Herkesin favori şiiri vardır, peki ya sizin ki nedir?

Herkesin favori şiiri vardır, peki ya sizin ki nedir?

Yazarmısınız?

Güncellemeler:
Şiirin tamamını atın lütfen.
Şahıs ve isim söylemeyin

0|0
11|28

En İyi Erkek Görüşü

  • bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
    ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
    bu cehennem, bu cennet bizim.

    kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
    yok edin insanın insana kulluğunu,
    bu dâvet bizim_ davet şiirinden bir parça.. Nazım hikmet

    1|1
    0|0
    • Favorilerimin arasında bir de çetin tekindorun sesinden daha güzel.

Erkekler Ne Diyor 27

  • Ben bir Ayten'dir tutturmuşum
    Oh ne iyi
    Ayten'li içkiler içip
    Sarhoş oluyorum ne güzel
    Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
    Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
    Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum
    Ayten üstüne
    Saatim her zaman Ayten'e beş var
    Ya da Ayten'i beş geçiyor
    Ne yana baksam gördüğüm o
    Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor
    Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
    Günlerden Aytenertesidir
    Odur gün gün beni yaşatan
    Onun kokusu sarmıştır sokakları
    Onun gözleridir şafakta gördüğüm
    Akşam kızıllığında onun dudakları
    Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
    Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
    Bir kadehte sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz
    Onu siz de seversiniz benim gibi
    Ama yağma yok
    Ayten'i size bırakmam
    Alın tek kat elbisemi size vereyim
    Cebimde bir on liram var
    Onu da alın gerekirse
    Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem
    Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
    Parasızlık da bir şey mi
    Ölüm bile kötü değil
    Aytensizlik kadar
    Ona uğramayan gemiler batsın
    Ondan geçmeyen trenler devrilsin
    Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
    Kapansın onu görmeyen gözler
    Onu övmeyen diller kurusun
    İki kere iki dört elde var Ayten
    Bundan böyle dünyada
    Aşkın adı Ayten olsun

    0|0
    0|0
  • solcuyum ama mehmet akif milli şairimiz ve bu yüzden sevdiğim bir şair. yani o sağcıydı diye en sevdiğim şair olmasına engel değil.

    Zulmü Alkışlayamam
    Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
    Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
    Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ...
    -Boğamazsın ki!
    -Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
    Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
    Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
    Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
    Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
    Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
    Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
    Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
    Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
    İrticanın şu sizin lehçede ma'nası bu mu?

    0|0
    0|0
  • Bu bir türkü:-
    toprak çanaklarda
    güneşi içenlerin türküsü!
    Bu bir örgü:-
    alev bir saç örgüsü!
    kıvranıyor;
    kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
    esmer alınlarında
    bakır ayakları çıplak kahramanların!
    Ben de gördüm o kahramanları,
    ben de sardım o örgüyü,
    ben de onlarla
    güneşe giden
    köprüden
    geçtim!
    Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
    Ben de söyledim o türküyü!

    Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
    altın yeleli aslanların ağzını
    yırtarak
    gerindik!
    Sıçradık;
    şimşekli rüzgâra bindik!.
    Kayalardan
    kayalarla kopan kartallar
    çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
    Alev bilekli süvariler kamçılıyor
    şaha kalkan atlarını!


    Akın var
    güneşe akın!
    Güneşi zaptedeceğiz
    güneşin zaptı yakın!


    Düşmesin bizimle yola:
    evinde ağlayanların
    göz yaşlarını
    boynunda ağır bir
    zincir
    gibi taşıyanlar!
    Bıraksın peşimizi
    kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

    İşte:
    şu güneşten
    düşen
    ateşte
    milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

    Sen de çıkar
    göğsünün kafesinden yüreğini;
    şu güneşten
    düşen
    ateşe fırlat;
    yüreğini yüreklerimizin yanına at!


    Akın var
    güneşe akın!
    Güneşi zaaptedeceğiz
    güneşin zaptı yakın

    0|0
    0|0
  • Ağlasam sesimi duyar mısınız,
    Mısralarımda;
    Dokunabilir misiniz,
    Gözyaşlarıma, ellerinizle?
    Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
    Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
    Bu derde düşmeden önce.
    Bir yer var, biliyorum;
    Her şeyi söylemek mümkün;
    Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
    Anlatamıyorum.

