En sevdiğiniz şiiri yazar mısınız?

En sevdiğiniz şiiri veya şairi yazar mısınız?

Yeşil gözlü yâri olanlar bu şiiri sevgilisine söylememişlerse, gece yarısı mesajla yazmamışlarsa çok şey kaçırmışlar...

http://www.youtube.com/watch?v=T7w-fCqm6TY

Güncellemeler:
Bu kadar çok şiirle ilgileni, seveni görmek mutluluk vereci.

0|2
109|81

En İyi Kız Görüşü

  • Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş; Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş. Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş, Bir sır ki bu, ölsen bile açamazsın...

    Anlatması imkansız olan öyle bir an ki, Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki... Bak emrediyor:Daldığın alemden uyan ki, Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...

    Kalbin benim olsun diyorum, çünkü mukadder... Cismin sana yetmez mi? Çabuk kalbini sök, ver! Yoktur öte alemde de kurtulmaya bir yer! Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...

    Ram ol bana, ruhun yeni bir aleme girsin... Yazmış kaderin:Aşkıma ömrünce esirsin! Aklınla, şuurunla, hayalinle bilirsin. Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...
    HÜSEYIN NIHAL ATSIZ

    0|0
    0|0

En İyi Erkek Görüşü

  • Atsız'ın şiirlerinin çoğunu severim yinede bunu paylaşmak istedim:

    bir gün olur, elbette eski beğler dirilir;
    yine kılıç kuşanr tarihteki paşalar.
    yine şanlar alınıp nice canlar verilir,
    yiğit akınımızdan yine dünya şaşalar.

    "türk tarihi" denilen kahramanlık şi'rini
    yeniden yazmak için harcayacağın kandır.
    mısraları içinde en güzel ve derini
    batıda "niğebolu", doğuda "çaldıran"dır.

    yine batılıların üçüncü kosova'da
    topraklara sereriz, bir değil, bir kaçını.
    çekilince kılıçlar yeniden haçoa'da
    paramparça ederiz cermenliğin haçını.

    yine ufka açılır şanlı korsanlarımız,
    bir türk gölü yaparlar akdeniz'in içini.
    acı acı gülerek bugün susanlarımız.
    yarın rezil ederler romalı'nın piçini.

    genç fatih'in ordusu yine tekbir alınca
    söndürürz kâfirin meryem ana mumunu.
    haritadan sileriz tuna'ya at salınca
    ulah'ını, sırb'ını, bulgar'ını, tum'unu.

    gövdesini elbette döndürürüz kalbura
    bir geçerse moskofun elimize yakası.
    çanakkale önünde yine kopar bir bora
    süngümüzle bozulur ingiliz'in cakası...

    yiğit harbiyeliler! öğrenin dersiniz:
    kahraman göz kırpmadan düşmana saldırandır.
    vaziifeniz: kanije, silistre, pilevne,
    niğebolu, kosova, malazgirt, çaldıran'dır.

    yarın yavuz dirilip bize buyruk verince
    kızgın kum çöllerini yeni baştan aşarız.
    kanlarımız sebildir; akıtarak hepsini
    belirsiz mezarlarda anılmadan yaşarız...

    0|1
    0|0

Kızlar Ne Diyor 108

  • Ben senden önce ölmek isterim.
    Gidenin arkasından gelen
    gideni bulacak mı zannediyorsun?
    Ben zannetmiyorum bunu.
    İyisi mi, beni yaktırırsın,
    odanda ocağın üstüne korsun
    içinde bir kavanozun.
    Kavanoz camdan olsun,
    şeffaf, beyaz camdan olsun
    ki içinde beni görebilesin...
    Fedakârlığımı anlıyorsun :
    vazgeçtim toprak olmaktan,
    vazgeçtim çiçek olmaktan
    senin yanında kalabilmek için.
    Ve toz oluyorum
    yaşıyorum yanında senin.
    Sonra, sen de ölünce
    kavanozuma gelirsin.
    Ve orda beraber yaşarız
    külümün içinde külün,
    ta ki bir savruk gelin
    yahut vefasız bir torun
    bizi ordan atana kadar...
    Ama biz o zamana kadar
    o kadar karışacağız ki birbirimize,
    atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
    yan yana düşecek.
    Toprağa beraber dalacağız.
    Ve bir gün yabani bir çiçek
    bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
    sapında muhakkak
    iki çiçek açacak:
    biri sen
    biri de ben.

    5|4
    0|0
  • HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

    Seni, anlatabilmek seni.
    İyi çocuklara, kahramanlara.
    Seni anlatabilmek seni,
    Namussuza, halden bilmeze,
    Kahpe yalana.

    Ard- arda kaç zemheri,
    Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
    Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
    Bir ben uyumadım,
    Kaç leylim bahar,
    Hasretinden prangalar eskittim.
    Saçlarına kan gülleri takayım,
    Bir o yana
    Bir bu yana...

    Seni bağırabilsem seni,
    Dipsiz kuyulara,
    Akan yıldıza,
    Bir kibrit çöpüne varana,
    Okyanusun en ıssız dalgasına
    Düşmüş bir kibrit çöpüne.

    Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
    Yitirmiş öpücükleri,
    Payı yok, apansız inen akşamlardan,
    Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
    Seni anlatabilsem seni...
    Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
    Üşüyorum, kapama gözlerini...

    4|3
    0|0
    • İçinde fırtınalar kopan şair. Duygu patlaması olmayan bir şiiri bile olmaz mı bir insanın ya. Çok büyük üstat Ahmed Arif.

    • Teşekkürler güzel yorumun için.

  • KİMİ SEVSEM SENSİN
    kimi sevsem sensin / hayret
    sevgi hepsini nasıl değiştiriyor
    gözleri maviyken yaprak yeşili
    senin sesinle konuşuyor elbet
    yarım bakışları o kadar tehlikeli
    senin sigaranı senin gibi içiyor
    kimi sevsem sensin / hayret
    senden nedense vazgeçilemiyor

    her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
    sarışın başladığım esmer bitiyor
    anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
    dudakları keskin kırmızı jilet
    bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
    gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
    kimi sevsem sensin / hayret
    kapıların kapalı girilemiyor

    kimi sevsem sensin / senden ibaret
    hepsini senin adınla çağırıyorum
    arkamdan şımarık gülüşüyorlar
    getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
    hani o sımsıcak iri çekirdekli
    senin gibi vahşi öpüşüyorlar
    kimi sevsem sensin / hayret
    in misin cin misin anlamıyorum

    2|3
    1|0
  • ağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
    “O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
    Demeyeceksin işte.
    Yaşarsın çünkü.
    Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
    Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
    Senin onu sevdiğinden…
    Çok sevmezsen, çok acımazsın.
    Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    Senin değillermiş gibi davranacaksın.
    Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
    Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    Paldır küldür yürüyebileceksin.
    İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
    Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    Gökyüzünü sahipleneceksin,
    Güneşi, ayı, yıldızları…
    Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
    “O benim.” diyeceksin.
    Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
    Mesela gökkuşağı senin olacak.
    İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
    Mesela turuncuya, ya da pembeye.
    Ya da cennete ait olacaksın.
    Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
    Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
    Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
    İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…

    4|2
    0|0
  • -Nan gibi-

    Ve gözlerin gelir geçer içimden
    Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına
    Ekmeği bölerken
    Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan
    Unutmak kolay sanmışsa şarkılar
    Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı
    Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını
    An gibi aklımdasın

    Gelir geçer gemiler
    Belki sende geçersin diye
    Bir kumru konar her sabah pencereye
    Bir miladı taşır gece bir yıldız
    Soğuk olur, üşürsün ya adamakıllı
    Hani sarılırsın kendine
    Hani aklın karışır
    Bu bir divaneliktir gönül aha alışır
    Ömrüm bitse ne çıkar
    Can gibi aklımdasın

