"O gemi gelmeyecek İsmail Abi" Diyebilir miyiz Hiç?

Hani "Umut fakirin ekmeğidir." derler ya. İşte umut da İsmail Abi için çay gibidir bence biraz. İsmail Abi nasıl çaysız düşünülemezse, umutsuz da düşünülemez.

Hadi umut neyse de çay şart.

Bana göre zaten esas önemli olan geminin gelmesi filan da değil: Umut! Hem İsmail Abi de bence az da olsa farkında, o geminin gelmeyeceğinin. Ama kolay mı bunu kabul etmek? Deseler ki;

"Baban gitti, ama gemi ile gelecek" hangimiz beklemeyiz o sahilde?

Yağmur, çamur, soğuk demeden hangimiz her canımız yandığında baba kucağına koşar gibi sahile koşmayız? Ve bilemeyiz; o sahilde ne konuşmalar yapmıştır babasıyla: Hatta belki de bizim yanıbaşımızdaki babamızla yapmadığımız kadar! Şimdi söyleyin, Vicdanımızı bir kenara bırakıp desek ki İsmail Abiye:

"Abi o gemi hiç gelmeyecek, boşuna bekleme"

diye, bırakıp gider mi? Babası ona sırtını dönüp gitmiş olsa bile bizim bildiğimiz İsmail Abi sırtını döner mi?

Artık deniz kokusu baba kokusu ile eş olmuştur onun için.

Bütün limanlar baba kucağı olmuştur. Şimdi yürek nasıl razı olur bütün sahilleri mezara çevirmeye? O zaman deniz tüm tuzuna rağmen gizleyebilir mi İsmail Abinin ona akan gözyaşlarını? Kabarıp taşmaz mı, afet olmaz mı o zaman?

Hem bizim beklediklerimiz geliyor da ne oluyor? Gelse bir türlü, gelmese başka türlü hayal kırıklığı. Ayrıca, bir kere giden, geri gelse bile bıraktığı izler silinir mi artık. Umduğu gibi olabilir mi her şey?

Bence o gemi gelse, İlk fırsatta İsmail Abi kendisini yine o sahilde bulurdu. Kimi "baba" diye bildiyse orada. Onu yalnız bıraktıklarında her seferinde kim onu kucakladıysa, sorgusuz kabul ettiyse orada. Ve o gemi aslında orada, o sahilde. Sadece biz göremiyoruz. İsmail Abi görüyor ama. Farketmediniz mi, ortada gemi yokken bile el sallayışını.

İşte ben de orada Mecnun'un yerinde olsam, İsmail Abi ile birlikte denize doğru el sallardım. Hatta o andan sonra babasına belki saygısızlık olur diye denize taş bile atmazdım. Olur ya yârin gözlerini bile denize benzetmezdim. İsmail Abi ile beraber umuda el sallardım sıcak bir çay eşliğinde. Çünkü insan belki babasız yaşar ama umutsuz yaşayamaz.

Onun umuduna kıyamazdım...

Evet. Ben de el sallardım İsmail Abi ile birlikte. Pembe yalanlardan bile nefret eden ben, yapardım bunu. Çünkü yalan değil bu. Herkes kendi bildiğine gerçek diye inanırken, Başkalarını yanlış görüp sahillerden uzaklaştırırken, Ben İsmail Abiye inanıyorum:

Gelecek abiiimm, o gemi bir gün gelecek.


Ve biz de bir gün, 'birer kayığa binip' seninle beraber o gemiye dahil olacağız...

Beyaz Atlı Kurbağa


2|1
2|1

Senin görüşün nedir?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 2

Erkekler Ne Diyor 1

  • 2ay

    Aslında beklediğimiz şeylerin gelmeyeceğini bizde biliyoruz, lakin gelmesini bekliyoruz.

    0|1
    0|0
Yükleniyor...