Bir şiir de sen yaz hatıra kalsın...

Bana yol göründü yine gurbete

Yarena yoldaşa eşe elveda

Gayret bizden takdir Hakkın

elbette

İçilen su sıcak aşa elveda

Ozanların sazı elde olmalı

Hoş sohbet kelamı dilde olmalı

Zor gelse de gözü yolda olmalı

Biten yaza gelen kışa elveda

Aşıkların daim gözü yaş imiş

Çile onun ile arkadaş imiş

Derler ayrılıkla ölüm eş imiş

Tatlı söze hoş bakışa elveda

Âşık gürkanider çok işimiz var

Bana göre daha genç yaşımız

var

Nede olsa hoş bakışımız var

Yöreye toprağa taşa elveda

Güncellemeler:
Aslında bende biliyorum buradan ayrılmıcamı istemiyorumda ama 1 senedir içimde sakladııgım bir seyi sebebsiz yere burda paylaştım ve belkide yapmamam gereken birşeyi yaptım. Bu aksam 15 günlüğüne istanbul dısına cıkıyorum. Gitmek gerçek oldu. Ama interte elimin altında olucak. Hepinize tsk ederim.

0|0
15|9

En İyi Kız Görüşü

  • Hiç kimse böylesi bir sevdayı sırtına vurup yarelenmedi. Hiç kimse kanadına yokluğunun sancısını nakışlayıp uçurmadı kuşlarını. Hiç kimse gece başladığında ve ışık kuytulara saklanıp sessizce ağladığında kalbini ben gibi kucaklamadı. Sevdimse verdiğin yürekle sevdim bunun için azizdi yüreğim bunun için senden başkasını alamayacak kadar müstesna. Öldümse verdiğin yürekle öldüm katlimin salası önce sana ulaştı. Sordular elbet: Nasıl bilirdiniz?Sen seslendin mi bekleyip de gelmeyenine ah sen dedin mi ki: Yakardı!Gittimse baharın peşi sıra değil senden ırak mevsimlerin delibozuk çığlıkları peşine takılarak gittim. Bilemedim 'hangi şehre inersem yar beni karşılar'. Simsiyah urganlara asılarak iniyor ruhumun kuyusuna zaman dağılıyor ağıt oluyor ayrılıktan yeşermiş kamışlar. Ne hoyrat ne ağır bedeldir beklemek yine de bekle beni aşkı utandırmamak için bekle gelmesem de...Şehre herkes yakışıyor şimdi. İşportacı delikanlılar tuzu kuru tüccarlar öğrenciler dilenciler ve yalancılar. Şehre bir ben yakışmıyorum. Çünkü sensiz bir şehrin toprağında ayak izim öksüz duruyor. Sensiz penceremde gün ışığı mahzun. Sanma ki yolcular sadece bavullarını alarak giderler bir şehirden. Giderken bana verdiğin güvercin ürkekliğini götürdüm yağmur ferahlığını kardelen cesaretini..Kavuşmaya yüzümüz olsun diye ağlamadım. Unutmamaya kavlimiz olsun diye mahzun dokunmadım kirpiklerine. 'Sen ağlama kirpiklerin ıslanır' ağlama bekle yalnızca emanetlerini yerli yerine yani bakışlarını Zühre yıldızının burcuna sıcaklığını mezarımın başucuna ve aşkını hüzzam bir yağmurun dudağına koymaya ahdetmiş bu adamı bekle gelmesem de...

    0|1
    0|0

Kızlar Ne Diyor 14

  • SANAL MI SEVDİĞİM?

    Buz gibi bir ekranda sıcak bir merhabaydın sen.

    En gerçekten daha gerçektin.

    Rotasını, klavyeye dokunan parmaklarımızın çizdiği yolculukta,

    Aynı durakta karşılaştık biz.

    Sıcacık bir merhabaydın sen buz bir ekranda.

