En sevdiğiniz şiiri alalım mı?

Bakalım neler çıkıcak sizlerden gelenlerden bir görelim eigyi seçelim :)

Güncellemeler:
Arkadaşlar şiiri buraya yazın ama

1|0
24|63

En İyi Erkek Görüşü

  • Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
    “O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
    Demeyeceksin işte.
    Yaşarsın çünkü.
    Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
    Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
    Senin onu sevdiğinden…
    Çok sevmezsen, çok acımazsın.
    Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    Senin değillermiş gibi davranacaksın.
    Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
    Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    Paldır küldür yürüyebileceksin.
    İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
    Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    Gökyüzünü sahipleneceksin,
    Güneşi, ayı, yıldızları…
    Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
    “O benim.” diyeceksin.
    Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
    Mesela gökkuşağı senin olacak.
    İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
    Mesela turuncuya, ya da pembeye.
    Ya da cennete ait olacaksın.
    Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
    Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
    Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
    İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…

    3|0
    0|1

Erkekler Ne Diyor 62

  • http://img905.imageshack.us/img905/4962/mBKPu4.jpg

    YOLLARIN SONU / Hüseyin Nihâl ATSIZ

    Bu gün yollanıyorken bir gurbete yeniden
    Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize.
    Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden
    İtler bile gülecek kimsesizliğimize.

    Gidiyorum: gönlümde acısı yanıkların...
    Ordularla yenilmez bir gayız var kanımda.
    Dün benimle birlikte gülen tanıdıkların
    Yalnız bir hatırası kaldı artık yanımda.

    Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz;
    Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağına.
    Hâlbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin
    Değişilir topuda bir sokak kaltağına.

    İster düşün... Kendini ister hayâle kaptır...
    Uzar, uzar, çünkü hiç sonu yoktur yolların.
    Bakarsın aldanmışsın, gördüğün bir seraptır
    Sevimli bir hayâle açılırken kolların.

    Ey doğunun anlımı serinleten rüzgârı!
    Ey karanlıkta bana arkadaşlık eden ay!
    Arzularım bir oktur, aşar ulu dağları.
    Düştüğü yer uzakta "DİLEK" adlı bir saray.

    O sarayda bulunca tanrılaşan erleri
    Artık gözüm arkaya bir daha dönmeyecek.
    Hepsi sussa da "Kür Şad" uzatarak elini;
    "Hoş geldin oğlum ATSIZ, kutlu olsun!" diyecek.

    TANRI TÜRK'Ü, KORUSUN!

    6|2
    0|1
  • Sizi seven birini severseniz şiir olursunuz, sizi sevmeyen birini severseniz şair.

    5|2
    0|0
  • Kahvede kağıt açan avare
    Şu duvarcı, arabacı, amele
    Bel bağlamış yedi karış ömüre.

    Biz de bakabilelim
    Bir ışıklı pencereden
    Bize de pay düşmeli
    Şehirlerden, caddelerden, denizden.

    İnsan insan paylaşalım
    Yaşamayı, komşuluğu, dostluğu
    Bağdaş kurup yan yana
    Bir sahandan yiyelim
    Dünyamızın sofrasında.

    Cahit Irgat

    2|0
    0|0
  • Ağlasam sesimi duyar mısınız,
    Mısralarımda;
    Dokunabilir misiniz,
    Gözyaşlarıma, ellerinizle?
    Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
    Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
    Bu derde düşmeden önce.
    Bir yer var, biliyorum;
    Her şeyi söylemek mümkün;
    Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
    Anlatamıyorum.



