Bir yeri yıllar sonra hayallerinizdeki gibi bulamazsanız...? (Habibler-Kemerburgaz yolu))

Derler ki. Leibniz, fikirlerini önemsediği Spinoza ile yaptığı bir görüşme ertesinde şu sözleri sarf eder:

- Bu adamda din adına büyük bir tehlike sezinledim. Tanrı'nın yaratma edimini iradi/seçimlik olmaktan çıkarıyor ve zorunluluğa bağlıyor.

Öyle ya. Monadlardan oluşma bir evren çizen Leibniz için "büyük saatçi" her şeyi en ince ayrıntısına dek hesaplamıştır. Monadlar, onun iradesinden kaynaklı şaşmaz bir uyum içerisindedir. Katibin elindeki kalem gibidirler.

Şema, bir nevi Platon'un idealar dünyasının 17. yüzyıla uyarlanması. Aydınlanma'nın arifesinde, geleneksel felsefenin ve Yeni Platonculuğun ihyası!

Ancak bu gelenekçiliği, Leibniz'deki terakkiyi görmemize mani değil. Matematiğin, mantığın ve hesap makinelerinin gelişimine katkıları gibi.

Bağlarsak;

Tarih, genel anlamıyla sınıflar savaşımıysa. Felsefe tarihi de, idealizm (metafizik) ve materyalizmin (diyalektik) çatışma sahası olmuştur. Bir şeyi -adeta Condillac duyumculuğu katılığında- ya siyah ya beyaz boyutuna indirgemek ve sürecin karmaşıklığını göz ardı etmek; idealizmin/metafiziğin yanılgılarındandır.

Burjuva ideologları ve solun amfibileri, bu tek boyutlu bakış açısını çeşitli veçhelerle ve çıkarları doğrultusunda kullanır. En maksatlısı da "birey" ve "toplum"u müstakil sahalar şeklinde sunmak; aralarındaki etkileşimi kasıtlı şekilde göz ardı etmek; en nihayetinde bireyin "yaradılıştan" gelen haris doğası itibariyle sosyalizme yatkın olamayacağını dillendirmek.

Lamartine, bir yazısında "biri eksilir yaşamınızdan, dünya boşalır." der. Teori ve pratik de öyledir. Bir paranın iki yüzüdür. Ancak teoriyi belirleyen, pratiktir. Hazır bilgi paketleri yoktur; yaşam deneyimlerimizden damıtarak oluşturduğumuz kuramlar silsilesi vardır. Sonra bu silsilenin rehberliğinde yeni deneyimlere yöneliriz. Deneyimler (ve dersler) sonucu, kuram da atılım kazanır ve bir sonraki aşamada praksise daha iyi bir randıman sağlar. Süreç, bu şekilde sürgit işler. Teorisiz pratik; karanlıkta fenersiz dolaşmaksa; pratiksiz teori ise atalet, dogmalaşma ve en nihayet olduğu yerde saymaktır.

İşte insan ve toplum da -fikrimce- böyledir. Birey, içinde yaşadığı toplumca şekillendirilir ve onu şekiller. Aralarındaki ilişki, çift yönlüdür ama son tahlilde belirleyici, toplumdur. Bireyin "bilinci", toplumdan ve "tarihsel koşullardan" (üretim ilişkilerinden) bağımsız değildir. (Yani başka bir insan mümkün.)

İdealist düşünce ve hizmet ettiği kesim, toplumu (sistemi) adeta bir postulat değişmezliğinde kabul eder. Aksi her görüş, ütopyadır.

Oysa değişimin kaçınılmazlığı esastır. Diyalektik materyalizm, hükmünü icra edecek; zıtların savaşımı ve küçük nicel birikimler, "nitel sıçramayı" elbette getirecektir. Burada yargıç, tarih olacaktır.

Habibler

||

||

|| *

||

||

Kemerburgaz

Bu ormanla çevrili yolu kat eden var mı? Orta kısımda halka açık bir çeşme (*) vardı ve suyu nefisti. 15 yıl sonra ziyaret edeyim dedim de. Hatıralar fena tepik yedi. Çeşme, özel sektörün kapatması olmuş :)

Çeşmenin metresliğine tepkiler:

(...)

Güncellemeler:
Stoacı Ali: Kırılacağı pardon kapatılacağı vardı zaten, üzülmek yararsız

Fizyokrat iktisatçı Veli: İstanbul'un bu tarafları silme tarım alanı. Harika!

