Futbolun Cenaze Marşı; Endüstriyelleşme...

Heralde bir 6-7 senedir zevk alarak futbol maçı izlememişimdir. Zaten izlemiyorum futbol maçlarını artık. Suni ve yapmacık geliyor. Ne Barcelona'nın robotlaşmış oyun sistemi, ne gazete küpürlerinde gördüğüm "Messi'ye Araplardan 120 Milyon Dolar" minvalinde haberler, ne ileri sanayi harikası arenalar ve yöneticilerin kirli ve politik oyunları...

Hiçbiri artık ilgimi çekmiyor. Futbol benim için spor değil, sanayi oldu. Neden elimizde ki zevklerden birini kaybettik? Neden sevdiğimiz bir hadiseden mahrum kaldık? Bunu ele almak istedim. Spor hakkında benim en çok canımı yakan konudur. Ben BJK taraftarıydım, sever, izler. Kaybettiğinde üzülür, yendiğinde sevinirdim. Halkın takımı derlerdi, ailemdeki futbol sevgisinin getirdiği bir farklılıktım, ailemdeki tek BJK taraftarıydım. Bütün sülalem Fenerbahçelidir. Bizim azınlık genelde Fenerbahçe'yi sever. Fakat ben futboldaki endüstriyelleşme karşıtı tarafı seçmiştim. Şeref bey Stadyumuna çıkıp yarı toprak, yarı çim sahalarda kısa şortlu futbolcular bana hep daha samimi gelmişti. Saçlarını geriye tarayıp, bıyık bırakan futbolcular içimizden biri gibi gelmişti.

Aklımda kalan en heyecanlı futbol nidası, Ercan Taner'in "Sergen attı, şampiyonluk geldi.." nidalarıdır hala. 2002 senesinde tüm ülkenin kalbinin Kore ve Japonya'da atmasıdır. 3. olan milli takımımızın hava limanında adeta bir zafer alayı yapan kumandan gibi karşılanmasıdır. Genç kızların; "Tarkan mı daha yakışıklı, yoksa İlhan Mansız mı?" diye tartışmasıdır. Bu sözleri bize söyleten gerçek, futbolun ruh ile, aşk ile şevk ile oynandığı dönemlerde yaşadığımız heyecandır. Katı defans yapan takımın "futbol katili" sayıldığı dönemler.

futbol
Hatırlayanlar vardır o heyecanı... Özleyenler de az değildir. Ben de çocuktum o zamanlar ama futbol sevgim vardı, mücadele eden insanlar vardı. Göğsünde reklam değil de, bize ait birşey taşıyanlar vardı. En azından benim ruhumu kıpır kıpır yapan birşeydi. Tünelden çıkan futbolcuların yüzlerini birbir ayırt etmek ve yüzlerinde ki o ifadeyi görmek için çaba gösterirdim. Hep birinin gözlerini okuyup, "savaşa hazır mısınız?" diye sorardım kendi kendime. Onlarda centilmence marşlar okunduktan sonra taraftarı alkışlayıp, tokalaşıp ellerinden geleni yaparlardı. Ve mutlu olurduk... Psikolojik orgazm yaşardık, bizi temsil edenler birilerini yıkmıştı çünkü. Galip bizdik. Koltuklarımız kabarırdı. "Çin'i nasıl yendik abi?" diye etrafta sırıtarak gezerdik.

Peki bugün neden böyle değil diye sordum kendime... Aslında cevabı biliyordum ama şimdi sormak zorunda kaldım. Yazı yazıyorum ve en iyi şekilde hissettirmem lazım. Niçin futboldan mahrum kaldık? Neden zevk alamıyoruz? Kısa şortları, badem bıyıkları mı özledik? Ben özledim ama esas sebep bu değil. Artık gelişen herşey sanayileşiyor. Endüstriyelleşmeyen futbolun son kalesi, nerede yıkıldı, ne zaman yıkıldı bende bilmiyorum. İstiladan kendimi kurtarmak için kaçmıştım bu diyarlardan. En son izlediğim maç Plymouth Argyle'ın 2010 yılında yaptığı bir maçtı. Karşısında kim vardı hatırlamıyorum bile.

Neden Endüstriyel Futbol?
Futbol stadyumlarında neden seyirci koltukları var? Takımımızın sahası neden kapatılır ceza olarak? Futbol baronları ve futbol tanrıları mı böyle istedi? Tek bildiğim şey artık futbolun halkın tek eğlencesi olmadığı ve bir lükse hitap ettiği. Futbol fakirin en büyük zevki değil, insanların lüks bir hobisi oldu.