    Orhan VELİ

    3|0
    0|0
  • Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
    “O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
    Demeyeceksin işte.
    Yaşarsın çünkü.
    Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
    Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
    Senin onu sevdiğinden…
    Çok sevmezsen, çok acımazsın.
    Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    Senin değillermiş gibi davranacaksın.
    Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
    Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    Paldır küldür yürüyebileceksin.
    İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
    Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    Gökyüzünü sahipleneceksin,
    Güneşi, ayı, yıldızları…
    Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
    “O benim.” diyeceksin.
    Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
    Mesela gökkuşağı senin olacak.
    İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
    Mesela turuncuya, ya da pembeye.
    Ya da cennete ait olacaksın.
    Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
    Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
    Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
    İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…

    1|0
    0|0
  • Beni çok sinirlendiriyorsun gitme
    Başka şehirler uzak bana
    Yakın gözlüklerin burada
    Gözlerin uzak
    Atkın beren burada
    Saçların yasak
    Sözlerin aklımda
    Kelimelerin tuzak
    Niye bu kadar sevdim seni GİTME.
    Düşün beni
    Ağzım kurur
    Boğazım düğümlenir
    Üşürüm yorganım kısa
    Ayaklarım dışarıda kalır
    Hastalanırım
    Gece çok içerim dışarıya çıkarım
    Bizim orası pis bir yerdir
    Bak belaya karışırım GİTME.
    Ellerin yüzüme değmezse
    Hiçbir şeye değmez
    Bana sokulmazsan
    Sana sarılmam
    Bak az bulunurum çok konuşmam
    Küserim bilirsin ya da bilmezsin GİTME.
    Doğru yol yok
    Sana çıkmıyorsa sokak
    Zevk almam başkasından sen başkası olursan
    Kaybederim kendimi hiçbir şeyimi bulamam
    İşin gücün yok mu senin GİTME.
    Türkçem bozulur
    Dahi anlamda de’yi ayrı yazmam
    Ağzım bozulur
    Lütfen demem kibar konuşmam
    Ashabım bozulur
    Kavga çıkartırsam sağlam bırakmam
    Güvenli değilim diyorum
    Bak deli deli konuşuyorum GİTME.
    Taze fasulye boğazımdan geçmez
    Bayat ekmek beni bozmaz
    Sadece suyla yaşarım
    Saçım sakalım uzar kendimi bozarım
    Sokakta yaşarım
    Sersefil yaşarım
    İçip içip yaşarım
    Sensiz de yaşarım ama GİTME.
    Gözlerim senin memleketin olmazsa
    Kör olurum her şehir bana yarım
    Sözlerim sana değilse hiç kimseye
    Hiç kimse teselli edemez beni
    İşi gücü bırakırım
    Yalnızım ulan sensiz
    Yakarım aldığın her şeyi
    Ateş olurum dumanın çıkar
    Laf söz çıkar
    Kırma gurumu
    Kül etme beni
    Yâd eller buralar
    Çok ağlıyorum GİTME.
    Ben senin defterinim
    Silme yazdıklarını
    Ben senin yağmurunum
    Islatma başkasını
    Ben senin sigaranım
    Söndürme beni
    Bak anlatamıyorum
    Biterim GİTME…
    MUAMMER SARAL // GİTME

    1|0
    0|0
  • Hangi yöreye gidersen git yüreğin töresi tektir.
    Bu benim sözüm...
    Gözler ki sende bir parçasıdır ilahın.
    Gözler ki en katı zulmün ve silahın.
    Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin.
    Sen öldürüyorkende vururkende güzelsin...

    Geri gelen mektup şiirinden bir bölüm tamamını oku hayran olcaksın
    Hüseyin NİHAL ATSIZ...
    Buda kuşkusuz en güzel şiirdir.

    3|0
    0|0
  • Konuş.. Konuş sevdiğim...
    Yüreğinin şarkısını söle bana...
    Gece karanlık, yıldızlar bulutların arkasında yitip gitmiş,
    Rüzgar iç çekiyor yaprakların arasında...
    Bırak çöziyim saçlarını,
    Kulaklarımı göğsüne bastırayım we orda o tatlı yalnızlıkta, gözlerimi kapatıp, kalbinin mırıltılarını dinliyim...
    yüzüne hiç bakmaktan...

    Bende bakamam, dayanamam gözlerine... Tut ellerimi bu aşk böle bitmemeli ne olur gitme... böle sensiz çaresiz bırakma beni, bırakma beni..

    Söylediklerin bitince sessiz oturalım hiç kımıldamadan... Yalnız ağaçalar fısıldaşsın karanlıkta.. we öylece bitsİn gece...
    Birbirimizin gözlerine bakalım, ayrı ayrı yollara, gidelim Konuş... Konuş sewdiğim yüreğinin şarkısını söyle bana..