    Yalnızdık,

    Yolu yok yalnızdık.

    Bir şekilde yalnız.

    Gerçek yaşam içindeki sanallığımızdan kaçıp,

    Sanal yaşamdaki gerçekliğe soyunmamış mıydık?

    Cebimizdeki yalnızlık ağırlaşınca.

    Sonra çıplaklığımıza kelimelerimizi giyinmemiş miydik?

    Açıp tüm gizlerimizin önünü,

    İstediğimizce özgür,

    Dilediğimizce deli,

    Yaşayamadığımızca çocuk,

    İnandığımızca kendimiz.

    Nasıl aktık birbirimize zaman içinde,

    Kol bulmuş nehirler gibi.

    Söylenememiş biriktirdiklerimizi,

    Kırılmış umutlarımızı,

    Bedeli ödenmiş vakitlerimizin bıraktığı fermanı,

    Yitirdiklerimizi sormadık mı?

    Anlatmadık mı birbirimize güvenerek?

    En gülünmeyecek şeylere bile gülmedik mi?

    Çocuklar gibi,

    Bir masalın içinde kahkahalarla,

    Haytaca, tüm günün ciddiliğini fırlatıp bir kenara!

    Olabildiğimizce özgür,

    Kırabildiğimizce rahat,

    Umursamazca katı,

    Tüm öfkemizle,

    Yığılan isyanlarımızın hırsını çıkarmadık mı birbirimizden?

    Başka bir hayattan toplayıp getirdiğimiz nefretlerimizle,

    Sessiz harflerde avaz avaz bağırmadık mı?

    Vurgulardaki samimiyete sığınıp,

    Bir dost göğsü hasretiyle kelimelerimize yaslanmadık mı?

    Sarılmadık mı birbirimize soğuk gecelerin siyah yalnızlığında?

    Ağlamadık mı harf harf...?

    Yağmuru yağdırdık birlikte, güneşi doğdurduk,

    Ayrı mevsimlerde aynı mevsimin soğuğunda üşüdük.

    Sıcağında ısındık, paylaştık biz.

    Herhangi bir günün yorgun akşamında,

    Dudağımıza değmeyen bir fincan kahvenin tadını bildik.

    Birbirimizin sigarasını yaktık,

    Ayrı koltuklarda yan yana oturduk,

    Paylaştık biz.

    Dost ziyaretlerine gittik, alışveriş yaptık,

    Saatleri durmuş zamanlarda sokaklarda gezdik,

    Bilmediğimiz şehirlerin uykusuz evlerinde uyuduk,

    Uyandık birbirimize rüyalarımızı anlattık,

    Paylaştık biz.

    En gerçekten daha gerçektik.

    Kelimeler yetersiz kaldığında,

    Ekranı bir kağıt parçası gibi buruşturup, bir kenara atmayı,

    Daha yakında olabilmeyi de istedik.

    Ama...

    NECLA MARAŞLI

    0|1
    0|0
  • MUM ALEVİ İLE OYNAYAN KEDİNİN ÖYKÜSÜ

    Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında.

    O evde bir kedi vardı.

    Geceler indiğinde kendi havasında

    Mum yanar, kedi de oynardı.

    Mumun yandığı gecelerden birinde

    Kedi oyunlarına daldı.

    Oyun arayan gözlerinde

    Mumun alevi yandı,

    Baktı,

    Mumun titrek alevinde

    Oyuna çağıran bir hava vardı.

    Oyunlarını büyüten kedi büyüdü

    Kendi türünde çocukcasına,

    Döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü

    Geldi mumun yanına, oyuncakcasına.

    Bir baktı, bir daha, bir daha baktı

    Mumun alevinin dalgalanmasına

    Uzandı bir el attı.

    Bıyıklarını yaktırmadan anlamayacaktı...

    İlk kez gördüğü mumun yakmasına

    İnanmayacaktı.

