Bildiğimiz eski Türkçe kelimeleri yazalım mı?

genel kültürümüzü bi yoklayalım bilmiyorsak da bir şeyler öğrenelim :)

anlamlarıyla birlikte mümkünse, meselaa ;

mamafih : bununla birlikte, bu yüzden

keza : aynı şekilde

mütemadiyen : durmadan

nitekim :sonuç olarak, gerçekten

Güncellemeler:
izdivaç : evlilik ( en iyi bildiğimiz )

zira : çünkü

bilaki tam tersine

bilahare: daha sonra

nazende: naz eden

zevce : evlenilen kadın (eş)

külliyen: bütünüyle, tamamen

zinhar: kesinlikle

mütesna: ayrı tutulan, muaf
SORUYU ŞÖYLE DÜZELTMEK İSTİYORUM : Türk'lerin eskiden kullandıkları kelimelere örnek verelim! ?

amma taktınız yok arapça, yok farsça köken diye bi şey dedim mi? öyle olsa bu kadar cevap veren kişinin dil bilimci olması gerekti!
heee bi de şöyle yapalım. bugün de Türkçe kullanıyoruz değil mi? bi ayıklayalım bakalım ne kadar yabancı sözcük var. hatta tdk da kaldırsın sözlükten o sözcükleri. Türkçe değil ne de olsa. kalanlarla yetinelim haşa Türkçe diyemeyiz çünkü onlaraaa! tövbe tövbe yaa...




otobüs : çok oturgaçlı götürgeç. iyi mi?

0|0
13|34

En İyi Erkek Görüşü

  • Vallahi arkadaş, hem eski yazı bilirim, hem de edebiyata ilgim vardır. Çok yazarım, ama son okuduğum kitapta şunları not almıştım:

    merhale:

    a. 1. Derece, basamak, aşama, evre: “Bu yolun üstünde Edirne bir konak, hürriyet bir merhaledir.” -F. R. Atay. 2. esk. Varılması istenen noktaya kadar aşılması gereken yerlerin her biri, konak, menzil: “Bu gece yolculuğumuzun son merhalesine varacaktık.” -H. S. Tanrıöver. 3. esk. Bir yolcunun sekiz saatte gidebileceği mesafe.

    müşahhas:

    sf. esk. Somut: “Bazen hayalim daha müşahhas olur, tanıdığım İstanbul sebillerini, mahallemizin küçük ve fakir süslü çeşmesini görür gibi olurdum.” -A. H. Tanpınar.

    müessir:

    sf. esk. 1. Dokunaklı: “Akşamın hissî saatinde bu türkü ne derin bir surette müessirdi!” -H. S. Tanrıöver. 2. Etkili: “Cümlelerin altında hafif müessir bir eda vardı.” -R. E. Ünaydın. 3. a. kim. Etken.

    tevcih:

    a. (tevci:hi) esk. 1. Yöneltme. 2. Aşama, makam, mevki verme, terfi ettirme.

    ittisal(-i):

    a. (ittisa:li) esk. 1. Bitişme. 2. Dokunma, değme, temas etme.

    himmet:

    a. 1. Yardım, kayırma: “Himmetinizle fakir bir ailenin yüzü gülerse tabii siz de sevaba girersiniz.” -R. H. Karay. 2. Çalışma, emek, gayret: Bu iş çok himmet ister. 3. esk. Lütuf, iyilik, iyi davranma.

    Benden birkaç ekleme:

    Mihr: güneş

    Şemgüneş

    Şemsiye: güneşlik

    Mah: ay

    Mihrimah: güneş ve ay

    Mahîdevran: ayın evreleri

    Ahteran: yıldızlar

    Pinhan: dilin ucunda, saklı

    ruşen: Açık, ortada

    kafir: birşeyin üstünü örten, dini anlamda: gerçeğin (Kur'an) üstünü örten

    Bunların çoğu eski Türkçe'dir arkadaşlar; inatla bunlara kökeni yüzünden Arapça Farsça diyen arkadaşlar bir gitsinler Arabistan'a İran'a, alsınlar ağızlarının payını...