    Orhan VELİ

    0|0
    0|0
  • Sen icimde en derin yaraydin ; öyle ki kendi sevgimde boğulacak kadar kanadın yüregimde. Oysaki Varlığın da savastigim kadar yokluğunda savassaydim unutabilirdim seni belki de. Ama ben ne o tuttugum da yandiğim ellerini ne dokunduğumda urperdigim yüzünü ne de yüreğime 40 yil hatri kalan kahverengi gozlerini unutmadim

    0|0
    0|0
    • Eskisi kadar özlemiyorum seni,
      Ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda.
      Adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor.
      Yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
      Biraz yorgunum.
      Biraz kırgın.
      Biraz da kirletti sensizlik beni!
      Nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
      “İyiyimler” yamaladım dilime.
      Tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
      Hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni.
      Gel diye beklemiyorum artık,
      Hatta istemiyorum gelmeni.
      Nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
      Arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum.
      Benim derdim yeter bana banane!
      Alıştım mı yokluğuna?
      Vaz mı geçiyorum, varlığından?
      Tedirginim aslında,
      Ya başkasını seversem?
      İnan o zaman seni hayatım boyunca affetmem.

  • tozlu bir tepeden
    onun, zehirli katran ruhu dallarına gizlenmiş
    silik gölgesi yükselir
    iğnelerini kızgın güneşe doğru çevirir yavaşça
    ve tenine dokunduğumda ellerim kana bulanır

    kabarık gri bir ayın altında, sessiz karanlıkta
    rüzgarla yürüyerek, kaktüsün çiçek açışını izlemeye geldim
    ve yabancı eller durdurdu beni, silik gölgeler dans etti
    dikenli çalılara düştüm ve hissetim titrek elleri

    günün son ışığı kayaları ısıtırken
    çıngıraklı yılanlar meydana çıktığında
    yabani kediler, kemiklerini sürükleyerek götürmek için gelecek

    sonsuza dek yüksel benimle
    sessiz kumların arasından
    yıldızlar senin gözlerin olacak
    rüzgarsa benim ellerim

    0|0
    0|0
  • Şiir sevmem

    0|0
    1|1
  • Atilla ilhan - İstanbul

    0|0
    0|0
  • ben bu şiiri ruhum bedenden ayrılıp çok uzaklara gıttıgınde sıgaramla beraber soyluyorum. şu an ne yerı ne de sırası

    0|0
    0|0
  • istiklal marşı

    0|0
    0|0
  • Ah o liseli yok mu ah o liseli
    Kısacık etekli, koca memeli.

    0|0
    0|1
  • sorumda vardırr

    0|0
    0|0
  • Ajdarın şarkı sözleri benim için şiir gibi :)

    0|0
    0|0
  • Hasretinden prangalar eskittim

    0|0
    0|0
  • Kim demiş avrupa insanı medeni
    Ne edep var ne haya cıtıl cığlak bedeni
    Eger medeniyet dediğin açıp saçmaksa bedeni
    Desenize hayvanlar bizden daha medeni

    0|0
    0|0
  • Yok ki.

    0|0
    0|0
  • Atilla ilhan 3. sahsin siiri

    0|0
    0|0
  • sesiz gemi

    0|0
    0|0
  • ayten :)

    0|0
    0|0
  • cemal süreya uzaktan seviyorum seni

    0|0
    0|0
  • yaş otuzbeş yolun yarısı eder dante gibi ortasındayız ömrün

    0|0
    0|0
  • 30 yaşş

    0|0
    0|0
  • benim favorim çanakkale şehitlerine şiiridir.

    0|0
    0|0
  • bizim yok kaanka

    0|0
    0|0
  • Ben sana kürk alamam doğrusu
    Güzel bileklerine bilezik alamam
    Bir kap yemek, bir elbise
    Öyle bir tad var ki fakirliğimizde
    Başka hiçbir şeyde bulamam..

    Turgut Uyar

    0|0
    0|0
  • Dedim ki; Ne olur tenhaya gidek,
    Gidek de feleği perişan edek
    Say dedi o halde saçımı tek tek
    Haspanın ettiği naza bak hele

    0|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 11

  • İSMET ÖZEL-İÇİMDEKİ ŞU ZALİM ŞÜPHEYİ KALDIR YA SEN GEL YA BENİ ORAYA ALDIR
    Ağzının bir kıvrımından cesaret bularak
    ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım
    kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar
    kalmışsa bir kaç ısrar ölümle yarışacak
    onların yardımıyla dünyamıza acıdım.