    Kedi oyunlarında büyüyordu,

    Mum, üşüyordu yanmalarında.

    Zaman ikili yürüyordu

    Aralarında.

    Bir ayrışım görünüyordu

    Birinin yanmalarında

    Öbürünün oynamalarında.

    Kedi oyunlarında büyüyordu,

    Yitirerek gitgide oyunlarını.

    Mum küçülüyordu yanmalarında,

    Yitirerek gitgide yakmalarını.

    Oynarken büyüyen kedi yanacak,

    Aydınlatırken küçülen mum yakacaktı.

    Küçülen yaka-yaka aydınlatacak,

    Büyüyen yana yana anlayacaktı.

    Bir mumun yanmasından

    Ve bir kedi oyunundan

    Kaldı sonunda

    Bir gecenin tam ortasında

    Bir evin bir odasında

    Göz-göze susan

    İki insan.

    Mum yandı bitti

    Kedi büyüdü gitti.

    Oyunlar karıştı gecelerde

    Suskun uykusuzluklara.

    O iki insandan, sonunda

    Birinin anılarında kedi,

    Birinin dalmalarında mum

    Kaldı gitti.

    Nerede bir mum yansa şimdi,

    Nerede oynasa bir kedi,

    Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri...

    Bugün dün gibi oluyor,

    Dün bugün gibi.

    Mum ellerimi tırmalıyor,

    Belleğimi yakıyor kedinin elleri.

    Özdemir ASAF

    0|1
    0|1
  • ÇAPKIN KIZ

    Kahverengi bir salon, cila ve meyva kokan,

    Kurulmuş koca iskemleye tıkınıyordum,

    Bir Belçika yemeği, buyursun canı çeken,

    Yeter ki karnım doysun, aldırmayıp yiyordum,

    Rahattım - oh ne güzel çalar saatin sesi-

    Derken, mutfak açıldı, sürünmüş, sürmelenmiş,

    Kılık kıyafetine ise biraz boş vermiş,

    Yanaştı cilvelenip aşevi hizmetçisi.

    İstediği tatlı bir öpücüktü sanırım

    Belçikalı kızları bakışından tanırım,

    Fazla çatal kaşıkları masadan topladı,

    Dudak büktü gülerek çocuk bir yüzle bana:

    Bastırıp parmağını şeftali yanağına,

    "Buramı üşütmüşüm, dokun anlarsın" dedi.

    ARTHUR RIMBAUD

    0|1
    0|1
  • Seni özlediğimde yüzümü dağlara dönerim ben. Sırtımı bir ırmağın akışına yaslarım. Kırgın ikindiler gelir göğsüme batırır tırnağını bir alıcı kuş. Taşlar susar taşlardan suskun bir ağrı şakaklarımda. Ben beklerim gözlerinde saklı şehrin kapılarından bir gün yine yalınayak perişan girebilmek ümidiyle. Gurbet derim kandan oyulmuştur her harfi. Sıla derim sonra adınla başlayan bir hikâyenin vatanına. Uzağım yaralıyım yabanım ne çıkar? Sen bekle beni gelmesem de.Bütün tebessümlerin altından sen çıkarsın gözyaşlarımın dünyanın damarlarına karıştığı yerden sen. Gün pılısını pırtısını toplayıp göçer dağların ardına ben kalırım. Rüyadır kovsan ayrılmaz kapından sana varmanın umudu. Hayaldir ellerinin alnıma dokunuşuyla koklayacağım deniz mavisi. Şiirlerini yağmura tutmuş bu adam ağlayarak bir fotoğrafa yüz sürmenin kaydını mecnun diye tutan geceye kanına bandığı bir çevreyi gösterir. Ayrıyız ateşim ve ellerim fırtınada. Giderayağım kanamalıyım yorgunum ne çıkar?

    Bekle beni gelmesem de...