Futbol sadece stadyuma gidip maç izlemek değildir. Stadyum çıkışında ekmek arası köfte almaktır...
Milyon dolarların havaya uçtuğu bir sektör haline geldi, sporluktan çıktı sektör oldu. Milyon dolarların havalara uçtuğu bir aktivite de, fakir veya orta sınıf bir insan barınabilir mi? Barınır diyen kendiyle çelişir... Futbol sadece stadyuma gidip maç izlemek değildir. Stadyum çıkışında ekmek arası köfte almaktır yanında ayran ile. Ailenin işçi babasının eve girdiğinde "TRT'yi açsana BJK'nin maçı var" demesidir. Şampiyon olan takımın sokaklarda zafer turu yapmasıdır.

Endüstriyel futbol, bu olguları yavaş yavaş yok etmekte. Maaşı 1000 TL olan bir işçi nasıl, bilet alsın? Bilet fiyatları yüksek... Kirada oturan ve bir sürü fatura ödeyen, çoluk çocuğunun masraflarını karşılayan adam nasıl futbol maçlarını göstermek için her ay kol gibi fatura yollayan kanala üye olsun? Futbolu zevkli kıyan şey herkesin içinde olmasıydı. Her kesimin zevki, her insanı birleştiren ortak bir zevk olmasıydı. Yıllarca takımına hizmet etmiş, içimizden biri gibi olan futbolculara vefa borcunu ödemek için yapılan jübile maçları hala bilinir. Ama artık masraftan başka birşey değil. Bilet fiyatları normalin üzerinde, kombine fiyatları 1000 TL'yi geçecek...

Futbol baronları kendini ispatlamış endüstriyel futbol işçilerine milyon dolarlar verecek bizim zevk almak için verdiğimiz parayla. Biz hala onu işçi değil, bir "Beşiktaşlı", "Galatasaraylı", "Fenerbahçeli" olarak göreceğiz. O takımına karşı sorumlulukları yerine getirmeyecek. 6 ay sonra bizim paralarımızı çuvallayıp götürecek ülkesine. Guti'nin geldiği o muhteşem karşılamayı hatırlıyor musunuz? Taraftarın gözünde ışık vardı, sevgi vardı. Guti yalandan bir üçlü çektirdiğinde tüm ahali gaza gelmiş bir ordu gibi gürlemeye başlamış ve şampiyonluktan emin gibilerdi. Ruhları vardı. Endüstriyel futbolu yenebileceklerine inanıyorlardı.

futbol ekonomisi
Nümayişler yapıldı, işler çevrildi, "Guti ne güzel oynuyor be abi, Türkiye'ye fazla bu adam" denildi. Sakatlandı, endüstriyel futbol adına tekmelendi. Gole giden oyuncuyu sakatlamakta beis görülmedi. Ve basın... Endüstriyel futbolun, piyonları olan basın, o kadar staişle bastetti ki Guti'den. Nefret politikası güdüldü. "Bu adam gay" denildi. Gay olsun kardeşim... Bize ne ki, bizim meselemiz mi? Adam çıkıp oynamıyor mu?
Kadroya alınmadığı günlerde, "karı kız ile geziyor gününü gün ediyor" dendi. E ne yapacaktı? Kendini manastıra mı kapatsın adam? Guti sanki peygamberi oldu BJK'nin. Guti benim gibi beşer bir varlık değil mi? Yani kadınlarla gezmeye benim ne kadar hakkım varsa, onunda o kadar var. Kaldı ki kadroya almamışsın adamı. Bu ülkede sakatlandım diye kadroya girmeyip, karı kızla gezen futbolcular oldu.

Sebebi yine endüstriyel futbol... Futbol sektör oldu, haber yapmakta şart. Bundan para kazanıyorsun, haber yapan gazetenin tirajı artıyor. Üretim çılgınlığı devamlı var. Kapitalist sistemin getirisi aslında. Her gelen futbolcu, düşük kesimde bir umut, bir heyecan olarak algılanır. Endüstriyelleşme, futbolun "Caesaropapizm" hareketidir. Bunun sonunda tek bir zevk alan izleyici kalmayacak... Çünkü artık futbol farklı düşünceleri birleştiren bir zevk değil. Lüksü elde edebilenin takip edebildiği ağızda tat bırakmayan, tadı tuzu kalmayan bir aktivite.

Futbol artık seyircinin değil...Baronların zevki.
Manchester City endüstriyel futbolu muzafferleştiren, adeta futbolun dibine darı diken en büyük unsur oldu. Beyaz kıyafetleriyle, kafalarında poşular ile Manchester City'nin sahasına inen Arap şeyhlerini gördüğümde bunu tahmin etmiştim. Milyar dolarlar harcayıp, Manchester City'e çalışan. En baba oyuncuları toplayıp, parayı bastırıp başarı elde eden suni bir takımı izlemeyi kim sever? Ruh mu üstündür, para mı?

