Okumaktan keyif aldığınız kısa yazıları paylaşır mısınız?

Adam barda gördüğü güzel bir bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve,

"-Biraz konuşabilir miyiz, acaba?" dedi. Kız birden haykırdı:

"-Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!"

Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu.

Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek,

"-Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandıklarıyla ilgili bir ödev hazırlıyordum." dedi. Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi:

"-Ne? Gecesi 200 dolar mı? Deli misin sen?"

Güncellemeler:
link

bu lınkte degısık hıkayeler mevcut, ilgili olanlar bakabılır:)

0|0
8|4

En İyi Kız Görüşü



  • Amerika’ lı zengin işadamı, bir iş seyahati sırasında küçük bir Meksika kıyı kasabasına uğrar. Limanda gezerken, ağzına kadar balık dolu küçük bir teknenin içinde oturan bir balıkçı, dikkatini çeker. Merakla yanına yaklaşır ve sorar;

    Merhaba, bu balıkları yakalamak ne kadar zamanını aldı?

    Balıkçı, tümünü bir-iki saate yakaladığını söyler. İşadamı bu kez, niçin daha uzun süre kalıp daha fazla balık yakalamadığını sorar. Balıkçı, ailesinin geçimi için bu kadarının yettiğini söyler. Amerikalı işadamı merakla balıkçıya kalan zamanını nasıl geçirdiğini sorar.

    Balıkçı anlatır;

    Geç vakit yatarım, sabah birazcık balık yakalarım. Sonra çocuklarımla oynarım, öğlende de karım Maria ile biraz siesta yaparım. Akşamları, amigolarla beraber gitar çalıp şarap içeriz, eğleniriz. Dolu ve meşgul bir yaşantım var senyör.

    Amerikalı gerinerek;

    “Sana yardım edebilirim. Balık tutmak için daha çok zaman ayırmalı ve daha büyük bir tekne ile çalışmalısın. Bu tekneden elde ettiğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. Kısa sürede bir balıkçı filosuna sahip olursun. Böylelikle, yakaladığın balığı aracılara değil doğrudan doğruya işleme tesislerine satarsın. Hatta kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. Balıkçı sektöründe bir numara olursun.”

    Ve Amerikalı devam eder,

    Tabii, bunları yapman için öncelikle bu küçük balıkçı kasabasını terk edip Mexicocity’ye daha sonra Los Angeles’a ve en sonunda holdingini genişletebileceğin New York’a yerleşirsin. Balıkçı düşünceli vaziyetle sorar,

    Peki senyör, bu anlattıklarınız ne kadar zaman alır? Amerikalı yanıtlar, 15-20 yıl kadar.

    Peki, bundan sonra senyör? Diye sorar balıkçı.

    Amerikalı güler, şimdi anlatacağım en iyi tarafı! Zaman geldiğinde, şirketini halka açarsın ve şirketinin hisselerini iyi paraya satarsın! Kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın!”

    Milyonlar? Der Meksikalı,

    Eee... sonra senyör?

    Amerikalı, “Ondan sonra emekli olursun. Geç vakitlerde yatabileceğin küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin, istersen zevk için biraz balık tutarsın, çocuklarınla oynayacak, karınla siesta yapacak zamanın olur, akşamları da arkadaşlarınla şarap içip, gitar çalarsın. Nasıl, mükemmel değil mi?”

    0|1
    0|0
    • :)

      bu hıkaye bu kadar mı ya...ben daha farklı bır son beklıyordum :d

    • Hepsini Göster
    • yok,ayni kitap degil..bulursun kolayca tum kitapcilarda var neredeyse..internette de cok hikaye var ama kitaptan okumanin keyfi bambaska..

    • o tarz hıkayelere daır okumadıgım kaldı mı bılmıyorum, cunku ıkı kıtap okumustum ve bazı hıkayeler aynısıydı... coguyla karsılasmısımdır yanı :d kıtaptan okumak elbette muthıs cezbedıcı.)

Kızlar Ne Diyor 7

  • Gerçek şu ki; herkes seni incitecek. yapman gereken tek şey; 'acı çekmeye değer birini bulmak.

