Spor Tarihinin En İnanılmaz 9 Geri Dönüşü

Merhaba arkadaşlar,


Yaklaşık 1,5 ay kadar önce yazdığım 'Spor Tarihinin En Trajik 9 Ölümü' bencemden sonra bu sefer spor tarihinin en büyük geri dönüşlerini konu alıyorum.Lafı çok da uzatmadan bu eşi benzeri belki de bir daha görülemeyecek olaylara hemen giriş yapayım.

Manchester United - Bayern Münih (1999 Şampiyonlar Ligi Finali)

Barcelona Nou Camp'da 100 bin kişinin önünde oynana maça, Mario Basler'in 6. dakikada attığı golle, hızlı giren Bayern neredeyse tüm maçı kontrolünde bulunduruyordu. Sir Alex Ferguson'un 67. dakikada Sheringham ve 81. dakikadaki Solskjaer hamleleri de pek etkili olacak gibi görünmüyordu, taki o meşhur 85 saniyeye kadar.

Önce, 90+1'de kazanılan kornerde sonradan oyuna giren Sheringham son vuruşu yaparak skoru 1-1'e getirdi. Almanlar bu şoku daha üzerlerinden atamamışken United bir korner daha kazandı.Korneri yine Beckham kullandı, Sheringham kafayı vurdu ve son dokunuşu yapan Solskjaer resmen tarihi değiştirdi.

İlginçtir ki Manchester'ın bu 2 golünden önce kupayı takdim etmek üzere yerinden kalkan o dönemin UEFA başkanı Johansson maçtan sonra sahaya indiğinde sevinen kırmızılılara baktığında durumu kavrayamamıştır.

Roger Federer-Tommy Haas (2009 Roland Garros 4. Turu)

Tarihin en iyisi olmak için tüm Slamleri kazanmak şart mıdır ? Bu soruya olguymuşçasına cevap vermek ve kesin bir kanıya varmak pek kolay değil. Ancak Roger Federer bu tartışmaya açık kapı bırakmayarak 2009 Roland Garros'unu kazanmıştı.

2005'ten 2008'e kadar Roland Garros'lara ağırlığını koyan ve toprağın yeni kralı benim diyen Rafael Nadal'ın (Daha sonraki yıllarda toprağın gelmiş geçmiş en büyüğüyüm dedi) 4. turda Söderling'e 4 sette kaybetmesinden sonra artık Federer için zamanın geldiği herkes tarafından biliniyordu.

4. turda Haas ile karşılaşan Federer ilk 2 seti kaybetti. Ardından 3. sette 3-4'te Haas'a servis kırma puanı verdi ancak çapraza vurduğu çok riskli forehand ile bunu savunmayı başardı. Oyunu kurtaran Federer için o puan kırılma anı oldu. Kalan 17 oyunun 15'ini kazanarak çeyrek finale çıkmayı başardı.

Finalde ise Nadal'ı eleyen Söderling'i 4 sette yenerek o çok istediği Roland Garros kupasına ulaştı.

Leicester City- Watford (2013 İngiltere Championchip Play-off'u)

Futbolda aynı basketboldaki gibi buzzer-beater ile tabir edilen son saniye golü olabilir mi ? Watford için bu geçerli.

2. ligi 3. sırada bitiren Watford ile 6. sırada bitiren Leicester City arasında ilk maç Leicester'ın sahasında ev sahibi takımın lehine 1-0 sonuçlanmıştı.Vicerage Road'da (Watford'un sahası) dakikalar 90+6'yı gösterirken Watford 2-1 öndeydi ancak deplasman golü kuralından dolayı turu geçen taraf Leicester olacaktı.Hem de tüm bunlara rağmen Leicester penaltı kullanıyordu.

O dönemde Watford kalesini koruyan Almunia önce panltıyı kurtardı, daha sonra ortada kalan topa da uçarak gole izin vermedi. Topu ileri uzaklaştıran Watfordlular müthiş bir kontraya çıkarak topu sağ kanattan sürdüler.Yapılan ortayı Hogg kafasıyla ortaya çıkarttı ve ardından Deeney bitirici vuruşu yaparak tüm tribünleri çılgına çevirdi.

Boston Celtics - L.A. Lakers (2008 NBA Finalleri 4. Maçı)

En son 1986 yılında şampiyon olan ve NBA tarihinin en çok şampiyonluk yaşayan takımı olan Boston için serinin 4. maçı pek de iç açıcı geçmiyordu.

