Kadınlar mı daha duygusuz yoksa erkekler mi?

Edebiyat tarihine baktığımda hep erkek yazar ve şair görüyorum. Özellikle 100 sene öncesinden geriye gidildiğinde... Yazar belki vardır ama asıl duyguların sel olup aktığı şiirleri neden kadınlar yazamaz erkekler kadar çok?

Örneğin kadınlar erkekleri hep ruhsuz serler ama en güzel aşk şiirleri Özdemir Asaf'ın, Yılmaz Erdoğan'ın değil midir?

Güncellemeler:
Bazı kadınlar 100 yıl önce bilim yapıyordu...

Bkz. Amalie Emmy Noether, Marie Curie...


Ayrıca Osmanlı Devletinde şehirli, güngörmüş halkın kadınları hanımefendi kategorisindeydi. Örneğin aşk yapmak, kadın ve erkeğin karşılıklı oturup muhabbet ederek birbirlerine şiir okumasıydı. Yani İskender Pala, Kanuni'nin bir rus kızıyla (cariye) olan aşk macerasını şöyle anlatıyor

Bir sonbahar günü, arkadaşları şarkılar söyleyerek kendisini yıkadılar. ... O gece sultan ile karşılıklı satranç oynadılar ve uzun uzun konuştular. Amacı sultanı aşk çölünde kendisine susuz bırakmaktı. İstediğine ulaştı da. Şair sultanı söz ile avladı.Güzel hatıralarla ruhunu soydu, hoşlanacağı şiirler okudu. ...
Yani o zamanın Osmanlısında kadınlar da, erkekler de estetik ve edebiyatla içiçe geçmişlerdi. Bahsettiğim kişi Hürrem'dir bu arada...

0|0
7|2

En İyi Kız Görüşü

  • "Osmanlı'nın geleneksel döneminde kadın şair yok denecek kadar az. Çünkü

    kadınların şiir biçiminde bile duygularını ifade etmesi, hatta 'vuslat,

    aşk, muhabbet, sevda, yâr' gibi sözcükleri kullanması ayıp

    sayılmaktadır"

    Diye birşey buldum Osmanlıda kadın şairler adlı makalede, bence bir roman yazarının kurgusundan daha geçerli, Edebiyat akademisyeninin söyledikleri.

    Bir de yakın dönem kadın şairler anlaşılamıyor olabilir bana göre, Silvia Plath, Nilgün Marmara, Gülten Akın hep bir erkeğe ilan-ı aşk etmekten daha büyük problemleri olan, topluma ya da içine dönük şiirler yazan, daha farklı boyutlarda olan insanlar, Yılmaz Erdoğanla kıyaslayamayız onları.

    0|0
    0|0
    • Öncelikle katkın için teşekkür ederim. Ancak önce iskender pala akademisyen midir diye bir arasaydın yandex'te iyi olurdu. Pala 1998'de divan edebiyatı geçmişiyle Prof olmuşken, Nazan Bekiroğlu hikayeleriyle tanınır ve 2001 yılında Prof olmuştur. Her ikisi de benim için değerlidir ama İskender Pala hem çalışma alanı hem de tarih araştırmalarıyla daha derindir.


      Son söylediklerine katılıyorum ama farklı şeylrden bahsediyoruz. Bu saydığın kişiler toplum için sanat akımının üyeleri. Karıştırmylm.

    • Evet İskender Pala'nın akademisyen geçmişi hakkında bir bilgim yok. Yine de kaynak gösterdiğin metin bir kurgu değil mi?


      Son söylediğinin ise gerçekle pek alakası yok ve benim anlayamama tezimi kanıtlıyor, Silvia Plath'ta gizdökümcü(itirafçı) şiir akımındandır, Nilgün Marmara tamamen içe dönük şiirler yazar, toplumculukla zerre ilgisi yoktur şiirlerinin. Zaten, toplumcu şairleri neden listeye almamamız gerektiğini anlamadım çünkü Yılmaz Erdoğan'da toplumcudur.

    • ...hep bir erkeğe ilan-ı aşk etmekten DAHA BÜYÜK PROBLEMLERİ olan, TOPLUMa ya da içine dönük şiirler yazan, daha farklı boyutlarda olan insanlar...

Kızlar Ne Diyor 6

  • o dönemlere gittiğinde kadınların yazma hakkı varmıydı ya da yazdığını sergileme ya da çalışma hakkı ya da okuyabiliyormuydu acaba ?kafama takıldı

    0|0
    0|0
    • Önemli olan birinin sana hak tanıması değil, kendi hakkını kendin tanımandır.

    • O yüzdenmi hala okula gitmeyen küçük kız çocuklarına teşvik yapıyorlar

  • En güzel aşk şiirlerini erkekler yazarmış peh. Bir anne ile bebeğin iletişimininin yanında edebiyatın esamesi okunmaz.

    0|0
    0|0
  • tabii ki kadınlar :P

    0|0
    0|0
  • 'söyleyene değil, söyletene bakacaksın. yazdıgın isimleri o kıvama getiren yine kadındır

    0|0
    0|0
  • 100 sene önce bayanlar özgür özürlüydü, dışara çıkma, okuma, Robert college zaten o zaman açıldı ve ilk öğrenciler çoğu yabancı baynlardı. Okumaya hakkı verseydiler, neler yazardı neler akardı.

    0|0
    0|0
  • biseksüelim ve bir kıza aşık olmak bambaşka..

    0|0
    1|2

Erkekler Ne Diyor 2

  • bunun nedeni kadınların duygusuzlugu değil, dünyanın ilk çağlardan bu tarafa hep erkek egemen bir toplum anlayışı hakim olmuştur. kadınlar son 100 yıla kadar değersiz varlıklardı. çoğunun tarlasından atından hayvanından daha degersizdi. bu zamanda hala alt zihinlerinde bunu yasaynlar var.

    0|0
    0|0
    • Bazı kadınlar 100 yıl önce bilim yapıyordu...

      Bkz. Amalie Emmy Noether, Marie Curie...


      Ayrıca Osmanlı Devletinde şehirli, güngörmüş halkın kadınları hanımefendi kategorisindeydi. Örneğin aşk yapmak, kadın ve erkeğin karşılıklı oturup muhabbet ederek birbirlerine şiir okumasıydı. Gerisini güncelleme yapacağım...

  • tabi ki kadınlar "ay ben kadınım kırılganım" diyenlerin en çok kırdığını görürsün çevrende

    1|0
    0|0
Yükleniyor...