

    1|0
    1|0
  • İnsanlar plan yapar, Tanrı onlara güler.

    Krıstın Hannah-Gece Yolu

    0|0
    0|0
Yükleniyor...