Günümüz şairlerinden en sevdiğiniz şiirini yazabilir misiniz ?

Günümüz şairlerinden en sevdiğiniz şiirini yazabilir misiniz ?


0|1
12|35

En İyi Erkek Görüşü

  • Aşkın Tarifi

    Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin…

    Sokağa fırlayacaksın…

    Sokaklar da dar gelecek…

    Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi…

    Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü…

    Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin…

    Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan…

    "Önemli olan sağlık."

    "Yaşamak güzel."

    "Boş ver, her şey unutulur."

    Sen hiçbirini duymayacaksın…

    Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin…

    Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek

    isteyecek kadar çok seveceksin…

    Hep ondan bahsetmek isteyeceksin…

    "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını

    kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın…

    Yalnız kalmak isteyeceksin…

    Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…

    İkisi de yetmeyecek…

    Geçmişi düşüneceksin…

    Neredeyse dakika dakika…

    Ama kötüleri atlayarak…

    Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin…

    Gittiğin yerlere gitmek…

    Bu sana hiç iyi gelmeyecek…

    Ama bile bile yapacaksın…

    Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın…

    Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin…

    Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin….

    Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin…

    Herkesi ona benzetip…

    Kimseyi onun yerine koyamayacaksın…

    Hiçbir şey oyalamayacak seni…

    İlaçlara sığınacaksın…

    Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.

    Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren…

    Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek…

    Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin…

    Uyumak zor, uyanmak kolay olacak…

    Sabahı iple çekeceksin…

    Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin…

    Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler…

    Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin…

    Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin



    Nafile…

    Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek…

    Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin…

    Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin…

    Telefonun çalmasını bekleyeceksin…

    Aramayacağını bile bile…

    Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek…

    Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla…

    Yüreğin burkulacak…

    Canın yanacak…

    Bir daha sevmemeye yemin edeceksin…

    Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden…

    Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın…

    Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret

    edeceksin…

    Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin…

    Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek…

    Ama bir umut…

    Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu…

    Bu umut seni gitmekten alıkoyacak…

    Gel gitler içinde yaşayacaksın…

    Buna yaşamak denirse…

    Razı mısın bütün bunlara…?

    Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye…?

    O halde aşık olabilirsin

    Can DÜNDAR

    2|1
    0|0

Erkekler Ne Diyor 34

  • OLMADI

    Söz verdim kendime unutmak için

    Bambaşka bir hayat kurdum, olmadı

    O sessiz vedanın, o garip göçün

    Sebebini hayra yordum, olmadı

    Dedim; olsun bu da Dünya halları

    Tanrı, ayrılıkla sınar kulları

    Ellerinle diktiğin o gülleri

    Kendi ellerimle kırdım, olmadı

    Niye ömrüm geri dönmez eskiye

    Niye bu delilik, bu boşluk niye

    Meydan uslandırır yiğidi diye

    Beladan belaya girdim, olmadı

    Sanki ensemde bir zehirli bıçak

    Bir maziden böyle kaçılır ancak

    Ne varsa hediyen tespihi oyuncak

    Çöpe attım, yaktım, kırdım olmadı

    Akşam onbirde yatmayı denedim

    Sazımı kırıp atmayı denedim

    Köprüde balık tutmayı denedim

    Başıma ne işler sardım, olmadı

    Ayşe'deki resmine hiç bakmadım

    O kokulu mumlardan da yakmadım

    Gözlerini düşlerime sokmadım

    Her şeyinden uzak durdum, olmadı

    Bir boşlukta günümü gün eyledim

    Seni bir maziye sürgün eyledim

    Üç sene kendime yalan söyledim

    İşi gamsızlığa vurdum, olmadı

    Gördüm; insan ölür susuz, ekmeksiz

    Ama gördüm insan yaşar yüreksiz

    Dedim; herşey yalan, herşey gereksiz

    Namluya bir kurşun sürdüm, olmadı

    ALİ KINIK

    1|1
    0|0
  • Ölüm ve Çerçeveler

    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı

    Garip bir yolculuk, tren ve geyve

    Bir hançer bölüyor, ah... rüyaları:

    Bir rüya, bir hançer, bir el: ve, ve, ve...