    Kim bırakmış ki, kim bırakmış seni söyle..
    Tut ellerimi gitme aşkım, gitme böle... nolur gitme
    Böyle sensiz çaresiz bırakma beni... BIRAKMA BENİ...

    1|0
    0|0
  • Bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne.
    O olmazsa yaşayamam demeyeceksin. Demeyeceksin işte.
    Yaşarsın çünkü...
    Can Yücel.

    3|0
    0|0
  • yürü bre ehli deve endamını göreyim.
    sensiz geçen gecelerin ecdadını s. keyim.
    mecnun gibi top muyum bir. m için öleyim.
    leylayı da s. keyim mecnunu da s. keyim.

    bana yar olmayan karının izzetini itibarini s. keyim.
    yansın karıların alayı su veren itfaiyenin hortumunu s. keyim.

    düşmüşüz bir or. spunun belasina,
    koymadik diye taaa. mının ortasina.
    kader böyle yazmış hatırasına,
    ben böyle hatiranin hikayesini s. keyim.

    kerem dagları deler bir. mcık uğruna,
    aslı gitsin de, ona buna vurdura.
    bir kari için değer mi hiç bütün bunlara,
    her taraf. mcık dolu mala iyi vurana.

    fuzuli. m pesine düştün gurbete.
    m serindir, . m derindir, şifa verir millete.
    ye kebabı, iç şarabı, vur karpuz göte.
    bu gidişle, y. rrrağımı gidersin cennete.

    1|0
    0|0
  • Osman-I Aliye'de terf-i ile temayuzul olmaz
    Ya olacak nedeni haz, ya tende temas
    Sen bir atifesin Darende deliksiz
    Ben deligin matkab-i safi ihtiyactan kemiksiz

    1|0
    2|0
  • TURGUT UYAR

    Herkes seni sen zanneder.

    Senin sen olmadığını bile bilmeden,
    Sen bile..
    Seni ben geçerken,
    Derim ki,
    Saati sorduklarında;
    Onu ”O” geçiyordur.
    Kimse anlam veremez.
    Tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
    Ettirmek istiyor musun demezler.

    Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.

    Zamanı durdururum yüreğimde,
    Sensiz geçtiği için,
    Akrep yelkovana küskündür.
    Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.
    Bil ki akrep yelkovanı geçerse,
    Atan bu yüreğim durur.
    Bırak bozuk kalsın, hiç değilse;

    Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.

    1|0
    0|0
  • Patenti bana ait olan ama devamini getiremedigim siirimi yazmak istiyorum :)

    Gozlerim seni ariyor
    Sen uzaga gittikce
    Duvarlar ustume geliyor
    Seni bir an goremeyince

    1|0
    0|0
  • Bir Salı Akşamı
    Gitmek için Ayaklanışın Geliyor Aklıma
    Öyle Sinsi Öyle Hain Öyle Pusuda
    Bir Mektup bırakıp kitabın arasına
    Arabadan inişin Geliyor aklıma
    Öyle Hesaplı Öyle hoyrat
    O Timsah Gözyaşlarınla

    Eyy Kalleşin onde Gideni Vefasız Sevdam
    Bir Vedayı Çok gören korkak Kahraman
    Bir Helallikte olsun istemez mi
    Bir parça Insan olan
    Şimdi , Şimdi Her kitap açışında
    Yüzüm gözüne dursun
    Adımı Her anışta İçin Kahırla dolsun
    Ve sende
    Ve senide Arayan Senide Soran olmasın
    Acıların Bitmesin Çilen Dolmasın
    Gönül Yaraların Deva Bulmasın
    Benden başkasını Seversen Eğer
    Benden başkasını Seversen eğer.. (Ezberimden Şairi Bilmiyorum) @miyendiskiz

    1|0
    0|0
  • GÜZDE UNUTULMUŞ

    Saat yedi buçuğuydu güzün
    Ve ben bekliyordum
    Kimi beklediğim önemli degil.
    Günler, saatler, dakikalar
    Bıktılar benle olmaktan
    Çekip gittiler azar azar
    Kaldım ortada, tek başıma