    0|2
    0|0


  • Hasımlarından biri ,kulakları gayet büyük olan Galile'ye:

    --Kulaklarınız bir insan için büyük değil mi?diye sormuş.

    Galile:

    --Doğru diye gülümsemiş.Benim kulaklarım bir insan için büyük ama,senin kulaklarında bir eşşek için fazla küçük sayılmaz mı? demiş.

    2|1
    0|0
  • hahah :D bir psikoloji öğrencisi olarak bunu denemeliyim bakiimm

    0|1
    0|0
    • snn gıbıler yuzunden erkeklerımızın yuzde çoğu basireti baglanmıs gıbı davranıyor bır kız gorunce :p

    • Hepsini Göster
    • her duyduğuna inanma derim

    • inandıgım için söylemedim, inandıgım şeyleri isim vermez kendim söylerim:)

  • " Hiçbir şeyini özel

    bir gün için saklama. Yaşadığın her gün özeldir."

    Cenazeyi izleyen günlerde enişteme ve yeğenime

    beklenmeyen bir ölümün arkasından yapılması gereken

    tüm üzücü işlerde yardımcı olurken sık sık bu sözleri

    hatırladım. Kardeşimin ailesinin yaşadığı şehirden

    California'ya dönerken uçakta yine bu sözleri düşündüm.

    Kardeşimin göremediği, duyamadığı veya yapamadığı

    bütün şeyleri düşündüm. Hala eniştemin sözlerini

    düşünüyorum ve hayatım değişti.

    Artık daha çok okuyor, daha az toz alıyorum.

    Balkonda oturup bahçemi seyrediyorum, uzayan çimlere

    aldırmadan. Ailem ve dostlarımla daha çok vakit geçiriyorum ,

    iş toplantılarında daha az. Mümkün olduğu kadar sık

    "hayatın katlanılması gereken bir dertler zinciri yerine zevk

    alınacak olaylar silsilesi olarak görülmesi" gerektiğini

    hatırlatıyorum kendime. Her anın güzelliğini duyumsayarak

    yaşamak istiyorum. Hiçbir şeyimi özel günler için saklamıyorum.

    Kıymetli tabak çanağımı her "özel" olayda kullanıyorum.

    Birkaç kilo vermek, tıkanan lavaboyu açmak, bahçemde ilk

    açan çiçek gibi özel olaylarda.. En pahalı ceketimi canım

    isterse süpermarkete giderken giyiyorum. Teorime göre eğer

    zengin görünürsem, küçük bir torba erzak için o kadar parayı

    daha rahat ödeyebilirim. Pahalı parfümü özel partiler

    için saklamıyorum. Mağazalardaki tezgahların ve banka

    memurlarının burunları da, en az parti parti gezen

    arkadaşlarımınkiler kadar iyi koku alır.

    "Birgün" kelimesi dağarcığımdaki yerini kaybetti.

    Bir şey, eğer görmeye, duymaya veya yapmaya değerse, onu

    şimdi görmek , duymak ve yapmak istiyorum.

    Hepimizin "Yaşayacağımıza garanti gözüyle baktığımız

    yarını görmeyeceğini" bilseydi eğer kızkardeşim, neler

    yapardı kimbilir ? Sanırım aile fertlerini veya yakın

    arkadaşlarını arardı. Belki eski birkaç arkadaşını arayıp

    aralarında geçen sürtüşmeler için özür dilerdi.

    Belki bir lokantaya en sevdiği çin yemeğini ısmarlardı.

    Bunların hepsi birer tahmin. Kardeşimin neler yapamadan

    öldüğünü hiçbir zaman bilemeyeceğim. Ya ben ?..

    Eğer sayılı saatimin kaldığını bilseydim, yapamadığım şeyler

    olduğu için kızardım. Yazmayı ertelediğim mektupları yazmadığım

    için kızardım. "Bir gün ararım" dediğim dostları görmediğim

    için kızardım. Eşime ve kızıma onları ne kadar çok sevdiğimi

    yeterince sık söylemediğim için kızardım. Artık hayatlarımıza

    kahkaha ve renk katacak hiçbir şeyi yarına ertelememeye,

    duygularımı dizginlememeye çalışıyorum.

