Manzume denemesi, sizce nasıl?


Koştururdu gönlüm gamsızca, yeşil çimler de atını, şenlenirdi ruhum serince esen bir rüzğâr busesi ile. Nerede şimdi o mavi gökyüzü, parıldayan son güneş, Hani nerede o yanlız yürüdüğüm, ben gibi mahzun kırlar, avare kuşlar, ışıldayan çiçekler. Son bir defa görseydim yarimi, şen olsaydı bir kerecik gözüm, çıkardı ne sesim, ne de bir tek sözüm. Şimdi bir kafesteyim, adeta gece gibi.. hayır, hayır zift gibi karanlık. Artık ne ben hatırlarım, ne de beni hatırlar insanlık. Duvarlarımın hepsi kesme, yekpare taştan, ayırıyor beni eşten dosttan, arkadaştan. Bir pencerem var velhasıl pek bir yukarıda, bakmak istiyorum ama bir örümcek değilim, duramam düz duvarda. Önümde bir kapı var her daim kapalı, hemen yanın da samandan bir yatak, duvarıma dayalı. Mermerin üzerinde tahta bir kap, içinde de bir kaşık yemek hemen yanında da bayat yer yer küflenmiş bir ekmek. Dar köşelerden uzun dişli, çirkin bir sıçan gelir bakar melül melül yüzüme, anlatırım, lakin insan değil bu ya aklı ermiyor sözüme. Olsun ben yine de isim koydum ona, adı kınalı, baktıkça keşke ölsem de kurtulsam dedirtiyor, ama vakıfım ruhum da yaralı. Artık bitmeli bu sonsuzmuş gibi gelen esaret, kaçmayı deniyorum, ama kalmadı artık bende cesaret. Yaşam ve ölüm, böyle bir çizgide dönüyor bu sefil hayat, yerdeki ekmekten beter, hem müşkül hem daha bir bayat. Ölümün sinsi bir o kadar da korkutucu şarkıları çınlıyor sanki kulağımda, lakin kaçamıyorum tıkılıp kaldım bu lağımda...


0|0
0|1

Kızlar Ne Diyor 0

Kızlar görüş yazmamış.

Erkekler Ne Diyor 1

  • Ben beğendim.

    Burada iki kelimeyi doğru olarak bir araya getirip yazamayanları görünce, harikasın.

    0|0
    0|0
Yükleniyor...