    0|1
    0|0
  • Bekle beni küçüğüm

    umudu karartmadan

    sevinci yitirmeden bekle

    döneceğim bir gün elbet

    bekle beni

    Bahar geldiğinde

    kırlara çıkacaksın

    dizboyu otlar üstünde

    koş koşabildiğince

    ve sakın yitirme neşeyi

    Kırların sessizliğinde

    yüreğinin sesini dinle

    ve orada benim için

    küçücük bir yer ayır

    ve bekle beni küçüğüm

    Doğa pervasızdır biraz

    bakarsın en olmaz yerde

    masmavi bir su fışkırır

    ve suyun ışıldayan göğsünde

    sevincin nilüferleri

    Bahar şaşırtmasın seni

    sırtüstü uzan bir gölgeye

    suların, kuşların sesini dinle

    ve bekle beni orada

    döneceğim küçüğüm

    bu senden bana olsun hem gidiyosun hem şiir istiyosun sorucam sana bunun hesabını!

    0|1
    0|0
  • BECERİKSİZ...

    Bir seni seviyorum

    iki seni seviyorum

    Üç seni seviyorum

    Seni çokca seviyorum

    Bunu söyleyebilmek için varımı gücümü sarfediyorum

    Arzu edilen bir incelikle

    Dünyada bilemedim ben o en küçük şeyi

    Arzu uyandırmayı

    Uyandırmayı istediğim anda bile

    Buysa eğer sözü edilen duygu masum bir teşhirciliktir alt tarafı

    Fiziksel olduğu kadar ahlaksal da bir konu

    allahın belası şey tüm bunlar hiç de ferahlatıcı değil

    Çekim gücü olarak sıfır noktası

    ARAGON

    0|1
    0|1


  • Seni Saklayacağım

    Seni saklayacağım inan

    Yazdıklarımda, çizdiklerimde

    Şarkılarımda, sözlerimde.

    Sen kalacaksın kimse bilmeyecek

    Ve kimseler görmeyecek seni,

    Yaşayacaksın gözlerimde.

    Sen göreceksin duyacaksın

    Parıldayan bir sevi sıcaklığı,

    Uyuyacak, uyanacaksın.

    Bakacaksın, benzemiyor

    Gelen günler geçenlere,

    Dalacaksın.

    Bir seviyi anlamak

    Bir yaşam harcamaktır,

    Harcayacaksın.

    Seni yaşayacağım, anlatılmaz,

    Yaşayacağım gözlerimde;

    Gözlerimde saklayacağım.

    Bir gün, tam anlatmaya...

    Bakacaksın,

    Gözlerimi kapayacağım...

    Anlayacaksın.



    1|0
    0|0
  • Şiir değil yanlız...

    Gel birer çocuk olalım bu günden başlayalım

    Gözlerimiz buluşsun ilk kez bakışalım

    Ne dün ne de yarın kalsın biz yeniden doğalım

    ilk söz dudağında olsun benim adım

    Olur ya tüm saatler dururda sonsuza dek yanımda kalırsın olur ya

    Olur ya ateş bacayı sarar da yanmaz dersin yanar da olmaz mı olur ya

    Olur ya kalbinde yer bulurda yerleşirim yıllarca seversin sonunda

    Olur ya evet dersin aşkıma şeytana uyarsında olmaz mı olur ya

    link

    Herkes Aynı Hayatta

    Kendini Bişey Sanma

    Ne Kadar Çok BiLirsen

    O Kadar Bela Başa

    Sen Bilirsin Aslında

    Aklımdan Geçenleri

    Zaman Herşeyi Çözer

    Şu Beklemek Olmasa

    Gözlerimi Açsam Da Sen Çıksan Karşıma

    GeL Beni Azat Et Kayboldum Karanlıkta

    Ben Bizi Unutmam Gitmek Yakışmaz Bana

    Yolcuyuz Hayatta Sen Gel Otur Yanıma

    Gözlerimi Açsam Da Sen Çıksan Karşıma

    GeL Beni Azat Et KayboLdum Karanlıkta

    link

    0|1
    0|0
  • Bir kasvet basıyor içime,

    Gri bir gökyüzü,

    Martılar var etrafta,sen yoksun…

    İstanbul seni bana anlatır mı?

