Petrol Krizi'nin (1973) sosyolojik çözümlemesi

link

linktede görüleceği üzere, ekonomik kriz ile cinsel tacizler artmaktadır.

1973 petrol kriziyle eş zamanlı olarak, Yeşilçam'ın p*rnolaşması ve ABD'de 1972 Deep Throat ve benzeri filmlerin çekilmesini de bir arada düşünürsek, ekonomik kriz ile cinsel tacizler ve sinema endüstrisinin p*rnolaşması arasında sosyolojik bir çözümleme yapılabilir mi?

isteyen hazreti yeşilçam dönemi ile askeri darbeler arasında da çözümleme yapabilir.


0|0
3|9

En İyi Erkek Görüşü

  • Efendim türkiyede yaşanan cinsel tacizlerin ve cinsel açlığın sosyolojik analizini yapmak için öncelikle 3 konuya arkadan dokundurmak gerekiyor..

    1- Türkiyede yaşanan askeri darbeler..

    Diğer darbelerdede var olduğu gibi özellikle 12 eylül kenan evrenli darbesinde gazeteler ve dergilere siyasi yayınlar yapmak yasaklanmış basın tek tipleştirilmiş sadece devlet başkanı kenan paşanın ve arkadaşlarının bildiri ve duyuruları yayınlanabilmiştir..Siyaset yapamayan gazeteci büyüklerimiz mevzuyu magazine dökmüş bugünde yakından bildiğimiz bulvar ses gibi gazeteler türkiyenin ilk gazete elizabetçilerinin medar-ı itiharı olmuştur..Cumhuriyetin milliyetin yerini bulvardaki çıplak mankenlerimiz ajdalarımız hülyalarımız serpillerimiz banularımız almıştır..

    2-Türkiyede varoşlardan şehirlere doğru yaşanan kavimler göçü ve kültür şokları..

    Türkiye kendi içinde kurulduğundan bu yana 3 kez toplu göç olayı geçirmiştir..1940 larda 1970 lerde ve son olarak 1990 larda anadolunun ücra köşelerinden mezralarından gelen saf odunsu elleri nasır tutmuş gerçekte milletin efendisi olan dindar köylülerimiz büyük şehirlere göç edip (özellikle istanbuldur) kendini sudan çıkmış balık durumuna düşürmüş afallamıştır..Köyde şalvar peştamal gören köylü ağabeylerimiz şehirde hülyanın bikinisini ajdanın sütyenini görünce iş çığrığından çıkmış cinsel şoklanma zuhur etmiştir..

    O yüzdendir ki köylülükten sanayi toplumuna geçmek sancılı olmuştur..

    3-Türkiyede p*rno ve erotik sektörü yöneten kişilerin ehil olmaması..

    Türkiyede p*rno sektörü veya erotizm sektörü aydemir akbaşların ali poyrazların savaşarak sevişme temalı filmleriyle sahneye çıkmıştır ki bu filmlerin p*rnoyla seksle alakası yoktur..Sevişmek bir sanattır öpüşmek bir akımdır insanlara seks ve sevişmenin gerçekleşebilmesi için öncelikle ince kibar olunulması gerektiği öğretilmemiş ilk başlarda yaşanacak olan tavlama tanışma incelikleri anlatılmamış direk bodoslamadan Saldır Behçet Parçala Beni sloganıyla hareket edilmesi görüntülü olarak anlatılmıştır..Seksi hayvanca bir hadise olarak gösterip milleti hayvanlaştıran bu filmleri bu ülkeye getirenler tacizcilerin patronudur..

    Gelelim senin bahsettiğin ekonomik krize..Ekonomik krizde cinsel tacizci sayısı artmaz cinsellik üzerinden para kazananların sayısı artar sadece bu iddian yanlış..

    Son olarak meşhur bizimde 90 lı yılların sonuna doğru izleyip elizabet turnuvaları düzenlediğimiz Emanuella erotik film serileri ülkeye 80 lerin 2. yarısında getirilmiş mahkemeye verilerek kaldırılmış sonra yargıtaya temyiz edilmiş yargıtayda konu hakkında kararı bağlamak için bilir kişi olarak kimi çağırmıştır bilir misiniz..?

    Çok ilginçtir o kişi Cemal Süreya üstadımızdır..

    Cemal süreya bu film serisinin türk insanının seks konusunda bilinçlenmesi adına önemli olduğunu yasaklanmaması gerektiğini belirtmiş yargıtayın biz elizabetçilerin lehine karar vermesine nail olmuştur..

    Cemal hocam hayatta olsa da ellerini öpsem..

    Saygılarımı sunuyorum..

