Şiir severler, en sevdiğiniz şiiri paylaşır mısınız?

En sevdiğiniz şiiri copy-paste yapabilir misiniz?

Eşdeğeriyle yanyana yürürken
Cehennem sokağında birey olmak,
Ve en inceldikten sonra
İlkel sözcüklerle konuşmak seninle.

Saat beş nalburları pencerelerden
Madeni paralar gösteriyorlar,
Yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık,
Bir ovanın düz oluşu gibi bir şey.

Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Cemal Süreya


2|3

En İyi Erkek Görüşü

  • Güneşin Yüzü

    güneşin yüzü denli muhteşemdir boğalar
    ve bayat kalabalıklar için öldürseler de onları,
    boğadır ateşi yakan,
    her ne kadar korkak boğalar da varsa
    korkak matadorlar ve korkak erkekler gibi,
    genel olarak boğa saftır
    ve saf ölür
    sembollerden, hiziplerden ya da sahte aşklardan uzak,
    ve onu sürükleyip götürdüklerinde
    ölen bir şey olmaz,
    bir şey geçmiştir
    ve neticede kokuşmus olan,
    dünyanın kendisidir.

    Bukowski

    3|2
    0|0

En İyi Kız Görüşü

  • "tepki alacağımı bile bile"

    Acı Çekene Saygı - Cesar Mendoza
    Tanrıyla aynı fikirde değilim

    İntihar edenlerin

    Cehenneme gideceği konusunda

    Kainatın yaratılışına

    Katılmaktan bıktığımda ruhum

    İntihar edeceğim bende

    Denenmemiş bir yolla


    Nerdeyse bütün akıllı kalpler

    İntihar edipsiktir çekmiş yeryüzüne

    Ben ateist değilim, babasıymış gibi

    Tanrıya küsen bir çocuğum

    Eğer Tanrı intihar edenleri ve Nietzscheyi

    Cehenneme gönderirse

    Cehennemde yanmayı tercih ederim bende


    Tanrı dürüstlüğü sever..

    Tanrının hayal gücünü beğenmiyorum


    Ben Tanrı olsam

    Peygamberler göndermez

    Direk konuşurdum insanlarla

    Ben Tanrı olsam

    Hitleri iyi kalpli bir Yahudi olmakla cezalandırırdım

    Yahut yetenekli bir yazar yapardım onu

    İçindeki kötülüğü insanlara değil

    Tuvallere boşaltırdı


    Ben Tanrı olsam

    Devletler yok olur

    Gül kokulu bireyler var olurdu sadece

    Atlar çılgın zamanlar koşardı


    Ben Tanrı olsam

    Düşünce gücüyle herkesin

    İstediği karakter olmasını sağlardım

    Dünya bir şiirin

    Yaratılım sürecine dönüşürdü böylece


    Ben Tanrı olsam intihar ederdim

    İnsanlarla birlikte

    Acı çekmeyi öğrenemediğim için..

    1|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 12

  • SAKARYA TÜRKÜSÜ
    İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
    Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
    Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
    Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
    Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
    Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
    Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
    Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
    Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
    Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
    Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
    Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
    Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
    Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
    Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
    Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük!..

    Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
    Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

    İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
    Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
    Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
    Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
    Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
    Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
    Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
    Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
    Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
    Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
    Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
    Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
    Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
    Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

    Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
    Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

    İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
    Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
    Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
    Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
    Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
    Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
    Sakarya; sâf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
    Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
    Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
    Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

    1|0
    0|0
    • Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
      Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
      Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
      Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!

      Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
      Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..

      Necip Fazıl KISAKÜREK

      Türk Edebiyatı tarihinin en büyük en güzel şiiridir.