4. maç öncesi Boston Celtics seride 2-1 öndeydi ancak Staples Center'daki 4. maçta ilk yarıda Lakers'ın müthiş dominasyonu ile 24 sayılık fark oluştu.3. çeyrekte olağanüstü bir dirayet koyan Celtics farkı yavaş yavaş eritti ve 4. çeyrekte 4:08 kala 84-83 öne geçmeyi başardı.

Ardından Ray Allen ve Kevin Garnett'in etkili oyunlarıyla farkı biraz daha arttıran Celtics maçı 97-91 kazanarak 1971 yılından sonra NBA finallerinde en yüksek farktan dönen takım olmayı başardı ve ayrıca da seride durumu 3-1'e getirdi.Seriyi de 4-2 ile kazanan Boston 1986'dan sonra ilk kez yüzüğü parmağına taktı.

Boston Red Sox - New York Yankees (2004 ALCS)

Birçokları tarafından Amerikan spor tarihinin en büyük dönüşü olarak kabul edilen 2004 Red Sox-Yankees maçı efsaneler arasında yer almıştır.

2 takım arasında bilindiği üzere çok büyük bir ezeli rekabet mevcuttur. O döneme kadar 45 kez karşılaşmışlar ve Red Sox bunların 23'ünü kazanmıştı.12 ve 13 Ekim'de New York'ta oynanan maçları Yankee'ler çok da zorlanmadan kazandı. Ardından Boston'da Red Sox'ı bir kez daha bozguna uğratarak seriyi 3-0'a getirdiler.

4. maç müthiş bir ana sahne oldu.4. maçın 9. oyununda Boston puan alamaması halinde 4-0 ile seriyi kaybedecekken, bir başka deyişle Yankees galibiyete 3 out kadar yaklaşmışken Red Sox önce maçı uzatmaya götürdü. Ardından maçı kazandı ve seriyi oradan çevirerek 4-3 ile kazanmasını bildi.

Red Sox böylelikle Kuzey Amerika spor tarihinin 3-0'dan geri gelip seriyi kazanan 3. takımı olmayı başardı.

FC Barcelona - Metz (1984 Kupa Galipleri Kupası

1984 yılı kupa galipleri kupasındaki bu eşleşmeyi çok büyük çoğunluğumuz hatırlamıyordur. Ancak Barcelona eşleşmenin ilk ayağını Fransa'da 4-2 ile kazanmayı bilmiş ve turu geçmeye çok yakındı.

Fransız basını bile rövanş maçı öncesi epey umutsuzdu. Çünkü hem evinde kaybedilmiş 4-2'lik bir maç hem de Metz'in kötü gidişatı (Ligde üst üste 6-0 ve 7-0'lık yenilgiler almışlardı.) ortadaydı.

Rövanş maçına da Carrasco'nun gölüyle Barcelona hızlı girdi.Ama cevap gecikmedi. 2 dakikada 2 gol üst üste bulan Metz umutlandı. Ardından ilk golü kaydeden Kurbos hat-trick yaparak maçı 4-1 ile Metz'e getirdi ve Metz 2. tura çıkmayı başardı.

Jenson Button (2011 Kanada Grand Prix'i)

Kanada GP'leri - sokak pisti de olması dolayısıyla - her zaman hikayeleri içinde barındırmıştır.Ancak bu sefer ki biraz daha farklı olacaktı.

DRS'nin yavaş yavaş F1'e girmeye başladığı dönemlerdi. Bu eleştrilerin ardından sezonun yaklaşık yarısı geçmiş ve Kanada'ya gelinmişti. Yarış günü epey yoğun yağmur yarışı vardı ve yarış güvenlik aracı ardında başlamak zorunda kaldı.

Yağışın etkisini arttırmasıyla yaklaşık 2 saatlik aranın ardından yarış tekrar başladı ancak zemin halen ıslaktı. Sayısız kez piste çıkan güvenlik aracı da bu epik yarışın parçalarından biri olmayı başarmıştı.

Takım arkadaşı Lewis Hamilton ile temas yaşayıp, aynı zamanda yarış boyunca 6 kez pit-stop yapmak zorunda kalan Jenson Button kendi jenerasyonunun en iyi yağmur pilotu olduğunu gösterircesine son tura 2. sırada girmişti. O dönem adeta makina olarak gösterilen Red Bull'dan Vettel çok nadiren yaptığı pilotaj hatasından sonra Button 1.'liği alıp yarışı kazanmayı bildi.

Button'ın Vettel'i geçtikten sonra yarış spikeri Serhan Acar'ın şöyle haykırmaktaydı:

Jenson Button lider son turda, Jenson Button lider son turda, Jenson Button lider son turda ...