    Gündür geçer gider
    Belki bir şey kalmaz sanırsın
    Yani bir sabah uyandığında
    Ne hayatın tortusu ne kokusu alışmışlığın
    Her şey başka olacaktır
    Başka bir otobüs başka bir gazete
    Resimlerden silinecek yüzün belki de ne adın ne sanın
    Bir şafak vakti açınca gözlerini
    Bir merhabayla
    Yeniden kurulacak dünya
    Ve sen her şafak
    Nan gibi aklımdasın

    Bazen bir şey geçer içinden insanın
    En ücra yerlerinden cesaret gibi bir şey
    Ne olacak işte kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel
    Fasulyenin tadı yoksa
    Şarkılar yakmıyorsa içini
    Sadri alışık öyle güzel ağlamıyorsa
    Aşık olmayı beceremiyorsa izzet günay
    Mahallenin en güzel kızına
    Denizin tuzu
    Yalnızlığın bahanesi yoksa
    Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına
    Zannetme ki ölmek zor
    Ölmek kolay kolay da
    Kan gibi aklımdasın

    Bu da geçer
    Her sabah kanayacak değil ya
    Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın
    Biraz da helvası bizim bakkalın
    Senden ayırdığım üç beş zeytin
    Otururum sofraya
    Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın
    Bende unuturum nasıl unutulursa sana susuzluğum
    Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı
    Öyle unuturum ekmek gibi
    Nan gibi aklımdasın

    Ve gözlerin gelir geçer içimden
    Su içerken sen
    Sokulurken akşam kızıllığına
    Ekmeği bölerken
    Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan
    Unutmak kolay sanmışsa şarkılar
    Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı
    Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını
    An gibi aklımdasın
    An gibi aklımdasın
    Aklımdasın

    1|1
    0|0
  • Değişir yönü rüzgarın
    Solar ansızın yapraklar;
    Şaşırır yolunu denizde gemi
    Boşuna bir liman arar;
    Gülüşü bir yabancının
    Çalmıştır senden sevdiğini;
    İçinde biriken zehir
    Sadece kendini öldürecektir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Bir anı bile kalmamıştır
    Geceler boyu sevişmelerden;
    Binlerce yıl uzaklardadır
    Binlerce kez dokunduğun ten;
    Yazabileceğin şiirler
    Çoktan yazılıp bitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Avutamaz olur artık
    Seni, sevdiğin şarkılar;
    Boşanır keder zincirlerinden
    Sular tersin tersin akar;
    Bir hançer gibi çeksen de sevgini
    Onu ancak öldürmeye yarar:
    Uçarı kuşu sevdanın
    Alıp başını gitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Yitik bir ezgisin sadece,
    Tüketilmiş ve düşmüş gözden;
    Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
    Gece camlara sürtünürken;
    Çünkü hiçbir kelebek
    Tek başına yaşamaz sevdasını,
    Severken hiç bir böcek
    Hiç bir kuş yalnız değildir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    2|1
    2|0
  • Senden sonra hiç acım olmadı.
    Ne deliliğim kaldı sevdadan yana,
    Ne de aşka inancım, bir damla..

    Oysa ben seni severken hiç acı çekmemiştim,
    Ne olduysa sen beni sevince oldu.
    Bir zaman varlığını arzulayan gönlüm,
    Yer geldi yokluğunu aradı durdu..

    Yazık..
    Sevilme süreni kendin kısalttın.

    Artık dönmesen de olur..

    Hem sen,
    Yokken daha güzeldin.
    Hem sen,
    Varlığınla tanıdığım sen değildin.
    “Yine“ sevilirdin bu kadar,
    İnan dönüşüne bağlı değildi sevdamın ağarlığı.
    Yokluğuna ve imkansızlığına direnmek,
    Her şeyden daha anlamlıydı..

    Eğer dönmeseydin,
    Ne yapar ne eder, gözlerini tedarik ederdim bir yerlerden.
    Elini en karanlıklarda bulup tutardım.
    En azından oyuncağıyla oynayan çocuk gibi,
    Kırmadan, kırılmadan,
    Kendi kendime severdim seni.

    Artık dönmesen de olur..

    Her şeyin ikincisi yenilgidir.
    Her dönüş, ispatıdır biraz daha kaybetmişliğin.
    Mağluptur ileriye bakamayan,
    Bakamaz ki bir türlü pişmanlığından.
    Onu tutar geride bıraktığı her neyse,
    Daha da bağlanır ardında kalana.

    Terkedilen çabuk büyür.
    Hüzün kalana düşse de,
    Pişmanlık “hep“ gidenin payına.

    Ayrılık zor zanaat..
    Kimse yüzde yüz gülemez,
    Kimse yüzde yüz gidemez.
    Giden dönüyorsa, sevdiğinden değil!
    Kaybettiğindendir,
    Ve aradığını bulamadığından..

    Dönene kapıyı açmayın!
    Sevseydi o,
    Gitmezdi hiçbir zaman.
    İşte bu yüzden,
    Dönene kapılarınızı birdaha asla açmayın!
    Ve sen;
    GELME!
    O kapı, “hiç“ açılmayacak sana.

    Eski rüzgarların sözü geçmez terkettikleri dağlara.
    Geceye yeni şiirler gerek,
    Gemiye yeni fırtına,
    Her eylüle başka yağmur,
    Kalanlara taze baharlar lazım,
    Ve gidene biraz yürek..

    Kaçanlar pişman şimdi,
    Kalanlar sevmeye devam edecek.
    Şimdi biz ayrıldık ya,
    Birkaç gün sendeleyerek yürürüm.
    Ayağım takılsa da düşmem,
    Yine doğrulurum, biliyorum.
    Yaşadığım tüm aşkların üzerine yemin ediyorum;
    Ben artık..
    Ben artık, SENDEN VAZGEÇİYORUM..

    1|2
    0|0
  • Beni güzel hatırla
    Bunlar son satırlar...
    Farzet ki bir rüzgardım
    Esip geçtim hayatından
    Ya da bir yağmur
    Sel oldum sokağında
    Sonra toprak çekti suyu...
    Kaybolup gittim
    Belki de bir rüyaydım senin için
    Uyandın ve ben bittim...

    Beni güzel hatırla
    Çünkü sevdim seni ben
    Her şeyini...
    Sana sırdaş oldum
    Dost oldum koynumda ağladın
    Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini
    Beni üzdün kınamadım
    Alışıktım vefasızlığa
    El oldun aldırmadım...

    Beni güzel hatırla
    Sayfalarca mektup bıraktım sana...
    Şiirler yazdım her gece
    Çoğunu okutmadım
    Sakladım günahını sevabını içimde
    sessizce gittim...
    Senden öncekiler gibi sen de
    Anlamadın...

    Beni güzel hatırla
    Sana unutulmaz geceler bıraktım
    Sana en yorgun sabahlar...
    Gülüşümü...
    Gözlerimi...
    Sonra sesimi bıraktım
    En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka...
    Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye
    Vedalar bıraktım duraklarda...
    Ne ararsan bir sevdanın içinde
    Fazlasıyla bıraktım ardımda...

    Beni güzel hatırla
    Dizlerimde uyuduğunu düşün
    Saçını okşadığımı
    Üşüyen ellerini ısıttığımı
    Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
    Alnından öptüğüm dakikaları...
    Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
    Şaşırtmayı severim biliyorsun?
    Bu da sana son sürprizim olsun
    Şimdi seninle yaşan günleri ateşe veriyorum
    Beni güzel hatırla
    Gidiyorum...

    Okan SAVCI

    Benim için bilinen en güzel ayrılık şiirlerindendir.

