Vicdanımızı dayandırabileceğimiz bir neden, süreç veya olgu bulunmaması bu kavramı daha çok bilinmez yapıyor.

Gönül ve vicdan insanın manevi yönüne ait iki unsurdur. Gönül istekliliği ya da isteksizliği ifade eder, vicdan doğruyu yakalayabilme özelliğidir; gönül, tam açıklıkla tam kapalılık arasında çeşitli durumlarda bulunur. Vicdanın ise gönlün durumuna paralel değişik seviyeleri vardır; gönül bizi mana ufuklarına götüren yelkendir, vicdan gönül yelkeninin açıklık derecesini ve yönünü tayin eden direğidir; gönül eylemin (ya da eylemsizliğin), vicdan doğruluk derecesinin göstergesidir. Gönül ve vicdan birbirleri ile yakın ilişkidedirler. Fakat gönlün ahlâk dediğimiz ana davranış esası ile doğrudan ilişkisi olmadığı halde, vicdanın kişi için o anda geçerli olan ahlâkî telakkilerle çok yakın ilişkisi vardır. Gönül ve vicdanın bariz farklılığı buradadır.

Gönlü etkileyen faktörler zaman, akıl, gelişmişlik düzeyi, kültürel ve geleneksel koşullanmalardır. Bütün bu etkenlere değinen aktüel bir konuyu, üç büyük dinin hac ibadetinde görebiliriz. Bugün hiçbir olağan dışı enerji özelliği kalmamış olan belli coğrafik yerler, hala eskisi kadar, belki daha fazla dinsel amaçlı ziyaretlere sahne olmaktadır. Bu şekilde gönül ve vicdan huzuruna kavuşanların bugünün realitesinde yaşadıklarını söylemek mümkün müdür? Şimdinin gerçeğinin binbeşyüz ilâ üçbinbeşyüz yıl öncesinin gerçeğinden farklı olduğunu belirlemek için, paragrafın başındaki bütün etken kriterlerde belli aşamalar kaydetmiş olmak gerekiyor. O zaman sadece dini konularda değil, bütün sosyal, düşünsel ve bilimsel konularda farklı yerlerde olunacaktır. Böylece insan bulunuş amacını daha açık görüp, gerçekleştirmeyi düşünür hale gelebilir.

Bu bölümde haftanın sorusu olarak seçilen konular çoğunlukla elle tutulup gözle görülür maddi durumları içermediğinden, cevaplar da doğal olarak subjektif (kişiye göre) olmaktadır. Gönül ve vicdan konuları da, yaşamda en çok sözü edilmesine rağmen bizler için en muğlâk (belirsiz) konulardandır. Bu nedenle cevaplarda müştereklik aramak sonuç vermeyebilir. En çok kullandığımız bu iki kavram, en çok bilinmeye muhtaç olanlar arasındadır ve öyle kalacaklardır.

Osman Türkmenler.

---------------

Psikoloji okuyanlar, vicdanımızın nereden geldiğini sorgulayan düşünürlerin maddesel başlıklı düşüncelerini okumuşlardır. Bunu bir sebebe bağladıkları başlıkları, ve argümanlarını, sorgulayıcı tavırlarını görmüşlerdir.

Peki, bu bataklıkta kaç psikoloji öğrencisi var bilinmez fakat, bu işin içinde olanlar veya bu meseleyi anlamlandırmayı kendisine uğraş edinmiş kişiler, bana kendi doğru buldukları argümanları, Freud'un veya bir başkasının bu doğrultuda olan düşünüş tarzlarını , nedenleriyle birlikte açıklayabilirler mi?

Kendim araştırmak yerine basite mi kaçmış oldum? Bu seferlik de böyle olsun.

Gizli, aşağılık tutkular ancak zayıf karakterli insanları boyunduruk altına alır...


0|0
1|0

En İyi Kız Görüşü

  • Vicdan mı; bana çok uzak bir tanım.

    0|1
    0|0
    • Herkesin bir gün kullanacağı vicdanı vardır. Onunla karşılaşırsın, fakat onu kullanmaman onun olmadığını göstermez.

      Ki sendeki de budur büyük ihtimalle.


      Vicdanını neden kullanmıyorsun. İşine gelmediğinden mi?

    • Hepsini Göster
    • Vicdanını kullanarak çektiğin acı, vicdanını kullanmayarak yaşadığın ve içinde bıraktığın acıdan daha azdır.

      Ben öyle düşünüyorum.

    • Kesinlikle bu şekilde düşünmüyorum. Yaşanmışlıklar farklıdır her insanda, keşke diyorum zamanında vicdanlı olmasaydım bu kadar!

Kızlar Ne Diyor 0

Kızlardan En İyi Görüş seçilmiş!

Erkekler Ne Diyor 0

Erkekler görüş yazmamış.

Yükleniyor...