    Lambalar yanıyor hafif ve sarı

    Gece kar yağacak sabaha kadar

    Toprakta et, kemik çatırtıları...

    Yarı ölüleri bir korku tutar,

    Değince bir taşa kafa tasları,

    - Ölüler ki yalnız tırnakları var,

    Ve yalnız burkulmuş diz kapakları...

    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı,

    Esmer delikanlı, hatıra ve kan.

    Yeşil gözlü kızın hıçkırıkları,

    Sızıyor bir kapı aralığından,

    Lambalar yanıyor hafif ve sarı

    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı

    Açıyor elini göğe bir kadın

    Uzuyor, uzuyor altın saçları

    Uğrunda ölünen güzel kızların

    Lambalar yanıyor hafif ve sarı

    Çocuklara açar mağaraları

    Güngörmemiş kuşlar ve örümcekler

    İlân-ı aşktan dil balıkları

    Aşina suları çabuk terkeder.

    Lambalar yanıyor hafif ve sarı

    Bakıyor ateşe, küle böcekler.

    Köpekler parçalar kanaryaları

    Mektupları bir boz ağaç kurdu yer

    Baykuşlar ötüyor harabelerde

    Yanıyor lambalar hafif ve sarı.

    Bir kaza kurşunudur her yerde

    Süvarisiz şaha kalkan atları

    Bir ruhun ışığı vardır göklerde

    Lambalar yanıyor hafif ve sarı

    Ötüyor baykuşlar harabelerde.

    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı

    Titriyor yıldırım düşmüş gibi yer

    Bekledi arzuyla karanlıkları

    Anneler, babalar, erkek kardeşler:

    Tâ içinden duyar ani bir ağrı

    Bir hüzün şarkısı tutturur gider

    Anneler, babalar, erkek kardeşler...

    Lambalar yanıyor hafif ve sarı

    Her yatak dopdolu, bir yatak bomboş

    Bir neşe şarkısı tutturur gider

    Birinci, ikinci, üçüncü sarhoş

    Kurşunlar sıkılır göklere doğru

    Serçe yavruları havada titrer

    Lambalar yanıyor hafif ve sarı...

    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı

    İnce yelkenleri alıyor yeller

    Titretir kalpleri ve bayrakları

    Gemiden toprağa uzanan eller...

    Lambalar yanıyor hafif ve sarı

    Bir yosun köküne hasret kalacak

    Gizli hazineler, su yılanları...

    İnce yelkenleri alıyor yeller

    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı

    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı

    Beyaz pelerinli hür tayfaları

    Kendine bağlar siyah kediler

    Titriyor gönüller ve kara bayrak

    Bir yosun köküne hasret kalacak

    Gemiden toprağa uzanan eller

    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı

    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı

    Garip bir yolculuk, tren ve geyve

    Bir hançer bölüyor, ah... rüyaları:

    Bir rüya, bir hançer, bir el: ve, ve, ve...

    1|1
    0|0
  • Yeniler eskilerin yerini tutmuyor ya

    1|1
    0|0
    • Evet, tutmuyor ama bana günümüzdeki şairlerin şiirleri gerekli.