    1|1
    0|0
  • “Çeşmek Be-zen Sitare
    Ezmen Mekon Kanare”

    Nerden çıktın karşıma böyle Sitare
    Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde
    Kirpiklerin yüreğime batıyor
    Telaşlı bir kalabalığın ortasında
    Ayaküstü konuşuyoruz
    Nedimin nigehban nergisleri gibi
    Üstümüzde bütün nazarlar
    Çok utanıyorum Sitare
    Dün oturup hesap ettim
    Sen doğduğun zaman
    Ben bir askeri mektepte talebeymişim
    Sen bilmezsin Sitare
    Burada gündüzler çekip durduğumuz bir mercan tespih
    Geceler içinde uyuduğumuz birer siyah buluttu
    Her akşam dokuzda yat borusu çalardı
    Yat borusu baştan aşağı hüzün çalardı
    Bir derin uykuya atardım kendimi
    Siyah benli bir kız düşlerime kaçardı
    Bende onu alır anamın düşlerine kaçardım

    Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
    Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
    Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

    Seninle konuşurken Sitare
    Aklıma yıldızlar dökülüyor
    Bir çaresiz Zühre oluyorsun Babil caddelerinde
    Ateş gözlü kahinler koşuyorlar arkandan
    Binlerce meşalenin ışığı kımıldıyor saçlarında
    Gökyüzü salkım salkım
    Zigguratlar tıklım tıklım
    Dönüp dolaşıp dudaklarına takılıyor aklım
    Ah benim bu akıldan sıyrılmış aklım
    Kimi gün boşlukta konacak yer bulamayan
    Kimi gün inatçı yosunlar gibi kepez diplerine yapışan aklım
    Gözlerine baktığım zaman Sitare
    Bütün çöllere ay doğuyor
    Yoldaş ediyorum kendime İmrül Kays’ı Antere’yi A’şa’yı
    En kuytu vahaları dolaşıyorum
    Hangi vahaya gitsem çadırlar sökülmüş Sitare
    Çadırla su arasında bir cılga var
    O cılgada narin ayak izlerin var
    Durgun suya düşüp kalmış gözlerin var

    Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
    Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
    Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

    2|1
    0|0
    • Bazan sapsarı bir benizle geliyorsun
      Yorgun çizgileri alnında uykusuzluğun
      Biliyorum içinde bir sızı var
      Bıçak ağzı gibi bir sızı var
      Bu sızıdır işte seni verimsiz kılan
      Züheyr’in Suad’ı gibi keremsiz kılan
      Kuzeyden güneye
      Güneyden kuzeye
      Heyy! Gidip geliyorum bu çöllerde
      Kureyş’in heybetli ve inatçı develeri
      Hiç aldırmadan benim esmer sevdama
      Geviş getiriyorlar ufka bakarak
      Ben kaçıp Yesrib’e sığınıyorum
      Yesrib bahane, bir kitaba sığınıyorum
      Dağda, ovada, badiyede okuduğum hep elif
      Elif diyorum Sitare, sineme elif çekiyorum
      “Ah minel aşk-ı ve halatihi..”
      Çok eski bir gerçektir bu biliyorum

      Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
      Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
      Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

      Sinsi bir yağmur altında beraber yürüyoruz
      Ve ikimizde ıslanıyoruz
      Ben ne yağmurlar gördüm Sitare
      Ben kaç kez iliklerime kadar ıslandım

    • Hepsini Göster
    • Cok guzeel tam benim tarzimdi

    • Hey maşallah :)

  • bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet
    sen say ki
    ben hiç ağlamadım
    hiç ateşe tutmadım yüreğimi
    geceleri, koynuma almadım ihaneti
    ve say ki
    bütün şiirler gözlerini
    bütün şarkılar saçlarını söylemedi
    hele nihavent
    hele buselik hiç geçmedi fikrimden
    ve hiç gitmedi
    bir topak kan gibi adın
    içimin nehirlerinden
    evet yangın
    evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
    evet kaybetmenin o zehirli buğusu
    evet nisyan
    evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
    sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
    bu sevda biraz nadan
    biraz da hıçkırık tadı
    pencere önü menekşelerinde her akşam
    dağlar sonra oynadı yerinden
    ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
    sen say ki
    yerin dibine geçti
    geçmeyesi sevdam
    ve ben seni sevdiğim zaman
    bu şehre yağmurlar yağdı
    yani ben seni sevdiğim zaman
    ayrılık kurşun kadar ağır
    gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
    yine de bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet
    beni affet
    kaybetmek için erken, sevmek için çok geç

    ahmet hamdi tanpınar.
    Ezbere bildiğim tek şiir cok severim

    2|2
    0|0
  • Seneler Geçsin, Sen Beni bil ben seni bileyim istiyorum.
    Benim olduğun kadar dostlarının, Dostlarının olduğun kadar benim ol istiyorum.
    Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.
    Yaşayalım ki, Öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı.
    Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız.
    Sen çok dertlenip, içip arkadaşlarınla eve gelmelisin.
    Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.
    Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.
    Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim.
    Güzel günlerimizi, evimizde, bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız.
    Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek….

    Böylece yaşamalıyız işte.
    Sonra çocuklarımız olmalı, Düşünsene senin ve benim olan bir canlı.
    Geceleri ağladıkça sırasıyla susturmalıyız.
    Sen arada mızıkçılık yapmalısın.
    Ve ben söylenerek sıranı almalıyım.
    Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım,
    Söylenerek yumurta kırmalısın.

    Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.
    Zaman su gibi akıp giderken, Herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı.
    Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden.
    Mutluda olsa, Kötüde olsa, Yaşadığımız günler bizim
    günlerimiz olmalı.

    Saçlara düşünce ya da gidince aklar,
    Çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden.
    Kavgasız, Her sabah cinayetle uyanılmayan, Sessiz bir yere gitmeliyiz.
    Geceleri balkonda denizi seyredip, Sandalyelerimizde sallanmalıyız.
    Eve gelip benden kahve istemelisin.
    Çocuklar gelmeli ziyaretimize,
    Geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız.
    Öyle sevmelisin ki beni, Bu yazdıklarım korkutmamalı seni,
    Tebessümler açtırmalı yüzünde.
    Birgün bu hayatı bırakıp giderken,
    Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde
    Birbirimiz sevmenin gururu olmalı “HERŞEYDE”…..

    1|2
    0|0
  • uzaktan seviyorum seni
    kokunu alamadan,
    boynuna sarılamadan
    yüzüne dokunamadan
    sadece seviyorum

    öyle uzaktan seviyorum seni
    elini tutmadan
    yüreğine dokunmadan
    gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
    şu üç günlük sevdalara inat
    serserice değil adam gibi seviyorum
    öyle uzaktan seviyorum seni
    yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
    en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
    en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
    öyle uzaktan seviyorum seni
    kırmadan
    dökmeden
    parçalamadan
    üzmeden
    ağlatmadan uzaktan seviyorum
    öyle uzaktan seviyorum seni;
    sana söylemek istediğim her kelimeyi
    dilimde parçalayarak seviyorum
    damla damla dökülürken kelimelerim
    masum beyaz bir kağıtta seviyorum

    Cemal Süreya

    2|1
    0|0
  • Öyle yıkma kendini,
    Öyle mahzun, öyle garip...
    Nerede olursan ol,
    İçerde, dışarda, derste, sırada,
    Yürü üstüne - üstüne,
    Tükür yüzüne celladın,
    Fırsatçının, fesatçının, hayının...
    Dayan kitap ile
    Dayan iş ile.
    Tırnak ile, diş ile,
    Umut ile, sevda ile, düş ile
    Dayan rüsva etme beni.