    • Yetmez en iyi görüş seç edebiyata tahkirat ittihaz ederim. :-)

  • Profilime bile yazdıysam anla ne kadar cok sevdiğimi ;

    Yaşayamadığım bir şeysin sen,
    Elinden tutup sokağa çıkamadığım
    Kış günü bir avuç kar süremediğim yüzüne
    Otlar ve çiy damlalarıyla sevişemediğim
    Kımıldatmayan bir bakış, bir söz
    Tam söylenecekken açıp kapıyı
    Karanlık ağzımı ışıklandıran, yakan fotoğrafları
    Gümüş laledan masamda, birden leylak..
    Dirhemleyen sevincimi ışıktan tartacında
    Can alıp veren, su verip gönül yağmalayan
    Kurnaz bakkal, hırkama göz diken

    Yaşayamadığım bir şeyşin sen, kokular dağıtıp
    Kendine yeni adlar yakıştıran
    Beynimde cıva damlacığı, şehvetin sinir telleriyle
    Dokuyan kazaklarımı, göz çukurlarımı aşkın
    Tılsımlı gövdesiyle ovan
    Yastıkta bir yumak saç
    Boynu kıvrılıp ölmüş güvercin, dokunamadığım
    Şeylersin sen, bitiremediğim...

    1|0
    0|0
  • Ustam!
    Aklım firarda.
    Gözbebeklerimde müebbet hüzün,
    Dilimde ay kesiği bir yara,
    Düşüm kırık dökük,
    Umudumun boynu bükük,
    Bir öksüzün omuzlarında sükut.
    Yüreğim sana emanet sıkı tut.
    Tut ki; kancık pusulara düşmesin.
    Bir hain kurşunu gelip deşmesin.

    Ustam!
    Ne zaman o senin bildiğin zaman,
    Ne sevda gördüğün masallardaki.
    Eskiden,
    Halı tezgahında dokunurdu aşklar,
    Nakış nakış, körpe kız ellerinde.
    Mendillere yazılırdı isimler,
    Yüreklere kazılırdı gizlice.
    Sevdalılar asil ve de yürekli
    Sevdalar, kavgalar iki kişilik.
    Oysa şimdi;
    Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.
    Meşru sevdalardan,
    Gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara,
    Günahkar gecelerden.

    Beni herkes sevdaya asi sanır,
    Oysa aşk, beni nerde görse tanır,
    Hasret tanır,
    Zulüm tanır,
    Ölüm tanır,
    Yüzüm yüzümden utanır.

    Yorgunum ustam;
    Ne katıksız somun isterim senden,
    Ne bir tas su,
    Ne taş yastıkta bir gece uykusu.
    Var gücünle asıl sükunetime,
    Çığlığım kopsun,
    Uzat ellerini güneşe dokun,
    Uyandır uykusundan,
    Tut yüreğimden ustam tut,
    Tut beni, sür güne...

    1|0
    0|0
  • İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
    Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
    Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
    Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
    Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
    Bu evleri atla bu evleri de bunları da
    Göğe bakalım

    Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
    İnecek var deriz otobüs durur ineriz
    Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
    Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
    Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
    Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam
    Herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım
    Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    Beni bırak göğe bakalım

    Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    Tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum
    Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
    Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
    Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
    Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
    Bana dönesin diye bir bir kapattım
    Şimdi otobüs gelir biner gideriz
    Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
    Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
    Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
    Durma kendini hatırlat
    Durma göğe bakalım

    turgut uyar :)

    1|0
    0|0
  • Hasret rüzgarları esti kokun geldi burnuma...
    Hep seni düşündüğüm için mi her yer sen korkuyorsun
    yoksa özledim mi bilmiyorum..
    hayalin doldu gözlerime...
    kilit vuruldu cümlelerime...
    göz cukurlarımda büyüttüm bizi...
    yaşayamadığım ne varsa sende kaldı izi...

    1|0
    0|0
  • Keşke yalniz bunun icin sevseydm seni..

    varto depremini düşün hani yardim olarak batidan gönderilen bir kutu süt tozu ve sütyeni..

    adam evinin duvarlarini badana yapmıştı süt tozuyla karisiysa saklamisti ne olduğunu bilmedigi sutyeni kulaklik olarak kullanmayi düşünüyor du onu kışın... tanrim gercekten cocukluk günlerinizdemi?

