Nedir benim bu Dostoyevski ve Standhal'dan çektiğim?

Arkadaş kitabı elime alıyorum adamlar bir buçuk sayfa odunun betimlemesini yapıyor ağaca aşık oluyorum. Tam ağaçla seviyeli bir ilişkiye başlayacakken kapının gıcırtısını on beş satırla betimliyor kapının çıkardığı o tiz sesi kulaklarımda işitip kapıya hayran kalıyorum. Var mı böyle bir üslup böyle bir ustalık ya. Bu nasıl insanın tüm hayranlığını üzerine çekmektir böyle. Sınavlarım geldi ben hala bir Stendhal bir Dostoyevski diye sırayla gidiyorum. Ne olacak benim bu halim ? Asıl sorum bu değil tabi ki. Sizler hangi mükemmel adamın betimlemelerini daha çok seviyorsunuz ve neden ? Dostoyevski mi ? Stendhal mı ? Bileyim de daha dikkatli olayım yani :)


0|0
4|9

En İyi Kız Görüşü

  • Kendine "Tehlikeli belki'nin filozofu" diyen Nietzsche'nin yazıları arasında "Benim için söz konusu olan, bir zamanlar Stendhal'in bir Dostoyevski olduğudur.'' ibaresi yer alır. Bunu biraz açacak olursam Nietzsche bilgi öğretisi dahilinde kendisinin söyleyebileceği ama Stendhal'ın ondan önce davranıp da dile getirdiği ''Tanrı'nın tek özrü varolmayışıdır'' lafıyla hasetlenmiştir. Ve o dilimden sonra Stendhal Nietzsche için ''Ayıkla pirincin taşını'' konumuna gelmiştir. Uzatmayayım. Olayla bağlantılayacak olursam bana göre bilgi öğretisi dışına taşarak Nietzsche'nin de dediği gibi (benim için çok özeldir zira) ikiside aynı soyun kanındandır. Yani ikisi de muazzamdır.

    3|0
    0|1

Erkekler Ne Diyor 9

  • Onunla ilk buluşmamız karlı bir İstanbul akşamında yüksek bir evin çatısından kendini boşluğa bırakan su damlacıklarının narin dalları üzerine düşüp baştan aşağı yavaşça dondurduğu ve kar bulutlarının arasından hayat dolu utangaç bir o kadar da çekingen bir çocuk edasıyla gülümseyen, bakanların hayat bulduğu,bakanların hüzün dolduğu,değersiz yaşamınız boyunca görüp görebileceğiniz en saf ve aşk dolu, yansımasıyla insanın içini mest eden sayısız aşka şahitlik etmiş ay ışığının etkisiyle gövdesi henüz madenden çıkarılıp işlenmemiş saf bir elmas parçası gibi parıldayan ossuruk ağacının altında oldu.

    Ya ne olacağıdı¿

    1|3
    0|0
  • Dostoyevski daha iyi.Ama inan geçen Samipaşazade Sezai'nin Sergüzeşt'i okudum bir sayfa full betimleme sıkıldım ya.

    1|0
    0|0
  • sen dostoyevsky'i betimleme yapan adam diye tanımlarsan daha çok çekersin..

    0|0
    1|0
  • dostoyevski daha iyidir bu konuda

    1|0
    0|0
  • süper yaa aynılarını hissetmiştim :D

    0|0
    0|0
  • O uslup yazina yansimis zaten;). Trevanian.Shibumi. Hasta olacaksiniz. ya da haruki murakami 19q4

    0|0
    0|0
  • dönüşümü okuduysan o yedirtmiştir sana kafayı

    0|0
    0|0
  • Dostoyevski dünyada tek geçerim..

    0|0
    0|0
  • 3.sıfattan sonra kesiliyorum ben :D

    Kendini anlat diyorlar bana . 4sıfatı ancak buluyorum :D

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 3

  • :) çok güzel anlatmışsın. Ben de bu söylediklerini Yaşar Kemalde yaşıyorum. İnce Memedi okuduğum dönemde püren kokan bal yiyorlardı bir yerde :) ben o balın kokusunu hissetmiştim, Bir ada hikayesinde anlatılan herşeyi birebir kitabın içerisinde yaşamış gibi oluyorum. Yazabilmek, etkileyebilmek tamda bu olsa gerek. Sınavlarda olsa vazgeçme derim :)

    1|0
    0|0
    • Vazgeçemiyorum zaten halimi görmen lazım. Gören okuma aşkıyla yanıp tutuşan ama okula gönderilmeyen küçük bir kız çocuğu sanacak :) O kadar aşkla yaklaşıyorum :)

    • :) aşkınız daim olsun.

  • Ben de bu iki adamı betimlemeni ve okuyucuyu özendirmeni sevdim .)

    2|0
    0|0
    • :) Okudun mu bilmiyorum ama okumalısın. Şiddetle.

    • Dostoyevski okumuştum anlatımı gerçekten harika Karakterlerinin ruh hali ve fiziksel özellikleri hala aklımda,ama benim ilgi alanım daha çok bilim ve araştırma üzerine .

  • Sitede böyle insanlar görmek ne kadar güzel.

    Çoookkk sevindim. :))

    Anlatış tarzına da bayıldım ayrıca. :)))

    Kitap okumaya bayılırım zaten, şimdi bir kez daha aşka geldim.

    Vize dönemi yaklaştı, sınavlar bi bitsin de gömülürüm ben yine.

    Sindire sindire, hissede hissede okumuşsun. Hep böyle misin okurken?

    Ya da genelde böyle misin? (::

    Stendhal okumadım hiç bu arada. Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşler'ini merak ediyorum.

    Okudun mu onu? Bir de hangi yayınevini tercih ediyorsun? Çok sordum. Cevaplarsan süper olur.

    0|0
    0|0
    • Hayatı da sindire sindire yaşamaya çalışırım evet kitaplar gibi :) Ama tabi hayatında en az bir Dostoyevski kadar akıcı olduğu dönemlerde :) Stendhal bir yana dursun Dostoyevski'nin benim hayatımda çok büyük etkisi vardır. Öyle bir adam ki kendi can çekişlerini kitabın karakterlerinin ruhlarına işliyor nakış nakış. Öyle bir davranış bilimci ki kendisi, adamın kişiliğini değiştirmesine bile sebep olabilecek kadar güçlü bir donanıma sahip.

    • Hepsini Göster
    • Yayınevi olarak değil de Çeviren ismi vermek istiyorum. Ayşe Hacıhasanoğlu. Dostoyevski eserlerinde bir ara sansürleme olayı gündemdeydi. ''Bir çok çevirmen eserleri sansürleyerek çeviriyor'' ibaresi vardı. Ayşe Hacıhasanoğlu çevirilerine sansürü katmayan birkaç çevirmenden biri. Öteki yayınevi ve Can yayınevi her iki yayınevinden çıkan Karamazov Kardeşler de var bende. Üslupta bir farklılık yok. Ama bana illa birini seç dersen Can her zaman daha sempatik gelmiştir :)

    • "Öyle bir davranış bilimci ki kendisi, adamın kişiliğini değiştirmesine bile sebep olabilecek kadar güçlü bir donanıma sahip." Waooww... Çok etkilendim. Karamazov Kardeşleri okuyacağım mutlaka. Can her zaman iyidir. Ben de severim. Ayşe H.'yi de dikkate alacağım. Ee o zaman sen dostoyevski sevdiğine göre Gabrşel Garcia Marquez'i de sevmişsindir diye düşündüm. :)) Bu arada bi blogun var mı senin kitaplar üstüne? Varsa adres istiyorum.

Yükleniyor...