Sevdiğin bir şiiri paylaşır mısın?

Son zamanlarda sıkça okuduğun bir şiiri paylaşır mısın?


0|0
2112

En İyi Kız Görüşü

En İyi Erkek Görüşü

  • Milyon Kere Ayten

    Ben bir Ayten'dir tutturmuşum
    oh ne iyi Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel
    Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
    Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
    Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum
    Ayten üstüne
    Saatim her zaman Ayten'e beş var
    Ya da Ayten'i beş geçiyor
    Ne yana baksam gördüğüm o
    Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor
    Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
    Günlerden Aytenertesidir
    Odur gün gün beni yaşatan
    Onun kokusu sarmıştır sokakları
    Onun gözleridir şafakta gördüğüm
    Akşam kızıllığında onun dudakları
    Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
    Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
    Bir kadehte sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz
    Onu siz de seversiniz benim gibi Ama yağma yok
    Ayten'i size bırakmam
    Alın tek kat elbisemi size vereyim
    Cebimde bir on liram var
    Onu da alın gerekirse
    Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem
    Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
    Parasızlık da bir şey mi Ölüm bile kötü değil
    Aytensizlik kadar
    Ona uğramayan gemiler batsın
    Ondan geçmeyen trenler devrilsin
    Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
    Kapansın onu görmeyen gözler
    Onu övmeyen diller kurusun
    İki kere iki dört elde var Ayten
    Bundan böyle dünyada Aşkın adı Ayten olsun

    5|3
    0|0
    • Ümit Yaşar Oğuzcan... Bende çok severim bu şiiri

    • Hepsini Göster
    • Şiirlerini ayrı severim bu yazarın ❤ Ayten'in sonu neden böyle hüsran bu aşktan sonra, onu merak ettim..

    • @Anowmn bilmem ki..

Senin görüşün var mı?

0/2000

Gönder

Kızlar Ne Diyor 20

  • gözlerin gözlerime değince
    felâketim olurdu ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felâketim olurdu ağlardım

    ne vakit maçka'dan geçsem
    limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgâr aklımı alırdı
    sessizce bir cıgara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin bakardın
    üşürdüm içim ürperirdi
    felâketim olurdu ağlardım

    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldü mü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    felâketim olurdu ağlardım

    Attila İLHAN

    1|1
    0|0
  • Karanlık Deniz

    Şimdi seni düşünüyorum, biliyorsun
    Aklıma ellerin geliyor önce
    Yağmurlu birgün hatırlıyorum
    Islanmış bir serçe kuşu hatırlıyorum
    Durup durup ölümü hatırlıyorum
    Alnıma bir ışık vuruyor karanlıkta
    Sonra alabildiğine bir sessizlik başlıyor
    Alabildiğine bir deniz
    Alabildiğine kum
    İçim ürpertilerle dolu
    Karanlık denizlerin ortasında
    Seni düşünüyorum

    Hani denizin insanı deli eden maviliği
    Nerde o güneş parıltıları nerde
    Göremiyorum ama duyuyorum
    Yaklaşan fırtına sen olmalısın
    Bu rüzgar senin hayallerin olmalı
    Senin ümitlerin
    Senin arzuların olmalı
    Bütün karanlıklara razıyım
    Yalnız uzaklarda, çok uzaklarda
    Bir gemici feneri yanmalı

    Bu korkunç ağırlıkları kim koydu başıma
    Bu marşandiz trenleri nereye gidiyor
    Ben bir katran deniziyim artık
    Dalgalarım iri kayaları döver durur
    Bütün yaratıklar derinliklerimde kapkara
    Ne bir seven var beni
    Ne bir anlayan bulunur

    İçimde çalkalanan bir dünya
    Kulaklarımda karanlığın uğultusu
    Ve gözbebeklerimde korkuların en büyüğü
    Bir büyük dünyada yalnız kalmak korkusu
    Ölürsem korkudan öleceğim