  • bir kırçiçeği sıkılmış yalnızlıktan

    seveyim demiş yalancıktan

    ordan geçen bir rüzgara tutunmuş

    rüzgara bırakma beni demiş

    rüzgar bu

    o zamana kadar hiç tutunananı olmamış

    durmuş,bırakmış esmeyi

    görmüş kırçiçeğini

    içi cızz etmiş sevmiş

    hem de nasıl sevmiş nasıl

    tutunmuş kırçiçeğinin yaprağına

    tutunacak tek dalı olmuş kırçiçeği

    kırçiçeğini gözyaşlarıyla sulamış

    büyütmüş sevgisini

    o kadar büyütmüş,o kadar büyütmüş ki

    Tanrı diye kırçiçeğine tapmaya başlamış

    bana güven demiş kırçiçeği

    ben seni sevdim demiş

    hiçbir kuvvet,hiçbir güçlük beni senden edemez demiş

    ibadetle geçirdiğinden kırçiçeğine ömrünü

    rüzgar esme yeteneğini kaybetmiş sevdasından

    gel zaman git zaman Tanrı kıskanmış sevdasını rüzgarın

    bir fırtına göndermiş karanlık,kocaman

    fırtına koparmak üzereyken kırçiçeğini dalından

    rüzgar göğüs germiş fırtınaya

    bağrı delinmiş ama bırakmamış kırçiçeğini

    ama kırçiçeği fırtınayı görünce dayanamamış

    canım yanmasın bırak beni götürsün,demiş

    diken olup saplanınca bu sözler rüzgarın yüreciğine

    üç damla kan damlamış

    a

    ş

    k

    rüzgar yaralanmış ama belli etmemiş

    yalvaran gözlerle kırçiçeğine

    -dayan biraz ben göğüslerim bu acıyı

    sen bana sarıl,bana tutun geçer birazdan demiş

    sen canımsın sensiz neylerim

    bırakmam bırakırsam yaşayamam,demiş

    kırçiçeği rüzgara yüz çevirmiş fırtına eserken

    rüzgar şaşırmış,hani beni sevmiştin

    zoru görünce neden değiştin,diyememiş

    kırçiçeği bir tokat atıp rüzgara kapılmış fırtınaya

    rüzgar peşinden gitmek istemiş gidememiş

    çünkü kırçiçeği,rüzgarı rüzgarlıktan etmiş

    kırçiçeği,güya sevmişmiş?

    1|0
    0|0
  • Bu Hesap Sorulacak

    Yiğit olanın lokması cana azıktır beyler

    Kimse bana söylemesin buna yazıktır beyler

    Soyu soysuz olanın sütü bozuktur beyler

    Bunların soyu bozulmuş Türk'e düşman göbekten

    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Kan istediniz canlardan bitmedi inadınız

    Oğuz size yar olmadı budüz idi adınız

    Senelerdir bu vatanın ekmeğini yediniz

    Suyunuzu keseceğiz dağlardaki gölekten

    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Dağlar, taşlar bu ovalar bilin ki Türk'ün yurdu

    Aslımız insan neslidir Türk'e semboldür Kurd'u

    Soyu ermeni olanlar nerden bilecek Kürd'ü

    İhaneti seyreyleyin perdedeki delikten

    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Alperenler şehadeti seslenirken çağrına

    İbrahim'in dedikleri nişan oldu bağrına

    Mehmetçik'ler şehit düştü bu vatanın uğruna

    Vatan mı istediniz lan beşikteki bebekten?

    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Başı bozuk yaylalarda bol keseden savurdun

    Ne dinin var, ne imanın sen ne biçim gavurdun?

    Hem korkaksın, hem zavallı zoru gördün kıvırdın!

    Urgan bile dava eder boynundaki ilmekten!

    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!



    Aşık Sefai

    1|0
    0|0
  • BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERDİM

    Ben senden önce ölmek isterim.

    Gidenin arkasından gelen

    gideni bulacak mi zannediyorsun?

    Ben zannetmiyorum bunu.

    İyisi mi,

    beni yaktırırsın,

    odanda ocağın

    üstüne korsun

    içinde bir kavanozun.

    Kavanoz camdan olsun,

    şeffaf,

    beyaz camdan olsun

    ki içinde beni görebilesin

    Fedakârlığımı anlıyorsun :

    vazgeçtim toprak olmaktan,

    vazgeçtim çiçek olmaktan

    senin yanında kalabilmek için.

    Ve toz oluyorum

    yaşıyorum yanında senin.

    Sonra, sende ölünce

    kavanozuma gelirsin.