    1|0
    0|0
  • Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar
    Benim İman dolu göğsüm gibi serhaddim var
    Ulusun korkma nasıl böyle imanı boğar
    Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar :)

    1|0
    0|0
  • Bu hayatta herkes hep ben der
    Kimisi gönülden kalender
    Yaşam dediğin böyle işte
    Altını şer, incisi ker

    1|0
    0|0
  • elim cebimde a*nanı s*kince
    fener aglamaaaaaaaa
    kupayı alınca go*tune sokunca
    fener aglamaaaaaaaaaa

    0|0
    0|0
  • şiir sevmem son

    0|0
    0|0
  • Bozkırın tozunu savuran rüzgar
    Oynatır evimin perdesini
    Evimin yolunu aydınlatan ay
    İzler uyurken seni

    O rüzgara haykırsaydım
    Taşır mıydı mesajımı
    Mehtaba dönüp ağlasaydım
    Görür müydü ki acı mı?

    Kendim yazdım. Ayrıca hesabını kapatıp neden baştan üyelik açtın ki?

    1|0
    0|0
  • gözlerin gözlerime değince
    felâketim olurdu ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felâketim olurdu ağlardım

    ne vakit maçka'dan geçsem
    limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgâr aklımı alırdı
    sessizce bir cıgara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin bakardın
    üşürdüm içim ürperirdi
    felâketim olurdu ağlardım

    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldü mü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    felâketim olurdu ağlardım

    1|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 8

  • Can yücel

    HERŞEY SENDE GİZLİ
    Yerin seni çektiği kadar ağırsın
    Kanatların çırpındığı kadar hafif..
    Kalbinin attığı kadar canlısın
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
    Sevdiklerin kadar iyisin
    Nefret ettiklerin kadar kötü..
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün
    Karşındakinin gördüğüdür rengin..
    Yaşadıklarını kar sayma:
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

    Ne kadar yaşarsan yaşa,
    Sevdiğin kadardır ömrün..
    Gülebildiğin kadar mutlusun
    Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
    Sakın bitti sanma her şeyi,

    Sevdiğin kadar sevileceksin.
    Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
    Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
    Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
    Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
    Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
    Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
    Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
    Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
    Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
    Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
    Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

    İşte budur hayat!
    İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
    Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
    Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
    Çiçek sulandığı kadar güzeldir
    Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
    Bebek ağladığı kadar bebektir
    Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
    Sevdiğin kadar sevilirsin...

    2|0
    0|0
  • HİKÂYE

    Senin dudakların pembe
    Ellerin beyaz,
    Al tut ellerimi bebek
    Tut biraz!

    Benim doğduğum köylerde
    Ceviz ağaçları yoktu,
    Ben bu yüzden serinliğe hasretim
    Okşa biraz!

    Benim doğduğum köylerde
    Buğday tarlaları yoktu,
    Dağıt saçlarını bebek
    Savur biraz!

    Benim doğduğum köyleri
    Akşamları eşkıyalar basardı.
    Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
    Konuş biraz!

    Benim doğduğum köylerde
    Kuzey rüzgârları eserdi,
    Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
    Öp biraz!

    Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
    Benim doğduğum köyler de güzeldi,
    Sen de anlat doğduğun yerleri,
    Anlat biraz!

    Cahit KÜLEBİ

    1|0
    0|0
  • Gel Zoya, açıkça konuşalım seninle
    Yollarımız ayrılacak nerdeyse;
    Farklı yollara uzamasın yollar bir,
    İnan, sonun başlangıcı geldi demektir.

    Anımsar mısın Dubna’yı, ak kundaklar içinde,
    Anımsar mısın, hani piyano çalıyordun sen
    Anımsar mısın, birden başını çevirmiştin klavyeden
    Nasıl da bomboştu, yüzün, ne denli beyaz
    Bir şey öylesine yitmişti ki yüzünde
    Bir şey, artık kimseler yerine koyamaz.

