Türk Kurtuluş Savaşı mı; İtalyan Yeni Gerçekçiliği mi? (Son kez uzun yazdım)

DİKKAT: Akla zarar bir sorudur... Herkes okumasın :)

Birincisini "okumak" mı; ikincisini "izlemek" mi?

Bence, İtalyan Yeni Gerçekçiliği. Lamı cimi yok! Yaşasın De Sica, Rossellini, Antonioni, Olmi, Petri, Bertolucci, Francesco Rosi vb. :)

Tarih ve sinemayı; olmuşu ve kurguyu mukayese etmek gibi bir delilik yapmıyorum. (Üstelik, 1916 yapımı "Intolerance" gibi bir dev dururken...) Şüphesiz tarih çok daha önemlidir ve tarihini bilmeyen bir nesil, yok olmaya mahkumdur. Derin konular.

Hoş, günümüzde yekpare bir tarih anlayışı da kalmadı ya. Tarihin ele aldığı konular evreni genişledi; o ölçüde de tarihçinin çalışma alanı...

Amacım, okumak ve izlemek edimlerini çarpıştırmak da değil.

Sadece diyorum ki; birkaç ÖZEL örnek üzerinden ve "hissi duygularla" gidelim.

Soruyorum değerli okuyucu...

Bir seçim yapmak "zorunda" kalsan... Hangisini seçerdin? Birbirlerinin yerini tutup tutmaması önemli değil.

- Kasım 1922-Kasım 1938 arasının "İnkılap" Tarihini okumayı mı; yoksa Sovyet "Devrim" Sineması eserlerini izlemeyi mi?

- Memalik-i Osmani'deki binbir türlü entrikayı okumayı mı; yahut 40-50'ler film noir janrının saray entrikalarına taş çıkartacak Barbara Stanwyck'lerini, Bette Davis'lerini izlemeyi mi?

- Kuruluş/Yükselme dönemlerinde Balkanlar ve Slav Avrupa ile münasebetlerimizi okumayı mı; Andrzej Wajda, Istvan Szabo, Miclos Jancso gibi isimlerde kendini gösteren Orta Avrupa sinemasından örnekler izlemeyi mi?

- Moğolların Otrar katliamını okumayı mı; yoksa ... (7. sanat, el at şu konuya. Film gibidir çünkü :)

- Versay Almanya'sını okumayı mı; Alman Dışavurumculuğu'nu izlemeyi mi?

- De Gaulle / 68 Fransa'sını okumayı mı; ilgili Dziga/Vertov grubu filmlerini izlemeyi mi?

- Antikçağ tarihini okumayı mı; Fellini ve Pasolini'nin uygarlıkların marazi sonu üzerine çektikleri filmleri izlemeyi mi?

- Fransız devrimini okumayı mı; Visconti'nin Leopar'ını ya da Brook'un Marat/Sade'sini izlemeyi mi?

- Avrupa'ya Ortaçağ tarihini okuyarak bakmayı mı; Carl Theodor Dreyer ya da Robert Bresson imzalı mistik/metafizik filmleri izleyerek bakmayı mı?

Noktalı virgüllerin SAĞDA kalan tarafı, solda kalan tarafına galebe çalar diyen var mı?

------- ACİL NOT:

Hamasetle gelmeyin haaaa. :) Noktalı virgülün solunu dışlamadık.

Bunu, Marmara Tarih Öğretmenliği mezunu ve sabık bir tarih öğretmeni olarak söylüyorum.

Tarih, en büyük tutkum(du). O yılların asistan hocalarımızı (Erhan Afyoncu, Osman) şimdi Tarihin Arka Odası'nda görünce eski günlere dönerim.

Sinemayla tanıştıktan sonra artık Şevket Süreyya'nın "İkinci Adam"lığına gerilemiş, maslahatgüzarlığa düşmüştür. Sadece o kadar. Ha, meslekten de kaydı düşmüştür tabi :)

Elimizde Diyojen'in feneri... 7. sanatı hayatının merkezine koyan o SİNEMA DELİLERİNİ arıyoruz :)

>>>>> Evet. Hangi kanat daha fazla çıktı? Sağ taraf kimde fazla çıkarsa, o kişi bizdendir. CANDIR...