    Ve orada beraber yaşarız

    külümün içinde külün

    ta ki bir savruk gelin

    yahut vefasız bir torun

    bizi ordan atana kadar...

    Ama

    biz

    o zamana kadar

    o kadar karışacağız ki birbirimize,

    atıldığımız çöplükte bile

    zerrelerimiz

    yan yana düşecek.

    Toprağa beraber dalacağız.

    Ve bir gün yabani bir çiçek

    bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse

    sapında muhakkak iki çiçek açacak :

    biri

    sen

    biri de

    ben.

    Ben

    daha olumlu düşünüyorum

    Ben daha bir çocuk doğuracağım

    Hayat taşıyor içimden.

    Kaynıyor kanım.

    Yaşayacağım, ama çok, pek çok,

    ama sen de beraber.

    Ama ölüm de korkutmuyor beni.

    Yalnız pek sevimsiz buluyorum

    bizim cenaze şeklini.

    Ben ölünceye kadar da

    Bu düzelir herhalde.

    Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?

    İçimden bir şey :

    belki diyor.

    NAZIM HİKMET RAN

    (18 Şubat 1945)

    1|0
    0|0
  • Kentlerin birçoğunda uzun kavak kalmadı ki gıcırdasın

    Ama benim sol yanımda sancı bâkî

    Anne ne olur ki sıram gelmiş olsun varsın

    Ben ölürsem benden genci var tabi

    Ama âşık garip değil hiçbiri

    diye devam eder Hüsrev Hâtemi'nin muhteşem "Aşık Garip Coğrafyası" şiiri

    bu da kendi sesinden : link

    1|1
    0|0
  • keşke yazdığınız şiirlerin altına imzasını atsaydınız kişinin.

    Ben sana asigim dersem yalan söylerim…

    Ben senin gülüsüne asigim.

    Ben senin kendine güvenine

    Ben yaparim ben yasarim kime ne diyen haline..

    çizgini tasirmadan saga sola bulasmadan zaferlerine.

    Bedenin aklima bile gelmez.. Maneviyatin asar boyumu..

    Susar izler dinler görürüm ben huyunu suyunu..

    Hep yakindan en yakindan ben bakarim sana..

    Ellerini bir tek ben tutarim da

    Bir tek sen bilemezsin ama.

    Her derdinde yaninda olamam da

    bir ben senin dertlerinle bogulurum.

    Bir ben senin yollarinda kaybolurum da

    Yine de bir kelime etmem susarim da kahrolurum.

    Günümüz şairlerine aday olcam ben.

    1|0
    0|0
  • veee tabiki Mona Roza

    Sacit Onan da çok güzel okumuştu : link

    2|1
    0|0
  • İki rayı gibiyiz

    bir tren yolunun

    yakın olması

    neyi değiştirir

    son istasyonun



    Sunay Akın

    1|1
    0|0
  • cemal safi-tek hece aşk.tek geçerim.

    link

    1|1
    0|0
  • İnsanlar

    hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır

    o ferah ve delişmen birçok alınlarda

    betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır

    çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim

    şakaklarıma dayanınca güneş

    can çekişen bir sansar edasıyla

    uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum

    kadınların sahiden doğurduğuna

    toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum

    1|0
    0|0
  • MANTINÂME

    Kayseri’nin mantıdır has yemeği,

    Beş altı yemeğe bedel emeği.

    Çok severim misafirle yemeği.

    Sarımsaklı yoğurt , üstü sumaklı

    Gelinlere benzer , yüzü duvaklı.



    Mayasız hamurdan olur bezisi.