    Kala kala kumla kaldım
    Günlerin kumuyla, suyla
    Bir haftanın artıklarıyla kaldım
    Vurulmuş ve hüzünlü

    Ne var, dediler bana Paris'in yaprakları
    Kimi bekliyorsun?
    Kaç kez burun kıvırdılar bana
    Önce ışık, çekip giden
    Sonra kediler, köpekler, jandarmalar

    Kalakaldım tek başıma
    Yalnız bir at gibi
    Otların üstünde ne gece, ne gündüz
    Sadece kışın tuzu

    Öyle kimsesiz kaldım ki
    Öyle bomboş
    Yapraklar ağladılar bana
    Sonra, tıpkı bir gözyaşı gibi
    Düştüler son yapraklar
    Ne önceleri, ne de sonra
    Hiç böyle yalnız kalmamıştım
    Bu kadar
    Ve kimi beklerken olmuştu
    Hiç mi hiç hatırlamam.

    Saçma ama bu böyle
    Bir çırpıda oldu bunlar
    Apansız bir yalnızlık
    Belirip yolda kaybolan
    Ve ansızın kendi gölgesi gibi
    Sonsuz bayrağına doğru koşan.

    Çekip gittim, durmadım
    Bu çılgın sokağın kıyısından
    Usul usul, basarak ayak uçlarıma
    Sanki geceden kaçıyor gibiydim
    Ya da karanlık, kükreyen taşlardan

    Bu anlattıklarım hiçbir şey değil
    Ama başıma geldi bütün bunlar
    Birini beklerken, bilmediğim
    Bir zamanlar...

    Pablo NERUDA

    0|0
    0|0
  • Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.
    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
    Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil..
    Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
    Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
    Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
    Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
    Neden hiç ağlamadığını anladım..
    Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
    Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
    Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
    Çok acıttığında anladım..
    Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
    Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
    Yüreğini elime koyduğunda anladım..
    ”Sana ihtiyacım var, gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak,
    Sana ”git” dediğimde anladım..
    Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek,
    Git dediklerinde gittiğimde anladım..
    Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
    Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
    Özür dilemek değil, ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman
    olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..
    Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
    Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
    Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
    Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
    Sevgi emekmiş,
    Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…CAN YÜCEL

    1|0
    0|0
  • 1|0
    0|0
  • ismet özel amentü
    https://youtu.be/wiW2xwh57oA

    1|0
    0|0
  • KADIN DEDİĞİN (CAN YÜCEL)

    Kadın dediğin iyi sevişecek arkadaş.
    Koyun gibi yatmayacak, kımıl kımıl olacak yatakta.
    Aklını başından alacak ama, aklını sadece bununla yormayacak.
    Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak.
    Uzanıverdi mi yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine koyacaksın kendini, ruhunu, herşeyini.
    Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin.

    Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin.
    Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük.
    Yıllara rehaveti değil huzuru taşıyacak.
    En seksi leydi olmayı da bilecek, hanım sultan olup sözünü geçirmeyi de.
    Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küfretmeyecek,
    Kadın dediğin ayıp nedir bilecek.

    Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek.
    Seni öyle bir tutacak ki arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın başı, her
    tartışmada ayrılalım tehtidi savurmayacak.
    Sabırlı olacak ve asla gururuna dokunmayacak?

    Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürlerle yemeklerle işi olmayacak.
    Şöyle pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı konduracak şüphesiz.
    Salatasız oturmayacak yemeğe.

    Temiz olacak herşeyden önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri yahut pahalı parfümlerin
    sindiği, boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir kadını öpmeyeceksin.
    Buram buram aşka sarılacaksın arkadaş.
    Buram buram kadın kokacak kadın dediğin.

    Kadın dediğin güzel olacak?
    Zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek, o hamura kendini katmasını da?
    Paranın güzelliğini bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak.
    Değerlerini bir anlık hevesler uğruna terketmeyecek.
    Namussuzluğunu , ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanacak,
    yan gözle adam kesmeyecek , başka sevgili edinmeyecek.