    1|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 33

  • Nebatat:Bitkiler

    Şems:Güneş

    Kamer:Ay

    Kemalat:Ahlah ve huy güzelliği

    tahrir:Kaydetmek

    Tahkir:onuruna dokunma

    1|0
    0|0
  • mestinaz :çok nazlı,naz sarhoşu

    1|0
    0|0
  • Bazıları demiş ki bununlar Arap veya Fars. Ama onlar ne dünyayı tanıyorlar ne de kendilerini: Arap kökenli değil, Arapça kökenli denir. Ayrıca, Arapça, Farsça veya başka büyük dillerden kelime alınabilir; kendi potanda eritilebilir, ve baçka anlamlarda kendi dilin olur artık. Yani, büyük kültürler ve dilleri illaki başka dillerden kelime alır. İngilizce, fransızca sırtını Latinceye dayamıştır. Biz Türklerin bilim dili Arapçaya, Sanat dili ile Farsçaya sırtını dayar. Çünkü, mevcut kelime ve kavramlar ile medeniyet kuramazsın.

    1|0
    0|0
    • arap kokenliyle arapca kokenli arasındakı farkı soyler misin?

  • bitig: yazıt, kitap...

    su: asker

    öd: vakit

    tengri: mavi

    teg: gibi

    sab: söz

    tüketi: tamamı

    bedizçig: ressam

    süçig: tatlı

    anyıg: kötü

    budun: millet

    ögüz: nehir

    sülemek: asker sevketmek

    bung: sıkıntı

    yış: orman,dağ

    taluy: deniz

    edgü: iyi

    bengü: ebedi

    kubrat-: topla-

    yagı: düşman

    armakçı: aldatıcı

    yarlıka- : lutfetmek

    kisre: sonra

    süngüş- :savaşmak

    kergek bol- : vefat et-

    kan: baba

    küng: cariye

    ıduk: mukaddes

    Şuan için hatırlayabildiklerim bunlar :)

    1|0
    0|0
    • senin ki çok çok eski Türkçe oldu :)

    • Hepsini Göster
    • Tartışmaya hazır milletim her an her şeyden bir sorun çıkarabiliyor ne hoş. Ama ben aynısını yapmayacağım. Tıfl'ın hem küçük çocuk hem de sevgili anlamında kullanılması aklıma küçük yaşta evlendirilen kızları getiriyor, üzülüyorum. Dünyada küçük yaşta evlenmek zorunda kalan kaç çocuk gelin var araştırırsan anlarsın.

    • Sorun çıkarmak gibi bir derdim yok. Üslubumda bir sıkıntı görmüyorum. Benim o yorumu yazmamın nedeni insanların divan şairleri hakkında yanlış düşüncelere kapılmasına engel olmadır. Çünkü yapmış olduğun yorum farklı yerlere çekilmeye çok müsait.

  • daha bol arapça ve farsça kelimelerin olduğu bir yaşam bu eski türkçeden kasıt sanırım.

    şimdi arapça ve farsça kelime saysam hepsi eski türkçeye mi gider. mesela mübalaga

    günümüzün arapçası geçmişin eski türkçesi mi

    saydıkların ya arapça ya farsça

    affına sığınarak bir düzeltme sister sondaki müstesna olmalı

    0|0
    1|0
  • bunlar güzel şeyler olumlu şeyler keşke herkes yazsa genel kültürden zarar gelmez ki

    1|1
    0|0
  • Pejmürde: Eski püskü, yırtık

    Maatteessüf: Ne yazık ki

    İstihza: Gizli alay, ironi

    1|0
    0|1
  • Osmanlıca türkçe sözlüğüm var kaç tane yazayım?

    2|0
    0|0
    • çok yazz. ama kulağımızın biraz aşina olduklarını yaz :)

    • Ab-ı Hayat= Hayat suyu

      Akire= ses,seda

      Ahsen= güzel en güzel

      Adavet= kin ...