    İştah açar sinilerde dizisi,

    Yiyenin midede kalmaz sızısı

    Sarımsaklı yoğurt,üstü sumaklı,

    Gelinlere benzer , yüzü duvaklı



    Ufak ufak dolar içleri etli,

    Yemeğe doyulmaz tatlı mı tatlı,

    Kıymetlidir baklavadan, kırk katlı

    Sarımsaklı yoğurt,üstü sumaklı,

    Gelinlere benzer , yüzü duvaklı



    Bir tahta kaşığa sığarmış kırkı,

    Minik mantıların tükendi ırkı,

    Mantıda bilinir kadının farkı,

    Sarımsaklı yoğurt,üstü sumaklı,

    Gelinlere benzer , yüzü duvaklı

    Olsa da her yerde mantının adı

    Kayseri’ye hastır lezzeti tadı

    Asırlar geçse de dolmaz miyadı.

    Sarımsaklı yoğurt,üstü sumaklı,

    Gelinlere benzer , yüzü duvaklı

    şair: Recep Çalkaner

    1|0
    0|0
  • Sadakat pahalı ayakkabıydı kimini sıkıyordu kimine boldu.

    Samimiyet sırtta ağır yüktü taşımak zordu...

    Hem samimi hem sadakat dolu olmak insanoğlunu hayli yordu.

    Bütün bunlara rağmen aşk en çok sana yakışıyordu... ( Atakan Gülgar )

    3|0
    0|0
  • Kum saatindeki iki kum tanesiydik seninle

    Bir anda akmaya başlamıştık

    Kaderin bizi ters çevirmesiyle

    Çaresizce çırpınıyorduk zaman sürüklerken

    Sevmenin acısını biliyorduk çünkü

    Sevmek acıydı ama sevmeliydik

    Ne denirse densin ismine…

    Gitmeni hiç istemedim yanımdan

    Ama gitmeliydin sorgulamadan,

    Bırakamazdımki senide aşağı akarken

    Ama bende seninle akıyordum fark etmeden

    Saçlarının rüzgarına kapılmıştım belkide

    Belki gözlerinin bana bakarkenki parıltısına

    1|1
    0|0
  • link

    buna bayılıyorum :)))

    1|0
    0|0
  • neyzen tevfik

    tee uyarı alırım şimdi yazsam şiirlerini buraya

    1|0
    0|0
  • günüzümüz şairlerinden takip ettiğim yok. eskilerden de pek yok. İlkokul yıllığımda şiir yazar yazıyor evet ama sonradan nedense şiirle darıldık, diğer edebiyat türleri çekti beni, yani epeydir şiirle aram pek yok. Nick'te Orpheus yazıyor ama böyle işte :D

    Nazım severim ama

    1|0
    0|0
  • sunay akın

    Son karesi gibi Red Kit'in

    batan güneşe doğru

    sürerken atımı

    gitme kal demeni bekliyorum

    ama yalnızca

    rüzgar çekiştiriyor atkımı

    1|0
    0|0
  • Saat 4 yoksun, saat 5 yok, 6, 7, ertesi gün, daha ertesi... Ve belki kim bilir? Kitap okurum içinde sen varsın şarkı dinlerim içinde sen oturdum ekmeğimi yerim karşımda sen oturursun çalışırım karşımda sen... Ve belki kim bilir ? Bugün ölürüm .. Kalbimde sen,aklımda sen .. Gökhan Topal :)

    1|0
    0|0
  • tabiki yazarım ne demek.istemen yeter...

    (K)imse seni bana anlatamaz

    (I)şıksız gecemi aydınlatamazsın

    (Z)amana bırak bişeyleri

    (I)slık çal giden dakikaların ardından

    (L)ütuf say yaşadığın saatleri

    (K)üçük bir sır vereyim

    (U)laşamazsan uğraşma

    (ş)ans elbet sana döner.

    BU BENİM SANA YAZDIĞIM ŞİİRİM.GÜNÜMÜZ ŞAİRİ OLURMUYUM ?

    1|0
    0|0
    • Teşekkür ederim :)

    • Hepsini Göster
    • Akrostiş yazmak zordur ve bir nevi kısıtlayıcıdır. Şiir yazabilmen ve yayımlama aşamasında olman çok güzel, bence devam et.

