Panik atak olup da askere gidecek olanlar gelsin!

Bu yazıyı gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz. Ben ortalama 3.5 ay önce panik atak hastalığına yakalandım. Tam da tecili bozduralı 2 ay falan olmuştu. Acemi birliğim; İzmir Foça Jandarma Komando Okulu çıktı. Yedek Subay (Asteğmen) olarak gittim. Orada daha kötü olurum sanıyordum ama rahatsızlığıma iyi geldi. Düzenli yemek, düzenli spor ve düzenli uyku, bu hastalığa iyi geldi. Atışlara gittik. Piyade tüfeği atışları, bixi, bomba atar, el bombası, roketatar, tabanca atışları ve gece atışları oldu. Bunlar cesaret verdi. Artık silahlar oyuncak gibi geliyordu ve patlamalara karşı soğukkanlı olmaya başladım, bu da öz güvenimi artırdı. Gece gündüz çanta ve tüfekle İzmir'in dağlarında intikallere çıktık, dağlar artık düz yol gibi gelmeye başladı, bu da aklımdaki ZOR'ların aslında hiç de zor olmadığını gösterdi. Tüfekli teçhizatlı koşularımız oluyordu, ilk zamanlar hafif zorlandım ama hemen alıştım. Artık gevezelik yaparak çığlık ata ata koşuyordum. Koşu bittiğinde nefes nefeseydim, kalbim davul çalıyordu, yüzüm uyuşuyordu AMA bunların hepsi koşudan kaynaklanıyordu. İşte orada o an dedim ki; "Panik atak sırasında da aynısı, hatta daha hafifi oluyor. Peki neden şimdi kokmuyorum da panik sırasında korkuyorum ki?" Sonra ilk panik atak geldiğinde "Koşarken daha hızlı çarpıyordun sevgili kalbim, yemezler, bu senin için hafif." dedim. Ve o an ne olursa olsun nefes alışverişimi sabit tuttum. Hemen hafiflemeye başladı ve gitti atak. Ondan sonra bir daha atak krizi geçirmedim. Geldi gelecek gibi beklentiler oluyordu ama gelmiyordu. Komutanlarıma da bahsetmiştim zaten. Hepsi anlayışla karşıladı. Zaten bunu anlayışla karşılamayacak komutan yoktur. Eğer anlayışla karşılamazsa, hepsi bir panik atağa bakar, geçirdin mi emin ol inanırlar. :) Ben; "General bile gelse, panik atak geçirirsem beni kimse tutamaz!" diyordum herkese ve bu konuda kararlıydım. Umurumda bile değildi, kafaya koymuştum. Kafaya koyunca hiç sorun olmadı. Tümen iştimaları olurdu her Cuma. Kurmay Albay, Tümgeneral ve Korgeneral geldi ara ara. Hiçbirinde atak gelmedi, gelseydi uzaklaşacaktım oradan, komutanlar gerekeni anlatırdı zaten. Bu yüzden atak falan gelmedi. Derken gün geldi okul komutanı Kurmay Albay ile karşı karşıya yemek yedim. Bitmeye yakın da Tümgeneral ile yan yana yemek yedim. Atak falan yakınımdan bile geçmedi. hatta Tümgenerale panik ataktan bile bahsettim, orada biraz iyileştiğimi söyledim. Şimdi usta birliğine gideceğim 2 gün sonra. Hiç sorun değil. Zaten ilk atağı göğüsledikten sonra bu defa ben onu kovalamaya başladım. Ve fark ettim ki atak sırasında yaşadığımız korkunun %50'si ataktan kaynaklanıyor. Kalan korku ise bizim beynimizdeki asılsız inançlar; "Kalp krizi geçireceğim, bayılacağım, delireceğim, çıldıracağım, aha korku geldi hiç gitmeyecek vs. vs. vs..." Kendi yarattığınız korkuyu yendiniz mi, atağın korkusunun aslında basit bir uyarı olduğunu göreceksiniz. O uyarı da beyninizin size yaptığı uyarı. Canınızı neye/nelere sıktıysanız, onun size zarar verdiğini söylüyor. Hepsi bu.

Güncellemeler:
Devamı:


Korkmayın arkadaşlar. Bende hala var ama artık cansızlaştı ataklar. Ne zaman cansızlaştı? Ben karşı atak yapıp göğüsleyene kadar. Panik atak bir hastalık değil bence. Sadece vücudumuzun onarımı. Tıpkı kesilen parmaktan akan kanı pıhtılaştırması gibi, sıkıntılarınızı da alarm sistemiyle onarmaya başlıyor. Alarmı çaldırarak dikkatinizi oraya veriyor.
Devamı:


Her korku yenilir. Panik atak hastalıksa, paraşütçülük de hastalıktır. Paraşütle atlayanlar ilk atlayışları ile otuzuncu atlayışlarını aynı hissetmiyorlar. Onlar bu korkuyu yeniyorsa, biz de yeneriz. Biz sadece hissettiklerimizi yanlış yorumluyoruz, yanlış algılıyoruz. Yazacak çok şey var ama burası yetmiyor. Haydi Geçmiş Olsun...

1|0
2|1

En İyi Kız Görüşü

Kızlar Ne Diyor 1

  • Caninizi neye siktiysaniz onun size zarar verdigini soyluyor. Evet bunu yasiyorum

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 1

  • allah razı olsun kardeşim paylaşımın için eklermisin bir kaç soru sorucam

    0|0
    0|0
Yükleniyor...