En sevdiğiniz şiirin hikayesi ne?

En sevdiğiniz şiirin yazılıs süreci ya da hikayesi ne ?


0|0
3|2

En İyi Erkek Görüşü

  • şairin gömleği.. şiir değil ama etkileyici..

    0|0
    0|0

En İyi Kız Görüşü

  • Özdemir Asaf'ın 'Lavinia' şiiri; platonik olarak sevdiği ve bunu hiç söyleyemediği Mevhibe Meziyet Beyat için yazılmıştır. Çok alımlı bir kadın olan Mevhide hanım adına başka şairler tarafından takma isimlerle şiirler yazılmış. Mesela Oktay Akbal 'Hasya' ismiyle ona şiirler yazmış. İlhan Selçuk, ressam Edip Hakkı Köseoğlu ve Öztürk Serengil de Mevhibe Hanım'a gönlünü kaptırmış diğer isimlerdir

    Sana gitme demeyeceğim
    Üşüyorsun ceketimi al
    Günün en güzel saatleri bunlar
    Yanımda kal

    Sana gitme demeyeceğim
    Gene de sen bilirsin
    Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
    İncinirsin

    Sana gitme demeyeceğim
    Ama gitme Lavinia
    Adını gizleyeceğim
    Sen de bilme Lavinia

    ÖZDEMİR ASAF

    not: lavinia, sheakspear'in titus andronicus isimli eserinde, Roma imparatorluğunun baş komutanı olan titusun güzeller güzeli kızıdır. Tamora'nın iki oğlu tarafından tecavüze uğrar ve babası Titus tarafından öldürülür.

    Lavinya; hayalimdeki muhteşem sevgili demektir ve bir çicek cinsidir.
    ölüm çiçeği

    lavinya özgürlük demektir

    LAVİNYA OLMAYAN SEVGİLİDİR ASLINDA...
    VE GELSE HİÇ UMMADIK BİR ANDA ZAMANSIZ DA OLSA GİT DENİLEMEYECEK OLANDIR O ŞAİRİN GÖZÜNDE...

    0|0
    0|0

Erkekler Ne Diyor 1

  • Bunu bilmeleri için önce en sevdiği şiir olması gerek :D o da zordur biraz

    0|0
    0|0
    • Haklisin galiba , şiire, edebiyata olan ilgi azalıyor malesef...
      Peki senin yok mu?

    • bir sürü var. edebiyat öğretmeniyim çünkü. bence sen söylesen daha çabuk mesafe kat edilir

Kızlar Ne Diyor 2

  • Mihriban şiiri çok etkili ve güzel ☺

    0|0
    0|0
  • Hiç Bir insani unutmak, bir insandan vazgeçmek, bir insani hayatından sonsuza kadar çıkartmak zorunda kaldın mı hiç?
    Hani ölmüş gibi, hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi, her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip ama aslında hiç gelemeyeceğini de bilmen gibi.
    Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek, ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana, ne kadar katlanılmaz bir
    gerçek değil mi sen hala bu kadar sevgili iken?
    Özlemek, bu kadar özlemek, etini kemiğini yakarcasına özlemek. Çok kötü değil mi?

    Biliyorsun değil mi? Ne kadar umutsuz bir arayıştır o, kalabalık caddede geçen binlerce yüze bakmak belki bir kez daha görebilmek için o yüzü, belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek, belki su an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek, belki su an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak ne zordur değil mi?
    Ne kadar eritir insanı fark etmeden. Sende biliyorsun değil mi bunları.
    Bir sinema koltuğunda sende iki kişi gibi oturdun mu hiç? Hiç iki kişi gibi zevk aldın mı bir konserden yalnız başına. Güzel bir cafe keşfettiğinde, güzel bir film seyrettiğinde, güzel bir şarkı dinlediğinde güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettin mi paylaşamadığın için onunla.

    Baktığında aynana sadece yüzünün bir yarısını gördüğün oldu mu hiç?
    Sana hayatındaki en büyük yoksunluğu yaşatandan nefret edemediğin zamanlar oldu mu hiç?
    Gözünün içine baka baka kolunu bacağını kesen bir insanın yüzüne sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildiğin zamanlar oldu mu hiç?
    Hayatta inandığın bütün değerlerini altüst eden birisine aşk şiirleri yazabildin mi?
    Onu içinde korumanın seni yok etmek olduğu zamanlara feda oldun mu hiç?
    İçinde ağlayan çocuğa umut şarkıları söyleyemediğin, özlemini, susuzluğunu, açlığını gideremediğin zamanlar oldu mu hiç? ... Zaten anlatıyo işte. Yaşamadım böyle bir şey. Ama içime işliyo... :)

    https://www.youtube.com/watch?v=k6kTHopcIBw

    0|0
    0|0
Yükleniyor...