İsminin başında çeşiti firmaların ismini barındıran, teknoloji harikası stadyumlarda cabası. Benim Şeref Bey Stadyumu diye sevdiğim, İnönü Stadyumu hala ayakta. Fakat onunda son burçları ele geçirildi. Türkiye'nin endüstriyel futbola karşı direnen en büyük kalesini, yavaş yavaş yıkmaya başladılar. Benim temennim. Umarım İnönü Stadyum'u hiçbir zaman yıkılmaz ve her zaman ki samimi duruşu ile Dolmabahçe'yi süsler. Yukardan yağan sağanak yağmurlar, çamur, zeminin kayganlığı... Futbolu zevkli hale getiren doğal olaylar. Bu olumsuzluklara rağmen hırslı olan topçu oynar ve gönlümüzü fethederdi. Üstü kapanan ve yukardan sıcak hava üflenen stadyumların keyfini hiçbir zaman hissedemedim.

futbol
Tütün içmek gibi... Sigara zammı geliyor aklıma. En dandik sigarayı bile 5TL'den satan tekeller. Dandik sigaranın tütününün tadı bile ağızda plastik tadı bırakıyor, fakat yine de ödemek zorunda kalıyoruz. iyisini alabilecek insan ise ohoo... Çok az. Futbolda böyle bir hal aldı. Kötüsünü zor elde edip, o pis kokuya, pis tada tahammül etmek zorunda kalıyoruz.

Sponsorlar milyon dolarlar verir. Formaların her köşesine bir reklam yapıştırılır. Arma ortadan kaybolur. Futbol artık seyirci için değil... Futbol artık bir zevk alma aracı değil... Futbol para kazandırma aktivitesi, futbol şampiyon olmak için şike yapanların özeli, futbol artık seyircinin değil... Baronların zevki.

Endüstriyelleşen futbol bana göre, zevklerimizin ve tutkularımızın cenaze marşıdır. Benim cenazem seneler önce kaldırıldı. Artık bu konuda daha çok şey yapmak istiyorum, insanların daha çok neden zevk alamadıklarını bilmemesini istemiyorum. Çokta önemli bir ayrıntı değildi benim için... Futbol sonuçta. Hayatımda bin tane daha önemli ayrıntılar var. Sadece sporun, sektör olmasını istemiyorum. Tribünler halk içindir, tek zevki futbol olanlar içindir. Tribünleri halktan alıp, aristokratlara verdiğiniz taktirde. Halkın tepkisinden kaçmak imkansızdır. Ve halkı arkasına alamayanlar, eninde sonunda kaybeder.
0|1
12|13

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 12

  • Çok güzel noktalara değinmişsiniz teşekkürler.

    0|0
    0|0
  • Yazı için teşekkürler

    0|0
    0|0
  • Teşekkürler...

    0|0
    0|0
  • Teşekkürler

    0|0
    0|0
  • size katılıyorum bende

    0|0
    0|0
  • mükemmel bir yazı olmuş.

    0|0
    0|0
  • Araştırmış ve uğraşmışsınız.
    Emeğinize sağlık :)

    0|0
    0|0
  • Futbol stadyum çıkışı köfte ekmek yemektir. Güzel tespit.

    0|0
    0|0
  • Verdim yıldızını

    0|0
    0|0
  • Endüstriyel futbola karşı birlik olmalıyız para herşey değil..

    0|0
    0|0
  • spidergirl okumadin itiraf et ?!1

    0|0
    0|0
  • hmm oks by.

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 13

  • emeğine sağlık güzel yazı...çArşı endüstriyel futbola karşı

    0|0
    0|0
  • Sergen gooolll sergen attı şampiyonluk geldi sergen attııı şampiyonluk geldi Beşiktaş şampiyonluğa koşuyor hey gidi

    0|0
    0|0
  • eline sağlık.

    0|0
    0|0
  • yazı için teşekkürler.

    0|0
    0|0
  • Fena değil.

    0|0
    0|0
  • Çok güzel bence teşekkür

    0|0
    0|0
  • Müthiş yazı , eline yüreğine sağlık .

    0|0
    0|0
  • çok güzel izah etmişsin kardeşim..aynen bende uzun süredir futboldan zevk almıyorum ve ligi takip etmiyorum..

    0|0
    0|0
  • höf

    0|0
    0|0
  • Selam

    0|0
    0|0
  • Çok güzel bir yazı, okurken içim titredi... Zihnimi okumuşsunuz Caesar bey...

    0|0
    0|0
  • Bende Koyu bir galatasaraylıyım..Harika bir yazı oLmuş arkadaşmm.. Futbolda ki ele alınması gerekn en önemli konuyu yazmışın buraya..! ellerine sağlık umarım bu konuda bişeyler yapılabilir daha fazla geç olmadan..

    0|0
    0|0
  • Brütüs gidiyormuşsun...

    0|0
    0|0
Yükleniyor...