    Ahmed ARİF

    3|2
    0|0
  • Göğe Bakma Durağı / Turgut Uyar

    İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
    Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
    Bebe dişlerinden güneşlerden yanab otlarından
    Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
    Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
    Bu evleri atla bu evleri de bunları da
    Göğe bakalım

    Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
    İnecek var deriz otobüs durur ineriz
    Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
    Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
    Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
    Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
    Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
    Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    Beni bırak göğe bakalım

    Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
    Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
    Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
    Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
    Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
    Bana dönesin diye bir bir kapattım
    Şimdi otobüs gelir biner gideriz
    Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
    Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
    Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
    Durma kendini hatırlat
    Durma göğe bakalım

    1|2
    0|0
  • Bir adın kalmalı geriye
    Bütün kırılmış şeylerin nihâyetinde
    Aynaların ardında sır
    Yalnızlığın peşinde kuvvet

    Evet nihâyet bir adın kalmalı geriye
    Bir de o kahreden gurbet

    Sen say ki ben hiç ağlamadım
    Hiç ateşe tutmadım yüreğimi
    Geceleri koynuma almadım ihâneti
    Hele nihâvend hele buse hiç geçmedi aklımdan
    Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın
    İçimin nehirlerinden

    Evet yangın
    Evet salâş yalvarmanın korkusunda talan
    Evet kaybetmenin o zehirli buğusu
    Evet isyân
    Evet kahrolmuş sayfaların arasında adın

    Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
    Bu sevdâ biraz nâdân
    Biraz da hıçkırık tadı
    Pencere önü menekşelerinde her akşam
    Dağlar sonra oynadı yerinden
    Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
    Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdâm
    Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı
    Yani ben seni sevdiğim zaman
    Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felâketiydi yaşamanın

    Yine de
    Bir adın kalmalı geriye
    Bütün kırılmış şeylerin nihâyetinde

    Aynaların ardında sır
    Yalnızlığın peşinde kuvvet
    Evet nihâyet, bir adın kalmalı geriye
    Bir de o kahreden gurbet
    Beni affet
    Kaybetmek için erken
    Sevmek için çok geç

    Ahmet Hamdi Tanpınar

    1|2
    0|0
  • Adam yaşama sevinci içinde
    Masaya anahtarlarını koydu
    Bakır kaseye çiçekleri koydu
    Sütünü yumurtasını koydu
    Pencereden gelen ışığı koydu
    Bisiklet sesini çıkrık sesini
    Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
    Adam masaya
    Aklında olup bitenleri koydu
    Ne yapmak istiyordu hayatta
    İşte onu koydu
    Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
    Adam masaya onları da koydu
    Üç kere üç dokuz ederdi
    Adam koydu masaya dokuzu
    Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
    Uzandı masaya sonsuzu koydu
    Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
    Masaya biranın dökülüşünü koydu
    Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
    Tokluğunu açlığını koydu

    Masa da masaymış ha
    Bana mısın demedi bu kadar yüke
    Bir iki sallandı durdu
    Adam ha babam koyuyordu

    Edip Cansever /Masa da Masaymış ha

    2|1
    0|0
  • Seversin dünyayı doludizgin
    ama o bunun farkında değildir
    ayrılmak istemezsin dünyadan
    ama o senden ayrılacak
    yani sen elmayı seviyorsun diye
    elmanın da seni sevmesi şart mı?
    Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
    yahut hiç sevmeseydi
    Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    3|1
    0|0
  • Benim Korkum Ölüm Değil

    Şair: Ümit Yaşar Oğuzcan

    Geçen gün senin yanında aklıma ölümüm geldi
    Sensizlik bir mızrak gibi saplandı kalbime
    O son anı hatırladım, o seni koyup gidişimi
    İlk defa bu kadar üzüldüm dünyaya geldiğime

    Ölüm! Kaçınılmaz sonuç, o soğuk kelime
    Bir gün ucuz bir fahişe gibi koynuma girecek
    Yüzümde gezinecek pis ve iğrenç elleri
    Korkudan büyümüş gözlerimde hayaller can verecek

    Biliyorum, üzüleceksin, ama ölüm bir gerçek
    Bir yerde sevişmek gibi, bir yerde yaşamak gibi
    Ne hazin sıcaklığımızın bizi terketmesi
    Ve yüzümüze birbiri ardınca kapanan kapılar

    Er geç uzanır bir el, son kampanayı çalar
    Anlarız kaçınılmaz anın geldiğini
    Şehre bir bomba düşmüş gibi aynalar, camlar kırılır
    İnsan arar da bir türlü bulamaz güzelliğini

    Kimse benim kadar bilemez ölümün rezilliğini
    Seni koyup gitmenin hüznünü ben anlarım
    Çünkü ben sende buldum kendimi, sende sevdim
    Senin yanında seninle değerlendi zamanlarım

    Ne acı gün kadehlerin boş kalması, şarkıların yarım
    Mevsimlerin birbiri ardınca bir anda bitivermesi
    Ansızın toprakla dolması gözlerimizin
    Kanımıza o çirkin böceklerin girmesi

    Kimbilir ölüm bir çilenin sona ermesi
    Belki güzeldir, şu sefil dünyaya boş gözlerle bakmak
    Ne çare ki sen varsın, o dünyada sen varsın
    Benim korkum ölüm değil, seni yalnız bırakmak

    0|1
    0|0
  • gözlerin gözlerime değince
    felâketim olurdu ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felâketim olurdu ağlardım

    ne vakit maçka'dan geçsem
    limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgâr aklımı alırdı
    sessizce bir cıgara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin bakardın
    üşürdüm içim ürperirdi
    felâketim olurdu ağlardım

    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldü mü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    felâketim olurdu ağlardım

    2|1
    0|0
  • ÜVERCINKA
    Böylece bir kez daha boynunlayız sayılı yerlerinden
    En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
    Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
    Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
    Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
    Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil

    Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
    Yatakta yatmayı bildiğin kadar
    Sayın Tanrıya kalsa seninle yatmak günah daha neler
    Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
    Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
    Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
    Bütün kara parçaları için
    Afrika dahil

    Senin bir havan var beni asıl saran o
    Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
    Sabahları acıktığı için haklı
    Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
    Bir çok çiçek adları gibi güzel
    En tanınmış kırmızılarla açan
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil

    Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü
    Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
    Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
    İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
    Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
    Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil

    burada senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
    Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
    Padişah gibi cesaretti o alımlı değme kadında yok
    Aklıma kadeh tutuşların geliyor
    Çiçek Pasajı'nda akşam üstleri
    Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
    Bütün kara parçalarında
    Afrika hariç değil

    0|2
    0|0
  • MİLYON KERE AYTEN
    Ben bir Ayten'dir tutturmusum oh ne iyi
    Ayten'li içkiler içip sarhos oluyorum ne güzel
    Hosuma gitmiyorsa rengi denizlerin
    Biraz Ayten sürüyorum güzellesiyor
    Sarkilar söylüyorum
    Siirler yaziyorum Ayten üstüne
    Saatim her zaman Ayten'e bes var
    Ya da Ayten'i bes geçiyor
    Ne yana baksam gördügüm o
    Gözümü yumsam aklimdan Ayten geçiyor

    Bana sorarsaniz mevsimlerden Aytendeyiz
    Günlerden Aytenertesidir
    Odur gün gün beni yasatan
    Onun kokusu sarmistir sokaklari
    Onun gözleridir safakta gördügüm
    Aksam kizilliginda onun dudaklari

    Baska kadini övmeyin yanimda gücenirim
    Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
    Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li
    Iki laf ederiz
    Onu siz de seversiniz benim gibi
    Ama yagma yok Ayten'i size birakmam
    Alin tek kat elbisemi size vereyim
    Cebimde bir on liram var
    Onu da alin gerekirse
    Ben Ayten'i düsünürüm, üsümem
    Üç kere adini tekrarlarim, karnim doyar
    Parasizlik da bir sey mi
    Ölüm bile kötü degil
    Aytensizlik kadar

    Ona ugramayan gemiler batsin
    Ondan geçmeyen trenler devrilsin
    Onu sevmeyen yürek tas kesilsin
    Kapansin onu görmeyen gözler
    Onu övmeyen diller kurusun
    Iki kere iki dört elde var Ayten
    Bundan böyle dünyada
    Askin adi Ayten olsun
    Ümit Yasar Oğuzcan

    1|1
    0|0
  • öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    ellerimde koparmaya çaıştığım zincirlerden kalma yara izleri
    yeni yeni iyileşmeye yüz tutmuş olsun.
    gözlerimde öyle bir karanlık olsun ki, gören kör oldum sansın.
    yanaklarım kurumuş olsun göz yaşlarımdan, dudaklarımsa çatlak çatlak.

    öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.
    hiçbiri tamamlayamamış olsun cümlelerimi,
    hiç biri bağlayamamış olsun geceyi sabaha.
    hiçbirinin gülüşünün her anı senin kadar aklıma işlenmemiş olsun.
    hiçbirinin hayali en güzel haliyle barınamamış olsun beynimde.
    hiçbirinin izi kalmamış olsun bedenimde.

    öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
    sessizce ağladığım anları kimse çığlık çığlığa hıçkırıklara dönüştürememiş olsun.
    ellerim kimsenin üzerinde eriyip gitmemiş olsun, gezinse bile.
    dudaklarım senin adını söylerkenki gibi kıvrılmamış olsun hiç bir ad'a yeterince.
    yerine koymaya çalıştığım her beden yok olup gitmiş olsun kumlar aktıkça tane tane.
    unuttuğumu sandığım, vazgeçtiğimi sandığım,
    sevmediğimi sandığım öyle bir zamanda gel ki
    yerçekimine karşı koysun damarlarımda beni yaşatan her zerre.
    öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın...
    (c) Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık
    Orhan Veli Kanık

    1|1
    0|0
  • Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? (Victor Hugo)

    Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
    Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
    Sevmek için güzele mi bakmalı?
    Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
    Hasret; özlenen den uzak mı kalmaktır?
    Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
    Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
    Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
    Solması için gülü dalından mı koparmalı?
    Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
    Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
    Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

    2|1
    0|0
  • Toprak, soğuk ve karanlığın aşkına
    Kaç masumun bedenini sardı kollarına
    Güneş bir hilal tutkusuna
    Kaç umuda kelepçe vurdu firarıyla
    Gökkuşağı çizerken geleceğin ufkunda
    Hayallerime tercüman renkler ve fırça
    Büyümeye cezbeden şeytanın sözleri
    Sonra vazgeçişleri tetikleyen
    Çocukluğa hasret kanlı ellerin
    Hayat zor, zaman acımasız
    Hırs, büyürse ellerinde kan
    Umut ve hayaller rotana düşman
    Hayat bir adım acımasız ve zor
    Bir adımda gökkuşağı bahçesi
    Kendini unuttuğunda, kıyamet
    Güneşin doğrularını, gecenin yalnışlarını
    Tebessümüne biçmeyi öğrendiğinde
    Geleceğe karanlıktan bir haber
    Oyuncak olur kaderin ellerine

    0|1
    0|0
  • Bu havalarda aşık olmuştum sana
    Bu havalarda sevmiştim bu şehri
    Sağlı sollu sokak lambaları
    Ve içime sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolan soba dumanı
    Ve işte bu havalarda aşık olmuştum sana
    Gözlerine...
    Baktığımda içinde hissetmiştim kendimi
    Sanki deniz kenarında gün batımını izlemek gibiydi gözlerine bakmak
    Ya da dolunaylı bir gecede sahilde gezmek gibiydi...
    Yine bu havalarda aşık olmuştum sana
    Yalnızlığımı paylaştığım uzun kış geceleriydi bu havalar
    Her yerin soğuk, sokakların bomboş olduğu havalardı
    İşte ben bu havalarda seninle ısıtmıştım içimi
    Ve seni düşünerek gidermiştim bütün yalnızlıkları...

    0|1
    0|0
  • sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayale
    halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
    ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
    ve asi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki...
    dokunamıyorum bile.

    1|1
    0|0
  • Ben sana hep üşüyordum,
    Çünkü kıştım.
    Nakıştım, bakıştım,
    İnkar etmiyorum da.
    Seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım.
    Ve lütfen inkar etme,
    Sana en çok, en çok ben yakıştım.
    __Özdemir Asaf

    3|1
    0|0
  • Çekil git artık düşlerimden
    Bıkıp usanmadın mı benden artık?
    Gözlerimden yüreğimden ve içimden
    Ve var olan herşeyimden
    Git artık

    Dokunma kirletirsin beyazları
    Konuşma tüketirsin satırları
    Mehtabı bırak doğan ayrılık
    Çekil git şafak gelen aralık

    Kanıyorum zaten uzak dur benden
    Sebebin olurum yakanının olurum
    Çekil git yolumdan ölümün olurum
    Ve git artık nolursun git benden

    Konuşma nefesini al benliğimden
    Ben soluğunu kesmeden
    Sus demeden sus nolur söylemeden
    Git bir daha Allah aşkına hiç dönmeden

    0|1
    0|0
  • En güzel günlerimin
    üç mel'un adamı var:
    Biri sensin,
    Biri o,
    biri ötekisi...
    Kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi...
    Sana gelince...
    Ne ben Sezarım,
    Ne de sen Brütüssün...
    Ne ben sana kızarım
    ne de zatın zahmet edip bana küssün..
    Artık seninle biz,
    düşman bile değiliz..
    ------------------------------------------
    bir kısmı bu ama en sevdiğimşiirdir bide mona rosa siyah güller ak güller var :))

    0|1
    0|0
  • KUŞ VE BULUT

    Kuşçu amca!
    Bizim kuşumuz da var
    Ağacımız da
    Sen bize bulut ver YÜZ paralık
    Orhan Veli Kanık

    0|1
    0|0
  • Kızlar Devam
    78

Erkekler Ne Diyor 80

  • En sevdiğim değil, ama genel şiir anlayışına tezat oluşturduğu ve çoğu kişinin bilmediğini düşündüğüm için Cahit Sıtkı'nın "Desem ki" isimli şiirini paylaşmak istiyorum:

    Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
    Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
    Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
    Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
    Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
    Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
    Sende tattım yemişlerin cümlesini.

    Desem ki sen benim için,
    Hava kadar lazım,
    Ekmek kadar mübarek,
    Su gibi aziz bir şeysin;
    Nimettensin, nimettensin!
    Desem ki...
    İnan bana sevgilim inan,
    Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
    Ve soframda en eski şarap.
    Ben sende yaşıyorum,
    Sen bende hüküm sürmektesin.
    Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
    Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
    Günlerden sonra bir gün,
    Şayet sesimi farkedemezsen,
    Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
    Bil ki ölmüşüm.
    Fakat yine üzülme, müsterih ol;
    Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
    Ve neden sonra
    Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
    Hatırla ki mahşer günüdür
    Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

    1|1
    0|0
  • Gitmek çok kolay olsada kalmak çok zor oluyor.
    Giden gittiği gün unutuyor, kalan o güne takılıp kalıyor, toparlanamıyor.
    Giden her şeyden kurtulduğunu sanıyor, kalan her şeyini kaybettiğini düşünüyor..
    İnsan unutmamak için seviyor, bir süre sonra unutmaya mahkum oluyor..
    herkes birbirini sevdiğini söylüyor, hayaller kuruyor, güzel günler yaşıyor, ama hiç bir şey yaşanmamış gibi ayrılıyor..
    Giden taraf mutluluğu başka kollarda arıyor, başka başka hayaller kuruyor..
    kalan taraf gideni arıyor, geçmişe dalıyor, bir türlü kurtulamıyor, hep bir umutla beklemede kalıyor..
    İki tarafda yarım bıraktıkları aşkı yaşadığını sanıyor..
    Ama Aşk böyle yaşanmıyor..