    Sarışın, renkli gözlü uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan fasarya?
    Kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir, olacak.
    Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir da

    0|0
    0|0
  • Cemal Süreyya - Uzaktan seviyorum
    Kendim de seslendirdiğim bir şiir :))
    http://vocaroo.com/i/s1n3Lrmtw3dC

    1|0
    0|0
  • Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
    Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
    Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
    Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

    Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
    Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
    Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
    Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..

    1|0
    0|0
  • Beni bu güzel havalar mahvetti,
    Böyle havada istifa ettim
    Evkaftaki memuriyetimden.
    Tütüne böyle havada alıştım,
    Böyle havada aşık oldum;
    Eve ekmekle tuz götürmeyi
    Böyle havalarda unuttum;
    Şiir yazma hastalığım
    Hep böyle havalarda nüksetti;
    Beni bu güzel havalar mahvetti.

    Orhan VELİ

    1|0
    0|0
  • Gözlerin uzaklarda yar arar
    kalbin ise derinlikler de şefkat arar
    Dudakların susamış sevgiye
    Ellerin ise muhtaç olmuş ısınmaya.

    1|0
    0|0
  • Behçet necatigil- solgun bir gül dokununca :)

    2|0
    0|0
  • "ben simdi ne yapsam, ben simdi ne yapsam kac kere yalnız
    hem bunu kac kere söylemek, ne türlü söylemek adına
    eskimis fırcalarda, kırılmıs siselerde, tozlanmıs ilac kutularında
    okunmaz kitaplarda, uzaksı giysilerde, cocuksuz avlularda
    anlamsız kahvelerde, bir yolun cok ucunda, asılmıs koyun butlarında
    ben simdi ne yapsam, ben işte ne yapsam kac kere yalnız
    kac kere yalnız, ama kac kere yalnız, gene kac kere insan olmalarımla."

    edip cansever.

    1|0
    0|0
  • hayat kısa kuslar ucuyor

    1|0
    0|0
  • bunu yazan tosun okuyana.. şiirini çok severim
    bir de geçme namık kemel köprüsünden ürkütürsün vak vakları... şiirini.

    1|0
    0|0
  • Erkekler Devam
    32

Kızlar Ne Diyor 24

  • Sen Benim Gizli Öznemsin - - N. NEDJA IVANIC

    Senle başlayan cümlelerin kurduğu bir uygarlığın çöküşüydü aslında bu aşk hikayesi.
    Kelimeleri sana iliştirince, adına aşk diyorduk.
    Sonbaharda dökülen kelimelerden şiir yaptık biz;
    Okunası belki…
    Yaşanmamış mevsimler yan yana gelince cümle diyorduk.
    Ve cümle alem biliyordu aslında,
    Koskoca bir hayatı sonbaharda idam ettiğimizi…
    Ve ben, sensiz cümlelerin lirik sokağında vurmuştum kendimi;
    Mevsimlerden sonbahara beş kala…

    Cümle….
    İçinde bir şeyler gizli.
    Arasam bulamam –ki az gizlemiştim;
    Uğraşırsan göresin diye,
    Açık seçik gizli….

    Cümle….
    Yüklemi bile vardı aslında,
    Ve yüklemiştim seni tüm yüklemlerime.
    Belki sevgi yükü ağır gelmişti….
    Hangi kelime bu yükü kaldıracak kadar sağlamdı ki?
    Dolaylı anlatımlar vardı içinde-
    Ki hiçbir tümleç dolaysız olmazdı.
    Öznel bir anlatımı vardı belki,
    ‘Tanıştığımıza memnun oldum’ cümlesinin.
    Oysa belirtisiz sıfatı oynarken ben bu kurulası cümlelerde;
    Hangi küskün zamirle açıklayabilirdim ki seni?

    Hiçbir cümle senle başlamamıştı!
    Oysa yükleminde de sen vardın;
    Zamirler seni taklit etse de..
    Görünmeyen bir öznesi vardı tüm cümlelerin,
    Ve benim di (n) :
    Sen benim gizli öznemdin….
    Hiçbir belirtisiz sıfat cümle kurmaya cüret edemese de! ...

