1980 ve 1990lı yıllar...

Ne güzeldi değilmi ...Şimdi o yıllardan kalan nostalji olmuş birşeyler vardır mutlaka aklımızada kalan..Herkes bişeyler paylaşırsa unuttuklarımızıda hatırlayıp o günleri şöyle tebessümle yad ederiz...Mesela leblebi tozları yada pembo sakızı vs. vs...


0|0
3|3

En İyi Erkek Görüşü

  • Annelerimiz eşyalarını özenle korur, bozulduklarında ertesi gün yerine yenisinin gelmeyeceğini bilirlerdi. Hemen hepsinin elinde bir iğne iplik önlüklerin sökükleri okula gitmek üzereyken ayaküstü dikilirdi. Günlerinde kek, börek, "bir çay daha!", poğaça, "Ay! Komşu tatlıda mı yaptın!" derken başlarlardı şişmanlamaya. Evlerini yuva yapmaya çalışırken yorulurlar, ama asla yorgun olmazlardı.

    Sokağımızdaki teyzeler annelerimiz gibiydi. Susadığımızda evlerine girer su içerdik.

    Koşar, düşer, terleriz, burnumuz akar. Üzülür, ağlarız yine akardı. Kollarımıza silerdik burunlarımızı. Gömleğimizin, kazağımızın, gocuğumuzun, uzun kollu neyimiz varsa hepsinin uçları meşin gibi olurdu.

    Kelebekler konardı omuzlarımıza, uğurböcekleri en sevimli halleriyle kendilerine birinin mani söylemesini beklerlerdi. Her delikten bir kertenkele uzatır kafasını, başka bir deliğe saklanmadan önce ufak değneklerimizle kovalardık onları. Antenler yerlerini kapmadan önce leylekler yuvalarını çatılarımıza yapardı.

    Elimizde Japon Çekirdekleri sokaktan gelip geçenlere bakarken çitler, soranlara adres tarif ederdik.

    Hepimizin orada, uzakta köylerimiz vardı... Sadece sebze ya da tahıl ürünleri değil, yatılı misafirlerimiz de gelirdi köylerden. Bir gelen haftalarca gitmezdi.

    Evci askerlerin kıyafetlerinin kokusu sinerdi duvarlarımıza. Yedikleri dayaklardan yiyemedikleri yemeklerden bahseder, bir hafta sonra yine gelmek üzere giderlerdi. Böyle olduğu halde neden mektup yazarlar anlamazdım.

    Yoğurtçular, hurdacılar, kalaycılar, bileyiciler fuar alanı gibi kullanırlardı sokakları. Kendilerine has ezgileriyle bağırıp gezerlerdi. Bekçilerimiz vardı; kahverengi polislerimiz. Düdüklerini öttürür, bozacılarla beraber gecelerin sesi olurlardı.

    Şoförler: "Bundan iyisini ancak Allah yapar," derlerdi efsane otobüs 302 için.

    "NeAnadol'u be! Babadol, Babadol," deyip dururdu dayım.

    "O zamanlar Kumburgaz bize çok uzak, fotoğraflarımız sepya, hayatımız siyah-beyazdı. Domatesler kesildiklerinde etrafa güzel kokular yayar, evlerimizin balkonunda ya da pencere önlerinde Vita marka yağ tenekelerinde biberler, fesleğenler, çilekler yaşardı. Balkondan uzansak erik, kayısı, kiraz veya vişne toplayabilirdik belki ama misafirliğe gittiğimizde elimiz muza kayardı."

    Yazar:Oğuz Tektaş

    1|0
    0|0

Kızlar Ne Diyor 3

Erkekler Ne Diyor 2

  • şalvar paça kot pantolon modası vardı..herkes gibi ben de giyerdim.nasıl oluyordu bilmiyorum ama o zamanlar göze hoş geliyordu..bugünün tarzıyla karşılaştırınca o zamanki giyim tarzını çok kötü buluyorum..bugünün modası daha güzel...o zamanlar bir de mc. hammer vardı..dökümlü bir şalvar giyip sürekli sallanırdı..

    0|0
    0|0
  • Budün yaşlıların gittiği bir berbere gittim. Usturayla ensemi aldırıp üstüme hacı kokusu sürdürdüm :) Resmen zamanda yolculuk yaptım be :)

    0|0
    0|0
Yükleniyor...