    Çünkü Aşkı yüreği olan yaşıyor..
    Aşk nedir..
    Aşk başarmaktır emek vermektir..
    Aşk saygıdır saygı duymaktır..
    Aşk mutluluğu ve mutsuzluğu paylaşabilmektir..
    Aşk deliliktir, deliler gibi sevmektir..
    Aşk yanındayken bile çok özlemektir..
    Aşk zor günlerde el ele verip kolayca atlatabilmektir..
    Aşk o ağlarken, ağlamaktır üzülmektir yanmaktır..
    Aşk o yanında olmadığında bile yanındaymış gibi davranmaktır..
    Aşk güven sağlamaktır güven vermektir güvenmektir..
    Aşk birbirine verilen sözleri tutmaktır..
    Aşk kurulan hayalleri gerçekleştirip yenilerini kurmaktır..
    Aşk ağlamaktır, gülmektir..
    Aşk korumak kollamaktır..
    Aşk anlaşmaktır anlaşılmaktır..
    Aşk yaşamaktır yaşatmaktır..
    Aşk yürekten sevmektir..
    Aşk göz göze anlaşmaktır..
    Aşk bilinmeyen yönlerini bilmektir..
    Aşk farktır farklılık yaratmaktır..
    Aşk sıkıldığında sıkılmamaktır..
    Aşk küs olduğunda bile sevmek, kıskanmaktır..
    Aşk mesafeleri umursamadan sol yanında hissetmektir..
    Aşk bir gün değil her gündür..
    Aşk beraber yatmak değil, beraber uyumaktır..
    Aşk bir bedende bir olmaktır..
    Devamı yorumda

    1|1
    0|0
    • Aşk ayrılma derecesine gelindiğinde kalmaktır..
      Aşk yıllar sonra bile yıllar önceki gibi sevmektir..
      Aşk ona baktığında kendini aynanın karşısındaymış gibi hissetmektir hissetirebilmektir..
      Aşk sabırdır, beklemektir..
      Ve aşk hayattır, hayatta aşık olduğumuz insandır..

      Sonuç olarak
      Hiç kimse aşkı tam olarak yaşamayı beceremiyor, cesaret edemiyor..

      Mehmet Çağrı Taş

    • Teşekkürler güzel yorumun için.

  • Bir eylüldü başlayan içimde
    Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
    Çimenler sararmıştı
    Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
    Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
    Katar katar gidiyordu kuşlar uzaklara
    Deli deli esiyordu rüzgar
    Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
    Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

    Neydi o bir zamanlar
    Sevmişliğim, sevilmişliğim
    O heyheyler, o delişmenlikler neydi
    Ne bu kadere boyun eğmişliğim
    Ne bu acıdan korlaşan yürek
    Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
    Önümdeki dizboyu karanlıklar da ne
    Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım

    Beni kötü yakaladın haziran
    Gamlı, yıkık eylül sonuma
    Bir ilkyaz tazeliği getirdin
    Masmavi göğünle
    Cana can katan güneşinle
    Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
    Çiçekler açtı dokunduğun
    Çimler büyüdü yürüdüğün
    Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde
    Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
    Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
    Dallarım yere değiyor
    Güneşi batmadan saçlarının
    Bir dolunay doğuyor bakışlarından
    Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
    Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
    Başım dönüyor, off başım dönüyor yaşamaktan
    Ölebilirim artık

    Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
    Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
    Baksana; parmak uçlarım ateş
    Lavlar fışkırıyor gözbebeklerimden
    Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
    Benimle meydan oku her çaresizliğe
    Benimle uyu, benimle uyan
    Birlikte varalım onüçüncü aylara

    0|1
    0|0
  • aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
    üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
    ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
    hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.

    iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
    bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
    sizden iyi olmasın, boşanmada birinci...
    çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.
    Ülkü Tamer... haluk bilginer in sesinden dinleyin :))http://www.youtube.com/watch?v=5xR9OB9UiYg

    0|1
    0|0
  • SONSUZA DEK SOPHİE
    link veremiyorum malesef ama Seyfullah kartaldan dinleyin seveceksiniz

    SONSUZA DEK SOPHİE
    Gözleriniz madam
    Gözlerinize bakıyorum da
    Sanki bir yangın yeri
    Yüzünüz talan edilmiş bir
    İmparatorluktan kalma gibi,
    Bir şair oturmuş o iki kaşın arasına,
    Tüten dumana ve akan kana bakmaksızın
    Aldırmaksızın…
    Patlayan bombalara şiir söylüyor gibi
    Aslında aşktır en çetin meydan muharebesi
    Siz koşuştururken lise bahçelerinde
    Dilinizde Ahmet Arif’ten Yarım yamalak ezberlenmiş iki dize
    Deri ceketinize yaslanmış yürürken yağmurda,
    Bir şairdim ben
    Kalbimi büyüten dumanlı odalarda
    Benim kalbim dumanlı odalarda büyüdü madam.
    Yalan yok! yalan asla olmayacak
    Çünkü aşkı üstünüze serpiştirip kaçan o yağmur
    Bir gün sizi de ıslatacak
    Bir gün sizde hüzünle bakacaksınız kalbinizin içine
    Orada bir şarklıyı göreceksiniz
    Biz şarklılar, yani aşıklar
    Ve asla konuşamayacakları kızlara aşklananlar
    Hep yenildik!
    Farklı malubiyetlerden kuruldu bizim tarihimiz
    Diyorum ki… vaktiniz varsa bu akşam
    Bizim yüzümüz kızarır
    Biz uzaktan sevmelerde birinciyiz
    Genç kızlara başlarımızı çevirip bir bakamayız
    Bir bakarsak usulca elimizden kayar
    Ve parçalanır kristal gençliğimiz
    Biz kristal gençleriz madam
    Kolayca tuz buz oluruz
    -Eve gitsem daha iyi
    İyide benim o darmadağın halimi bırakıp nereye,
    Her gece saatlerce alıştırma yapıp da
    Bir tek sevda sözcüğü fısıldayamamanın sıkıntısı
    Aşksızlıktan solan bu cismi terk edip nereye gidiyorsun?
    Merdivenlerden peşinizden koşup da
    İsminizi haykırmayı size bakarken derinde
    Bir acıyla kıvrandığımı fark etmeden nereye he…
    Bir gün yağmur yağsa
    Sırılsıklam o yağmurda ıslanacak
    Ve elinde tutuğu karanfille
    Gözyaşları, saçlarından sızan yağmurla karışacak
    Onun kapısının önünde duracaktı
    Onun kapısının önünde duracak
    Ve asla zile basmayacaktı
    O kapının önünde saatlerce ağlayacaktı o sırada fonda
    ‘’Senin mavi gözlerinde çalacaktı‘’çalacaktı
    Sonsuzadek Sophie

    0|1
    0|0
  • cahit sıkıdan 1- memleket isterim 2- yaş 35 yolun yarısı
    mehmet akiften 1- istiklal marşı 2- çanakkale şehitlerine
    Çanakkale şehitlerin çok beğendiğim kısımlar var.
    ---------------------------------------------------------------
    Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

    Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.
    --
    Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

    Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

    Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i...

    Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
    --
    Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi?

    En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,

    Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya

    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,

    1|1
    0|0
  • Bu kendi şiirim paylaşalım okuyun dedim, en sevdiklerim ahmet telli gidersen yıkılır bu kent, cahit sıtkı desem ki...