    Önce gülüşün beliriyor damla damla gözlerimde

    Sonra soğuk yüzün… kış gibi acımasız,sert…

    Ben kendimi kaybediyorum o siluette..

    Bir ihtimal İstanbul seni bana anlatır mı?

    Bir gölge gibisin zamansız,

    Zaman içinde ruhsuz.

    Bir ışık gibi yanıp,

    Sönüyorsun ansız.

    Söyle istanbul seni bana anlatır mı?

    0|1
    0|0
  • Güzel atışmalardı evet

    Sonu olmamalı bence sabret

    Her neyse seni üzen sebeb

    Dert etme sineye çek..

    Hesabı kapatma.

    Bana sorarsan zaten buraları bırakma.

    Kararlıysan eğer git ama geri gelmeyi unutma.

    1|1
    0|0
  • Gitmiyorsun bi yere! Otur oturduğun yerde!

    1|1
    0|0
    • super siir olmus tebrikler

    • Hepsini Göster
    • Kısmetin bölesi görülmez hiç biyerde.. mecbur kaldım ben siteye... 15 gün il dısında olucam zaten merak etme bu sitede olmazsa kesin canıma kıyarım orda sadece internet olucak yanımda baska hiç bişi yok.

    • Durumu bana anlatmadan biyere gitme, kaçabileceğini sakın zannetme, peşinden her türlü kovalarım, mektubumu yollarım..

  • Seni düşünürken

    Bir çakıl taşı ısınır içimde

    Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar

    Bir gelincik açılır ansızın

    Bir gelincik sinsi sinsi kanar...

    0|1
    0|0
  • bir çığlık biriktirdim sana,

    bir yalnızlık biriktirdim bana...

    sev diye değil, bil diye...

    0|1
    0|0
  • Sepet sepet yumurta

    Sakin beni unutma

    Unutursan kuserim

    Mektubumu keserim.

    0|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 9

  • Yokluğunda ne ateşleri hasretinle yaktım da

    Bir seni yakamadım,beni yaktığın gibi

    Çölde su,mahpusta gün,oruçta Ekmek gibi bekledim seni.

    Sense araya korkular koydun

    Yasaklar koydun

    Şimdi neredesin diye sorma!

    Sen çağırdın da ben gelmedim mi?

    Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,

    Yağmurlu havalara,kasvetli akşamlara

    Sen varken,

    Bakıp iç çekmezdim tren istasyonlarına,

    Otobüs duraklarına

    Sen varken ayrılanlara ağlamazdım.

    Yıkılmazdım biten sevdaların ardından

    Gidenlere küsmezdim,kalanlara acımazdım

    Sen varken böyle üşümezdim,titremezdim.

    Masumdum,çocuklar gibi

    Böyle delirmezdim,küfretmezdim

    Hele ölmeyi hiç düşünmezdim

    Şimdi soruyorum sana

    Adı sevmekse bu cehennemin,

    Sen yaktın da ben yanmadım mı?

    Biliyorsun,

    Bütün acılarına "yeşil ışık" yaktım olmadı,

    Bütün korkularına "arka çıktım" olmadı,

    Dağlara merdiven dayadım, olmadı.

    Haziranda Kar oldum yağdım avuçlarına,olmadı.

    Sevdim olmadı,yandım olmadı,taptım olmadı

    Artık benden pes!

    Bu aşkın biletini istediğin gibi kes!

    Nasılsa gidiyorsun

    Biliyorum,git!

    Ama ardında,

    Ağlayan bir çift göz,

    Paramparça bir yürek,

    Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan;

    Çek silahını daya sırtıma!