    Ve her sabah gözlerimi açtığımda kendime o günün

    "Özel bir gün" olduğunu söylüyorum. Her gün,

    her dakika, her nefes gerçekten Allah'tan bize bir armağan.

    ANN WELLS

    0|1
    0|0
  • Bir üniversitede dersleri zayıf olan bir öğrenci Prof.' a benim geleceğimle oynuyorsunuz bu dersten geçersem mezun olacağım der. Profesör ise: ' size soruyoruz ve başarılı olanları geçiriyoruz' der.Öğrenci:

    - Ben size bir soru sorayım cevap verirseniz beni geçirmeyin veremezseniz geçirin,der.

    Profesör 'tamam' der .

    Soru :

    - Yasal olup mantıksız olan,Mantıklı olup yasal olmayan ve hem mantıksız hemde yasal olmayan birşey söyleyin,der.

    Profesör cevap veremez.Öğrenciye en yüksek notu verir.Daha sonra okulun en zeki öğrencisini çağırıp soruyu sorar.Öğrenci:

    -Siz 65 eşiniz 23 yaşında : Bu yasal ama mantıksız birşey ...

    -Eşinizin 25 yaşında bir sevgilisi var : Bu mantıklı ama yasal olmayan birşey ve;

    -Siz eşinizin sevgilisine en yüksek notu verdiniz : Bu hem mantıksız hemde yasal olmayan birşey ,der.

    1|1
    0|0
  • Korkma.! beddua etmiyorum..

    Tutar biliyorsun.Bende biliyorum.

    Nede olsa bi zamanlar sevmiştim seni...

    Yüreğime olan saygımdan mühürlendi sesim.

    Hakkında tek kötü cümlem yok.Hırsım,intikam.öfkem...Hiç biri yok !

    Ancak daha acı olan Sevgim de yok.. Bu bile öldürebilir adamı;

    Neyseki sen adam değilsin, Yakmaz canını...

    0|0
    0|0
  • haha:d

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 4

  • "Çocukken her akşam yatmadan önce ve aklıma geldiği her an Tanrı'ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün Tanrı'nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım.

    Ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrı'ya günahlarımı affetmesi için dua ettim." Al Capone

    2|2
    0|0
  • Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar.Degisiik konular üzerinde konuştular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı…

    Berber: ” Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah’ın varlığına inanmıyorum.”

    Adam: ” Peki neden böyle diyorsun?”.. ...

    Berber: ” Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eğer Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimseye acı çektirmez, birbirini üzülmezdi.Allah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum…”

    Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi. Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı. Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü.Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki traş olmayalı uzun süre geçmişti. Adam berberin dükkanına geri döndü.

    Adam: ” Biliyor musun ne var, bence berber diye birşey yok”

    Berber: ” Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim.”

    Adam: ” Hayır, yok. çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı.”

    Berber: ” Hımmm… Berber diye birşey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?”

    Adam: ” Kesinlikle doğru! Püf noktası da bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi. İşte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!”

    1|1
    0|0
  • sokrates bir gün yürürken , tek kişinin geçebileceği kadar mesafe olan bir mevkiide dönemin soylularından biriyle karşı karşıya gelir ve ikisi de durur...kısa bir süre bakıştıktan sonra :

    soylu: " ben senin gibi pis bir zavallıya yol vermem!"

    sokrate"ben veririm".

    0|1
    0|0
    • sokrates mi? diyojen değil miydi bu hikayenin aktörü :)

    • valla ben sokrates diye okudum. 5 yıl öncesine kadar duymuştum ve o zaman da sokrates imzası vardı. -ki aradan yüzyıllar geçmiş. muhtemelen diyojende değildir. sıradan bir adam söylemiştir ve günümüze kadar bu şekilde gelmiştir .)

    • doğrudur :)+(

  • hatırlamıyorum kii

    0|0
    0|0
Yükleniyor...