    - Merhaba! ...
    - ……….!
    - Şey! ... Gözlerin, ellerin……
    - ……….!
    - Susuyorsun! Neden? Konuşsana! ...

    Oda boş!
    Ve şizofren cümlelerin beyne tecavüzünün bilmem kaçıncı sahnesi….
    Sanırım biz geçen sonbahar ayrılmıştık
    Yok yok!
    Belki beş sonbahar önceydi; sonbahara beş kala….

    Siren sesleri,
    Ve bir gömlek kolları arkadan bağlanan...

    Ve tamamlanmamış bir cümle!
    Öznesi bende gizli...

    1|0
    0|0
  • eskisi kadar özlemiyorum seni,
    ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda..
    adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor..
    yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
    biraz yorgunum..
    biraz kırgın..
    biraz da kirletti sensizlik beni !
    nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
    “iyiyimler” yamaladım dilime.
    tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
    hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni..
    gel diye beklemiyorum artık,
    hatta istemiyorum gelmeni..
    nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
    arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum
    benim derdim yeter bana banane !
    alıştım mı yokluğuna?
    vaz mı geçiyorum, varlığından?
    tedirginim aslında,
    ya başkasını seversem?
    inan o zaman seni hayatım boyunca affetmem..

    özdemir asaf

    1|0
    0|0
  • KALDIRIMLAR

    Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
    Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum.
    Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
    Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

    Kara gökler, kül rengi bulutlarla kapanık;
    Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
    İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
    Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

    İçimde damla damla bir korku birikiyor;
    Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler.
    Üstüme camlarını, hep simsiyah dikiyor;
    Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

    Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
    Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
    Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
    Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

    Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
    Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum.
    Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
    Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum.

    Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
    İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
    Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
    Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

    Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
    Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
    Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
    Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

    Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
    Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
    Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
    Ölse, kaldırımların kara kara sevdalı eşi.

    Necip Fazıl Kısakürek

    0|0
    0|0
  • Eğer...
    O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla, o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
    O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, o'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain... Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, o'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa ve o her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...

    Dünyanın en güzel yeri o'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse... Hayat o'nunla güzel ve onsuz müptezelse (=değersizse) ... Elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, o'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

    Her şiirde anlatılan o'ysa... Her filmin kahramanı o... Her roman o'ndan söz ediyor, her çiçek o'nu açıyorsa... Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa... iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa, iştahınız hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...

    Eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire o'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın o olduğunu adınız gibi biliyorsanız... Mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona o diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi o'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke o anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...

    Kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü... Özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu... Hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...

    O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... Ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse

    0|0
    0|0
  • Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
    Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
    Pervane olan kendini gizler mi alevden;
    Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...

    2|0
    0|0
  • Baharı yaz uğruna tükettik, aşkı naz uğruna
 ve papatyaları seviyor sevmiyor uğruna, derken ömrü tükettik bir hiç uğruna

    2|0
    0|0
  • Bir Eşi Olmalı İnsanın!!!

    Bakarken yüreğinin kabardığı,
    Gözlerinden gözlerine yüreğinin aktığı...
    Aşık olduğu bir eşi olmalı!
    ... Sabah gözlerini açtığında,
    yanında olduğunu görüp,
    Şükürler etmeli Yaradana.
    Koklamalı saçlarını Uyuyan eşine şefkatle bakıp,
    Usulca dokunmalı yüzüne,

    Bir eşi olmalı insanın!!!

    Varlığını hissedebilmek için.
    Parmakları titremeli, incitirim korkusuyla.
    Sürekli çağlayan bir pınar olmalı gönlü...
    Kramplar girmeli midesine,
    Onsuzluk aklına geldikçe!

    Bir eşi olmalı insanın!!!

    Rüzgar onun kokusunu getirmeli,
    Yağmur O’nun sesini.
    Elleri yanmalı ellerini tutabilmek için.
    Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği.
    Kelebekler gibi olmalı insanın kalbi.
    Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, eve dönerken eşi.
    Beklemek asırlar gibi uzun gelmeli.
    Gelişi ile sonsuz bir nur dolmalı içine.