    Titrersem namerdim

    SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ?

    0|1
    0|0
  • BEN SANA MECBURUM

    Ben sana mecburum bilemezsin

    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

    Büyüdükçe büyüyor gözlerin

    Ben sana mecburum bilemezsin

    İçimi seninle ısıtıyorum.

    Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor

    Bu şehir o eski İstanbul mudur

    Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

    Sokak lambaları birden yanıyor

    Kaldırımlarda yağmur kokusu

    Ben sana mecburum sen yoksun.

    Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur

    İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur

    Tutsak ustura ağzında yaşamaktan

    Kimi zaman ellerini kırar tutkusu

    Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından

    Hangi kapıyı çalsa kimi zaman

    Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

    Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor

    Eski zamanlardan bir cuma çalıyor

    Durup köşe başında deliksiz dinlesem

    Sana kullanılmamış bir gök getirsem

    Haftalar ellerimde ufalanıyor

    Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem

    Ben sana mecburum sen yoksun.

    Belki haziran da mavi benekli çocuksun

    Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor

    Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden

    Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun

    Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor

    Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin

    Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem

    Bu kurtlar sofrasında belki zor

    Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem

    Sus deyip adınla başlıyorum

    İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin

    Hayır başka türlü olmayacak

    Ben sana mecburum bilemezsin.

    Atilla İLHAN

    0|1
    0|0
  • benim cümlelerim değil ama burdan bir başkasına bir başaksından bir başkasına en sonunda ona ulaşırda bunu kendine kadar ulaştıranın ben olduğumu anlar ;) çok mu abarttım ? :))bu arada şiir değil ama olsun...

    En zor olan şey acı çekmek değildi ki, acıyla yaşayabilmekti. Uzun zamanlar sıralanır ömrümde kimin kapısını çalsam karşımda sadece sen ve sana varan yollarda bulurum kendimi. Parmak uçlarım ürkek yüreğinde yangınlara dokunurdu, ısınırdım senin hasretinin yangınında. Sevmek dilimde değilken baktığım her yerde idi, uçsuz bucaksız bir nehir gibi akardı ve ruhum sadece vatanında dolaşırdı. Şimdi yağmur yüklü gözlerim, bir rüzgâr olur saçlarının arasında dans eder bedenim.

    0|1
    0|0
  • Aslında hayat her adımda bir başka şaşkınlık

    yaşanmamışlığın hevesinden olsa gerek,

    kınında bir bıçak gibi keskin

    Nedensizliğin merakı aslında insanın içinde

    biraz yürekli olmayı denesen hayata

    ya da unutabilmeyi,

    acılar nankör değil

    geldiği gibi terkederler seni,

    yorulma...

    1|1
    0|0
  • Mevla bizi affede, gör ne güzel ıyd olur, ıyd= bayram

    Cürmü hatalar gide, bayram o bayram olur. cürmü hatalar=günahlar

    Alvarlı Efe Hz.

    Mevla görelim neyler,

    Neylers güzel eyler.

    İbrahim Hakkı Hz.

    0|1
    0|0
  • anlamadım,gazel?kaside?koşma?ne yazacağız?

    0|1
    0|0
  • Uykum gibi,

    gelsene...

    ... !

    1|1
    0|0
  • Ecelden narına aşkın yana geldim nihan içre

    Akıttım nice dem yaşlar gözümden kan tufan içre

    Niyaziden

    Ey Niyazi naz ile niyaz eyle. demiş yine.

    bir de en çok hoşuma gideni:

    İşit Niyazinin sözün,

    Bir nesne örtmez Hak yüzün,

    Haktan ayan bir nesne yok,

    Gözsüzlere pünhan imiş.

    bitiyorum bu adama yaw :)

    0|0
    0|0
  • aşk bir sudur

    iç iç kudur

    1|0
    0|0
Yükleniyor...