Klasik iktisat ekolünden Margaret: Bırakınız kapatsınlar, bırakınız düzsünler.Şüphesiz gören gözler için "görünmeyen el"de ne güzel bir fayda vardır
Ütopyacı Nuri Simon: Suyu kapatan şirket, dıştan Owen'in atölyesine çalıyor. Bir mutluluk adası mı kurmalı!


Realist Hayri: 19. y.y. Rus popülistlerini geçtiniz, romantikler! Çiçek, sınai/kapitalist bir ara aşamanın bağrında açmalı.


Manifesto okuyucusu: Demek oluyor ki burjuvazinin varlığıyla toplumun varlığı, birbiriyle bağdaşmaz olmuştur!
Nuri'ye haksız çıkışmış Hayri :) O dönem çelişkiler çok bariz değildi ve sistem de henüz vahşileşmemişti. ("Tekel"e ise çok var.)


* İRADİ/SEÇİMLİK SORU: Allahın suyunu bile parselleyen bu kapitalizmi Ne Yapmalı? Nasıl Yapmalı?


* ZORUNLU SORU: Yıllar sonra ziyaret edeceğiniz bir yer/kişi düşünün. İyimser bir saflıkla, diyalektiğin "değişim" ilkesini aklınızdan çıkardınız mı hiç? Yaşadığınız kırıklığı tarif ediniz? :)

0|0
2|3

En İyi Kız Görüşü

  • ordan nihilist balkabağı der ki:

    bu yüzden geçmişe ve çocukluğuma olmayan bir zamanda yaşanmış anılar olarak bakıyorum. çocukluğumun geçtiği evin yakınına bile korkudan yanaşamayan biriyim. değiştirilmiş ve başka bir forma geçmiş olduğunu görmekten korktuğum için değil bana hiç oralarda yaşamamış olduğumu hissettirdiği için korkuyorum . bu sanki hiç yaşamamışım hisini sevmiyorum. kapitalizmin bunla bir ilgisi yok tabi.senin çağrışımlar hep açık olduğu için bizi yine ordan oraya sürüklemişsin .:)

    0|1
    0|0
    • Belki de sendeki varoluşçuluktan, hayatın saçma olduğuna inanmaktan geliyor bu. Yaşamadığım için fazla yorum da yapamıyorum. Melankoliye sürükledin bizi.


      Nihilist vurgulu girişi görünce de eyvah dedim; bireyi topluma kurban etmemden hoşlanmayacak.

      Şaka tabii. Farklı görüşe kapalı olan da bir zahmet diyalektikten bahsetmesin soruda.


      Garsonu ayağıma beklediğim masa da boş kalmıştı :) Hoş geldin.

    • hoş buldum, sen de hoş geldin yoktun.

Kızlar Ne Diyor 1

  • Hayallerimdeki gibi değil de bıraktığım gibi bulamamak üzücü bir durum.

    Muhtemelen o yer de beni oradan ayrıldığım gibi bulamayacak, kabul etmeyecek..

    Bilemedim.

    0|1
    1|0
    • Azem, "Arkadaş" (Y. Güney) filminde eski dostu Cemil'i bıraktığından apayrı bulmuştu... Tabii aptalca bir iyi niyetle dostunu değiştirmek istemişti ama nafile! Şartlarından soyutlayamazsın adamı. Önce şartları değiştirmeli.


      Sürekli değişiyoruz (gelişiyor muyuz, evet ama geriye doğru). Doğa da bundan hoyratça nasipleniyor. Bıraktığın gibi bulamayınca üzülüyorsun dediğin gibi.


      Yer için bir şey diyemem de. Statüko seni kabul etmez tequilashot :)


      Ama bu başlık ağırlamaktan dolayı teşekkür eder.

    • Ben teşekkür ederim. Sorularını seviyorum.

Erkekler Ne Diyor 3

  • Ben sadece soru başlığına cevap vereyim;

    "Güzelim yerin içine etmişler"

    0|1
    0|0
  • aşşagı köyün pınarları yandan hamle yok amanın azimedeki uzun saclarda parlıyor...

    düşündüğüm içinmi varım yoksa var oldugum içinmi düşünüyorum muamma.

    soruna gelince hareket diyorum hep daha önce geliyor dusunmekten.

    0|1
    0|0
    • O pınarlara Herakleitos'un şavkı düşsün :)

      Son cümlenize katılıyorum. "Daha önce".

      Teşekkürler.

    • rica ederim

  • tabiki bulamazsın ufak tefek yenilikler illaki olacaktır

    0|1
    0|0
    • Elbette, bundan kaçış yok.

      İş ki kader denmesin...

Yükleniyor...