Erkekler ve Vücut Geliştirme Anlatamadığımız bir güzellik vücut geliştirme. Dünya düzeni, iki cinsin kendilerini karşısındakine beğendirmesi üzerine kurulu. Dişi erkeğe, erkek dişiye! Ormanlar kralı aslanın dişisinin yanında nasıl da ihtişamlı durduğunu, kendini beğendirmek için nasıl da yelelerini savurduğunu görürsünüz. Dişi tavuskuşu tüylerinin en parlak haliyle seslenir doğaya, erkek devekuşu en güzel danslarını yapar, kediler tüylerini yalayarak parlatır, kadınlar yüzlerine çeşit çeşit boyalar sürerler.

Doğada biz erkeklerin üstüne düşen ise, dişisinin karşısında güçlü olmak, avlanmak, eve et getirmek, evini geçindirmektir. Sanayi toplumuna geçişten sonra erkek avcılık vasfını iyice yitirdi. Artık hiç birimiz odunu baltayla kesmiyor, avımızı avlamıyor, hayvanları ellerimizle kesmiyoruz. Bunun için başka insanlar ya da çoğunlukla makineler var. Modern toplum erkekleri olarak eskiden doğal yollarla kazandığımız kaslarımızı artık spor salonlarında ter dökerek oluşturmaya çalışıyoruz.

Normal beslenen bir kişiye göre daha fazla protein ihtiyacı olur

13 kez dünya şampiyonluğu kazanmış Arnold Shwarzenegger'in Amerika'nın Kaliforniya'sına 3 dönem vali seçilmesinden sonra Vücut geliştirme dünyada daha da saygınlık kazandı. Daha önce bir gurup erkeğin steroidler, hormonlar, iğneler yardımıyla şişinip gerindiği bir salon sporuyken, artık valilerin bile şişinip gerinerek yapabileceği bir salon sporu oldu. Günümüzde de hala kendi adıyla varlığını sürdüren bir yarışmaya sahip olan Arnold Shwarzenegger'in Arnold Classic 2010 Onur Ödülü alan kişi hepimizin yakından tanıdığı bir başka kişi, Rocky ve Rambo serilerinin unutulmaz kahramanı Sylvester Stallone. Eee "körler sağırlar, birbirini ağırlar" değil mi ama?

Kadinlar ve Vücut Geliştirme

Son yıllarda kadınların da katıldığı büyük uluslararası yarışmalarda derecelere bile girer olduk. İlk önceleri "İki baklava yapayım da yazın hava atarım"la başlayan vücut geliştirme sporu bir kez başlandıktan sonra kolay kolay bırakılamayan bir tutkuya kolaylıkla dönüşüveriyor. İki baklava beşe altıya, sonra kollara, biraz da omuzlar, biraz da kalça derken biyonik adamlığa yolculuk bir bakıyorsunuz başlamış bile.

Fakat bu işlerin öyle kolay olduğunu sanmayın. Ciddi bir disiplin ve emekle çalışmak, yani tam bir sporcu disiplini ile yaşamak gerekiyor. Yediğiniz, içtiğiniz, yattığınız, kalktığınız hep hesaplı. Örneğin sağlıklı olarak vücut geliştirme yapabilmeniz için her kilonuza karşılık günlük belli miktar protein tüketmeniz gerekir. Bu da herkesin kafasına göre saptayacağı bir rakam değildir. Yaptığınız spor miktarıyla orantılı olarak değişen Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilmiş bir rakamdır. Normal günlük ihtiyacı kadar beslenen bir kişiye oranla iki veya üç kat fazla protein gereksinimi olur. Tabi öğün sayısı da bununla beraber değişir.

Öyle kafama göre iki ağırlık kaldırıp da kanat yapayım işi değil yani. Izgaralık kanat değil bu. O şekilde çalışarak ancak kıçınızı kaldırabilirsiniz. Emeksiz hiç bir şey olmuyor, emek verilmeden hiç bir yere varılmıyor. Bu ilişkilerde de böyle, işte de böyle, sağlıkta da.

İğneyi basmış bu adam...Şişirmiş...

Tabi ki her işte emek hırsızları, köşe kapanlar, kolay yoldan köşe dönmeye çalışan insanlar var. Vücut geliştirme de suistimale çok açık bir iş. Yanlış beslenme, gereksiz hormon alımı, lüzumundan fazla protein kullanımı sağlığınızda ciddi tehlikeler oluşturabilir. Siz siz olun bu işe merak sardıysanız köşe başında açılmış her salona koşup, insanların her dediğini araştırmadan uygulamaya kalkmayın. Hele hele birden de bırakırsanız vücut geliştirmeyi, o binbir emekle yarattığınız kasların gram gram yağa dönüşmesini de öyle çaresiz seyredersiniz. Neticede burada söz konusu olan sağlığınız.

Ha bir de bahsetmeden geçmeyeyim, kimi kız arkadaşımla bu yüzden çoook kavga da etmişimdir, neymiş kendime çok vakit ayırıyormuşum, gören her kadın bir daha bakıyormuş, beni öyle bir süzüyorlarmış ki. Hele hele deniz kıyısında ya da havuzda mayoyla veya şortla dolaşırken. Bir de herkesin bakış açısı farklı. Kimisi beğeniyle bakarken, kimisi "Ay çok iğrenç, ne o kaslar öyle" diye fısıldaşır yanımdan geçerken kaçamak gözlerle bakıp. Kimisi "İğneyi basmış bu adam, kofti bu, içi boş" diye kendi çapında bilirkişi durumunda hemen yargılayıp notunuzu da verir. Onlara da hazırlıklı olmak lazım tabi. Hem vücudun sağlamlığı hem de kafanın sağlamlığı gerekir, öyle elinize ağırlık alıp kaldırmakla bitmez, haberiniz olsun.