Andre Agassi - Andrei Medvedev (1999 Roland Garros Finali)

Birçoklarına göre halen tarihin en iyi returncüsü olarak gösterilen Andre Agassi de (10 yıl sonra Federer için de aynısı geçerli olacaktı) kariyer slamini tamamlamak için sonu 9'lu yılı bekleyecekti.

1997 yılında ilk 100'den çıktıktan sonra tenise ara veren ve daha sonra tekrar dönen Agassi 1999 Roland Garros'unun finalinde kendisi gibi hiç Roland Garros kazanamamış Medvedev karşısında ilk 2 seti 6-1 ve 6-2 ile biraz da bozguna uğrayarak kaybetmişti.

Ancak sonraki setlerde müthiş bir dönüşle 6-4, 6-3 ve 6-4 ile kazanan Agassi kariyer slamini tamamlayan Rod Laver, Fred Perry, Roy Emerson ve Don Budge'dan sonraki 5. isim olmayı başardı.

Efsane John McEnroe'nun maçtan sonraki akıllara kazanan sözü:

Alıntı yok, sadece sessizlik

Olympiakos - CSKA (2012 Euroleague Finali)

Belki de son 15-20 yılın Avrupa'da en görkemli kadrosunu kuran CSKA'nın bu finali kaybedeceğini kim bilebilirdi ki ?!

İstanbul'daki final four öncesinde favori taraf herkesçe CSKA idi. Olağanüstü kadrosuyla finale kadar gelirken sadece 2 maç kaybeden (Biri Abdi İpekçi'deki o meşhur atmosferde Galatasaray'a karşıydı, diğeri ise play-off eşleşmelerinde Bilbao'ya karşıydı) CSKA finalde de 3. çeyrekte 53-34 ile öne fırladığında artık herkes işin bittiğini düşünüyordu.

Ama öyle olmadı ! Olympiakos belki de Euroleague tarihinin en görkemli geri dönüşünü gerçekleştirerek yaklaşık 14 dakikada CSKA'ya sadece 8 sayı imkanı vererek maçı Priztezis'in son saniye basketiyle şampiyonluğu 62-61'lik skorla almayı bildi.

Bu şampiyonluk Olympiakos'un 1997'den sonra Avrupa arenasında aldığı ilk şampiyonluk olacaktı.

Teşekkürler.


0|4
3|27

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 3

  • İlgi alanım olmayan bir bence :D yine de emeğe saygı.

    0|1
    0|0
  • güzle bence

    0|0
    0|0
  • Ellerine sağlık çok güzel anlatmışsın

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 27

  • Olimpiyakos cska maçı ve Liverpool Milan şampiyonlar ligi final maçlarını izledim ikiside harikaydı

    0|1
    0|0
  • Çek Cumhuriyeti-Türkiye (2-3) maçı da olabilirdi listede :)

    Ellerine sağlık, güzel paylaşım olmuş.

    0|4
    0|0
  • o watford maçını izlemiştim çok deli bir maç imkansız oluyor resmen
    eline sağlık

    0|1
    0|0
  • İlk maddede bahsettiğiniz maçı hala unutamam. Futbolda görüp görebileceğimiz muhteşem bir olaya tanık olmuştuk :))

    0|1
    0|0
  • Emeğine sağlık, dolu dolu bir bence, beni en çok etkileyen ilk örnek yani Manchester örneği, star tv de izlemiştim o maçı, hala hafızamda.

    0|1
    0|0
    • Teşekkürler. Watford-Leicester maçındaki geri dönüş zorluğu olmasa da o maç anlamlılık ve sonucu bakımından -Şampiyonlar ligi finali olmasından dolayı- tabiki diğer futbol geri dönüşlerine göre birkaç adım önde.

  • Aralarında bilmediklerim de var ama son 50 yılın en zevkli maçı seçilen Turkiye Çek Cumhuriyeti maçı da olabilirdi.
    Münih United maçını 37 ekrandan izlemiştim unutulmazdı son dakikaları , emeğine sağlık

    0|1
    0|0
  • Çek cumhuriyeti - Türkiye (75 dakikaya kadar 2-0 sonrasında 2-3)
    Hırvatistan Türkiye (119 da gol ye, 120 de gol at, penaltılarla ele)
    Galatasaray Milan (86 dk 1-2 90 da 3-2, sonunda uefa kupası geldi)
    Manchester City Qpr maçı (2-1 mağlup, 90+1 de 2-2 90+4 3-2 galip ve şampiyon)

    Emeğine sağlık..
    yazılması gereken bir benceydi..

    0|1
    0|0
    • Gelen istekler üzerine sadece futbol üzerine de yazmayı planlıyorum.

  • Çok uzun keşke başlıklarda sonuçları belirtseydin onu okur geçerdik.