    • teşekkür ederim

  • "Aşkın acısını çekmek;

    Aşkta hile yapıp gitmekten daha asil iştir."

    Uğur Arslan

    2|0
    0|0
  • Ceyhun Yılmaz - Sevdiğim ikinci kadınsın sen

    1|1
    0|0
  • Elveda ile başladı Senle son Görüşmemiz

    Bir yandan ağlar bır yandan kırılmıstı kalbım

    Elveda deme demiştin bana çunku elveda son demekti

    Ben ise senle bır umut da olsa bulusmayı özlemlemıstım

    Şımdı yazdım sıır bulamadım =)

    1|1
    0|0
  • özdemir asaf gözlerin en bakişinda

    bir en deniz ve deniz ve denizin gözünde

    bir bakiş o sensin deniz

    1|1
    0|0
  • yılmaz erdoğan

    Mutsuzum, Çünkü herkes gibi sahte değilim ve kimse gibi rol yapmadım. Mutsuzum, Çünkü sevmediğim birine ‘aşkım’ deyip sarılmadım.

    1|0
    0|0
  • Özdemir ASAF

    1|0
    0|0
  • Rahmi Vidinlioğlu

    1|0
    0|0
  • Benim gözlerim yeşildir, onun gözleri kara;

    Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara

    şair ikinci mısrada günahı temizliği temsil ederek, ilk mısrada da kendi gözlerinin siyah sevdiceğinni gözlerinin yeşil olduğunu bildirmiş.

    1|0
    0|0
    • Bu berbat şiirin yazarı da sen oluyorsun sanırım.

    • sezai yazmış


      şair ikinci mısrada günahı temizliği temsil eden (beyazla ifade ederek) olacak... orta okul şiir açıklamamdı bu.

    • Anladım.

  • Titrek bir mum alevinin havaya bıraktığı bulanık bir is

    Ve göz gözü görmez bir sis değildik biz

    Beni bilimle anla iki gözüm , felsefeyle anla

    Ve tarihle yargıla

    1|0
    0|0
  • Erkekler Devam
    4

Kızlar Ne Diyor 12

  • Ümit Yaşar Oğuzcan / Alışkanlık şiiri.

    Gitgide alışıyorum sana...

    Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...

    Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...

    Yanımda olduğun zamanlar;

    sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,

    alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...

    Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...

    Alışkanlıklar daima korkutur beni...

    Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...

    Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...

    Fakat şimdi sana alışıyorum...

    Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.

    Yalnız içimde garip bir korku var.

    Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...

    Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini

    daha değerlisini verememekten korkuyorum...

    Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla

    yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...

    ...

    1|0
    0|1
  • Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme

    Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

    Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı

    Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

    Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru

    Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

    Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için

    Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

    Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi

    Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme

    Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan

    Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

    Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan

    Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme

    Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer

    Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme

    Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi

    Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme

    Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize

    O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme…

    Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle

    Huzurumu bozuyorsun sen mahvediyorsun etme

    Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı

    Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme

    İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil

    Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme!

    1|0
    0|0
  • link

    İyi değilim aşkım...

    umutsuzca uyanıyorum sabahları..

    Güneş yüzüme vurdukça daha bir karanlık oluyor günlerim.

    Kahvaltı saatlerimi hep kaçırıyorum.Bilirsin sigara iştahımı kesiyor.

    Öyle pek özenmiyorum üstüme başıma..Ne geçerse elime giyiyorum.sen yoksun ya ‘’güzel görünüyorsun’’ demesinler istiyorum..

    Yine en arka koltuğunda oturuyorum minibüsün yine camda oluyor gözlerim..sen tutmuyorsun ya elimi cebimden hiç çıkartmıyorum..

    İyi değilim aşkım;

    Herkes sana benziyor sanki..’’saçı az daha kısa olsa biraz daha içten gülse..’’ daha çok benzeyecek olanları ayırıyorum.yoksun ya yokluğun da yepyeni senler arıyorum..