      Sadece A harfine baktım

  • keenlemyekün ( yapılmamış sayılmak, hükümsüz olmak )

    1|0
    0|0
  • :-) bu mu? lal nerde? ya da dedesi gibi konuştuğumu söyleyen bi kankam vardı. sadece onlara öğrettiklerim bunların 4 misli.. bi cümle söyliyim çöz bakalım.

    "Mimsiz medeniyet, taife-i nisayı yuvalardan uçurmuş, hürmetleri de kırmış, mebzul metaı yapmış"

    0|0
    1|0
  • mütehessir :)

    1|0
    1|0
  • Mutad= alışkanlık, süreklilik arz eden.

    Memnu = Yasak

    Kafi = Yeterli

    Ahbab = Dost vs..

    1|0
    0|0
  • Lakin: ama

    kerhen: mecburen

    1|0
    1|0
  • Muin-i zalimin erbab-ı dönektir..

    Köpektir zevk alan sayyada bi insafa hizmetten..

    1|0
    0|0
  • Ulak : haberci

    acun :dünya

    çaşıt :casus

    1|1
    0|0
  • Türkçe mi? bilmemekle birlikte

    Velhasıl=Kısacası

    2|0
    0|0
  • zira? zira nedır? :P

    1|0
    0|0
  • âlâ : Daha iyi

    1|0
    0|0
  • Agu Bugu ,geçmişe bu kadar gidebildim :)

    0|1
    1|0
  • evvel - önceki, geçmiş

    ben böyle hatırlıyorum

    1|0
    0|0
  • ahvaliniz ne çük = nasılsınız demek

    ahval = hal

    ne çük = nasıl

    1|0
    0|0
  • yazdığın kelimeler bugünde kullanılıyor ama gocuk: manto şeklinde örnek verebilirim

    1|0
    0|0
  • cancağzım bi mükabele :D

    1|0
    0|0
  • bunlar türkçe değil çoğu farsça

    0|0
    1|0
    • Türkçe ama Farsça kökenli... Bunlara Türkçe değil demek çok cahilce

    • Hepsini Göster
    • ingilizce diye bi şey dedim mi? al eline de biraz sözlük karıştır. sadece polemik için cevap yazdığın belli zaten.

    • ne polemiği yaw :D ben altta yorum yazana cevap olarak yazdım zaten...5 sene osmanlıca dersi gördüm,eski kelimeleri iyi bilirim sözlüğe gerek yok :)

  • Bilirsiniz hanımefendi lugatım da vicdansızlık yoktur

    0|0
    1|0
  • guospiors - açık havada cıplak gezme anlamında

    0|0
    1|2
  • gitmek istiyordum gitme diyordun beni karanlıga itme diyordun eşkiya kalbime hükmediyodun herkesten farkındım sen bilmiyordun :) içimden geldi:) 5 puan verimde bişeye yarayım bari:))

    1|0
    0|0
  • bülent ersoy'un tüm kelimeleri :))

    0|0
    0|0
  • hacı abla Türkçe diyince öztürkçe anlamak normaldir yani zılgıta gerek yok..

    hatti zatında hangi zat a sual eylesen ekseri buna müsavi bir mukabele görürsün

    elllaam :d

    0|0
    0|0
  • yazmasak olmaz mı? bide şu konuları güncellemesek hani.

    0|0
    0|0
  • Erkekler Devam
    3

Kızlar Ne Diyor 13

  • hohooo yazsam sığmaz ki buraya :D

    mesela hoşuma giden şu var yazayım: Osmanlı Türkçesinde (aslında Farsçadan geçmiş)

    Çar : dört Çarh: felek çah : kuyu anlamına geliyor. 2 harfin kombinasyonları şeklinde :D

    Servet-i Fünun döneminde özellikle alışılmamış bağdaştırmalara yüklenmişler çok tuhaf şeyler var.Onlardan yazayım: Lerze-i siyah : siyah titreyiş demek mesela. Ra'şe-i figan da inleyişin titremesi anlamına geliyor. Adamlar titremeyle kafayı bozmuş kısacası :D

    Ayrıca şu an çokça kullanılan keş kelimesi aslında Farsça keşiden fiilinden gelmekte. Bu fiilin anlamı da ''çekmek.''