    Düşen yıldızlar gibi
    Batan gemiler gibi yalnızlığım
    Sisli şafaklar doğar ufkumdan
    Kör bıçaklar bilenir düşlerimde her gece
    Kirli bir güneş kahreder dalgalarımı
    Bir çamur yığını sıvanır yüzüme
    Gitgide artar yalnızlığım
    Sonra duyarım iliklerimde sabahın olduğunu
    Bir yosun parçası kımıldanır, gerinir
    Bittiği yerde başlar yalnızlığım

    Pusulalar işlemiyor artık
    Yıldızlar yol göstermiyor
    Rüzgar bile ihanet etti bize
    Bir saçların vardı deli divane olduğumuz
    Bir saçların vardı
    Bir saçların vardı
    Alnına düşerdi akşamları
    Hiç değilse yaşadığımızı bilirdik hayal meyal
    Nefes aldığımızı
    İnsan olduğumuzu bilirdik
    Saçların bizi kurtarırdı düştüğümüz girdaplardan
    Bizi bir derinlerden yeryüzüne çıkarırdı
    Her telinde mevsimleri seyrettiğimiz
    Varlığını en büyük mutluluk bildiğimiz
    Bir saçların vardı
    Bir saçların vardı deli divane olduğumuz

    Şimdi bütün gün üstüme yağmur yağıyor
    Bütün gece kar
    Yalnızlığın tam ortasındayım artık
    Yalnızlık kadar

    Bilsen nasıl üşüyorum
    Al şu ellerimi ısıt biraz
    Ya da al götür bu soğukları
    Bu yağmurları
    Görmüyor musun beni öldürecekler artık
    Beni öldürecekeler diyorum sana
    Geçmiş gelecek bütün yıllarım
    Bütün umutlarım senin olsun al
    Beni bu karanlık denizlerde bırakma

    Ümit Yaşar Oğuzcan

    0|0
    0|0
  • Artık görünmüyor mevsimde hüzün
    Bulutlar bir garip rüyaya dalmış
    Ufukta güneşi ağlatan yüzün
    Bir mülteci gibi tenhada kalmış
    Toprak yandı gülüm , çeşmeler zehir
    Şimdi bilsen de bir, bilmesen de bir

    Kaç kere çağırdım seni öteden
    Turnalar uçurdum gittiğin yere
    Bin parça eyledin kalbimi neden
    Ruhum bir başına düştü göklere
    Bana tebessümle bakıyor kabir
    Şimdi gülsen de bir, gülmesen de bir

    Derdimin yangını sardı gökleri
    Bir mahkum kanıyla aktı izlerin
    Deniz ölesiye severken seni,
    Neden gemileri yaktı gözlerin,
    Yıkıldı yolunu bekleyen şehir,
    Şimdi gelsende bir, gelmesen de bir

    Yağmurun inceden yağdığı yere
    Açan gül acı damıtır solar
    Ağustos böceğı düşünce derde
    İçine kuşların sevdası dolar
    Ölü bir mahzene gömüldü kibir
    Artık sevsen de bir, sevmesen de bir

    Çatladı en kavi yerinden tohum
    Kıvılcım düşürdü sulara gonca
    Her akşam ölümü koklayan ruhum
    Seni de kuşanır Hakan olunca
    Bu yerde bilinir destanı kebir
    Şimdi kalsan da bir, kalmasan da bir

    Zaman ki ardımda pervane şimdi
    Mekan defineler döktü yoluma
    Fırtınadan umut bekleyen kimdi
    Söyle deniz neden gömüldü kuma
    Zindan çöktü gülüm kırıldı zincir
    Benim olsan da bir, olmasan da bir

    Nurullah GENÇ

    0|0
    0|0
  • tamamı sığmıyor en sevdiğim bölümü:

    Gökyüzüne sürünce cebrail kanadını
    Rengarenk melekler iner semadan
    Bir melek seslenir maberadan
    Alemlere kutlu doğum haberini yayın müjde vermedik bir varlık bırakmayın
    Ve ey medayin şefi titreyerek uyan
    İstahrabatta yanan eteşlere sön emri verilsin
    Ey Kabedeki putlar yüzünüzü toprağa gömün
    Ey toprak sahabe gölünün suyunu çek
    Ey yer altı suları çıkın ve semaveyi doldurun
    Ve durun durun sessiz olun
    Bakın yıldızlar yaklaşıyor
    Salkım salkım yıldızlar yaklaşıyor
    Annesinin yüzüne işte gözleri gözlerinde simsiyah nur denizi gözlerine
    Doya doya bakıyor hazreti Amine
    Her asra uzanacak ellerinden öpüyor
    Arşa reyhan kokusu salan o minik nefesini kokluyor
    Cennet kokuları sarıyor gökleri ve yeri
    Nurdan ayaklarını okşuyor annesinin eli
    Ve eğiliyor kulağına ismini fısıldıyor
    Muhammet Muhammedim

    Adın Geçer/ Dursun Ali Erzincanlı

    0|0
    0|0
  • Sözde senden kaçıyorum
    Dolu dizgin atlarla
    Bazen sessiz sevdasın
    İpekten kanatlarla
    Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla
    Karşıma çıkıyorsun
    En serin imbatlarda
    Adını yazıyorum
    Bulduğun fırsatlarla
    Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
    Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla
    Sözde senden kaçıyorum
    Dolu dizgin atlarla
    Ne olur bir gün beni
    Kapından olsun dinle
    Öldür bendeki beni
    Sonra dirilt kendinle
    Çarpsam kara sevdayı
    En azından yüzbinle
    Nasıl bağlandığımı
    Anlarsın kemendinle
    Kaç defa çıkıp gittim
    Buralardan yeminle
    Ama her defasında
    Geri döndüm seninle
    Hangi düğüm çözülür
    Nazla, sitemle, kinle
    Ne olur bir gün beni
    Kapından olsun dinle
    Şaşırdım kaldım işte...
    ...

    Yavuz Bülent Bakiler

    0|0
    0|0
  • HAMZA
    Büyük bir ihtimalle ölmüştük
    Şehir kan kıyametti ayaklarımızda
    Gökyüzünü katlayıp bir köşeye koymuştuk
    Yıldızlar kaldırımlara dökülmüştü bütün
    Hamza bütün parmaklarını ortaya dökmüştü
    Yirmi yıldır cebinde biriktirdiği parmaklarını
    Hamza son şarkıyı kırka bölmüştü
    Doğrusu iyi idare etmiştik
    Dogrusu iyi haltetmiştik
    Yaşayanlar unutmuştu bizi
    Biz öldüğümüzle kalmıştık
    -CEMAL SÜREYA.

    0|1
    0|0
  • Sen benim 17 yaşımsın deli çağımsın
    İlk sevincimsin
    Ben anamın muskasını nasıl astıysam göğsüme,
    Öyle güvendiğimsin…
    Sabahları eskici geçiyor kapıdan
    Karşı komşu Nazile teyze ekmek istiyor bakkaldan
    Çocuklar top oynuyor mahallenin arsasında
    Bir bakıyorum cama da iki güvercin konuyor, iyi mi
    Her şey güzel oluyor,
    Bu hengame nasıl yakışıyorsa İstanbul’a
    Bana da aşk öyle yakışıyor…
    Anam:’Koş kapa’ diyor muslukları
    Üç gündür akmayan sular geliyor
    Ben 17 yaşındayım
    Hayat benden yana duruyor…
    Sen benim 17 yaşımsın
    Deli çağımsın, ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın
    İlk cigaram, ilk kızgınlığım, ilk aldanışımsın,
    Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim,
    İlk şiirim, ilk kavgam, yaşamı ilk fark edişimsin
    Sen benim 17 yaşımsın!
    Sen benim, sen benim, sen benimsin
    Sen benim, her şeyimsin…

    0|0
    0|0
  • Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
    Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
    Sevmek için güzele mi bakmalı?
    Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
    Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
    Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
    Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
    Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
    Solması için gülü dalından mı koparmalı?
    Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
    Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
    Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

    Victor Hugo

    0|0
    0|0
  • "Bu kez kurtuluşun yok be adam! Papatyayla da anlaştık. İlla ki seveceksin." Hüseyin Göktürk

    Facebookta paylaşırdı yazılarını eskiden bilenler bilir

    0|1
    0|0
  • Sakın unutma!!!
    Bütün şehirler uyur. İSTANBUL uyumaz.
    Ve birgün, Bütün sevenlerin unutur seni,
    Ama bu şair yürek asla unutmaz...:) Diye gider.

