Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin getirilmesi olayına neden olumsuz bakılır?

#Arap alfabesinin kaldırılıp yerine #Latin alfabesinin getirilmesine itiraz edenlerin birçoğu bunu dine bağlamakta. 18'inci yüzyılda Osmanlı Devleti'nde okuma yazma bilenlerin oranı %10'un altında idi. Bu sebeple ''beşik ulemalığı'' sistemi gelmişti. Yani ''Müderrisin oğlu müderristir'' anlayışı. Öğretmen sayısı o kadar düşüktü ki artık 7 yaşındaki öğretmen çocuğu, öğretmenlik yapmaya başlamıştı. Okuma yazma bilenlerin sayısı düşüktü. Öğretmen yoktu. Bu durum eğitim sisteminin ne kadar geride kaldığını göstermekte idi. Eğitim sisteminin bu kadar gerilemesinin temel sebebi de medreselerden pozitif ilimlerin çıkartılması idi. 20'inci yüzyılda ise okuma yazma oranının %5'in altında olduğu söylenir. Yapılan köklü değişiklikler dilin değiştirilmesi gerektiğini de ortaya koydu.

Bazıları çıkıp ''Eğer Latin alfabesi getirilmeseydi şu an herkes Kur'an-ı Kerim okumasını biliyor olacaktı !'' der. Belki öyle fakat okuyanların hiçbiri bunu anlamayacaktı. Bugün Kur'an öğrenmek 2 günden fazla sürmez. Akıcı bir şekilde okumak ise en fazla 1 ay. Bugün Diyanete göre Kur'an-ı Kerim'in #Türkçe okunma oranı %2 imiş. Bu da Kur'an-ı Kerim'in evrensel mesajını %2'lik bir kısmın aldığını gösteriyor.

Dinini gelenekler üzerine öğrenmiş bir kişinin bunları söylemesi çok saçma değil mi? Daha zinanın haram olduğunu dün öğrenmiş bir kişinin bunları söylemesi saçma değil mi? Kur'an-ı Kerim'de resmi dilin, Kur'an dili olacağına dair bir ayet yoktur. Resmi dilin Arapça olarak belirlenmesi tamamen bir tercihtir, bunun terk edilmesi de tercihten öteye geçemez.

Bugün #Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili Arapça olsaydı eğer, evrensel mesajı alanların oranının gene %2'nin üzerine çıkmayacağına adım gibi eminim. #Arapça başka, #Osmanlıca başka. Sadece Osmanlıca bilen bir kimse Arapça bir metni okuyup anlayamaz.


1|1

Kızlar Ne Diyor 5

Erkekler Ne Diyor 2

Yükleniyor...