    Daha bilindik olarak bizim hep küçük çocuk olarak bildiğimiz tıf(ı)l kelimesi divan edebiyatında sevgili anlamına da gelmekte. İnsanın aklına kötü şeyler getirmiyor değil. :)

    eski bilindik kelimelerden sayarsak da;

    ziya:ışık

    misal: benzer

    aşikar: apaçık, belli

    billur:şeffaf taş veya cam

    sema:gökyüzü

    buse:öpücük

    ezeli: öncesiz

    ebedi:sonrasız

    bostan: (ne kada şu an kavun karpuz yetiştirilen yer olarak da bilinse) gül bahçesi

    sitem: eziyet

    muztarip: ızdırabı olan kişi

    diye gider. :)

    2|0
    0|0
    • vayyyy çok iyiydinn :D

    • Hepsini Göster
    • Tıfl kelimesi aklına neden kötü şeyler getiriyor ki? :) Anladığım kadarıyla TDE'de öğrencisin ve biliyorsun ki tıfl kelimesi benzetme yoluyla sevgiliye karşılık gelir. Yoksa tıfl kelimesinin sevgili anlamı yoktur. Ve yine biliyorsun ki divan şiirinde benzetmeye dayalı sanatlarla ve başka sanatlarla birçok sözcük farklı anlamlarda kullanılabilir.

    • güncellemeye cevap: Çok oturgaçlı götürgeç kabul edilen bir şey değil, Türkçe'yi küçümsemek, alaya almak için birtakım kendini aydın sanan insanın yaptığı uydurma kelimeler. Bunlara itibar etmemeli.

  • keşke hepsini sen yazmamış olsaydın :))

    bir de hülasa var.

    1|0
    0|0
  • Binaenaleyh-Bu lafın üzerine

    Bittabi- Elbette,haliyle

    Muteber-İtibar edilen güvenilen

    Farz-ı misal - Örneğin, misal veriyorum

    1|1
    0|0
  • mütevellit:bu sebepten

    1|0
    0|0
  • Turkce olan ismim eski Turkceymis, yonetimde soz hakkina sahip kadin anlamina geliyormus (begum)

    1|0
    0|0
    • Bugünkü haliyle;

      beg = bey

      begüm = beyim

    • Bugünkü haline "beyim" dersek yanlış olur. Beg kökü doğru olabilir fakat bu sözcükteki üm ekinin işlevi beyim sözcüğündeki im ekinin işleviyle aynı değildir.

  • Binaenaleyh: Bundan dolayı

    Velhasıl: Kısaca

    2|0
    0|0
  • Mablag:çay kaşığı

    Kant:sıcak su

    1|0
    0|0
  • tevellüt : doğum zamanı demekmiş ...

    1|0
    0|0
  • Velhasil: kısacası.

    1|0
    0|0
  • sebep?

    0|0
    2|2
  • yeterince güncelleme yapmadın mı be kardeşim :(

    0|0
    0|0
  • muallim: öğretmen ajhkashgfjhdgjh :D

    0|0
    0|0
  • Canım bunlar Arap kökenli. Misal bedük eski Türkçe büyük demek.

    1|0
    0|0
    • canını yiyim aynen.kökenleri hep arapça farsça.eski Türkçe diyince öz Türkçe anladım ben de.bunlar osmanlı döneminin kavramları

    • Hepsini Göster
    • tamam anlaştık o zaman :)

    • Arap kökenli değil, Arapça kökenli denir. Ayrıca, Arapça, Farsça veya başka büyük dillerden kelime alınabilir; kendi potanda eritilebilir, ve kendi dilin olur artık. Yani, büyük kültürler ve dilleri illaki başka dillerden kelime alır. İngilizce, fransızca sırtını Latinceye dayamıştır. Biz Türklerin bilim dili Arapçaya, Sanat dili ile Farsçaya sırtını dayar. Çünkü, mevcut kelime ve kavramlar ile medeniyet kuramazsın.

Yükleniyor...