    0|0
    0|0
  • yalnız bir opera

    0|0
    0|0
  • Tarhana

    Gökte bulut ufacık
    Hem ufacık hem akçacık
    Böldüm oldu kırk parçacık
    Ebem tarhana sermiş göğe
    Tarhanamı yemeyin kuşlar
    Söylerim sizi ebeme...
    😋😋

    0|0
    0|0
  • Aynı şehirde
    Sen varsın, ben varım
    Biz yokuz...
    Cemal Süreya

    0|0
    0|0
  • istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı

    0|0
    0|0
  • Oysa herkes öldürür sevdiğini

    0|0
    0|0
  • @yineyeniyenidenn

    0|0
    0|0
  • Hepsi cok uzun.
    Birgün gözlerimin ta içine bak.
    Anlarsın ölüler niçin yaşarmış...

    0|0
    0|0
  • Oha çok güzel şiirler yazmışsınız o. O

    0|0
    0|0
  • Yeniden sevmek mi? Yeniden ölmek olur da yeniden sevmek olmaz Nisa..
    Kanım çekildi. Bütün damarları kurudu yüreğimin.
    Bırakıp gidişinden bu yana..
    Buralara boşuna mı geldiğimi sanıyorsun?
    Madem sen yoksun, o zaman sonsuza dek sensizlik bana.
    Dediğim de oldu. Senden sonra kimseyi sevemedim Nisa..

    Mesut Sütçü

    0|0
    0|0
  • siir sevmem

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 11

  • Ola ki Yürürüm Bir Başka Aşka
    Ya da Yürürüm Mavi Olmayan Bir Gülüşe
    UNUTMAKİ TEK AŞK OLDUĞUM SENSİN,
    AŞIK OLDUĞUM DEĞİL.
    Karanlıkla Süzülüyor İçime Yıkım
    Dur Diyorum Yıkılıyorum
    Uçurumları Bas Ucuma Koyuyorum Sonra
    Okşuyorum Rüzgarda Saçlarını
    Sıcak İlik Bir Koku Siniyor Yüreğime
    Gitme Diyorum Düşüyorum
    Sonra Beni Soruyorlar Bana
    Tanımıyorum Diyorum
    Daha Hiç Karşılaşmadık
    Aynı Çizgide Bile Susuşumu Dinliyorlar
    Ben Sustukça
    Yazık, Bir Çığlığın Doğusu Gibi Ölüyorlar;
    Önce Bir Bir, Sonra Hepsi
    Sonra Bir Uçurumlar Kalıyor Birde Yıkımlar
    Verilen Her şey Borçmuş Gibi Alınıyor
    Önce Bir Bir Sonra Hepsi
    Sonra Bir Ben Kalıyorum, Birde Yalnızlık
    Uçurumlar, Yıkımlar, Ben Ve Yalnızlık
    Zorlu Bir Savaşın Unutulmuş Cesetleri Gibi
    Yatıyoruz Yan Yana
    Öpüşüyoruz, Sevişiyoruz Da Hatta...
    Her Şey Oyun Yasaklarına Uygun
    Bir Günah Oluyor Sonra
    Tek Umudumuzu Göye Gelin Ediyoruz
    Telli, Kanlı Düğün İste
    Üşüyor Sacların Biliyorum Dargın mısın?
    Bu Baharda Mayısa Bıraktığım
    Gibi Misin Hala?
    Vurulmuş Çocuk Gibi Büyümemiş
    Yüreğinde ki Hüzün
    Hala Kaçıyor musun Zamansız
    Gözlerini Bırakarak Birilerinden
    Hala Ellerinden Tutup Sevgileri
    Hala Öyle Soğuk Bir Gök
    Hala Öyle Yerini Yurdunu Bulamamış Bir Mavi
    Dipsiz Kuyuya Salıyor musun Ağlıyarak
    Küçücük Bir Dokunuşla Son Sevilen
    Olabiliyor musun?
    Kendim Kadar Aklımdasın
    Ve Askını Şaşırmış Bir Tanrı
    Çoğalan Sızısıyla Mutlu Bir Yara
    Öyle Misin Mavi Gözlü Sari Saçlı Yoldaşım
    Öyle Bıraktığım Gibi misin
    Gerçeği Yakmada Hala Usta mısın
    Yoksa Çırak mı Yanerken Yollarda
    Saçlarıma Dolanan Aydınlığımsın
    Somutlaştıramadığım Tek İmgensin
    Şiirde Anlattıkça Eksilen Tek Anlam
    HALA BIRAKTIĞIM GİBİ MİSİN?
    YOKSA BENİ BIRAKTIĞIN GİBİMİ?
    Kaç Mevsimsiz Kar Düştü Toprağıma
    Hala Bıraktığım Gibi Misin?