    Sen yokken çok şey oldu
    Nerden başlasam anlatmaya bilmiyorum
    Şaka şaka
    Biliyorum…
    Sen yokken Camel 6.50 oldu
    İslamdan daha hızlı yayıldı diye şakalar bile yapıldı
    Sen yokken hamile karısını sokak ortasında döven adamı
    Herkes yine izledi
    Karısı polise dedi ki; şikayetçi değilim o benim kocam yaa
    Afrika’da açlık hala devam ediyor
    Çocuklar bir ölüyor görmen lazım
    Sen yokken feysbuk diye bir şey çıktı
    İnsanlar birbirini dürtmeye başladı
    Çok gerginiz…
    Erdoğan yine cumhurbaşkanı seçildi
    Sinan Akçıla kaptırmayacağı belliydi gerçi
    Enflasyon mu? aldı başını gitti
    Sen yokken Çarkıfelek’e katıldım bir de
    Hep iflas geldi hep
    Finale kaldım ama araba mavideymiş
    İlker bey hiç yardımcı olmadı
    Berrin ablayla hiç konuşmadım sen yokken
    Hüseyin abi de aramadı zaten
    Sen yokken Işid çok ilerledi
    Yozgatın Sorgun ilçesini bir de Osmancıktaki pirinç tarlalarını ele geçirdi
    Bülent Ersoy Torba Yasanın meclisten geçmesine tepkisini estetik ameliyatı olarak gösterdi
    Sen yokken çok şey oldu
    Edip yine demirli alüminyumlu şiirler yazdı
    Cemal hala sarhoşken sigaranın kafa yaptığını sanıyor
    Ahahaha
    Turgut Tomrisi seviyor
    Sevmiyor, seviyor, sevmiyor.
    Ben mi?
    Ben kim vurduya gittim
    Gelicem.

    cayırt

    1|1
    0|0
  • Denizin Delisi - Özdemir Asaf

    Unutmak mı?
    Delisin...
    Gitmesemde bekler orada deniz.
    Gelirsem, bilmelisin
    Benim beklememdir burada deniz.
    Gitmek gibi geleceğim
    Denizin delisine
    Delinin denizi gibi
    O ne kadar giderse...

    1|1
    0|0
  • Ne doğan güne hukmum geçer
    Ne halden anlayan bulunur
    Ah aklımdan ölüm geçer
    Sonra bu kuş bu bahçe bu nur

    Ve gönül tanrisina der ki
    Pervam yok verdiğin elemden
    Her mihvet kabulum
    Yeter ki gün eksilmesin penceremden
    Cahit sıtkı taranci

    1|2
    0|0
  • Sana gitme demeyeceğim
    Üşüyorsun ceketimi al
    Günün en güzel saatleri bunlar
    Yanımda kal

    Sana gitme demeyeceğim
    Gene de sen bilirsin
    Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
    İncinirsin

    Sana gitme demeyeceğim
    Ama gitme Lavinia
    Adını gizleyeceğim
    Sen de bilme Lavinia

    Özdemir Asaf - Lavinia https://www.youtube.com/watch?v=C3fmhAR8gkA

    2|2
    0|0
  • http://i.hizliresim.com/4ZZvZ4.jpg
    başkasından alıntı yapmak yerine gerçek ve bir anısı olan kendi şiirimi belirtmek istedim.

    1|1
    0|0
  • Gitti ah, gecelere huzunleri serperek
    yarali bir kus gibi kanarcasina gitti
    yalvaran gozlerime elemi pay edeek
    bir kabahatmis gibi kacarcasina gitti

    gitti ah, sarkilara bel baglamak faydasiz
    ustume kapilari kaparcasina gitti
    gecenin geldigini haber vermeden hirsiz
    yasanmamis bir aski calarcasina gitti

    gitti ah, bir nehirdi
    yazamadigim siirdi
    yuzume son bir defa
    bakarcasina gitti

    gitti ah, bir mevsimdi
    Cizemedigim resimdi
    kalbime bir civiyi
    cakarcasina gitti

    YUSUF HAYALOGLU

    0|1
    0|0
  • 0|1
    0|0
  • çok zor bir soru sevdiğim şiir coook fazla aralaarından bir seçim yapmam mümkün değil örnek olarak bunu paylaşabilirm
    http://www.youtube.com/watch?v=n-9wpds-Cyo

    0|2
    0|0
  • ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

    gözlerin gözlerime değince
    felâketim olurdu ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felâketim olurdu ağlardım

    ne vakit maçka'dan geçsem
    limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgâr aklımı alırdı
    sessizce bir cıgara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin bakardın
    üşürdüm içim ürperirdi
    felâketim olurdu ağlardım

    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldü mü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    felâketim olurdu ağlardım

    1|1
    0|0
  • Fırtınalarla gelip, bulut, bulut üstüne,
    Çökersin, kapkara bir, hüzün çöküşü gibi.
    Acıyla parçalanıp, şimşek, şimşek üstüne,
    Gürleyerek damlarsın, ağlayan yürek gibi.

    Beynimdeki ateşi, söndürür müsün yağmur?
    Kalbimdeki hüsrânı, durdurur musun yağmur?

    Çisenin arkasından, sağnak, sağnak üstüne,
    Fırtınayla damlalar, pervâsız kurşun gibi.
    Akarsın yamaçlardan, seller, seller üstüne,
    Çağlarsın hiç durmadan, akan gözyaşı gibi.

    Beynimdeki ateşi, söndürür müsün yağmur?
    Kalbimdeki hüsrânı, durdurur musun yağmur?

    Yağsan da insanların, tekrar, tekrar üstüne,
    Temizlenmez ki kalpler, kurum lekesi gibi.
    Gönlümde yara her şey, acı, acı üstüne,
    Senden de yok umudum, beklerim mahkûm gibi

    0|1
    0|0
  • Çok istedim Yaban Gülüm hayatta bir dost bulmayı

    Ama insan bir dikendir batar kalbine dediler

    Güvenmek istedim acılara esir ettiler

    Seni buldum Yaban Gülüm dağların en kuytusunda

    Çiçeklerin en solmazında, yalnızlıkların en derinliklerinde

    Sen Yaban Gülüm;yalnızlık nedir bilirmisin?

    Yıldızların altında ağladın mı geceler boyunca?

    Haline bulutlar gözyaşlarını döktüler mi?

    Doğan güneş; “ben senin için doğmuyorum” der gibi

    Baktı mı gözlerine?

    Sen Yaban Gülüm ölmedem ölümü tattın mı?

    Yapraklarını tek tek vücudundan kopardılar mı?

    Günlerce seni susuz bıraktılar mı çölün ortasında?

    Biliyormusun Yaban Gülüm;yaşamak suçsa eğer

    Ben cezamı sorgulanmadan idamımı isterim

    Benim hayatta ki tek arkadaşım

    Gel sen ol dağların gülü

    Seninle tekrar yaşama dönmek istiyorum

    Yaşayamadığım islamı seninle yaşamalıyım

    Haykıramadığım Rabbimin aşkını seninle anlatmalıyım

    Bir ömür hayatı seninle paylaşmalıyım

    Ama sakın ağlama yenik düşme bu hayata

    Allahaşkı hayatta kalmana yetecektir

    Susuzluğunu ömür boyu gözyaşlarımla ben gidereceğim

    Güleceksin Yaban Gülüm;hiç solmayacaksın

    Çünkü herşey Rabbini sevdiği müddetçe direniyor

    İslamı yaşadığı müddetçe kökleri zamanı sarıyor

    Bunun için buradayım Yaban Gülüm

    Bu yüzden merhametsiz insanlardan uzak

    Senin yanında ölmek istiyorum Yaban Gülüm

    Seninle bu hayata gözlerimi kapatmak istiyorum

    Mezarım senin hemen başucunda olsun

    Ben ölürsem Yaban Gülüm;tohumlarını mezarıma gömün

    Tut ki yeni yaban gülleri filizlensin üzerimde

    Hayatında gülmeyen bu acizane kul son defa gülsün

    http://m.youtube.com/watch?v=R7hwzMzt1ts

    0|0
    0|0
  • "Yabancı" koydum adını artık
    Zamanında hüküm sürdüğün benliğime
    Tek bir sözün yeterdi
    Şimdi gittin benden öylece
    Sebep her neyse ne...
    Kalbime, Semtime "Yabancı"sın artık !
    Gözlerin, Saçların, Sözlerin "Yabancı"...
    Sen başka bir ülkenin insanısın,
    Benim ülkemde Sevgi ve Aşk dili konuşulur,
    Senin ülkende Yalandan örülü kelimeler,
    Cirit atıyor dudaklarda...
    Algılayamıyorum boşa uğraşma.
    Sen gelme en iyisi bir daha bu şehre...
    Acındırma kendini benliğimde.
    Ne sen üzül , ne üz beni gelişinde...