    En zor geceler oluyor. İzlediğimizi izlemiyorum senin uyuduğun saatlerde uyumuyorum. Olur ya bir rüyada karşılaşma ihtimali…

    İyi değilim aşkım;

    Unutuyor gibi yapıyorum. Biriken yaralarımı acıtmasınlar diye

    hiç kanatmıyorum. Seni de kan tutardı hani..Bak görüyorsun bunu bile hatırlamıyorum..

    iyi değilim aşkım;

    Artık şiirlerimde yok süslü kelimelerle sana seslenecek. Adının geçmediği cümlede O GİTTİ diyerek sevgiyi anlatmak çok zor oluyor çünkü. Kağıda kaleme dokununca kömür değil gözyaşım dökülüyor ya ziyan oluyor sayfalarım…

    Bir de Pazar günleri var tabi.Hiç buluşmadığımız bir yerde hiç bilmediğin bir saatte seni bekliyorum. Gelmen pekte anlam ifade etmiyor. Ben seni beklemeyi hala çok seviyorum…

    İyi değilim aşkım..

    Daha bencil oldu duygularım daha çok ben demeyi daha çok sabretmeyi öğrendim.sayısız yalanlarla ‘’çok özledim’’ seni demeyecek kadar.. Yokluğunla aramda inanılmaz bir dostluk başladı. Kimseyi almıyoruz aramıza..bak benden başka sen senden başkada düşüncem yok satırlarımda..

    iyi değilim aşkım..

    Hiç iyi değilim..

    Bu saatten sonra sana ‘’dön’’ mü yoksa ‘’hoşça kal’’ mı demeliyim?

    __________________

    2|0
    0|0
  • Milletin günümüz şairlerinden anladığının ne olduğunu bilmiyorum ama ben 18 yaşında ama bir kitap çıkarmış hemşehrimi yazmak istiyorum. Ergen şairlerden değildir sağlamdır kalemi baya.

    ‘’En kötüsü de ne biliyor musunuz? Ölürken bile bir Juliet olamayacaksınız

    çünkü bir Romeo değiliz hiçbirimiz...

    Siz bizden çiçekler beklerken,

    Biz size gözyaşları getireceğiz...’’

    Bir gaz lambası gibi aydınlattım değil mi karanlık düşlerinizi, külliyen yalan. Daha çok söndürdüm tüm mumları.

    Unutun tüm bunları.

    Hayal edin,

    Hayal ettiğiniz şeyi yaşadığınızı hayal edin. Hala mutlu değilsiniz, değil mi?

    Ya da mutluysanız kaç salise, kaç saniye, kaç dakika, kaç saat, kaç gün sürecek bu mutluluk?

    Hangi içki sonsuza kadar sarhoş edecek sizi?

    Hangi gurur kabartacak göğsünüzü hep?

    Hangi aşk mutlu edecek ölene dek?

    Her şeyin sonu var, her sonun bir başlangıcı...

    Sonun başlangıcındayız hepimiz.

    Bir tene dokunurken, bir ayakkabı giyerken, bir elbise seçerken, bir müzik dinlerken, bir içki içerken hep daha fazlasını isteriz.

    Elimizdekilerle yetinsek dahi, elimizdekilerle daha çok yetinmek isteriz.

    En güzel müzik beş dakika, bilemedin on dakika sürecek

    En güzel içki yalnızca en çok beş saat sarhoş edecek

    En güzel şiiri üç dakikada okuyacağız

    En güzel filmi izleyip bir iki sahnesini hatırlayacağız

    En büyük yalnızlığı, birine anlatana kadar yaşayacağız

    En derin yaramızın o olduğunu birisi o yarayı sardığında anlayacağız...

    Ey kendi iç dünyanızın tanrıları, kendiniz için sadece cenneti yaratıyorsunuz.

    Gafil avlanacaksınız karşınıza çıktığında şeytan.

    İyiyle kötüyü nasıl ayırt edeceksiniz o zaman.

    Cehenneminizi kurun iç dünyanıza, cennetiniz kötülerle dolmadan...