    Çok şeyler gördüm geçirdim: yağmurlar, gökkuşakları
    Ufuklar kararırdı geçerken adım
    Ve dostlar bana ihanetten nasıl da zevk alırdı
    Ben bile bıkmış usanmıştım kendimden
    Ama tüm bunlara karşın sen hep sen kaldın.

    Anımsar mısın son şiir okuyuşunu, elveda der gibi?
    Aşağılar, bağırırken onlar, sendin koşup gelen yanıma;
    Eğer varsam bugün, ne derlerse desinler bana,
    Gönül borcum da sensin, yüzkaram da

    Acılar bir yalaz gibi sardığında gövdemi,
    Bir suya atlar gibi daldım Riga’ya,
    Dibindeyken suyun, soluğunla yaşattın beni,
    İnce bir başak sapından, sapsarı, saçların gibi.

    Kilometreler ayıramaz insanı, inan,
    Birleştirir telefon telleri gibi;
    Ama milimetrelerse ayıran,
    Bağışlanmaz bir yazgıdır bu, beterin beteri.

    Gerçekse acıların yakınlaştırdığı bizi,
    İstemem kurtulmayı onlardan;
    Ve diyelim ki sensin, ben değil
    Dertlerin gerçekte izlediği.

    Kendileri güvende değil ki bizi kurtaranların;
    Ne çileler, ne üzünçler umurumda,
    Bil ki tek düşüncem, yarın
    Koruyabilmek seni kendimden fazla.

    Sen misin değişen,
    Yoksa ben mi?
    Bütün geçmişimizden, geçmiş yıllardan,
    Bir zamanlar biz olan o insan gölgeleri
    Hüzünle el sallamaktalar bize şimdi.
    Andrey Voznesenski

    2|0
    0|0
    • İlk defa Voznesenski seven biriyle karşılaşıyorum, çok tuhaf.

    • Hepsini Göster
    • Herkesin bilmediği şeyler benim için her zaman daha kıymetlidir. Böyle daha özel geliyor bana. Bende mutlu oldum 😊 @Nottee

    • İyi geceler dilerim. :)


  • ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
    ellerini bir tutsam ölsem
    böyle uzak uzak seslenmese
    ben bir şehre geldiğim vakit
    o başka bir şehre gitmese
    otelleri bomboş bulmasam
    içlenip buzlu bir kadeh gibi
    buğulanıp buğulanıp durmasam
    ne olur sabaha karşı rıhtımda
    çocuklar pia'yı görseler
    bana haber salsalar bilsem
    içimi büsbütün yıldız basar
    bir hançer gibi çıkıp giderdim

    ben bir şehre geldiğim vakit
    o başka bir şehre gitmese
    singapur yolunda demeseler
    bana bunu yapmasalar yorgunum
    üstelik parasızım pasaportsuzum
    ne olur sabaha karşı rıhtımda
    seslendiğini duysam pia'nın
    sırtında yoksul bir yağmurluk
    çocuk gözleri büyük büyük
    üşümüş ürpermiş soluk
    ellerini tutabilsem pia'nın
    ölsem eksiksiz ölürdüm

    Pek bir severim yahu...

    1|0
    0|0
  • SESSİZ GEMİ
    Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
    Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
    Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
    Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
    Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
    Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
    Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
    Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
    Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
    Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
    Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
    Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.


    Yahya Kemal BEYATLI

    1|0
    0|0
  • Istanbulu dinliyorum

    1|0
    0|0
  • Ne hasta bekler sabahı,
    Ne taze ölüyü mezar.
    Ne de şeytan, bir günahı,
    Seni beklediğim kadar.

    Geçti istemem gelmeni,
    Yokluğunda buldum seni;
    Bırak vehmimde gölgeni
    Gelme, artık neye yarar?

    Necip Fazıl Kısakürek

    1|0
    0|0
Yükleniyor...