En sevdiğiniz şiir?

En çok kimi okursunuz, önerin.


0|1
4|9

Erkekler Ne Diyor 9

  • TİKSİNİYORUM
    Ana olacak kadından
    Şu zamanın kızından
    Namus, ahlak bırakmayan
    Tiksiniyorum bu hayattan

    Kendim yazdım

    2|0
    0|0
  • Kaldır başını bak göge
    Bak şu şehrin maviligine,
    Denizin üstündeki martılara
    Ne kadar güzeller degil mi?
    Şehrin maviligi de martıların uçuşuda
    Başka güzel benim için..
    Sadece sen varsın diye..
    İçime çektigim hava bile güzel
    Sırf kokunu taşıyor diye..
    Sadece sen varsın diye..

    1|0
    0|0
  • ben sana mecburum bilemezsin

    1|0
    0|0
    • 15gün

      Adını mıh gıbı aklımda tutuyorum
      Buyudukce buyuyor gözlerin
      İçimi seninle ısıtıyorum...

    • 15gün

      Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun.

  • Sezai Karakoç " Mona Roza "
    Siyah güller ak güller
    Gülleri gülleri ve beyaz yatak
    Kanadı kırık kuş merhamet ister
    Ahh senin yüzünden kana batacak
    Mona Roza, siyah güller ak güller

    1|0
    0|0
  • atilla ilhan yalnizlik

    1|0
    0|0
  • atilla ilhan

    1|0
    0|0
  • ismet ozel -Amentu

    1|0
    0|0
  • orhan veli kanık severim

    0|0
    0|0
  • Ramiz karaeski

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 4

  • O zaman
    Güneş soğudu
    Ve bereket topraklardan gitti

    Ve çöllerde yeşillikler kurudu
    Ve balıklar denizlerde kurudu
    Ve toprak
    Ölülerini kabul etmez oldu artık.

    Bütün solgun pencerelerde gece
    Belirsiz bir düşünce gibi
    Birikiyor durmadan ve taşıyordu
    Ve yollar
    Sonlarını karanlığa bıraktılar

    Kimse aşkı düşünmez oldu.
    Kimse düşünmez oldu yengiyi
    Kimse
    Hiçbir şey düşünmez oldu artık.

    Mağaralarında yalnızlığın
    Uyumsuzluk doğdu
    Afyon ve esrar kokusuyla kan,
    Başsız çocuklar doğdu
    Gebe kadınlardan.
    Koştular mezarlara sığındılar
    Beşikler
    Utançlarından.

    Kötü günler geldi ve karanlık
    Yenilince ekmeğe şaşırtan gücü
    Tanrı elçiliğinin
    Kaçtılar adanmış topraklardan
    Aç ve sefil peygamberler.
    İnsanın kaybolmuş kuzuları
    Çobanın seslenişini duymaz
    oldular
    Çöllerin cennetinde.
    Aynaların gözlerinde sanki
    Tersine yansıyordu renkler
    Kıpırtılar, davranışlar, görüntüler

    Bir şemsiye gibi tutuşuyordu
    Başlarında aşağılık soytarıların
    Utanmaz yüzlerin düdüt!
    Tanrının o kutsal ışık çemberi

    Bataklıkları alkolün
    Ağulu buharlarıyla buruk
    Çekti derin köşelerine
    Durgun aydınlar yığınını
    Kemirdi aç gözlü fareler
    Altın yapraklarını kitapların
    Eskimiş raflarda, dolaplarda.

    Güneş ölmüştü
    Güneş ölmüştü ve yarın
    Uslarında küçük çocukların
    Yitik, belirsiz bir kavramdı.
    Defterlerine sıçrayan kapkara
    İri bir mürekkep lekesiyle
    Anlatıyordu çocuklar
    Tuhaflığını bu eskimiş sözcüğün.

    Zavallı halk
    Yüreği ölgün, bitmiş, dalgın
    Huzursuz ağırlığı altında ölü
    gövdesinin
    Bir yerden bir yere sürünüyordu
    Ve önlenmez cinayet isteği
    Durmadan büyüyordu ellerinde.

    Kimi zaman ufacık bir kıvılcım
    Bu cansız ve sessiz topluluğu
    Ta içinden dağıtıyordu birden.
    İnsanlar saldırarak birbirlerine
    Biri karısının boğazını
    Kör bir bıçakla kesiyordu
    Bir ana birer birer çocuklarını
    Tandırın ateşine atıyordu.

    Boğulmuş kendi korkularında
    Ürkütücü duygusu suçluluğun
    Öldürdü öldürdü kör ruhlarını
    Ve çocukları.

    1|0
    0|0
    • 15gün

      Ne zaman bir tutsak asılırken
      Darağacının yağlı halatı
      Korkudan kasılan gözlerini
      Sıkarak dışarıya fırlatsa
      Onlar dalardı içlerine
      Şehvetle titreyen bir düşünceden
      Gerilirdi yaşlı, yorgun sinirleri.

      Ama her zaman alanın kıyısında
      Bu küçük canileri görürdün
      Durmuşlar ve dalgın bakıyorlar
      Fıskiyelerden suyun durmaksızın akışına.
      Ola ki gene de arkasına
      Ezilmiş gözlerinin ve donmuş derinlerde
      Yarı canlı bir küçük şey karışık,
      Kalmıştır.
      Güçsüz bir çırpınışla istiyordu
      İnanmayı su sesinin doğruluğuna

      Ola ki...
      Ola ki.. ama ne sonsuz boşluk...
      Güneş ölmüştü
      Kim bilebilirdi artık
      Yüreklerden kaçan o üzgün
      güvercinin
      İnanç olduğunu...

      Ah tutsağın sesi...
      Büyüklüğü senin umutsuzluğunun
      Işığa bir küçük yol açmayacak mı
      Bu uğursuz gecenin bir köşesinden?
      Ah tutsağın sesi...

      Furuğ Ferruhzad

  • Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?

    Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
    Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
    Sevmek için güzele mi bakmalı?
    Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
    Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
    Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
    Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
    Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
    Solması için gülü dalından mı koparmalı?
    Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
    Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
    Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

    1|0
    0|0
  • nazım hikmet-ben senden önce ölmek isterim

    1|0
    0|0
  • Nazım hikmet

    0|0
    0|0
Yükleniyor...