    Gölgeler kadar masum değil insanoğlu

    Ve her insanoğlu anne karnında tadar yalnızlığı

    Yalnızlığı tadan her beden, bir neden bulamasa da kötüdür.

    Ötelenmiş birkaç iç organın yanına sıkıştırır mı hiç kendi yaratısını anne?

    Yapıyor işte.

    Biyolojik babalarımızı anlatmaya gerek yok bile.

    Sonra masallarla büyüyoruz

    Sonra masalara deyiyoruz

    Sonra küllüklere uzanıyoruz

    Sonra kül olup gidiyoruz.

    Bir rüzgâr alıyor bizi

    Bırakıyor bir ağaç dibine...

    Birbirini tamamlamıyor düşler, bir şeyler eksik kalıyor yine. Tuğber Sev link bir de şu sözü vardı aklımda kalan:

    -Kadere inanır mısın?

    -Kedere inanırım.

    1|0
    0|0
  • Sana gitme demeyeceğim,

    Üşürsün ceketimi al...

    Günün en güzel saatleri bunlar,

    Yanımda kal .!

    Lavinia - Özdemir Asaf

    1|0
    0|0
  • düşler artık ölü çocuklar doğuruyorsa

    sevgiler boğduruluyorsa kürtajlarda

    ve daha eskimemiş tüfeklerle

    ordusu bozguna uğramış askerler gibi kalıp

    bozuk paralar gibi yuvarlanıyorsak kaldırımlarda

    bir bedeli vardır elbet cennetini çaldırmanın

    ömrünü piç bir bebek gibi

    bırakmanın

    bulvarlara

    bozgunlara

    ve yanlış yalan aşklara;

    bir bedeli

    bu kuşatmaların, ilkyazları kurşunlatmaların...

    biz bu kentlere sığdık aslında

    bu kentler bize sığmadı âsiya

    ah son kuşlar da vuruldular dağlarda!

    YILMAZ ODABAŞI

    1|0
    0|0
  • Ne kimse kimseyi yenebildi bu aşkta,

    ne de beraber kalabildik yan yana.

    Gelecekten de pek umutlu değilim artık.

    Adı gelecek olsa ne olur, seninle gelmedikten sonra...

    KIYISIZLAR

    Kahraman Tazeoğlu

    ama bu şiir değil kitabından alıntı olması lazım yanlış hatırlamıyorsam bence başarılı bir yazar ve şair :)

    1|0
    0|0
  • Nedenmi Sevemiyorum ...?

    Kucak kucağa SarıLmanın , bir kaç erkekle veya kızLa GörüLmenin , dudagından öpüLmenin , adını aşk koyduLar ..

    HerkesLe dost oLmanın , para için ßeden Satmanın , tanıştıgı gün yatmanın , adını aşk koyduLar .. SeviyoRum deyip bırakmanın ardından yaşLı bi çift qözyaşı bırakmanın adını aşk koyduLar ..

    ßen ßu kadar gürüLtüler içinde kaLßim'in Sesini duyamıyorummmmm..

    1|0
    0|0
  • Çok var aslında ama bu soruyu okurken aklıma şu geldi,

    ...

    sana gitme demeyeceğim,

    ama gitme, lavinia.

    ...

    Özdemir Asaf / Lavinia

    1|0
    0|0
  • Ayrilikta vardi askin içinde. Hersey gibi..

    Cok sevende az sevende bir gün giderdi. Herkes gibi..

    Hayat bana birsey daha ögretti;

    Ask herseydir ama hersey Ask degildir!

    1|0
    0|0
  • Yılmaz Erdoğan ve Kahraman Tazeoğlu.

    1|0
    0|0
    • Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme

      Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

      Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı

      Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

      Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru

      Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

      Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için

      Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

      Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi

      Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme

      Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan

      Ayın da e

  • günümüzü bilmemde geleceğin en iyi şairi benimmmmmm

    1|0
    0|0
Yükleniyor...