    0|1
    0|0
  • Aşk acısı çekmekle suçluyorlar beni,
    Oysa acıyı aynada görmeyi göze aldım ben seni severken zaten.
    O hüznü büyütemeyenin ne işi var ki aşk'la
    Benim derdim başka.
    Sen neşemi aldın giderken
    Kahkaha ne demekse
    Yükleyince adının anlamına
    Yaz olunca güneş
    Sonbahar olunca yağmur
    Şimdi gidiyor ağrıma.
    'Kelebek demeseydim sana' mesela diyorum!
    Şimdi ne zaman görsem
    Onu da sevmiyorum
    Öksüzlügüme tokat çırpıyor.
    Sana nasil düşmanım bir bilsen!
    Sevgiye aşk'a hürmet etmedin
    Ben sevgimi saklarken
    Sen üşüme diye!
    Başka'ların hikayesini serdin üzerime
    Seni üzüp ağlatanda kaldın da,
    Yarım mevsim durmadın yanımda!
    İnandığım herşeye sarılıyorum
    Senden daha kötü biri olmamak için
    Nasıl nefret ediyorum ellerinden
    Yüzünden, hüznünden,
    Aynalardan utandırdın
    "Ben" diye anlattığımı çırılçıplak kalabalıklarda biraktın
    Sen ki? bu kadar yemini bana yediren.
    Bana da yazıklar olsun
    O kadar iyi biliyorum ki
    Şimdi çağırsan...
    Yine geleceğim!..

    Ceyhun Yılmaz

    0|1
    0|0
  • Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
    yorulmuşsundur;
    nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
    ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
    susamışsındır;
    buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
    acıkmışsındır;
    beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
    memleket gibi yoksuldur odam.

    Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
    ayağını basdın odama
    kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
    güldün,
    güller açıldı penceremin demirlerinde
    ağladın,
    avuçlarıma döküldü inciler
    gönlüm gibi zengin
    hürriyet gibi aydınlık oldu odam...

    Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
    Nazım Hikmet

    1|0
    0|0
  • Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
    Dante gibi ortasındayız ömrün.
    Delikanlı çağımızdaki cevher,
    Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
    Gözünün yaşına bakmadan gider.
    Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
    Ya gözler altındaki mor halkalar?
    Neden böyle düşman görünürsünüz,
    Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
    Zamanla nasıl değişiyor insan!
    Hangi resmime baksam ben değilim.
    Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
    Bu güler yüzlü adam ben değilim;
    Yalandır kaygısız olduğum yalan.
    Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
    Hatırası bile yabancı gelir.
    Hayata beraber başladığımız,
    Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
    Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
    Gökyüzünün başka rengi de varmış!
    Geç farkettim taşın sert olduğunu.
    Su insanı boğar, ateş yakarmış!
    Her doğan günün bir dert olduğunu,
    İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
    Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
    Her yıl biraz daha benimsediğim.
    Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
    Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
    Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
    Neylersin ölüm herkesin başında.
    Uyudun uyanamadın olacak.
    Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
    Bir namazlık saltanatın olacak,
    Taht misali o musalla taşında.
    Cahit Sıtkı TARANCI.