    Bir eşi olmalı insanın!!!

    Yüzüne baktığında, konuşmadan anlamalı derdini,
    Tasasını, öfkesini, sevincini, coşkusunu...
    Güven duymalı, herşeyiyle.
    Başını göğsüne koyup, huzurla uyuyabilmeli,
    Tüm düşüncelerinden arınmış olarak.
    Babası, abisi, arkadaşı, dostu, sırdaşı, anası, çocuğu olmalı...
    Şımarabilmeli yanında. Kıskanılmalı zaman zaman da...

    Bir eşi olmalı insanın!!!

    Sabah yolcularken işine, içi acımalı,
    Daha yollarken özlemeye başlamalı.
    Seni şimdiden özledim!!!

    Bir eşi olmalı insanın!!!

    Akşam dönüşünü beklemeli sabırsızlıkla.
    Gözleri yollarda kalmalı
    Ve kapıyı çalmadan açmalı...
    Aşkla karşılamalı,
    Hasretle sarılmalı boynuna,
    Özlemle koklayıp, öpmeli,
    Yıllarca uzak kalmışçasına!

    Bir eşi olmalı insanın!!!

    Her günü bir başka güzel olmalı yaşamın,
    Bir başka özel, bir başka soluklanmalı her anında.
    Verdiği hiç bir şeyin yeterli olmadığını düşünüp, kahrolmalı,
    Daha fazla ne yapabilirim diye düşünmeli.

    Bir eşi olmalı insanın!!!

    Cennetten köşe almışçasına
    Sevdiği, sakındığı, bakmaya kıyamadığı...
    Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı,
    Çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı insanın!!!

    Ben seni ölene dek seveceğim boş laf!!!
    Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim...

    Can Yücel

    1|0
    0|0
  • Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
    Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
    Sevmek için güzele mi bakmalı?
    Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
    Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
    Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
    Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
    Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
    Solması için gülü dalından mı koparmalı?
    Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
    Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
    Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

    Victor Hugo

    0|0
    0|0
  • şiir çok uzun bir kısmını paylaşıyım

    Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
    Henüz dinlemedin benden türküler.
    Benim aşkım uymaz öyle her saza.
    En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
    Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

    Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
    Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
    Bir gün gözlerimin ta içine bak
    Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
    Yağmurlardan sonra büyürmüş başak.

    1|0
    0|0
  • herkese selam
    sana hasret kısa bir bölüm ama olsun

    2|0
    0|0
  • Israrla emdiği sigarasının dumanı henüz içindeyken öksürük tutan,
    kara kuru illetli bir adam gibi;
    her tarafından sesler ve dumanlar çıkartarak gelir kara trenler...
    Bembeyaz papatya tarlalarının arasından geçerek...
    Yahut ekşi suratlı kara kuru adamlar “kara trenler gibi” gelirler insanlar arasından;
    Sevdalarıma doğru! ..
    Sevdalarım nedir mi benim? ..
    Benim sevdalarım; el değmemiş ve üzerine ayak basılmamış papatyalardır;
    gözleri sana benzeyen! ..
    Ve yaprakları sana benzeyen...
    Ve boyunları sana benzeyen; incecik!
    Niye sana benzer ki papatyalar; böyle tiril tiril ve tertemiz oldukları için mi? Böyle her biri diğerlerinden farksız ama her biri bir diğerinden daha güzel olduğu için mi?
    Yoksa, her bir papatyayı mükemmel kılan; dantelsiz, boyasız o sade güzelliğinin idrakinde olması mı?
    Evet, sen “farksızsın” herkesten; tarlalar dolusu, binlerce papatya arasındaki herhangi bir papatya gibi...
    Ama; “benim papatyam” gibi!..
    Zaten sen herkes için özel değilsin ki; benim için özelsin... Hah işte bence sen; bunun için güzelsin!..
    Bütün çiçekler, “ne kadar güzel olduklarını” duymak ister habire...
    Papatyalara ise bir papatyanın ne güzel olduğunu işitmek yeter!..
    Her yanından sesler ve dumanlar çıkartarak gelir kara trenler... Papatya tarlalarının arasından geçerek; sevdalarıma doğru!..
    Sevdalarım ise; el ve ayak değmemiş papatyalardır benim, kara trenlerin aralarından geçtiği...
    Sevdalarım; her an ne kadar güzel olduğunu dinleyerek uyumak isteyen çiçeklerin aksine, herhangi bir papatyanın ne güzel olduğunu duymakla yetinen papatyalaradır...
    Sevdalarım;
    Papatyalara benzeyen, sanadır!..
    Muammer Erkul

