YAŞAM ve ÖLÜM... Siz Hangisine yakınsınız?

Hayat bir okyanus ise süregelmiş yaşamlarımız bu okyanus içerisinde ne kadar var olabilir ya da nasıl yok olabilir?

Düşüncelerimize yansıyan umutsuzluklardan bedenimize ektiklerimiz ruhumuza kök saldığın da bizim varlığımızın bir etkisi olur mu karmaşaya?

Toplamı ne yapar hayattan kazandıklarınızın ya da kaybettiğinizi düşündüklerinizden hüzünlerinizi çıkardığınız da ne kalır elinizde avucunuz da?

Durun ! Ne yapıyorsanız bir kere olsun düşünün ! YAŞAM ve ÖLÜM. Neresindesiniz hayatınızın ya da neresinde olmak isterdiniz yaşadığınız pişmanlıklar olmadan? Hiç pişmanlıklarınız olmadı mı peki? Hangisi daha iyi hiç sordun mu ayna karşında gördüğün yansımana bir kere olsun gerçeği? Aldanmadık mı hepimiz sahte mutluluklara, bile bile kanmadık mı bu hayatın bize sunduğu bu kavram karmaşasına?

Basitçe etrafımdaki dünyaya yüzeysel olarak bakmak, hiçbir zaman tatmin edici cevaplar sağlamadı. Kendimi ve çevremi anlama arzumdan kaynaklı olarak, sözde gerçekliğin dokusunu anlamaya çabalamıştım, mikroskopikten evrensele – nasıl ve neden bu şekilde işliyor. Süreçte, algı ve gerçeklik arasındaki farkı anlamaya başlamıştım. Fark ettim ki; gerçeklik bir algı”dır”, tıpkı her şeyde olduğu gibi. İrrasyonel varsayım, “olma”nın kutsallığına duyulan inanç, gerçekliğimizi maskeleyen temel gibi görünüyor.

Bu modeldeki dinamik süreçlerin hüküm sürmesiyle, evrimsel gelişimini ve gelecekteki gelişimini etkilemek için geçmişten ileriye gidişini anlamak gerekli görünmektedir. Böyle bir anlayış, felsefenin başlıca problemlerine saldırmak için alet inşasına doğru bir adımı gösterir: Kendimizi nasıl tanımlarız? Ne isteriz? Yaşamdaki rollerimiz olarak neyi görmeliyiz? O ince çizgide neredeyiz?

Güncellemeler:
Okurken ve cevaplarken dinleyin...

http://www.youtube.com/watch?v=OdMILzrMUAY

0|0
62

Senin görüşün var mı?

Kızlar Ne Diyor 5

Erkekler Ne Diyor 2

Yükleniyor...