  • Noktalı virgüllerin sağı
    83% (5)43% (3)62% (8)Oy Ver
  • Noktalı virgüllerin solu
    17% (1)57% (4)38% (5)Oy Ver
Cinsiyetini belirt oyunu kullan KızımErkeğim
Güncellemeler:
Cevabım, en son yazan gizli maviliye... Hadi "dilimin sınırı, dünyamın sınırıdır."ı anlamıyorsun da. Mesaj yazıp ardından engellemen de acınası bir durum. Aklınca laf soktun. Nasıl, tatmin oldun mu bari :) Neylersin, sanal alemin bedeli de senin gibi "kâri"ler oluyor :)


Diğer arkadaşlardan özür dilerim vakitlerinden çaldığım için. Ama Sait Faik'in dediği gibi, "yazmasaydım deli olacaktım."

0|0
6|7

En İyi Erkek Görüşü

  • Birilerine göre can olmak için bir sonuç çıkartmak hevesinde değilim.

    Şöyle diyebilirim ki her millet yaşadığı dönem ile sorgulanır.

    Bizim öyle imkanlarımız olamazdı.

    Biz, onlar gibi medeniyet ile yetişmemiş aksine Osmanlının karanlığında neredeyse bin yıldır o günah bu haram teknoloji yapanlar kafir şeklinde devamlı geri ve cahil kalmış bir millettik.

    Okuma yazma oranı binde yedilerde...

    Hiç bir modern düşünce yayılmamış halka.

    Devamlı sömürülen, tebaa olan bir toplum senin bu dediklerinden sağ kısımların varlığını bile bilmiyordu, bilenler ise ne okuma yazma biliyordu ne yabancı dil.

    Yani istemek farklıdır...

    Sağdakini de istersin, soldakini de ama o dönemde böyle bir seçenek olması büyük ütopya olurdu.

    0|1
    1|0
    • Teşekkür ederim paylaştığınız için. Bir cehalet ve atalet dehlizinde heba edilmiştir 600 yıllık devlet. 1699 sonrasının ıslahatları yaraya pansumandan öteye geçememiştir. İlber hocanın en uzun yüzyıl şeklinde tanımladığı 19. yüzyılın "Encümen-i Daniş" gibi kurumları çok daha önce gelmiş olsaydı ülkemize keşke.

      Uzun konular mirim.

    • Hepsini Göster
    • :)

      La Fontaine'den seçmeler.

    • +1. Dini sonuna kadar sömüren ve kullanan hiç sevmediğim bir devlet Osmanlı.İyi ki Cumhuriyet var.

Kızlar Ne Diyor 6

  • İkisi de ;) Birini Seçersem Noktalı virgüllerin sağı

    0|1
    0|0
    • - Kasım 1922-Kasım 1938 arasının "İnkılap" Tarihini okumayı mı; yoksa Sovyet "Devrim" Sineması eserlerini izlemeyi mi? Bu hariç ;))

  • Kuruluş/Yükselme dönemi Osmanlı tam barbarlık örneği neyini okuyiyimki onların. Avrupa Osmanlı diyince 3 kez düşünüyor

    0|2
    0|0
    • Kısmen haklısın ama Osmanlı "kendi içerisinde" ve "kendi soydaşlarından gelen" devletlere karşı çok daha ceberrut idi o yıllar.


      Balkanlar'da ise akıllıca ve daha hoşgörülü bir fetih politikası izlemiştir ilk dönemler. O yıllarda el üstünde tutulan ve Yeniçeriliğin de harsını oluşturan Bektaşilik mensubu dedeler, "öncü" niyetine o topraklara yollanıyordu. Orada, feodallerin ezdiği halkın sevgisini kazanıyordu bu dedeler. Ardndan gelen ordunun söz konusu bölgeyi fethi de kolaylaşıyordu böylece.

    • Bugün Macaristan'da Gül Baba isminin ve türbesinin bir saygı nişanesi olması boşuna değildir.


      Burada tartışılacak konular değil şüphesiz. Sadece yeri gelmişken belirtmek istedim. Açık sözlülüğünüz için de teşekkürler.