    0|0
    0|0
  • Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
    En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
    -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
    Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
    Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
    Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
    Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
    Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
    Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
    Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
    Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
    Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
    Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
    Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
    Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
    Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
    Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
    Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
    Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
    Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
    Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
    Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
    Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harab diye gidiyor. Severim bu şiiri.

    0|0
    0|0
  • Kalbimde kalbine yok bile kinim Bence artık sende herkes gibisin
    Tamamını yazmaya gücüm yetmez o kadar acıtır

    0|1
    0|0
  • Her günü seninle tekrar tekrar yaşamak
    Erimek yarını olmayan zamanlarda
    Durdurmak bir yerde bütün saatleri
    Bütün kuralları kırıp parçalamak
    Sonra varmak o yerlere
    Mevsimlere dur demek
    Kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara
    Güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak
    Sonra doldurmak ay ışığını kadehlere
    Delicesine içmek
    Ve unutabilmek her şeyi ansızın
    Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin
    Birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak
    Güzel olan
    Sevmek seni Tanrılar gibi
    Seninle Tanrılaşmak...

    Bir gün bu akan sele dur diyeceğim, göreceksin
    Ne bu şehir kalacak
    Ne bu duygusuz sürü
    Bu korkunç kalabalık
    Her vapur seni getirecek bana
    Bütün istasyonlarda seni bekleyeceğim
    Kapılar sana açılacak
    Senin için söylenecek şarkılar
    Şiirler senin için yazılacak
    Her evde bir resmin
    Her meydanda bir heykelin olacak
    Ve sen kimi gün bir rüzgar gibi
    Kimi gün denizler gibi, bulutlar gibi
    Kopup ötelerden, ötelerden
    Yalnız bana geleceksin
    Bir gün bu akan sele dur diyeceğim göreceksin.

    Ben eskimeyen tek güzelliği sende gördüm
    Sende buldum erişilmez hazları
    Yanında sıyrıldım korkulardan, yalanlardan
    Duyguların en ölmezini sende duydum
    Susuzluğum dudaklarında dindi
    Yalnızlığım ellerinde
    Çoğu gün unuttum açlığımı
    Sende doydum...

    İlk defa seninle bütünlendim, anlıyor musun
    Anladım yaşadığımı her nefes alışta
    Seninle geçtim bütün zamanlardan
    Seninle var oldum
    Eridim seninle bir sonsuz çalkanışta.

    Boynunda bir yer vardır, ben bilirim
    Ne zaman oradan öpsem,
    Değişir gözlerinin rengi
    Yanar dudakların, terler avuçların
    Dökülür kapkara aydınlık gibi
    Omuzlarına saçların
    Gitgide artar kalbinin vuruşları
    Bir musiki halinde dünyamı doldurur
    Ansızın bütün sesler kesilir
    Zaman durur
    Bir baş dönmesi başlar o en yükseklerde
    Her gün seninle yeniden var oluruz
    Eriyip kaybolduğumuz yerde...

    hepsi sığmıyo
    şiir adı "her gün seninle"
    internetten bakın :D

    0|0
    0|0
  • Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
    Seyir defterini başkası yazsın.
    Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
    Beni o limana çıkaramazsın.

    0|1
    0|0
  • bir gemiyim öyle alalâde, öyle yalnız
    yüzüyorum gözlerinde
    arkamda eski güzel şarkılar

    0|0
    0|0
  • Ask içimi yakan volkan gibidir
    en sevdiğim tatlı kazandibidir

    0|0
    0|0
  • şiir okumuyorum

    0|0
    0|0
Yükleniyor...