    Dünya. Çıplak omuzlar üzerinde duran.
    Herkes alışkın dölyatağı bersalarla ağulanmış bir dünyaya
    Benimse dar
    çünkü dargın havsalamın
    gücü yok bazı şeyleri taşımaya.
    Önce kalbim lanete çarpa çarpa gümrah
    sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu
    sakın Styks sularının heyulası sanmayın
    er gövdesinde dolaşan bulutun simyası bu,
    biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz
    öyle hisab katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz
    ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak
    ne ellerin hırsla yaban tutuşu
    ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır
    dev iştihasıyla bende kabaran aşkı
    yetmez karşılamaya.
    İnsanlar
    hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır
    o ferah ve delişmen birçok alınlarda
    betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır
    çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim
    şakaklarıma dayanınca güneş
    can çekişen bir sansar edasıyla
    uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum
    kadınların sahiden doğurduğuna
    toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum
    nicedir kavrayamam haller içinde halim
    demiri bir hecenin sıcağında eriyor iken gördüm
    bir somunu bölünce silkinen gökyüzünü
    su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum
    duydum yağmurların gövdemden ağdığını.

    Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden
    aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan
    sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları
    bir harfin başlattığı yangın ile söndür
    beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım
    öyle mahzun
    ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.

    0|0
    0|0
  • Allah der ki: ''Kimi benden çok seversen, onu senden alırım ''

    Ve ekler:''Onsuz yaşayamam deme, seni onsuzda yaşatırım.''

    Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile birgün el olur...

    Aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur, öyle garip bir dünya...

    Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur...

    ... Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın.

    En garibide budur ya...

    Öldüm der durur, yine de yaşarsın.

    Hz. Mevlana

    bunu okuduğumda hissettiklerim gerçekten çok farklıydı.

    0|1
    0|0
  • "Sevmek ne uzun kelime. Derin deniz mavisi. Ne zaman geleceksin. Gelsen ya. Güzel buralar. Hem sana bütün olmayı öğretirim. Göğsünde kaybolurum hüzünlendiğim dakikalarda, çünkü senin omuzlarında ağlamanın deniz manzarası var. Giderdin dedim. Gittin ve gittiğin kırk gece sana uyudum. Aklım ödünç, ellerim yanlış. Ama sen yine de gitme. Gidersen peşinden gelemem ama kalırsan bu masalın sonunu birlikte öğreniriz. Bulutlardan elbise dikmeye başlasın mı güvercinler? Ama yine de sen bilirsin. Sana gitme demeyeceğim. Zaten ben senin gidişine hastayım. Sustuk yine, sigaralarımızı içtik. Sigaralarımızı dedim evet. Sen sigara sevmezsin. Nefret edersin. Her sigara içtiğimde senin yerine de içiyorum ben. Gidiyorum. Yollar ıssız, karanlık. Ben güzel değil miyim? Neden kuş koymuyorlar yoluma? Bu hayat sıktı. Gel yürüyelim?
    Cemal Süreya

    0|0
    0|0
  • atilla ilhan
    3. şahsın şiiri

    0|0
    0|0
  • ...
    Tanri ellerimizdir,
    Tanri yüregimiz, aklimiz,
    her yerde var olan Tanri,
    toprakta, tasta, tuncta, tuvalde, celikte ve pilastikte
    ve bestecisi sayilarda ve satirlarda ulu uyumlarin.
    ...

    0|0
    0|0
  • üçüncü şahsın şiiri - attila ilhan

    0|0
    0|0
  • Terketmedi sevdan beni,
    Aç kaldım, susuz kaldım,
    Hayın, karanlıktı gece,
    Can garip, can suskun,
    Can paramparça...
    Ve ellerim, kelepçede,
    Tütünsüz uykusuz kaldım,
    Terketmedi sevdan beni...

    0|1
    0|0
  • Mehmet ÖZGER - Kaf

    Özellikle şu kısmı:

    Kaf
    sonsuzluktan bakan iki göz gibisin
    çengelini takıp da
    beni bensizliğe çeker gibisin

    Kaf
    bugün gözlerin çizgi
    Bilmem hangi hattat seni ömrüme çizdi?

    0|0
    0|0
  • Han Duvarları - Faruk Nafiz Çamlıbel

    0|0
    0|0
    • '-Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
      Bir dakika araba yerinde durakladı.
      Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar, Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar... Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya, Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
      İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık! Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,
      Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı... Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları,
      Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,
      Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler... Ellerim takılırken rüzgârların saçına
      Asıldı arabamız bir dağın yamacına.
      Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık,
      Yalnız arabacının dudağında bir ıslık!
      Bu ıslıkla uzayan, dönen kıvrılan yollar,
      Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar
      Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.
      Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu. Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince.
      Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince Nihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi.
      Yollar bir şerit gibi ufka bağladi bizi
      ...

  • yok..

    0|0
    0|1
  • Edip cansever yercekimli karanfil

    0|0
    0|0
Yükleniyor...