  • o dediklerini bilmiyorumki e git sen ünverstede elit kesimler arasında bir sempozyuma dönüştür daha iy olur ks den buna cevap gelmez sen tarih dersiyle romanları filmleri karşılaştırmışsınki buda çok çok saçma

    0|1
    1|1
  • Noktalı virgüllerin sağı

    0|1
    0|1
  • Bence, İtalyan Yeni Gerçekçiliği.nden sonrsını okumadım .benim kurtuluş savaşım mustafa kemal atatürküm varken o saydığın adamlar kim yazık sana yaaa gercekten yazık:((

    0|2
    4|1
    • "Hamasetle gelmeyin" bölümünü de okusaydınız keşke güzel kız. Saygı duyuyorum görüşünüze.

    • Hepsini Göster
    • Peki.

      Yanlış anlamayın lütfen. Pekiyi kinaye şeklinde kullanmadım. Spor bölümü, bu platformdaki en samimi bölüm. En sevdiğim üyeler orada.

    • Harika bir cevap. +1

  • bir bilim daliyla bir sanati kiyaslamak dogru degil ama kiyas yapmiyorsun sanirim.Tarih ezer gecer objektif bakarsak.ama Sinema da daha fazla duyu organina hitap ediyor ve etkili bir sanat.İyi bir cinephil sayilirim ama itiraf edeyim filmler yonetmen isimleri zorladi cogunlukla da sol tarafi sectim.bu arada tarihi birakmasaydiniz .

    0|1
    0|1
    • Teşekkür ederim kardeşim.

      Tarihi bırakmadım; sadece öğretmenlik kısmı gitti. Yerine sinema tarihçiliği ikame edildi. Amacım, Jonathan Rosenbaum'un tırnağı olabilmek :)

Erkekler Ne Diyor 6

  • Sol taraf fazla çıktı :) Sinemayı da severim de, öncelikle konuyu en bilimsel kaynağından öğrenmeyi daha çok severim. Çünkü konu hakkında bilgi sahibi olmadan bir film izlediğimde, filmin gerçeklere ne derece uygun düştüğünü çözemeyebilirim. Örneğin bir Kennedy suikastını konu alan filmi izlediğimde o filme bayılmıştım ama sonra araştırınca şu belirdi ki filmin gerçeklerle hiç ilgisi yoktu.

    Dönem hakkında kaynağından bilgi edindikten sonra, mesela yine Avrupa sinemasının ürünleri olan bir "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" ya da "Doktor Jivago" filmlerini izlemek, gerçek bir iç sıkıntısı, karalamacılık, iftira, çamur atmacılık, tam bir hayal dünyası ürünü olarak karşında duruyor.

    1|1
    0|0
    • Kaynaktan okumak tabii ki en makbul/doğru olanı ama sen çok rasyonel yaklaştın şimdi :) Ayrıca unutma, TEK seçim hakkın var :)


      Doktor Jivago, estetik açıdan etkileyicidir ama içerik olarak tam bir revizyonizm örneğidir. Kaynaklık eden romanın Nobel ile ödüllendirilmesi de manidardır o anlamda. Ayn Rand geldi şimdi aklıma. Onun romanlarının yanında Doktor Jivago bile melek gibi kalıyor :)

  • soldan başlar sağdan bitiririm..

    0|1
    0|0
  • işte bu ülkenin sorunu senin gibi adamlar bide tarih öğretmeniyim diyosun MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ü anlatacığına sovyet devrimi itlayan gerçekçiliği şunlar bunlar yazık çok yazık senin yetiştirdiğin gençliğe yazık

    0|0
    0|0
  • Tarih dersini hiç sevmedim. Bu yüzden cevabım a şıkkı ^^

    1|0
    0|0
  • bir saf türkçeci olarak işte en ayar olduğum şey.yazarken zırt pıt osmanlıca kelime kullanan insanlara çok gülüyorum.Türkçesi dururken adam gidip bin yıllık kelimeler kullanıyor.hayır yani bu şekilde kültürlü göründüğünüzü mü sanıyorsunuz acaba?net söylüyorum sen ve seningibi böyle zırt pırt eski kelimleler kullananlar ezik ve komplexli hödüklerdir

    1|0
    0|1
  • Noktalı virgüllerin solu

    0|1
    0|0
Yükleniyor...