    Uzaktan naralar atıp feryad etme..!
    Niyetleri ettik biz sözlerle,
    Niyeti bozan sensin bu nara niye?
    Diline "Yabancı" lık sürüp "Yabancı" oldun,
    Yüreğime "Yabancı" kelimeler girmez benim.
    Şimdi bulunduğun yer nasıl bilirim,
    Soğuk ve sana bile "Yabancı"
    Sen bile kendine "Yabancı"
    Niyeti bozmak "Yabancı" ediyor insanı...

    Dişlerini sıkıp yüreğinden taşacak,
    Pişmanlığın gözyaşları damla damla...
    Sınırlarda yaşayacaksın da,
    Bir adım öteye geçemeden
    Tükenip gideceksin her nefeste...
    Ben ise yüreğime gül suyu döktüm gidişinde,
    Gidişinin ardından matem havası esmesin diye...
    Yıkılmayı daha önce öğrenmişti bu kalp,
    Öğretmişlerdi senin gibiler..!
    Ama kimse sen gibi "Yabancı" olamadı...
    Şaşırıyorum ve düşünüyorum,
    İnsan bile bile mi yapıyor böyle?
    Kasıt lı , bıçağın keskin tarafını
    Sevdiğinin boğazına dayayıp yavaş yavaş,
    Canını acıtmak, tek tarifi...

    "Yabancı" yapar ancak bunu.
    Bile bile canımı acıtacak kadar,
    "Yabancı" sın bana ve kendine
    Kendini benliğimde bıraktın giderken...
    Kendini almaya gelirsen,
    Artık çok geç, vakit biterken,
    Ben benden geçtim sayende...
    İçimde birbirine kenetlenmiş Sen'li Benliğimle
    İmha ettim kendimi..!

    Aşk / la Yaktım Varlığımı
    Sevgiyle Uzandım Sonsuza...

    0|0
    0|0
  • 0|1
    0|0
  • Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
    Dante gibi ortasındayız ömrün.
    Delikanlı çağımızdaki cevher,
    Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
    Gözünün yaşına bakmadan gider.
    Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
    Ya gözler altındaki mor halkalar?
    Neden böyle düşman görünürsünüz,
    Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
    Zamanla nasıl değişiyor insan!
    Hangi resmime baksam ben değilim.
    Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
    Bu güler yüzlü adam ben değilim;
    Yalandır kaygısız olduğum yalan.
    Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
    Hatırası bile yabancı gelir.
    Hayata beraber başladığımız,
    Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
    Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
    Gökyüzünün başka rengi de varmış!
    Geç farkettim taşın sert olduğunu.
    Su insanı boğar, ateş yakarmış!
    Her doğan günün bir dert olduğunu,
    İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
    Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
    Her yıl biraz daha benimsediğim.
    Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
    Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
    Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
    Neylersin ölüm herkesin başında.
    Uyudun uyanamadın olacak.
    Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
    Bir namazlık saltanatın olacak,
    Taht misali o musalla taşında.

    1|0
    0|0
  • mehmet akif ersoy'un ''çanakkale şehitlerine'' adlı şiiri. En sevdiğim kısmı da burası :

    ''Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker,
    Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer!''

    1|1
    0|0
    • Benim de en sevdiğim dizeleri
      ''Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
      Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!''

  • pekte sevilcek bir şiir değil ama eski sevgilime söylemişliğim var;

    Bekaretin saklayamadı ruhundaki fahişeyi
    Bacak arasından ibaret olsaydı namus
    Yaratan da saklardı inekteki memeyi...

    1|1
    0|0
  • Uzun ince bir don aldım
    Giyiyorum gündüz gece
    Bilmiyorum niye nerden aldım aldım
    Giyiyorum gündüz gece

    Sı... tın ağzıma felek
    Bu hasretlik nasıl bitecek
    Yine yaptı yapacağını kahpe felek
    Giyiyorum gündüz gece gündüz gece

    0|1
    0|0
  • gülleri sarı severim toprağı ıslak
    türküleri yanık şiirleri hoyrat
    çayı demsiz havayı nemsiz
    bir seni olduğun gibi;
    bir seni herşeye rağmen;
    bir seni hala...

    0|1
    0|0
  • ÖYLE BAKMA ÇÜNKÜ;
    Güzel bahçeli bir ilkokulun penceresinden dünyaya,
    hayret, hasret ve biraz da
    bayat bayram şekeri kederiyle bakan,
    aklı cambaz, yanağı al,
    sesi çilek aroması
    bir çocuk oturuyor gözlerinde...

    2|0
    0|0
  • Ben sana b*k demem boklar duyar ar eder. Bir zerren boka düşse, onu da mundar eder. Tanrı senin hamurunu necasetle yoğurmuş, Anan seni sıçar iken yanlışlıkla doğurmuş.

    0|0
    0|2
  • Burnumun direklerinde asılı kokun
    Beynimde aynı direklerde asılı bir cesedin şoku
    Sen varsan ben yokum, ben varken de sen yoktun
    Aynı cehennemde kaynıyoruz fokur fokur

    Tam değilim, en tam halim anca yarım
    Gözlerim ışıkta yeşil, karanlıkta kan çanağı
    Biraz yanında olan her kimse canından çok sever seni
    Yastığınla hala arkadaş mı bal yanağın

    Sana serilir gönlün tek renkli narin halısı
    Seni sadece insan değil cümle alem tanısın
    Yağmurun gözünden seli, gözlerimden seni
    Özleminden beri anlatırım, aklın aklı karışır

    En uzun süren ömre denktir ömrümün bir karışı
    Afitap seni gördüğü günden beri sarışın
    Bir ay kaldı sana rekabet edebilecek güçte
    Bir ay kaldı tutulmana o da büyüklüğüne alışır

    20 dilde seviyorum seni, 81 ilde
    80 bin çeşit bitkinin 80 bininde
    Kendi kafama sıktığım gümüş bir kurşun varlığın
    Ne olur o karanlıktan yanıma seksen birinde

    Beyaz bir güvercinin özğürlüğe cilve taklaları
    İçimi göremediğindendir seni içimde saklamadım
    Mümkün değil anlatamam gücüm yetmez bir anlasan
    Terse döner hayatına yön veren tüm çakraların

    Makamlar kalıcı değildir kim sahiplendi koltuğu
    Elimde bir sen tutuyorum taş kalbinden yonttuğum
    Karşıma koydum, gözlerimi kaçırmadan izliyorum
    Rabbimin lütfudur bana yokluğunun bolluğu

    0|0
    0|0
    • Yanlış hatırlamıyorsam Canfeza'nın şarkısı olması lazım. En sevdiğim kısmı;
      ''20 dilde seviyorum seni, 81 ilde
      80 bin çeşit bitkinin 80 bininde''

  • Erkekler Devam
    50
Yükleniyor...