    0|0
    0|0
  • İşte Eylül de bitti. Ve sen hala gelmedin. Yağmurlar damlayacaktı ıslak saçından, gözyaşından bir deniz getirecekti seni.
    "Aah"ların şişirdiği yelkenleri yürek zarından yapılmış bir gemiyle gelecektin.

    0|0
    0|0
  • Çünkü, ne kadar mutlu ettiysek,
    o kadar yalnız kaldık.
    Cemal Süreya

    2|0
    0|0
  • Bir öpücüğe bozulur mu suretin,
    kadınım dedim sana... vedamda da kadınım kal.
    gülüşünle yolcu et beni...
    bilirsin kanarım gülüşüne , gerçek sanarım yaşananları.
    sen git ama lütfen gece yarısı olmasın gidişin.
    bir sabah kahvaltısında terket beni
    seni orada hatırlayayım hep.
    sen benim doğmamış çocuklarımı, bahçeli evimi, güzel gülüşlü kadınımı
    götüreceksin.
    sana sağlam emanetler bırakıyorum
    hep gülüşünle kalacaksın.
    şimdi sabah, şimdi gitmenin vakti
    çayı koy ocağa ya da dur ben hazırlayayım bu sabah.
    sen ellerini yıka, üstünü giyin.
    yumurtan az pişmiş, bal sevmezsin koymadım
    ben sevmesmde balı bu sabah bal koymadım
    .
    ve kahvaltın bitince öperek çık bu kapıdan
    sanki her şey aynıymış gibi..

    ''BENİM ŞİİRİM SEVGİLER ''

    0|0
    0|0
  • 1|0
    0|0
  • Atilla ilhan-üçüncü şahsın şiirinden

    1|0
    0|0
  • Yeniden sevmek mi?
    Yeniden ölmek olur da,
    Yeniden sevmek olmaz Nisa...
    Kanım çekildi,
    Bütün damarları kurudu yüreğimin,
    Bırakıp gidişinden bu yana.
    Buralara boşuna mı geldiğimi sanıyorsun.
    Mademki sen yoksun:
    O zaman sonsuza dek sensizlik bana.
    Dediğim de oldu.
    Senden sonra kimseyi sevemedim Nisa...

    Mesut Sütçü / Nisa

    0|0
    0|0
  • 1|0
    0|0
  • Dünyayı verelim çocuklara, hiç değilse bir günlüğüne
    Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
    Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların altında
    Dünyayı çocuklara verelim
    Kocaman bir elma gibi verelim, sıcacık bir ekmek somunu gibi
    Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
    bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
    Çocuklar dünyayı alıcak elimizden
    Ölümsüz ağaçlar dikicekler...

    Nazım Hikmet

    0|0
    0|0
  • Umut öztürk camdan kalpler

    1|0
    0|0
  • ciktim su agacin dalina
    kopardim hamini mamini
    bir düsersen oradan
    görürsün ananin mini.

    1|0
    0|0
  • İstanbul ' u Dinliyorum. :)

    0|0
    0|0
  • şiir sevmem

    0|0
    0|0
  • TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
    bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
    yani yürekte.
    Meselâ bir barikatta dövüşerek
    meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
    meselâ denerken damarlarında bir serumu
    ölmek ayıp olur mu?
    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
    Seversin dünyayı doludizgin
    ama o bunun farkında değildir
    ayrılmak istemezsin dünyadan
    ama o senden ayrılacak
    yani sen elmayı seviyorsun diye
    elmanın da seni sevmesi şart mı?
    Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
    yahut hiç sevmeseydi
    Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    0|0
    0|0
Yükleniyor...