Kelimelerin gücü hep beni şaşırtmıştır...sizi de şaşırtan mısralar varsa yazın

DALGACI MAHMUT

İşim gücüm budur benim,

Gökyüzünü boyarım her sabah,

Hepiniz uykudayken.

Uyanır bakarsınız ki mavi.

Deniz yırtılır kimi zaman,

Bilmezsiniz kim diker;

Ben dikerim.

Dalga geçerim kimi zaman da,

O da benim vazifem;

Bir baş düşünürüm başımda,

Bir mide düşünürüm midemde,

Bir ayak düşünürüm ayağımda,

Ne haltedeceğimi bilemem.

Orhan VELİ



Güncellemeler:
gözlerin gözlerime değince

felaketim olurdu ağlardım

beni sevmiyordun

bilirdim...

bir sevdiğin vardı duyardım...

çöp gibi bir oğlan

...(üçünçü şahsın şiiri)
Kapı ne kadar dar olsa da,


cezalarım ne kadar ağır olsa da,


Kaderimin efendisi de benim ruhumun kaptanı da...



0|0
7|4

En İyi Kız Görüşü

  • Sonra, çengel bulmacalarda çıkıyorsun karşıma.

    Üç harf,

    ‘‘Hayati sıvı’’ diyor.

    Ellerimi, yüreğimi, kalemimi kanata kanata,

    ‘‘Sen’’ yazıyorum.

    O’nlar ''kan'' diyor.

    Ben zaten kanıyorum!

    Bilmiyorlar, kanıyorum diye, ''sen'' yazıyorum.

    Kan gibiyim…

    Ömrüm öldürmeye,

    Hayatım yaşatmaya çalışırken,

    Uyuşmuyorum artık kendime bile.

    Emre GÖKCE / Üç Harfli Engel Bulmaca

    1|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 6

  • Ey oğul, herkesin ölümü kendi rengindendir. Düşmana düşmandır, dosta dost!

    Ayna Türk’e nazaran güzel bir renktedir. Zenciye nazaran o da zencidir.

    Ey can, aklını başına devşir. Ölümden korkup kaçarsın ya; doğrusu sen, kendinden korkmaktasın.

    Gördüğün, ölümün yüzü değil, kendi çirkin yüzün. Canın bir ağaca benzer; ölüm onun yaprağıdır.

    İyiyse de senden yetişmiş, yeşermiştir; kötüyse de. Hoş nahoş.. gönlüne gelen her şey senden, senin varlığından gelir.

    MEVLANA..

    0|1
    0|0
  • Demir almak günü gelmişse zamandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

    Yahya Kemal Beyatlı

    güncellemeyi de çok severim.

    İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;

    Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;

    Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;

    Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;

    Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından

    Kalbinin vuruşundan anlıyorum;

    İstanbul'u dinliyorum.

    Orhan Veli Kanık

    0|1
    0|0
  • Bazen;

    Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan

    Güneş kucağındadır, bilemezsin

    Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür

    Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın

    Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın

    Uçar gider

    Koşsan da tutamazsın..

    offf offfffffffff...

    1|0
    0|0
  • Sevgili,

    Hatırla..

    ...''Biraz bakar mısın'' diyen bir kadındın sen bana,

    Biraz bakmak mı şimdi benim kabahatim sana?

    Ömür boyu kalır mısın yanımda

    Yoksa ölüm boyu kahır mısın hayatıma?

    Canıma et misin

    Canımdan etmeye sebep mi?

    0|1
    0|0
    • "Ömür boyu kalır mısın yanımda

      Yoksa ölüm boyu kahır mısın hayatıma?

      Canıma et misin

      Canımdan etmeye sebep mi?"


      Ezberimden çıkmıyan bi dize


      Kafamı bozana söylerim valla

  • sızıyı gideren su suyun sızladığını kimseler bilmez

    0|1
    0|0
  • "Şair, ulaşamadığı aşka şiir dermiş..." (Özdemir Asaf)

    0|0
    0|0
    • mutlaka...

      şimdiki zamanda aşklar onenight

      eskileri hep merak ederim...

      herşey o kadar seviyesiz ki...

    • genellememek lazım hepsi öyle değildir .:)

    • mutlaka istisnalar vardır...

      .vardır da...

Erkekler Ne Diyor 4

  • Ustam!

    Aklım firarda.

    Gözbebeklerimde müebbet hüzün,

    Dilimde ay kesiği bir yara,

    Düşüm kırık dökük,

    Umudumun boynu bükük,

    Bir öksüzün omuzlarında sukut.

    Yüreğim sana emanet sıkı tut.

