Kitap okur musunuz? buraya içinden bir bölüm yazar mısınız?

“Ellerime sarılır beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi boş yere mağaramdan çıkarma beni alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni bu sefer geride bir şey bırakmadım tasımı tarağımı topladım geldim neyim var neyim yoksa ortaya döktüm beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim”

Oğuz ATAY...
kitap okur musunuz ?buraya içinden bir bölüm yazar mısınız ?


0|0
4|3

En İyi Kız Görüşü

  • Ya sana ne demeli? Şu domuz tüccarının nesini beğendin anlayamıyorum? Paraları, kasnakları, dantelaları, farbelaları mı gözlerini kamaştırdı? İlahi meleğim, farbela dediğin ne ki? Üç beş metre paçavra! İnsan hayatı nerede, paçavra nerede? Farbela seviyordun da bana neden söylemedim? İstediğin kadar farbela alayım sana. Ama maaşımı alıncaya veya şu elimdeki iş bitinceye kadar sabredeceksin.
    Demek ne pahasına olursa olsun, Bıkov'un arkasına takılıp bozkırlara gideceksin? Bir daha dönmemecesine gideceksin? Bir şartla sana hakkımı helâl eder ve izin veririm: Gider gitmez mektup yazacaksın.
    Tam elim kalem tutmaya ve üslûbum düzelmeye başlamışken. Üslûp mu? Üslûp da neymiş? Ha üslûp, ha farbela... ikisi de beş para etmez.

    0|0
    0|0

En İyi Erkek Görüşü

  • Almanya’da yeni bir hükümet kurulmuş ve başına Gus-tav Bauer getirilmişti. Bauer, Temmuz 1919'da antlaşmayı kabul etmek zorunda kaldı. Zaten hükümetin başına geti-rilmesinin ön şartı da buydu. Antlaşma yeri çok manidardı. Almanya'nın 1871'de kurulduğu yerde Glaces Galerisi'nde bugün Almanya'nın çöküş antlaşması imzalanıyordu. Odanın dışında dizilen askerler Almanya’nın ölüm fermanını imzaladığı o ana şahit olmak için adeta cam duvarlara ya-pışmışlar, o anı kendi gözleriyle görmek için birbirlerini eziyorlardı. Tüm meraklı gözlerin hedefi olan Dr. Johannes Bell derin bir nefes aldı ve titrek elleriyle Versay’ı imzaladı…

    Hitler'e Sordunuz Mu? kitabı sayfa: 10-11

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 3

Erkekler Ne Diyor 2

  • "Dünyadasın, işte bunun tedavisi yok."

    Samuel Beckett - Godot'yu Beklerken

    0|0
    0|0
  • Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tarafından çok daha iyi işlenmişi. Sol dirseğimin iki parmak yukarısındaki kurşun yarası. Bileklerimdeki otuz dört dikiş. Medeniyeti bir aralar, herkes gibi yaladığımı kanıtlayan apandist ameliyatımın izi. Ve sırtımı çok, hızlı yaşlandım! Ancak hayattayım.
    Kayra, bir gün bana 'Mutsutluğuna hiçbir çare aramıyorsun' demişti. Kinyas ile Kayra

    0|0
    0|0
Yükleniyor...