    0|3
    0|0

Kızlar Ne Diyor 3

  • evet :))

    0|1
    0|0
  • Eski Turk filmlerinin konularinin bilincli olarak,insanlari ahlaksizlastirmak icin secildigini dusundum hep. Yesilcam olmasaydi cok cok farkli bi yerde olurduk , tvnin yeni yayginlasmaya basladigi zamanlarda , milletin beyni nuri alcolarla ,banu alkanlarla, mujde arlarla ,tecavuzlerle, ickilerle doldu. Bu halkin gercegi miydi ? Hayir .. milleti ahlaksizlastirmanin, tepkisizlestirmenin ilk adimi beyinlerini bi taraflarina kaydirmak olmaliydi. Basardilar da..

    0|1
    0|0
    • işte buna medya diyorlar. insanları yönlendirme aracı.

    • yanlız müjde arın filmleri hep halkın gerçekleri olmuştur.müjde ar bence bu konuyla alakasız.

  • sorunun içinde neo-liberalizm geçseydi anlamlı olurdu. şu an çok eksik

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 8

  • "Şu yıl bu yıl ekonomik kriz" diye bir şey yoktur, aşırı ve plansız üretime dayalı, pazarları ucuz işgücüne dayalı ürünlerle donatan "girişimciler"in çevirdiği bir ekonomik ağ zaten başlı başına bir "kriz" ekonomisidir. Herkesin az masrafla bol kazanç amaçladığı bir sistemde "kriz" daimidir, birileri iflas edip çıkar sürekli, yani grafikteki eğri hiç sıfıra düşmez, herkesin aynı anda kazanması mümkün değildir çünkü. Dönem dönem eğri yükselir ve kırılma anları yaşanır. Büyük balıkların küçükleri daha bir iştahla yediği anlardır, "kriz" diye nitelenemez çünkü bu bir "sorun" değil sonuçtur. Olağan, normal, kaçınılmaz bir durumdur. Maksimum kar amacıyla yola çıkmış olanların sistemi sürdürebilmek için ona bir ayar çekmesidir. Çünkü "piyasalar" bu kadar "balık"ın hırsına dayanamaz haline gelir. Biraz "kitlesel yok oluş" vakası olur, kalan sağlar piyasalarındır... Bu tür dönemler ayakta kalan sermaye gruplarınca "toplum restorasyonu" için en uygun dönemlerdir, kırılma anlarının faturasını toplum ödediği için toplum dibe vurmuştur ve "yeni" akımı "kurtarıcı", "eskiyi protesto" veya "bize mutluluk getirebilir" diye benimsemesi daha kolaydır. Bu yüzden her "kriz" döneminde yeni bir "akım" pohpohlanması tesadüf değildir. Yine bir "restorasyon" olan Ocak 1980 sonrası "yeni ekonomi" ile arabesk de el ele ilerledi

    0|1
    0|0
  • yeşilçamın durgun olduğu zamanlarda o döneme girildi diye biliyorum.Almanlar bu endüstride çok etkindi.Tahminlerimi söyleyecek olursam gurbetçilerin bize taşıdığı bir endüstri olabilir.

    0|1
    0|0
  • her büyük kriz toplumsal çözülme yaratır.aslında kriz değil de genel anlamda sefalet veya kıtlık da diyebiliriz , insanların hayatlarını idame ettirmek için her türlü yolu denemeye zorlar.

    yeşilçamda sex furyası belgesel yapılmıştır.nebil özgentürktü yanılmıyosam,sinema için bi çıkış yoluydu..

    gelir dağılımının adil olmadığı yerde de hiç istenmeyen olaylar olur.hindistan gibi.

    mesela az önceki bi başlıktaki gibi escort kız mevzu alır başını gider.

    zaten çekincesi olmayan bi kız,aile parasız yıllardır sefalet içindeler,öte yandan bi bakıyo zengin ailelerin kızları marka marka üstüne yapıştırıyo,dolayısıyla bunu gören ve çekincesi olmayan kız biraz da hırs yapar ve onurunu da bi kenara bırakırsa,vücudunu satmaması, bi moruğun metresi olmaması için hiç bi nedeni kalmaz.

    aynı şeyler erkek içinde geçerli.

    0|1
    0|0
  • Dün bu konuyu düşünüyordum. Şimdi insanda bir düğme var. O düğme müsait ki, lazım olan zamanda belli çevreler bu düğmeye basıyor. Düğmeye basana değil, düğmeye yoğunlaşmak lazım. Zira her lazım olduğunda birileri bu düğmeleri kurcalar der kaçarım.

    0|1
    0|0
  • Ekonomik krizlerin kendi hayatımda yarattığı değişikliklere bakıyorum. Misal 2006 krizi hayatımda bir değişiklik yaratmadi. Ha yaratacagini bilsem, batsin ekonomi batsin paralar. Bu kadar da bencilim.

    0|1
    0|0
  • insanlar stresi azaltma yolu olarak saldırganlığı ve cinsel ihtiyaçlarını tatmin etmeyi görüyorlar demek ki...

    0|1
    0|0
  • öyle birşey olsa 1930 büyük krizinde patlardı amerikada. belli bir noktada doğru tespit ama zamanlama buna paralel değil.

    0|1
    0|0
  • seks satar lebron .. kural

    0|1
    0|0
Yükleniyor...