    Tut ki; kancık pusulara düşmesin.

    Bir hain kurşunu gelip deşmesin.

    Ustam,

    Ne zaman o senin bildiğin zaman,

    Ne sevda gördüğün masallardaki.

    Eskiden,

    Halı tezgahında dokunurdu aşklar,

    Nakış nakış, körpe kız ellerinde.

    Mendillere yazılırdı isimler,

    Yüreklere kazılırdı gizlice.

    Sevdalılar asil ve de yürekli

    Sevdalar, kavgalar iki kişilik.

    Oysa şimdi;

    Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.

    Meşru sevdalardan,

    Gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara,

    Günahkar gecelerden.

    Beni herkes sevdaya asi sanır,

    Oysa aşk, beni nerde görse tanır,

    Hasret tanır,

    Zulüm tanır,

    Ölüm tanır,

    Yüzüm yüzümden utanır.

    Yorgunum ustam;

    Ne katıksız somun isterim senden,

    Ne bir tas su,

    Ne taş yastıkta bir gece uykusu.

    Var gücünle asıl sükunetime,

    Çığlığım kopsun,

    Uzat ellerini güneşe dokun,

    Uyandır uykusundan,

    Tut yüreğimden ustam tut,

    Tut beni, sür güne...

    0|0
    0|0
  • Yerin Kulağı Var! E Benim de Kulağım var!..Ben Yer miyim?..Yemem..:DDD

    0|1
    0|0
  • Bekle dedi gitti.. Ben beklemedim, o da gelmedi... Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi... |Özdemir Asaf

    1|2
    0|0
  • Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur

    Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur

    Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur

    Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur

    "Yavuz Sultan Selim Han"

    Şiirin güzelliğinin yanında bir de şöyle dâhiyane inceliği varmış:

    Sanma şâhım / herkesi sen / sâdıkâne / yâr olur

    Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyâr olur

    Sâdıkâne / belki ol / bu âlemde / dildâr olur

    Yâr olur / ağyâr olur / dildâr olur / serdâr olur

    İşte Yavuz Sultan Selim in Şah İsmail ' e yazdığı bu çok ince manalı şiirin Günümüz Türkçesiyle yazılışı. ( Hikayeyi okuduktan sonra ne anlatmak istediğini daha iyi kavrayacaksınızdır.)

    Şahım sen herkesi kendine sadık dost sanma

    Sen herkesi dost sanma belki o düşmanın olur

    Belki o kişi alemlerde sözü geçen olur

    Dost olur düşman olur sözü geçen olur hükümdar olur." )

    Yavuz Sultan Selim Han'a ait bir beyit. Yizelerin ilk kelimeleri yukarıdan aşağıya okunduğunda aynı dizeyi verir.Bu tarzda yazılan ilk beyit olduğu söylenmektedir. Divan edebiyatında bu özelliğe vezni aher denir.

    Yavuz Sultan Selim Han bu beyiti Şah İsmail'e yazmıştır. Gelelim Hikayesine ;

    Yavuz şiire, edebiyata ve satranç oynamaya meraklı biridir. Aynı şekilde Şah İsmail'de de bu özellikler vardır. Sarayında ünlü şairleri barındırır ve çok iyi satranç oynar. Bunu bilen Yavuz Şahın şahın bu özelliğinden yararlanmak ister. Tebdili kıyafetle (gezgin bir abdal kılığında) şahın ülkesine gider. Hanlarda , Kervansaraylarda satranç oynayarak önüne geleni yener. Haber şaha ulaşır. Şah der ki çağırın birde benimle oynasın. Yavuz Şah'ı da yener. Şah sinirlenir ve Yavuz'a der ki: " sen edep nedir bilmez misin? Hiç şahlar mat edilir mi?" Elinin tersiyle Yavuza bir tokat atar. Şahın kızdığını anlayan Yavuz onu yücelten şiirler okumaya başlar. İşte şahın huzurundan ayrılırkende bu şiiri okur. Ancak Şah İsmail hala onun Yavuz Sultan Selim olduğunu anlamamıştır.

    Yavuz yediği tokatın acısını unutmaz. Birkaç sene sonra Çaldıran'da Şah İsmail'i yener ve ona bir mektup gönderir. Mektupta o günkü tokadın acısını aldığını söyler ve ilave eder: " atacaksan tokadı böyle atacaksın. "

    Aslında Yavuz bütün olanları şiirinde Şaha anlatmış ancak Şah anlamamıştır. Herkesin dost olmayacağını bir gün böyle kişilerin karşısına serdar olarakta çıkabileceğini söylemiştir."

    0|0
    0|0
Yükleniyor...