1903: Beşiktaş!

Öncelikle fanatik Fenerbahçeliyim ve bu benceyi değerli biri için yazıyorum. Koskoca maziyi bir benceye sığdıramayacağım için seçtiğim birkaç şeyden bahsetmek istiyorum. :)

Zeki, çevik ve ahlaklı üçlü: Metin Ali Feyyaz

1903: Beşiktaş!İsimleri arasına virgül konulmayan entelektüel üçlü. 10-0 biten efsane Adanademirspor maçını bilmeyen yoktur sanırım :) Bu maçta Ali 4, Metin 3 ve Feyyaz 3 gol atmıştır.

Beraber oynadıkları zamanlarda Beşiktaş'ın üst üste şampiyonluklar aldığını ve çok parlak sezonlar geçirdiğini söyleyebiliriz. Fenerbahçeli Abdülkerim o dönemle ilgili,

"Benim oynadığım 4 yılda bize galibiyet yüzü göstermediler. Metin, Ali, Feyyaz'dan çektiğimizi başka kimseden çekmedik."

demiştir.

Ali Lidar'dan: Neden Beşiktaşlıyım?

Gerçekten duygulanmamı sağlayan ancak uzun bir anı. Ben biraz da olsa kısaltarak yazmaya çalışacağım :)

"Beşiktaş’lı oluşumun hikayesi bir tür çaresizlik ve yokluk hikayesidir. Beş altı yaşlarındayken mahallenin çocuklarıyla beraber sabahtan akşama kadar it gibi top koşturuyoruz. Takım tutmuyorum ama kırmızıyı çok sevdiğimden Galatasaraya yakın gibiyim...

Bir gün oynarken şimdi isimlerini bile anımsamadığım iki kardeş yanımıza geliyor. Sırtlarında pırıl pırıl Galatasaray formaları. Babaları almancı, izne gelirken almış hediye diye. O güne kadar ne benim ne diğer çocukların forması olmamıştı hiç. Geberiyoruz kıskançlıktan. Kimsenin oyunla alakası kalmamış, herkesin aklı formalarda. Bırakıyoruz maçı. Koşarak eve gidiyorum. Babam işte. Annem evde. Soluk soluğayım. Annee diyorum, anne n’olur bana forma alalım. Gülüyor annem önce. Israrımı görünce de bağırmaya başlıyor. Para nerde diyor, kardeşinin g*tüne bez alamıyoruz sen forma derdindesin. Sahi ya lan. Bizim paramız yok ki. Zaten ben bildim bileli hiç olmadı ki paramız. Neyse.. Çekiliyorum bir köşeye burnumu çeke çeke ağlıyorum. Annem kapı aralığından bana bakıyor. İyice abartıyorum ağlamayı. Annem yan odaya geçiyor. Takır tukur sesler. Hiç dışarı çıkasım yok. Ağlamayı da kestim. Mal mal oturuyorum. Annem sesleniyor. İsteksizce yanına gidiyorum. Bir şey uzatıyor bana. Eski siyah tişörtümün üzerine beyaz atlet parçaları dikip forma yapmış. Arkasına da 7 rakamı dikmiş. Anne diyorum bu Beşiktaş forması. Ben Galatasaray istiyorum. Olsun oğlum diyor bu daha güzel. Hem bak 7 numara bu Feyyaz’ın forması. Forma bir şeye benzemiyor aslında. Alelacele çocuk avutmak için yapılmış uyduruk bir şey. Ama annem o kadar güzel gülüyor ki. O dakika karar veriyorum. Ben artık Beşiktaş’lıyım..

Velhasıl neden Beşiktaş sorusunu duyduğumda sallama cevaplar verirdim bugüne kadar. İlk kez itiraf ediyorum. Beşiktaş’lıyım çünkü paramız yoktu. Beşiktaş’lıyım çünkü kırmızı tişörtüm yoktu. Beşiktaş’lıyım çünkü o gün annem bana çok güzel gülüyordu.."

Tamamını okumak isteyenler için: http://alilidar.com/index.php/2013/03/neden-besiktasliyim/

"Pascal bizi diskoya götür!"

Bu da çok hoşuma giden bir olaydır. Pascal Nouma, gece hayatını çok abarttığı için medya ve yönetim tarafından eleştirilir. Ancak performansı gayet iyidir. Nam-ı diğer Çarşı da Pascal'ı koruma yoluna gider: "Pascal bizi diskoya götür!"

Beşiktaşlı olmak zordur!

Beşiktaşlı olmak, soğuktan tir tir titrerken stadı doldurmak demektir. Takımın en kötü zamanlarında yanında olmaktır.

''Biz lider olunca maçlara 10 bin kişi gelirdi, kötüleyip alt sıralara inince 20 bin kişi olurdu."

Feyyaz Uçar

Ve özellikle belirtmek istediğim bir şey var. Futbol kardeşliktir!

Bu video gerçekten birçok şeyi anlatıyor diye düşünüyorum.

Hatalarım veya yanlışlarım olduysa belirtmenizi çok isterim :)

Son olarak sarılın. Sarılmak guzeldir.

@_Delikanli_ 'ya ithafen.


1|2
0|5

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Erkekler Ne Diyor 5

Kızlar Ne Diyor 0

Kendi cinsiyetinde ilk görüşü sen paylaş ve
1 Xper puan fazladan kazan!

Yükleniyor...