    0|1
    0|0
    • Ne anladım o zaman. Amaç geri dönüşleri belli etmek. Manc. Utd. 2-1 FC Bayern desem kim ne anlar. :D

    • Sen içeriği yaz yine ben başlığa bakıp okuyayım :D

  • mutlaka olması gereken maç ilk 15 dk 2-0 geride olan galatasaray ateşli manu taraftarı önünde maçı bırakmadı ve 3-2 öne geçti. kova kalecimiz hayrettin olmasa maçı kazanırdık ama işte 3-3 bile küstah ingilizlerin boğazını uzun süre tıkadı

    0|1
    0|0
    • O maçın öncesinde konuşulanlar düşünüldüğünde maçın da ayrı bir hikayesi vardı aslında. Aynı şekilde 2001 Galatasaray-Real Madrid 3-2 'lik maç da eklenebilirmis.

  • İstanbuldaki Liverpool-Milan efsane geri dönüşü unutmuşsun.

    0|1
    0|0
  • 3ay

    Fenerbahçe gaziantepsporu 3-0 yenmişti eğer yanlış hatırlamıyorsam , bir de İstanbul da oynanan şampiyonlar ligi finali var , lıverpool milanı 3-0 dan 3- 3 e getirip kupaya uzanmıştı.

    0|1
    0|0
    • 3ay

      Fenerbahçe maçı 3-0 dan 4-3 kazanmıştı.

  • Çoğunu biliyordum ancak geçen sene ki euroleague finalinde Fenerbahçenin 30 sayı geriden gelerek maçı uzatmaya götürmesi ve şaibeli hakem kararlarıyla kupaya veda etmesininde bahsedilmesi gereken geri dönüşler arasında olduğuna inanıyorum.

    0|1
    0|0
  • Güzel bence olmuş baya detaylı

    0|1
    0|0
  • Man City - QPR maçını göremedim

    0|1
    0|0
  • Fenerbahçenin ilk devre 3-0 geride girdiği ikinci yarı 4 gol atarak çevirmiş olduğu maçı koymamışsın. Kötü.

    0|1
    0|0
  • 1954 dünya kupası finali; istanbuldaki tek şampiyonlar ligi finali milan-liverpool maçı; 87 senesinde leverkusen'in 2 maçlık finalde espanol'ü geçp aldığı şampiyonluk, 1989 yılında Galatasaray'ın neuchatel'i elemesi ve 2 ay sonra da meşhr 4-3 lük maçla fenerbahçeye kupada elenmesi... bunlar da listeye eklenebilir... teniste de efsane graff-novotna maçı var

    0|1
    0|0
    • Maalesef bazılarını fazla uzuna kaçmamak için öncelikli olarak alamadım ve sonra da unuttum. Graff-Novotna maçı 91 Avustralya Açık çeyrek finali mi?

    • Hepsini Göster
    • onu bilmiyorum bu maç 90'ların ortalarında idi... graff novotna wimbledon diye yazabilirsin çıkar :) tam bir efsanedir... novotna esasen baya masculin bir lezbiyendi ama dinlemedi ağladı maç sonunda

    • O maç eminim 40-30'da çift hata yapmıştı kendi oyununda. Ben de sonradan hatırladım. Kesinlikle koyulabilirmiş, aklımdan çıkmış.

      Bir de şöyle bir şey vardı diye hatırlıyorum:

      2006 Memphis son 16 turunda oynanan Yaroslava Shvedova-Amy Frazier maçında Shevedova 5-0 ve 40-0 iken (hiçbir oyunda puan vermemiş altın sete giderken) set puanında altın sete 1 puan uzakken çift hata yapıyor ve altın set şansını kaybediyor. Hatta o oyunda servis kırdırıyor ama sonraki oyunda tekrar kırarak seti 6-1 alıyor. Altın seti gerçekleştiremeyen Shvedova adeta kortta yok oluyor.2. ve 3. seti 6-0 6-0 kaybederek eleniyor.

  • Helal kardeşim

    0|1
    0|0
  • Alex ferguson ve manu efsaneydi :D
    İnanılmaz bir kariyer

    0|1
    0|0
  • Benceni beğenmedim ama yine de emek etmişsin eline sağlık. Beğenmemenin sebebi başlığı gördüğüm an aklıma bir maç geldi - ve bence kesinlikle olmalıydı- İstanbul'da oynanan liverpool milan şampiyonlar ligi finali. Hani ilk yarı 3-0 milan önde kapatmıştı da ikinci yarı 3-3 yapıp penaltılarda almıştı liverpool.

    0|1
    0|0
  • Spor harika !

    0|1
    0|0
  • Erkekler Devam
    7
Yükleniyor...