Her ne kadar çabalasam da, bildiğim bir gerçek beni daima kasvetli bir havaya sürüklemeye yetecek kadar sıkıcı

Şundan söz ettiğimi duyar gibiyim iç dünyamda, yankısı yüksek şiddette vuruyor vücudumu sarmalayan etime. İşte. şundan söz ediyordum, evet, hemen az önce. "Dull, her ne kadar çabalarsak yine donuk kalacağız değil mi? Ne kadar okursan oku, hiçbir zaman duruma uygun doğru sözcükleri konuşamayacaksın. Belki binlerce kez kitaplardaki iğneleyici cümlelerin, akıl almaz fikir yürütmelerin altını çizdin fakat... hani bir laf vardır. Alışkanlık olmadığı sürece eylemlerimiz gerçek değildir. Bu yüzden hiçbir zaman gerçek olamayacağız, (evet) değil mi? Bu can sıkıcı."

Belki de çok yol kat etmek için gerektiğinden fazla hızlı koşuyoruzdur. "İyi sindirmek için, yemeği yavaş yemek gerek.." Peki biz öyle miyiz? Hayır. Biz her şeyi en çabuk şekilde yapıp bitirme ve bir sonrakine atlama uğraşı içerisindeyiz. Bu şimdi gelişim mi oluyor? Durumlar karşısındaki donukluğumuzu hesaba katarsak, yanından bile geçemeyiz. O halde biz ne yapıyoruz? Sahi, biz ne halt yiyiyoruz?

Çabalamaların sonuçsuz kalıyor göremiyor musun? Dull, belki de sticker kağıtlarına şunu yazıp odanın bütün duvarlarına asmalısın:

"sindire sindire" ...

Tamam, biliyorum. Hiçbir zaman hazırcevap olamadım. Fakat bu aptal olduğum anlamına da gelmez bence. Veya kulaklarım her defasında kendi iç sesim tarafımdan tacize uğrayıp bağırılmanın eşliğiyle irkilmez. "Geri zekalı. Hadi konuşsana!"

Fakat, yok.

O doğru kelimeyi, o büyüleyici sözcükleri, o sıradışı cırtlak renkli kelimeleri hafızadan çıkartıp sıraya dizemiyorum! Lanet olsun ki bunu yapamıyorum.

Fakat her defasında bunu dileyerek yaşamanın ne kadar zor olduğunu bilemiyorsunuz. Sessiz, sakin bir kişinin içinde dönen kelimeleri bilemiyorsunuz.

Ağzını açtığında patlayıp kusacakmış gibi iç karanlığında oluşturduğu cümleleri söyleyememesini anlayamıyorsunuz. Sahi, siz neyden anlıyorsunuz?

Etkileyici sözcükler sarf etmeye kendini adamış bir adamın konuşamadığı sırada gözlerindeki grinin sönükleştiğini anlıyabiliyor musunuz? Siz neyden çakıyorsunuz? Güzel konuşmanın değerini bir an için bile anladınız mı?

Cümlenin içine lanet olası vurucu kelimeyi koyamayınca gerildiniz mi hiç? Baksanıza.

S'ktir edin.

Basmakalıp düzeyde tekrar tekrar aynı kelimeleri dokumaya devam edin. Cümleleriniz ise bir saat önce başka bir arkadaşınıza söylediğiniz cümle ile aynı olsun.

Bu durumdan sıkılmayın da zaten, böyle bir şey bir paranoyağın işi.

Okuyucu, bugün anlamsızca dert yanmak için boğuk bir gün değil mi?

Sakın sen de yapma.

youtube.com/watch?v=U_gRg-piz-M


0|0
10

En İyi Kız Görüşü

  • meramımı anlatma çabamla anlaşılma çabam çarpışsa da bazen süslü cümlelerimi birilerine duyuracak kadar cesaretli değilim..

    onlar iç sesimle konuşmalarım..

    ve dışıma yansıtamayacağım kadar da özeller..

    anlaşılmayacaksa ne anlamı var ki duyurmanın..

    kendim duyayım yeter.

    bugün tam da dert yanmalık gün,ayrılık var her anda..

    0|1
    0|0

Senin görüşün var mı?

Kızlar Ne Diyor 0

Kızlardan En İyi Görüş seçilmiş, ancak hala görüşünü paylaşarak katkıda bulunabilirsin.

Erkekler Ne Diyor 0

Erkeklerden ilk görüşü sen paylaş ve
1 Xper puan fazladan kazan!

Yükleniyor...